+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Psikoloji Kişisel Gelişim Forumunda Fizyonomi fizyognomi Yüz Okuma Sanatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Fizyonomi fizyognomi Yüz Okuma Sanatı









    Fizyonomi (fizyognomi): Yüz Okuma Sanatı Haakkında Bilgi


    Fizyonomi (Fizyognomi) terimi Yunanca physis -doğa ve gnomon- yorum kelimelerinin birleşimidir. Giovanni Battista Della Porta (1535-1615) ya göre gnomon aynı zamanda yasa kural anlamına gelmektedir; yani fizyonomi “doğa yasası” demektir. Della Porta ya göre doğanın belli kurallarına uyarak “belli vücut biçimlerine göre belli ruh hallerini” öğrenebiliriz.
    Çok eski dönemlerden başlayarak bilginler insanın yüz yapısı ile karakteri arasında bir ilişki kurmağa çalışmışlardı. Bu yöntemin temelinde insanın beden yapısı ve psikolojisi arasında doğal bir bağlantının olduğu inancı yatmaktaydı. Bilimsel temelden yoksun olmasına rağmen fizyonomi karakter özelliklerinin tipolojisi için önayak olmuştur.

    Gelişimi
    Fizyonomi sistemli bir şekilde ilk kez Çin de gelişmiştir. Çinliler insanların yüz biçimlerine göre insanların karakter özelliklerini okuma yöntemini kullanmış ayrıca başarı düzeylerini belirleme yöntemini kullanmışlardı. Sonraki dönemlerde değişik uygarlık merkezlerinde fizyonomiye ilişkin bilgiler sistemleştirilip geliştirilirken belli özelliklere sahip değişik ekoller ve sistemler ortaya çıkmıştır.
    Eski Çin yüz okuma uzmanlarına göre yüzü oluşturan unsurlardan beşi çok önemlidir. Bunlar kaşlar gözler ağız burun ve kulaklardır. Eski metinlerde onlar beş önemli organ olarak geçmektedir. Bu organlardan birisinin bile dengeli bir biçimde olması en az 10 yıl mutlu yaşam demektir. Tüm organların aynı şekilde dengeli biçimde olması bu mutluluğu orantılı şekilde arttırıyor. Bu organların incelenmesinden sonra sırada alın elmacık kemikleri şakaklar çene ve kırışıklar gelmekte en sonunda ise derinin rengi ayrıca gözlerin parlaklığı biçimi göz küresi ve göz kapaklan inceleniyor.

    Çin fizyonomi uzmanlarına göre onların sistemi insanların uzun ömürlü olmaları konusundaki gerçekleri bulacaktır. Çin sistemine göre insan yüzünde belli konumlar ve çizgiler mevcuttur. Bunların her biri belli bir yaşı belirlemektedir. Onlar bir dizi “uzun ömürlülük belirtileri”ni de tespit etmişler. Çinlilerin fizyonomi sistemi bugün de incelenmekte ve geliştirilmektedir.

    Aristo nun Fizyonomiye İlişkin Görüşleri
    Fizyonomi ile ilgili bilgilere Hipokrat Aristo ve Pluto gibi eski Yunan düşünürlerinin eserlerinde rastlanmıştır. Aristo fizyonomiyi kişilerin ruh halini öğrenmek için kullanırken Hipokrat bu usulle hastalara teşhis koymuştur. Onun ölmüş insanın yüz şeklini tasvir edişi bugün de doktorlar tarafından “Hipokrat maskesi” olarak kullanılmaktadır.
    Aristo nun “De Natura Animalium” (1. Kitap) isimli çalışmasında beden ve yüz yapısı ile insanın karakter özellikleri arasında bağlantı kurulmaktadır.

    Aristo ya göre insanın beden ve yüz yapısının belli bir hayvana benzemesi onun karakter özelliklerini ortaya koymaktadır. Aristo insanın yüz yapısı gözleri alnı kafa yapısı derisinin rengi saçının rengigözünün rengi bedenin tüy örtüsü sesinin tonu yürüyüşü beden hareketleri bakışları boyu ile ilgili karakter özelliklerini hayvanlardaki benzer özelliklerle kıyaslamaktadır.

    Aristo daha sonra devamcıları Polemon (M.Ö. II yy.) ve At-hamanti (M.Ö. IV yy.) fizyonomi yöntemiyle kendi dönemlerinde yaşamış bir çok şahısın karakter özelliklerine ilişkin yazılar yazmışlardır. Aristo nun yöntemi uzun müddet kendinden sonraki bilginler için bir kaynak olmuştur.
    15. ve 16. yüzyıllardan itibaren fizyonomi kişilerin karakter özelliklerinin belirlenmesinde sıkı bir şekilde kullanılmıştır. Fizyonomi; doktorlar din görevlileri filozof ve hakimlerin başvurdukları bir yöntem olmuş ve büyük toplumsal ilgi görmüştür.

    17 yüzyılda engizisyon mahkemeleri yüz ve beden yapısına göre “gerçekliği” tespit ediyorlardı. Buna göre de fizyonomi; kehanet falcılık astroloji vs. ile sıkı bir şekilde kullanılıyordu. Fizyonomi alanında Avrupa da bu konudaki önemli gelişme J***nn Caspar Lavater in çalışmaları sonucu gerçekleşmiştir. Lavater in ve ondan sonra Franz Jozef Gall ın söz konusu incelemeleri Avrupa da bu konu üzerine büyük tartışmalara yol açmıştır.

    J***nn Caspar Lavater (1741-1801)
    Fizyonomi alanındaki önemli gelişmenin temeli 15 Ekim 1741 de Zürih te doğmuş İsviçreli ilahiyatçı fizyonomist ve yazar J***nn Caspar Lavater (17411801) tarafından atılmıştır.
    Lavater 1769 dan yaşamının sonuna dek din görevlisi olarak çalışmıştır. 1775 yılında Leypsig de “İnsan Doğasının Tanımlanmasına Yardımcı Olacak Fizyonomik Fragmanlar” (Physiognomische Fragmente zur Beförderung derMenschen-kenntnis und Menschenliebe 1775-1778) eseri o dönemde eşsiz bir yankı uyandırmıştır. J***nn Caspar Lavater e göre yüzün her bir öğesi; göz alın burun kulak ağız çene vs. ayrı ayrı ve birbirine olan ilişkileri içinde psikolojik anlam taşır kişilik özelliklerini gösterir. Lavater in bu çalışmasının bilimselliği üzerinde tartışmalar olmuşsa da söz konusu eser konuyu daha da popülerkılmıştır.
    Lavater Zürih in Fransızlar tarafından alınması zamanı yaralanmış 2 Ocak 1801 yılında ölmüştür.

    KAYNAK: MAXIMUMBILGI








  2. Buğlem
    Devamlı Üye





    Fizyonomi, özellikle yüz hatlarından yola çıkarak insanın özünün yorumlanması şeklinde tarif edilir. Fizyonominin temelinde; ekran veya monitörün kaydedilen bir görüntüyü yansıtması gibi, vücut ve yüzümüzün de ruh halimizi yansıtmakta olduğu anlayışı yatar. Kim bu monitördeki işaretleri doğru okuyabilirse, o kişinin özelliklerinden anlayabilir. Yani kişinin kabiliyetlerinden yapısına kadar herşeyi anlayabilir.




+ Yorum Gönder