+ Yorum Gönder
Müzik ve Tv ve Sanatçılarımız Forumunda Henry Moore Biyografisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Henry Moore Biyografisi








    Henry Moore Biyografisi



    Henry Moore Hakkında Bilgi


    Henry Moore
    XX. yüzyıl sanatçısının, sanatın yalnız biçimsel sorunlarla ilgilenmesi gerektiği düşüncesini yadsıdığını daha kolayca anlayabiliriz. Ne kadar ince ve yükümleyici olsalar da, denge ve yöntem bilinmezleri, bu sanatçılarda, umarsızca aşmaya çalıştıkları bir boşluk duygusu yaratıyordu. Picasso gibi onlar da, daha az beyinsel, daha az keyfi bir şeylere doğru yönelmeye çalıştılar. Peki ya, bir zamanlar olduğu gibi “konu” önemli değilse, ya da şu yakın zamanlarda ileri sürüldüğü gibi “biçim” önemli değilse, öyleyse bu yapıtlar neyi betimleyeceklerdi


    Henry Moore.jpg


    Moore’un Uzanan Figürleri.
    Metaforik olanakları yanında, uzanan figür, Moore'un devamlılık gösteren ilgi alanının en ideal aracıdır. Moore, heykellerinin yapısında aşağıdan yukarıya doğru bir gelişimi düşünmüştür. Sanat okullarında ders verdiği dönemlerde, öğrencilerini ayakta duran canlı bir modelden çalıştırırken, onları, çizime ayak bölümünden başlayıp, yukarı doğru devama yönlendirirdi.

    Gerçekler, uzanan figür temasının italya seyahatinden kalan bir miras olduğunu ima etmektedir. Öğrencilik yıllarında en fazla incelediği heykeller arasında - Mısır, Etrüsk, Afrika, Meksika, ve diğer primitif ve arkaik sanatta- Etrüsk haricinde, pek fazla "uzanan figür" yoktu. İtalya'ya gitmeden önce yaptığı yaklaşık yirmi beş adet heykel arasında, sadece bir tanesi, bir erkek heykeli, uzanan figürdü. İtalya'da ise, Rönesans ve Antik çağlara ait bir çok uzanan figür görmüş olmalıdır.

    Moore'un, figürün tamamını gösteren heykellerinin üçte ikisi uzanan figürlerdir. Bu heykellerin birisi hariç, tamamı kadın figürüdür ve çoğunlukla da çıplaktır. Ancak heykellerin bacak veya kalçaları açık şekilde ele alınmış olmalarına rağmen, bu heykellerdeki pozların geneli, uzanan çıplak kadın figürlerindeki duygulardan farklıdır. Duruşları, özellikle başın omuzlar üzerine yerleştiriliş şekli, imgeyi, dişiden fazla erkek kılmaktadır. Bazen bu duruş, Meksika yağmur tanrısı Chacmool'u ve genellikle de nehir tanrılarını anımsatır.
    Doğanın akıcı enerjisini temsil eden nehir tanrılarının kişileştirilmeleri, sanatçının geleneksel uzanan figür heykelleri için bir çıkış noktasıdır. Moore'un figürleri kendilerinden başka bir şeyi temsil etmez ve sanki doğada varolan enerjiler (rüzgar, su hareketleri, vb.) tarafından şekillendirildikleri izlenimini verirler. vuruşları ile vurgulaması, göğüs ve başı daha az belirgin bir şekilde çizmesi, böylece figürü, sanki zirvesi gökyüzünün uzak noktalannda kaybolmuş bir dağ gibi göstermesi önemli bir işarettir. Ayrıca dik duran figür heykelleri dağ şekillerine benzerler. Fakat geniş anlamda değerlendirmek gerekirse, özellikle heykelde bir doğa parçası ile özdeşleştirilen figürün, yatay bir duruş içinde gösterilmesi kadar da normal bir şey yoktur Moore için. Ancak birincil amaç "enerji ve güç"tür: Moore'un uzanan figürleri kendini bırakmışlık yerine, yarı doğrulmuş duruşları ile bir potansiyel enerji ortaya koyar. Böylelikle, nehir tanrıları ile olan yapısal benzerlik ortaya çıkar: düşünce doğanın gücüne boyun eğen bir vücut değil, aksine bu gücü barındıran bir vücut haline gelir.

    Sığınak çizimleri ise, aksine kendini bırakmış figürler, hatta uyuyan figürleri kapsamaktadır. Kütüğe oyulmuş figürü anımsatan bir yapıtı vardır ki, 1934-35 yıllarında Corsehill taşından yapılmış, tamamen düz yatan ve diğerlerine benzemeyen bir çalışmadır. Bir mezarın üzerini örten düz bir taşı anımsatır. Formun toparlaklığı nedeniyle ölümü çağrıştırır: mumyalarda olduğu gibi kol ve bacaklar vücuda yapışmış gibidir. Çünkü bu düz taşın bir tarafı yerden yüksek durmakta ve baş da tuhaf bir şekilde dik gösterilmiştir. Burada figür, sanki kendisini yaşama geri çekmeye çalışıyor gibidir. 1936 yılında yaptığı bir çizimde (Resim. 3) ise, benzer bir figürü lahit üzerinde bir imaj gibi blok üzerine yerleştirmiştir. Uzanan figürler bir Moore'un^ figürün tamamını gösteren heykellerinin üçte ikisi uzanan figürlerdir. Bu heykellerin birisi hariç, tamamı kadın figürüdür ve çoğunlukla da çıplaktır. Ancak heykellerin bacak veya kalçaları açık şekilde ele alınmış olmalarına rağmen, bu heykellerdeki pozların geneli, uzanan çıplak kadın figürlerindeki duygulardan farklıdır. Duruşları, özellikle başın omuzlar üzerine yerleştiriliş şekli, imgeyi, dişiden fazla erkek kılmaktadır. Bazen bu duruş, Meksika yağmur tanrısı Chacmool'u ve genellikle de nehir tanrılarını anımsatır.

    Doğanın akıcı enerjisini temsil eden nehir tanrılarının kişileştirilmeleri, sanatçının geleneksel uzanan figür heykelleri için bir çıkış noktasıdır. Moore'un figürleri kendilerinden başka bir şeyi temsil etmez ve sanki doğada varolan enerjiler (rüzgar, su hareketleri, vb.) tarafından şekillendirildikleri izlenimini verirler. Moore sanatla ilgili görüşlerini yayınladığı ilk yazısında, kendisini en fazla etkileyen heykellerin, "büyük dağların güç ve enerjisini yansıttığını" ifade etmiştir. Daha sonraları da, figürlerinde sıkça kullandığı deliklerle ilgili olarak, "bu delikleri dağlardaki mağaraların gizemli haline benzettiğini dile getirmiştir. Çok açıktır ki, Moore aradığı enerji, güç ve gizemi, insan özelliklerinden çok, doğa şekilleri tarafından paylaşılan özelliklerde bulmuştur. Gerçek yaşam çiziml olduğu gibi, oturan bir modeli diz ve bazen de ayak bileğinden itibaren çizerken bile, bacakları, kaleminin güçlü kullanımıyla, koyu kalem vuruşları ile vurgulaması, göğüs ve başı daha az belirgin bir şekilde çizmesi, böylece figürü, sanki zirvesi gökyüzünün uzak noktalarında kaybolmuş bir dağ gibi göstermesi önemli bir işarettir. Ayrıca dik duran figür heykelleri dağ şekillerine benzerler. Fakat geniş anlamda değerlendirmek gerekirse, özellikle heykelde bir doğa parçası ile özdeşleştirilen figürün, yatay bir duruş içinde gösterilmesi kadar da normal bir şey yoktur Moore için. Ancak birincil amaç "enerji ve güç"tür: Moore'un uzanan figürleri kendini bırakmışlık yerine, yarı doğrulmuş duruşlan ile bir potansiyel enerji ortaya koyar. Böylelikle, nehir tanrıları ile olan yapısal benzerlik ortaya çıkar: düşünce doğanın gücüne boyun eğen bir vücut değil, aksine bu gücü barındıran bir vücut haline gelir.








  2. Acil

    Henry Moore Biyografisi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder