+ Yorum Gönder
Müzik ve Tv ve Sanatçılarımız Forumunda Malik Aksel Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Malik Aksel Hakkında Bilgi








    Malik Aksel Hakkında Bilgi



    Malik Aksel Hakkında Genel Bilgi


    Ayna karşısında kadınlar, hamamda kadınlar, sokakta kadınlar. Sedirde sere serpe uzanmışlar, üryan melekler, beşik sallayan müşfik annelerin kadınsı inceliği, tüller arkasındaki Osmanlı kadınlarının zarafeti, narin genç kız bilekleri, ince uzun parmaklar. Koltuk altı görünmüyor; ama kolunu öyle havalı kaldırmış ki içinizi ürpertiyor, yüzük oyunu oynarken şuh kahkahalar basan bu tazeler. Suluboyanın ülkemizdeki gelmiş geçmiş en büyük ustası Malik Aksel’in bu malzemenin esnekliği ve yumuşaklığıyla insan türünün dişisinden doğanın bu en ince yaratığından yakaladığı davranışları birleştirmesi çok mutlu bir olay.



    Malik Aksel.jpg


    Malik Aksel’in resimlerini az sayıda ve uzun zaman aralıklarıyla gördüğünüzde sanatçının kadın ruhu ve kadın bedeninin zarif ayrıntıları üzerindeki üstün gözlem gücünü ve bunları resmedişindeki olağanüstü rahatlığı algılamanız kolay olmayabilir. Benim için de kolay olmamıştı. Ancak yakınlarda Aksel Hoca ile yaptığımız görüşmelerden birinde, evinde, çok sevdiği, yurtdışındaki bilimsel başarılarıyla gurur duyduğu ve ince sanat beğenisine çok güvendiği oğlu Nuri Aksel’in aile kolleksiyonları (ilerde müze kolleksiyonları) için seçip ayırdığı resimleri ardarda görme fırsatım doğdu. Nişantaşı Cumalı galerisinde açtığı kişisel sergisindeki resimleri doya doya incelemem de aynı döneme rastladı. Aksel’in sanatında 1920’lerderı 1980’- lere gelen bütünsellik çizgisine, özgünlüğüne ve yazıya girişte sözünü ettiğim kadın temasını işleyişindeki inanılmaz rahatlığına saygım arttı.

    Balkan Savaşı göçmeni bir memur ailesinin 1319 ya da 1317 doğumlu (Aksel Hoca ikincisini benimsiyor ve yuvarlak hesap sekseni bulduğunu söylüyor) oğlu Malik Efendi, çocukluğunda Bakırköy’deki komşu evlerine gidip eşin dostun portresini yaparak resme başlamış.

    “Ah maşallah ne kadar da güzel yaptı, nasıl da benzetti” diye sevinç çığlıkları atarlardı, komşu teyzeler. Ama sonra “tövbe tövbe kimseler görmesin” diye yırtar atarlardı. Dinsel geleneği kuvvetli, köklerine bağlı bir aileden geliyordum. Namaz, dua bilirdim. Ama islamın insan tasvirini kısıtlayıcı ve yanlış yorumlardan kaynaklandığını sonraları araştırarak gördüğüm bu yönüne kanım kaynamazdı. Habire insan tasviri çizerdim. Portre ve hareket halindeki insan figürleri tutkum on yaşındayken başlamış, demek. Fazla bir gösteren eden de yoktu. Cansız cisim, vazo, çiçek falan gözüm görmezdi. Hep insan desenleri yapardım.

    Yıllar sonra, kurucularından olduğu Gazi Terbiye Enstitüsü Resim Bölümünde Resim bölümünde en anlı şanlı hocalık döneminde de Malik Aksel’i öğrencileriyle birlikte ve onlardan fazla canlı model desenleri çiziktirirken buluyoruz. Kırkında böyle, altmışında böyle ve sekseninde yine böyle. (…)

    Batı resmi yağlıboyaya dayalıdır. Büyük ustaların kalıcı eserlerinde suluboya örneği az görürsünüz. Süslemeler de falan kullanırlar. Ama, bu hareket halindeki insanın fiziki ve ruhsal ayrıntısını yakalama tutkuma suluboya o kader elverişliydi ki, ben çokca suluboya kullandım. Hep saygıyla anarım, bana çok emeği geçmiştir. Rahmetli Şevket Dağ daha çok yağlı boya yapmam için beni teşvik ederken, “yahu bu senin suluboyalar pek de fena değil. Dur ben de deneyeyim” diye suluboya kullanmaya başlamıştı. Ama sonradan yağlı boya da yaptım epeyce, biliyorsunuz.








  2. Acil

    Malik Aksel Hakkında Bilgi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder