+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Sağlık - Genel Konular Forumunda Yeniden gençleşme zamanı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Yeniden gençleşme zamanı








    Yeniden gençleşme zamanı

    ‘Anti-Aging’, Türkçe karşılığı ile ‘Yeniden Gençleşme’; yaşlanmayı geciktirici ya da durdurucu terapileri ve tedavileri içeren bir yöntem.


    Anti-aging yönteminde; vücudun ihtiyaç duyduğu ilaçlar ve tüketilmesi gereken gıdalar belirlenerek, sağlıklı yaşam için yol çiziliyor. Amerika’da oldukça yaygın olan bu terapi yöntemi şimdilerde ülkemizde de bazı tıp merkezlerinde uygulanmaya başlandı. Anti-aging terapileri; yaşlanmayı yavaşlatma amacı ile yapılan tedavileri, estetik cerrahiyi ve fizik tedavileri içeriyor.
    Bugüne kadar yaşlanmayı yavaşlatan tek ispatlanmış metod kalori kısıtlaması. Yapılan birçok araştımanın ortak sonucu olarak çıkan ‘az kalori ile hayatı devam ettirme’ tekniği hala en güvenilir yöntem olmayı sürdürüyor. Bu metodla ilgili çalışmalar da halen fareler ve maymunlar üzerinde deneniyor.

    Anti-Aging ile ilgili olarak aşağıda anlatılan terapilerin hiçbiri henüz yaşlanmayı geciktirip geciktirmediği konusunda net sonuçlar içermiyor. Yapılan araştırmalar ve yayınlanan bildiriler kısmen onaylansa bile, terapinin tamamiyle bir bütün olarak araştırıldığı bir çalışma bulunmuyor; fakat tıp çevrelerinden, amacının oldukça mantıklı olduğuna dair destek alıyor. Bu terapilerin en önemli özelliği, ‘amacı’. Gençlik dönemlerimizdeki gibi vücut mekanizmamızı güçlü kılmayı amaçlayan Anti-Aging terapisi yıllar sonra oldukça gelişmiş bir bilim olarak bizlere sunulabilir. Dünyada ve Türkiye’de tıp çevrelerinde Anti-Aging terapi yöntemi, iki uzun dönemli program olarak anlatılıyor. Bu programlardan biri ‘tekrar gençleştirme projesi’ diğeri ise ‘hayat boyu projesi’ olarak sunuluyor.
    Anti-Aging terapisinin amaçları:
    Hafıza ve kavrama yeteneğini güçlendirmek
    Uyku problemini en aza indirmek
    Enerji harcama seviyesini yükseltmek, kişinin zinde ve sağlıklı hissetmesini sağlamak
    Vücuttaki yağ kitlesini azaltıp kas kütlesini güçlendirmek
    Cinsel gücün yeniden kazanılmasını sağlamak
    Vücut hatlarını güzelleştirmek
    Vücut kan akımını düzenleyip şeker ve kolesterolü sabit tutmak
    Kemik gücünü artırmak
    İmmün sistem yani bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamak
    Yaşlılık ile zayıflayan cildi toparlamak elastikiyetini artırmak,
    Anti-Aging terapi yönteminin amaçları arasında bulunuyor.
    Anti-aging terapisi kapsamında tepeden tırnağa muayene ile kişinin ihtiyaçları tespit ediliyor. Vücudun eksiklerini tamamlamaya yönelik 4 ana program olan; Hormon bilimi, estetik güzellik, kondisyon ve fiziksel aktivite, diyet programları ayarlanıyor.

    Anti Aging terapi yöntemlerinde en önemli noktalardan birini; vücutta var olan ancak zamanla azalan hormonların eski seviyelerine ulaşmalarını sağlamak oluşturuyor. Peki bu hormonlar ya da vitaminler neler ve vücutta ne işe yarıyorlar?

    İNSAN BÜYÜME HORMONU
    İmmün sistemin korumasına yardımcı oluyor. Genç kas gücünü inşa ediyor. Ergenlik dönemlerinde en yüksek seviyelerde bulunan bu hormonun, vücuttaki miktarı yaşlanma ile azalıyor. Büyüme hormonu seviyesinin korunmasının, kadın ve erkeklerde yaşlanmayı durduracağı belirtiliyor ve iğne ile uygulama yapılabileceği açıklanıyor. Kuzey Dakota’da büyüme hormonu enjekte edilen farelerin çok daha fazla yaşadıkları ortaya çıktı. Fakat bu çalışma bitirilemedi; çünkü üniversitede kısıtlı miktarda bulunan büyüme hormonu tükendi. Şu anda birçok farmakoloji firması büyüme hormonu salgılamasını artıran ilaçlar üretmeye başladılar.

    DHEA
    DHEA hem kadında hem de erkekte yaşlanma başladıkça seviyesi düşen bir hormondur. Birçok araştırma sonucu DHEA’nın sinir sistemi, immün sistem, stres bozuklukları, kanser ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu olduğu ortaya çıktı. San Diego’daki California üniversitesi 6 ay boyunca kadın ve erkek deneklere her gün 50 ml DHEA vererek, deneklerin fiziksel ve psikolojik olarak iyileştiklerini ve kas güçlerinin arttığını açıkladılar.

    MELATONİN
    Melatonin beynin hemen alt bölümünde üretilen bir hormondur. Antioksidant olup her gece üretilir ve vücudun uykuya dalmasına neden olur. Yorgunluktan korunmayı sağlar ve anti kanserojen etkilerinin olduğu ortaya çıkarılmış bir hormondur. İtalya’da hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışmada; genç hayvanlardan yaşlı hayvanlara verilen melatonin sayesinde yaşlı hayvanların ömrünün uzadığı görülmüştür.

    ALC
    Aminoasit gibi enerjiyi uyaran bir bileşimdir. Kalp kaslarını güçlendirir. Hem normal yaşlanan bireylerde hem de Alzheimer hastalarında kavramayı günçlendirdiği açıklanmıştır. ALC mitokondirial fonksiyonu çeşitli şekillerde geliştirdiği için yaşlanmayı yavaşlattığı ortaya çıkmıştır. Mitokondria hücrelerin güç kaynağıdır. Burada bütün hayati süreç için enerji üretilir. Bilim adamları mitokondrial fonksiyonun düşmesinin yaşlanmaya neden olduğunu savunuyorlar.

    CO ENZİM Q10
    Kardiyovasküler sistemi koruyucu, enerji verici ve kanseri önleyici bir bileşimdir. Biliz Nokow tarafından yapılan bir çalışmada Co enzim Q10 iğnesiyle farelerin ömrü %50 oranında uzatılmıştır. Ucla Sağlık Merkezi’nde yine farelerin maksimum ömrü yüksek Co enzim Q10 dozları sayesinde uzatılmıştır. Her iki çalışmada da Co enzim Q10 verilen farelerin ileriki yaşlarında iyi ve sağlıklı göründükleri açıklanmıştır.

    ALFA LİPOİC ACİD
    Alfa lipoic asit, lipoic asit diye de bilinir. Antioksidanttır. Bilim adamlarına göre alfa lipoic asit yaşlanmayı azaltan etkenlerden biridir. Alfa lipoic asit kanda glukozun zararını azaltıp yaşlanma sürecini uzattığı söylenmiştir. Diyabetli hastalarda oldukça iyi sonuçlar alındığı gözlenmiştir. Halen fareler üzerinde deneyler yapılmaktadır.

    SİSTEİN VE PROSİSTEİN
    Sistein protein sentezinde kullanılan bir sülfir aminoasittir. Romanya’da yapılan yeni bir çalışmada sistein’nin laboratuvar çalışmalarında yaşamı uzattığı belirlenmiştir. Prosistein ise sisteinin değişik bir şeklidir ve daha güvenli olduğuna inanılır. Hem sistein hem prosistein insanın her hücresinde bulunmaktadır ve antitoksidant olan blu sentezinde rol olır. Glutathon yaşlandıkça miktarı düşer ve proteinlerin doğru yapılanmasına neden olur.

    LYCOPENE
    Lycopene, carotenoit denilen bitki pigment ailesinin bir üyesidir. 600 den fazla değişik karotenoid vardır. Licopene ve karoten bunların arasında en önemli olanlardır. Bunlar yaprak, domates ve diğer bitkilere açık rengini veren pigmentlerdir. Lycopene bunların arasında yaşlanmayı önleyici görevinde en önemli maddedir. Lycopen seviyesi yaş ilerlerledikçe düşer. Lycopenin farelerdeki değişik kanser türlerine de iyi geldiği bilinmektedir.

    VİTAMİN E
    Vitamin E, selenyumun antioksidant aktivitesine yardımcı olan bir maddedir. Selenyumla birlikte bağışıklık fonkiyonunun artmasını sağlar. Vitamin E hem erkekte hem de kadında kalp krizi riskini azalttır, birçok kanser türüne karşı vücudumuzu koruduğu araştırmalar ile desteklenmiştir.

    VİTAMİN B5
    1958 de biyokimyacı Roger J Williams ve Richard Pelton dişi, erkek farelere çok miktarda B5 vitamini vererek bir araştırma başlatmışlardır. Araştırmanın sonucunda farelerin diğer farelere oranla %19 daha fazla uzadıkları ortaya çıkmıştır. Yüksek dozda B5 vitamini verilen fareler soğuk suya atıldıklarında diğer hayvanlara oranla iki kat daha fazla yaşadılar.

    VİTAMİN B6
    Nasa da yapılan bir araştırmada vitamin B6 ile beslenen farelerin ömürlerinde %11 artış kaydedildi. Birçok yaşam sürecinde önemli bir rol oynayan Vitamin B6, aminoasitlerin metabolizması için gereklidir. Kalp krizi ve inme için koruyucu bir etmendir.

    SELENYUM
    Birçok araştırma sonucunda, selenyumun birçok kanser çeşidine iyi geldiği ve hatta kanser tedavisinde etkili olabileceği ortaya çıkmıştır. Fakat yaşlanmamak için hergün selenyum alan bir kişinin selenyum miktarını, toksik yan etkilerinden korunmak için, düşük tutması gerekir.

    HYDERGİNE
    Hem erkeklerde hem kadınlarda hafızayı ve öğrenmeyi artırdığı bilinmektedir. Hydergine beyne kan akışını arttırır dolayısıyla beyne giden oksijen miktarı artar. Beyin hücreleri beslenir ve yenilenir, beyin hücrelerindeki serbest radikallerin zararı en aza indirgenir. Beyindeki ATP düzeyini arttırarak beyindeki enerji üreten glukozun kullanımını artırır.

    PİRACETAM
    Beyin nöronlarındaki öğrenme ve hafıza reseptörlerinin duyarlılığını artıran ve aminoasit olan GABA nın bir türevidir. Hayvanlarda ve insanlarda yapılan çalışmalara göre ‘piracetam’ın hafızayı güçlendirdiği, dikkat ve konsatrasyonu artırdığı görülmüştür. Piracetam zekayı artırmada, yaratıcılığı ve bilgiyi işleme yeteneğini kullanmada yardımcıdır. Piracetam’ın, beyinin alanlarını ve beynin içindeki elektriksel aktiveteyi ayarlayarak, beynin sağlıklı kalmasını düzenlediği görülmüştür.

    DEPRENYL
    Deprenyl; Parkinson ve Alzheimer hastalıklarının olumsuz etkilerini en aza indirir. Uzun süreli kullanımı ile ilgili kesin deneysel bilgiler yoktur. Deprenyl’in en önemli özelliği yaşlanmayı yavaşlatmasıdır. Çünkü beyin nöronlarını nörotoksinlerden korur, antioksidan enzimlerin seviyelerini artırıp, dopamin azaltıcı enzimlerin seviyesini düşürür. Yapılan deneylerde farelerin ömrünün uzadığı görülmüştür.








  2. Ömer
    Devamlı Üye





    Gençleşmek için daima düzenli bir sekilde spor yapmalıyız. Bol miktarda sebze meyve yemeliyiz. Bitkisel yağlı yemeklerden uzak durmalıyız. Onun yerine hayvansal yağlı yemekler yemeliyiz. Kızartılmış yiyecekler yememeliyiz. Onun yerine haşlanmış yemekler yemeliyiz.




+ Yorum Gönder