+ Yorum Gönder
Özel Eğitim ve Rehberlik ve Rehberlik Forumunda Doğru Dinlemenin İlkeleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Börtecine
    Devamlı Üye

    Doğru Dinlemenin İlkeleri









    İyi Bir Dinleyici Olmak



    •Doğru dinlemek esas olarak, dinleyeceğimize karar vermektir.
    •Doğru dinlemeyi başarabilmeniz için esas olarak susmayı kabul etmeniz gerekiyor. Niçin? Çünkü dinleme, suskunluğu gerektirir.
    •Kim kendisini anlatmak istiyor. Anlaşmamız için kendini ortaya koymak isteyen aramızda kim? Anne mi, baba mı, çocuk mu? Yani bu durumda rahatsız olan ve durumu değiştirmek isteyen kim? Çocuk gelip öğretmeniyle ilgili bir şikayette bulunmaya başladıysa, o durumda rahatsız olan ve değiştirmek isteyen çocuktur. " Evladım okulda ki öğretmenleri değiştiremeyiz vs." gibi bir konuşmaya başlarsak yanlış olur. O durumun değişmesini isteyen o olduğuna göre o konuşacak, konuşma sırası onda. Teşhis yanlış olursa, sağlıklı iletişim mümkün olamaz. Onun için bu basamak en önemli basamak. Konuşacak mıyız, dinleyecek miyiz? Buna karar vermemiz gerekiyor.
    •Teşhis basamağında, durumun değişmesini isteyenin kim olduğuna dikkat ediyoruz. Cevap eğer genç ise, kullanacağım teknik "dinleme"; ben isem kullanacağım teknik "konuşma" olmalıdır.
    •Dinlerken pasif olmamız gerekiyor. Çözüm bulma çabası içine girmemeliyiz. Onun ihtiyacıyla ilgiliyiz, kendi ihtiyacımızla değil. Amacımız onun duygularını ifade etmesine ve rahatlamasına imkan sağlamak olmalıdır.
    •Eğer çocuğunuz, "Bu dediğim doğru mu ne dersin anne?" diyorsa, o zaman danışma durumundadır. İletişim buraya gelmişse, fevkalade iyi demektir.
    •Eğer ebeveyn olarak, danışılan ebeveynler iseniz mutluluk verici özelliğe sahip sayılırsınız. Sonuçta böyle bir iletişimde ortaya bir çözüm çıkacak demektir. Bu çözüm sizin bulduğunuz değil, onun bulduğu çözüm. Ben bu çözümden memnun olmayabilirim. Kabul etmek zorundayım. Onu anlamam demek, o çözümü kabul etmem demektir.
    •Yapmamız gereken bir diğer iletişim biçimi de "etkin dinleme" dediğimiz bir iletişim biçimidir. Karşımızdaki kişinin çözüm yolunu beğenmiyor, kabul etmiyorsanız, onunla olan iletişiminizi "Ben onu değiştiririm," düşüncesiyle yönlendirirsiniz. Ancak böyle bir iletişim yürümez.
    •Bir deyim vardır: "Söyleye söyleye dilimde tüy bitti" deriz. O zaman karşımızdakini değiştirmeye yönelik yaptığımız konuşmalar bir monolog şekilde sürer. Bu da bir sonuç vermez.
    •Etkin dinlemede yapacağımız şey, çocuğumuzun söylediği cümleyi anladığımızı ona iletmektir. Çocuğun verdiği konudan ilerlersek ona yardım etmiş oluruz. Aksi halde söylediği bir probleme kendi kızgınlıklarımızı da katarak konuşmayı sürdürmeye çalışırsak iletişim kopar.
    •Çocuğun söylediklerini anlamak demek, onun söylediklerine ekleme yapmamak, onun söylediklerini açmak demektir.
    •İletişimi kurarken siz kendinizi kontrol etmeyi, kendi problemlerinizi aktarmamayı başaracak konumda olmalısınız.
    •Bunu yaparken zor olan, çocuğunuzun duygusunu anlamak ve konuşmak. Onun için duyguları anlayıp emin olduktan sonra etkin dinlemeye geçmelisiniz. Etkin dinlerken yapacağımız sadece söylediklerini tekrar etmek olmalı; bunu yaparken konuşmamıza kendi duygularımızı katmamalıyız.
    •"Sen benim istediğim gibi ol!" yöntemi işe yaramayan, sağlıksız bir yöntemdir.
    •Değişimi sağlamak için yapabileceklerimizden biri karşımızdaki insanı değişmek için cesaretlendirmektir. Bu da seçtiğimiz en kolay yoldur.
    •Mesela "Şu odanı bir gün bile topladığını görmedim. Bir de büyüyüp adam olacaksın!" dediğinizde, sizce bu iyi bir davranışı sağlamak için bir motivasyon olabilir mi?
    •Sağlıklı bir konuşmayı yaparken cümlemize "Ben" diye başlamalıyız. Suçlama, genelleme, yargı ve yorum yapmamalıyız.
    •Çocuklarınızla iletişimde ne kadar etkin dinleme ve ben mesajını yerleştirirseniz o oranda bir rahatlama ve daha az çatışma göreceksiniz. Çünkü suçlamalar devreye girdiğinde problemler ortada kalır ve kişilikler üzerine çatışmalar başlar.

    Ben Dili
    Onlarla iletişim kurarken kullandığınız ifadelere dikkat edin. Genelde cümleleriniz "sen" ifadesi mi "ben" ifadesi mi taşıyor?
    İletişim sırasında kullanılan iki dil var: "Ben dili" yapıcı ilişkilerin temelini atarken, "sen dili" ilişkileri zedelemekte hatta yok edebilmektedir.
    Bu konuyla ilgili bir örnek, daha açıklayıcı olacaktır: Çocuğunuz bir tatil günü arkadaşlarıyla birlikte olmak istediğini ifade etti. Sizden de onay aldı. Fakat siz akşam 18.00'i geçirmemesini de belirtmeyi ihmal etmediniz. Bu konuda anlaştınız ve evden çıktı.
    Akşam saat 19.00 olduğunda hala çocuğunuz yok. Bir veli olarak merak ettiniz, başına bir şey gelmiş olabileceğini düşünüyorsunuz ve merakınız, endişeniz daha da artıyor. Tabii bunun yanında 18.00' de geleceğine dair söz vermesine rağmen gelmemesi de sizi kızdırıyor. Hem telaşlı, hem endişeli hem de kızgınsınız. O sırada çocuğunuz içeri giriyor. Siz o korku ve kızgınlıkla söze başlıyorsunuz:
    "Neredesin? Nerde kaldın? Hani 18.00'de gelecektin? Sen hep böyle yapıyorsun. Ne kadar sorumsuz bir çocuksun, bizi bu kadar meraklandırmaya ne hakkın var!" İçinizi döküyor ve rahatlıyorsunuz, şimdi çocuğunuzdan tepki vermesini ve açıklama yapmasını bekliyorsunuz. Ama çok büyük bir olasılıkla o size cevap vermeyecek, sorularınızı cevapsız bırakacak ya da ters cevaplar verecektir. Belki de çocuk olmadığından bahsedecek, asice davranıp başkaldıracaktır.
    Bu örnekte görüldüğü gibi kullanılan her cümle "sen dili" içeriyor. Çocuğu eleştiriyor, suçluyor, küçük düşürüyor. Ayrıca çocuğunuzun, neye kızdığınızı, gerçek duygularınızın neler olduğunu anlamaması doğal bir sonuç oluyor.
    Aynı örnek üzerinde bir de "ben dili"ni kullanalım: "Çok meraklandım. Sana bir şey olmasından çok korktum. Ayrıca sözünde durmamış olmandan dolayı da kızgınım. Bu yüzden şu anda çok sinirliyim."
    Görüldüğü gibi böyle bir ifadede ne istediğiniz, neler hissettiğiniz ve bunların sebebi açıkça ortada. Böyle bir iletişimde çocuğunuz hatasını daha çabuk fark edebiliyor. Çünkü onu suçlamıyorsunuz, aşağılamıyorsunuz. Kızgınlığınızı ve nedenini dürüst bir şekilde ifade ediyorsunuz.
    Ben dili kullanabilmek, kendinizi doğru olarak ifade edebilmek için, ben mesajında şu üç bilgiyi vermeniz gerekiyor:•Kabul edilmeyen davranışın gerçekçi tanımı
    •Bu davranışın bizde oluşturduğu etki
    •Olumsuz davranışın bize yaşattığı duygular
    Eğer bunları tam olarak ifade edebilirsek, ben dilini iyi şekilde kullanmanın olumlu etkilerini şöyle sıralayabiliriz:•Ben dilini kullanan kişi, kendi duygu ve düşüncelerini uygun bir şekilde aktarma fırsatını bulur. Bu, kişinin rahatsız olduğu durumu içine atıp olayı biriktirmesini, ileride olabilecek ani patlamaları da önler.
    •Bir suçlama içermediği için, çocuk kendisini savunma durumuna geçmez. Olay üzerinde objektif şekilde konuşulur. Ortak çözüm yolları bulma adına adımlar atılabilir.
    •Böyle bir dili kullanan anne-babalar bazen hiç suçu olmadığı halde çocuklarına yüklendiklerinin farkına varabilirler.








  2. SuSKuN bELa
    Devamlı Üye





    İyi bir dinleyici olmak için öncelikle konuşan kişi kim olursa olsun onu dinlemek ve ne derse de onun dedikleri hakkında sizinde bir fikrinizin olması gerekir ancak o zaman siz iyi bir dinleyici olursunuz.




+ Yorum Gönder


etkili dinleme ilkeleri