+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Osmanlı Tarihi Forumunda Osmanlının ermeni halkına yaptığı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Osmanlının ermeni halkına yaptığı








    Osmanlının ermeni halkına yaptığı

    Osmanlının ermeni halkına yaptığı.jpg

    Ermeni Prensi'nin 1853 yılında Ermeni halkına Osmanlı için yaptığı çağrı tarihteki bir çok belirsizliğe ışık tutacak nitelikte.

    Ermenilerle Türkler arasındaki tarihi ilişkinin karakterine ışık tutacak yeni ayrıntılar çıkıyor. Osmanlı İmparantorluğu'nun Rusya ile savaşa girdiği 1850'li yıllarda Ermenistan Prensi'nin Ermeni halkına yaptığı bir çağrıda çok ilginç detaylar yer alıyor.

    Osmanlı ile Rusya'nın karşı karşıya geldiği bir dönemde bir Ermeni Prensinin yaptığı çagrı tarihi gerçekleri gözler önüne seriyor. Avrupalı güçlerin kışkırtmasıyla arası açılan iki halkın gerçeği:

    Rusya'nın Eflak ve Boğdan'ı Osmanlı'dan almak www.alasayvan.net için başlattığı savaş sırasında, İngiliz The Daily News gazetesinde bir makale yayımlanıyor. Makaleyi kaleme alan ise Ermenistan Prensi Leo'dur.
    Çağrıyı, Osmanlı'nın egemenliğinde sorunsuz bir şekilde yaşayan Ermeni halkına yapıyor.

    Prens Leo, Ermeni halkına yaptığı çağrıda Osmanlıların yanında yer almaları için çok önemli tespitlerde bulunduktan sonra şu tarihi cümleyi kullanıyor: "Aziz kardeşlerim ve sadık hemşerilerim! Arzumuz ve dileğimiz kuzeyin zorbasına karşı vatanınızı ve Sultanınızı kanınızın son damlasına kadar savunmanızdır. www.alasayvan.net Kardeşlerim, açık ya da gizli bir şekilde Türkiye'de Rus kamçısının olmadığını, burnunuzu dahi kanamadığını, kadınlarınızın pazara sürülmediğini hatırdan çıkarmayınız"

    İşte o makale:

    "Ermenistan'ın egemen Prensi Leo'dan Türkiye'deki Ermenilere, Tanrının merhametiyle:

    Aziz kardeşlerim ve sadık hemşerilerim! Arzumuz ve dileğimiz kuzeyin zorbasına karşı vatanınızı ve Sultanınızı kanınızın son damlasına kadar savunmanızdır. Kardeşlerim, açık ya da gizli bir şekilde Türkiye'de Rus kamçısının olmadığını, burnunuzu dahi kanamadığını, kadınlarınızın pazara sürülmediğini hatırdan çıkarmayınız. Kuzeyin zorbasının idaresinde vahşetten başka bir şey yokken Sultan'ın idaresi altında insanlık vardır. Bu sebeple kendinizi Tanrının isteklerine bırakın ve vatanınızın bağımsızlığı ve mevcut idarecileriniz için savaşın. Evlerinizi barikata dönüştürün, eğer silahınız yoksa mobilyalarınızı kırın ve kendinizi onunla savunun. Tanrı zafere giden yolda size rehberlik etsin. Benim tek mutluluğum sizinle birlikte ülkenize ve inancınıza kastedenlere karşı savaşmak olacaktır. Tanrı Sultan'ın kalbine benim bu isteğimi kabul ettirsin. Kuzeyli zorbanın egemenliğinde bozulacak dinimiz www.alasayvan.net onun yönetiminde bozulmadan kalmaktadır. Kardeşlerim, en azından, Sultan'ın damarlarında akan kanın yirmi kralın, kahramanların -Lusignanlar- ve dinimizi savunanların kanı olduğunu hatırlayın. Size sözümüz şudur ki inancınızı ve inancınızın saflığını kanınızın son damlasına kadar savunun."

    Evet, bir Ermeni Prensi savaş başlamadan önce Ermenileri vatanlarını ve sultanlarını savunmaya çağırmaktadır. Ermenilerin konumu önemlidir, zira Doğu Cephesi savaşın önemli cephelerindendir. Ermeniler Prensleri'nin sözlerini ne kadar tuttular bilinmez ama o günün şartlarında Osmanlıyı kendi devletleri, sultanı da velinimetleri olarak gördükleri kesin.

    Savaşta ne mi oldu? Savaşın başlangıcında Osmanlı ordusu Balkanlar'da başarılı oldu. Fakat Batum'a yardım götüren Osmanlı donanması 30 Kasım 1853'te Rus donanması tarafından Sinop açıklarında batırıldı. Osmanlı Devleti büyük bir yenilgiye doğru giderken kendi çıkarlarından endişe eden İngiltere ve Fransa devreye girerek tarafları uzlaştırmak istedi, ancak yapılan teklifi Rusya reddetti. Bunun üzerine Fransa ve İngiltere, sonrasında da Piyemote-Sardinya, Rusya'ya karşı Osmanlı Devleti'nin yanında savaşa girdiler. Osmanlı kuvvetleri Batılı müttefiklerinin desteğiyle başarılar elde ettiler. Bu sırada Rus Çarı I. Nikolay öldü, yerine geçen II. Aleksandr barış istemek zorunda kaldı. Neticesinde Paris Konferansı ile barış yapıldı.

    Kâğıt üzerinde, savaşın galibi olan Osmanlı Devleti için bu savaş sonun başlangıcı oldu. Artık Osmanlı Devleti uluslararası arenanın gel gitlerine göre durumu belirlenen bir devlete dönüştü. Bu savaş sırasında Batılı devletlerden alınan borçlar devletin belini büktü. Osmanlı Devleti bu borçların altından kalkamadı ve 1881 yılında II. Abdülhamit döneminde Düyûn-u Umumiye idaresinin kurulmasıyla, Avrupalı devletlerin mali denetimi altına girip, yarı sömürge haline geldi.

    Diğer taraftan savaşa destek karşılığında 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı ile Osmanlıdaki azınlıklar Batı etkisine ve müdahalesine açıldı. Osmanlı Devleti'nin ancak Avrupalı güçlerin himayesinde varlığını devam ettireceği ortaya çıkınca Islahat Fermanı'nın da yardımıyla Ermeniler'e yeni hamiler ortaya çıktı. O günden beridir iç sorunlarımz dışarıda konuşulmaya başlandı.

    Bir de ders kitaplarımızın bolca övündüğü üzere Osmanlı Devleti Kırım Savaşı ile Avrupalı devletlerin arasına katıldı. Yani AB maceramız başladı.

    Bugünümüz dünümüze ne kadar benziyor







  2. Acil

    Osmanlının ermeni halkına yaptığı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder