+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Arşiv Forumunda Ninni ve tekerlemenin sosyo-kültürel hayata etkileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Ninni ve tekerlemenin sosyo-kültürel hayata etkileri








    tekerleme ve ninnilerin sosyo-kültürel hayata etkileri lazım acil lütfen yardımcı olun şimdiden teşekkürler







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Ninni ve tekerlemenin sosyo-kültürel hayata etkileri

    Ninnilerin bebekleri uyutmanın yanında, bebekleri eğlendirmek, onları sevmek, iletişim kurmak için söylendiğini, Türk milletinin bebek ve küçük çocuklarıyla ninniler vasıtasıyla iletişim kurduğunu kaydeden Prof Dr Necati Demir, ninnilerin bebek ve çocuğun hayata atılmadan önce ilk eğitim aşaması olduğuna dikkat çekti Türk annelerinin çocuklarına ahenkle, ezgiyle, çoğunlukla da duygu yüklü olarak sade bir dil ile söylediği ninnilerin anne ile çocuk arasındaki gönül bağını kurduğunu belirten Demir,

    "Ninni metinlerine bakıldığında Türk milletinde eğitime daha beşikte başlandığı görülmektedir Sade bir dille ve seçme kelimelerle söylenmesi, son derece arı ve duru olması, anadili eğitimi ile ilgili olmalıdır Zira incelendiğinde Türkçe'nin temel kurallarının detaylı bir biçimde ninnilerin içinde yer aldığı görülmektedir Günümüzde okul öncesi eğitimcilerinin 0-6 yaş grubu çocuklarımız için yönlerini Batı'ya dönüp kılı kırk yararak ortaya koyduğu 'okul öncesi eğitiminin temel kuralları'nın ninniler içerisinde yüzlerce kat fazlasıyla yer alması gerçekten dikkat çekicidir" dedi

    "BEBEK HAYATA BEŞİKTE ATILIYOR"
    Ninnilerle 0-6 yaşlarındaki çocuklara günlük hayatta kullanılan temel araç gere isimleri, renkler, organ isimleri, yemek ve tatlı isimlerinin öğretildiğini vurgulayan Demir, şunları kaydetti:

    "Ninnilere bakarsanız oyuncak, yatak, döşek, elbise, süt, yoğurt, peynir, taba vs, organ isimleri olan göz, kulak, burun, kirpik, baş, yüz, kaş, ağız, diş, dudak, alın, yanak, çene, saç, sakal, boyun, omuz, gerdan, böğür, el, kol, bud, parmak, tırnak, bel, bacak, diz, ayak, ciğer, kalp, yürek vs, akraba isimleri olan anne, baba, ağabey, abla, oğul, kız, gelin, yenge, amca, dayı, hala, teyze, dede, nine vs, Türk sayı sistemi olan bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on ve onun katları olan sayılar son derece düzenli bir biçimde ninnilerin arasına serpiştirilmiştir

    Hatta al, kırmızı, kızıl, ak, beyaz, siyah, kara, yeşil, mavi, sarı gibi temel renkler de öğretilmektedir Daha da ileri gidilerek boz, mor, pembe, kır, benekli gibi ikinci derecedeki renkler de ninni mısraları arasında, konuya uygun olarak yer almaktadır İnsanlar için beslenme maddeleri olan ekmek, su, un, şeker, helva, tuz, yağ, inek yağı (tereyağı), bal, peynir, bulgur, pirinç, nohut, kuru fasulye, hamur gibi isimlerin hemen hepsi ninnilerle bebek ve çocuklara tanıtılmıştır Bebek için önemli olan tatlı yiyecekler olan bal, şeker, lokum, şerbet, reçel, helva, şeker helvası elbette unutulmamıştır Ev eşyalarından meyvelere, zararlı nesnelerden giyim eşyalarına, ağaç isimlerinden yıldızlara, çiçek isimlerinden havanın durumuna kadar tüm bilgi ve terimler Türk kültüründeki ninnilerde vardır"

    Demir, ninnilerle bebeklerin ilk müzik derslerini aldığına da işaret ederek, "Türk milleti, bebeğine ve küçük çocuğuna ahenkli hitap ederek onda müzik kulağının ve müzik kültürünün de temelini atmıştır 'Benek benek, bıdıl bıdıl, cıstık cıstık cıstana, çıngılı püskülü, döne döne, eee eee eee, gagıl gagıl, gıdıl gıdıl, gıgıl gıgıl, huuu huuu huuu, ılgın ılgın, ılgıt ılgıt, ıngır çıngır, ışıl ışıl, kihir kihir kişnemek, kodalak kodalak, mışıl mışıl, minik minik, nenni nenni, ninni ninni, öllee öllee, ölleek ölleek, ööö ööö ööö, pışşş pışşş, pışşş, tıhır mıhır, tıkır mıkır, tıpış tıpış, yeşil yeşil' hitapları buna örnektir" dedi

    "HAZİNENİN ÜZERİNDE OTURAN SADAKACI GİBİYİZ"
    Ninnilerle 0-6 yaş arası çocukların eğitilerek, çok küçük yaştan itibaren hayata hazırlandığını ifade eden Demir, şunları söyledi:

    "Çocuk ufku ninnilerle geliştirilmekte, yüksek seciyeli bir insan olmasının temeli atılmaktadır Alpliğin veya bilgeliliğin temeli ninnilerle kurulmaktadır Türk milleti; sistemli bir biçimde, örneklerle ve ezgilerle yaşamın temel kurallarını, dünyayı ve evreni bebeğe ve çocuğa ninnilerle öğretmekte ve tanıtmaktadır Dün ve bugün söylenen ninnilerde görülmektedir ki Batı temeline dayanan günümüz modern eğitim sisteminin kılı kırk yararak geldiği noktayı, Türk milleti binlerce yıl önce yakalamıştır

    Ancak ninniler konusunda yeterli araştırma yapılmadığı için modern eğitim sistemi, Türk milletinin binlerce yıllık tecrübesinden yararlanamamıştır Öyle anlaşılmaktadır ki geleneksel Türk eğitim sisteminin kullanıldığı zamanlarda Türk milleti dünyanın diğer milletlerinden çok öndedir Oğuz Kağan, Bilge Kağan, Kül Tekin, Dede Korkut, Ahmed Yesevi, Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacib, Alparslan, Danişmend Gazi, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Nasreddin Hoca, Hacı Bayram Veli, Ali Şir Nevai, Ahi Evran, Mevlana, Kaygusuz Abdal, Fatih Sultan Mehmed, Ak Şemseddin, Mahdum Kulu, Uzun Hasan, Abay, Nene Hatun, Mustafa Kemal Atatürk, Gaspıralı İsmail, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı kahramanları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları, Türkiye'yi gözünün nuru ve alnının teriyle yoğuran anne ve babalarımız temel eğitimlerini ninnilerle almışlardır Bütün dileğimiz, bundan sonraki nesillerin de ninnilerle yetişmesidir Zira, 'Gölgede olanın gölgesi olmaz' sözü unutulmamalıdır Maalesef bugün Tadrmızı, kızıl, ak, beyazürk kültürünün bütün alanlarında olduğu gibi ninniler de ikinci plana itilmiş, birkaç ferdi çalışma hariç görmezden gelinmiştir Bu da Türk milletini 'hazine sandığı üzerinde oturan sadakacı' durumuna düşürmüştür"


    Sözlüklerde "ağızda yuvarlanan söz, saçma sapan söz, eşsesli kelimelerle kurulu konuşma" anlamlarına gelen tekerleme masal, öykü, bilmece, halk tiyatrosu gibi bazı edebi türler içinde veya bağımsız olarak söylenen ölçülü ve kafiyeli sözlerdir

    Çokluk çocuk folklorunda hoşça vakit geçirmek, konuşma kabiliyeti kazanmak, oyunlarda eş ve ebe seçmek için bu yola başvurulur Masal tekerlemesi, oyun tekerlemesi gibi adlar alırlar En çok çocuk oyunlarında, masalların baş, orta ve sonunda söylenirler Yöreye göre değişik isimle de söylenirler Doğu Anadolu'da döşeme, Güney Anadolu'da sayışma denir Karagöz ve ortaoyununda muhavere, çocuk oyununda ebe, çıkarmada ise sayışma diyebiliriz Türk edebiyatında ilk tekerleme örneklerine XI yüzyıldan itibaren rastlanır Divanü Lügati't Türk'te bazı tekerlemeler yer alır

    Tekerleme, ölçü, kafiye, ses taklidi, yineleme ve ikilemelerden yararlanılarak belirli bir şiir düzenine uydurulan, birbirini tutmaz birtakım hayallerle düşüncelerin sıralanmasından oluşan söz dizelerine denir
    Tekerleme halk edebiyatına ait bir türdür
    Tekerleme; masal, halk hikâyesi, bilmece ve âşık edebiyatına ait edebî ürünlerin içinde yer alır Bazen bağımsız olarak da kullanılabilir
    Tekerlemeler daha çok çocuklar tarafından kullanılan bir tür olmasına rağmen, halk ozanları da zaman zaman şiirlerine mizahî unsur katmak için tekerlemelerden yararlanırlar
    Tekerlemelerde genellikle gerçek hayatla bağdaşmayan hayalî öğeler ve düşünceler sıralanır Tekerlemelerde konu pek belirli değildir
    Tekerlemede amaç; insanlara acayip gelen, gerçek hayatta olması mümkün olmayan olay ve durumları art arda sıralayarak akıl ve mantık dışı sonuçlara varmak ve şaşırtıcı bir etki yaratmaktır Bu nedenle tekerlemeler, bir çeşit söz cambazlığıdır
    Tekerlemeler, şaşırtır ve eğlendirir, hoşça vakit geçirilmesine yardımcı olur


    TEKERLEMELERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
    Tekerlemelerin çocukların davranışlarının gelişmesinde olumlu katkıları vardır
    Tekerlemeler çocukların zekâ, bilgi, duygu ve davranışlarını geliştirir
    Çocuklardaki birlikte öğrenme, gülme, iş görme bilincini geliştirir Onları sosyal yönden geliştirir ve paylaşımcı hâle getirir
    Tekerlemeler çocukların ana dillerini güzel ve doğru biçimde kullanma becerisini geliştirir Onlarda mevcut olan ana dili sevgisini besler Çocuğun kelime dağarcığının gelişimine katkı sağlar Hayal dünyalarını zenginleştirir Çocuklara topluluk karşısında konuşabilme cesareti aşılar


    ŞEKİL YÖNÜNDEN TEKERLEMELER
    1Manzum (Nazım Biçimindeki) Tekerlemeler
    Oyun oynarken söylenilen tekerlemelerin çoğu bu gruba girer Karşılıklı konuşma biçiminde olanlarda hece ölçüsü yoktur, yalnızca kafiye ve ses tekrarları vardır
    Nazım biçimi düzenli tekerleme
    Aladağın armudu ,
    Anan baban var mıydı?
    Anam babam olsaydı,
    Beni burda kor muydu?
    Nazım biçimi düzensiz tekerleme
    Bas bakalım bardak kadar oldun mu?
    Çık bakalım çömlek kadar oldun mu?
    2 Mensur (Düzyazı Biçimindeki) Tekerlemeler
    Daha çok masal ve halk hikâyesi gibi anlatmaya dayalı türlerin içinde görülür “Çatalca’da topal çoban çatal yapar, çatal satar Bilmem parası var mı da çatal sapan yapar satar, bilmem parası yok mu da çatal sapan yapar satar”

    TEKERLEME ÇEŞİTLERİ
    1 Çocuk oyunları tekerlemeleri
    2 Masal tekerlemeleri
    3 Tören tekerlemeleri
    4 Bağımsız söz cambazlığına dayanan tekerlemeler

    1 ÇOCUK OYUNLARI TEKERLEMELERİ
    Bu tekerlemeler çocuk folklorunda önemli bir yer tutar Çocukları oyuna hazırlar, oyunun sıkıcılığını ve monotonluğunu giderir
    a Ebe Seçimi ve Ebe Çıkarma Tekerlemeleri
    b Oyuna Eşlik Eden Tekerlemeler
    c Yanıltmacalar ve Şaşırmacalar
    d Oyuna Çağırma, Oyun Sonunda Dağılma Sırasında Söylenen Tekerlemeler

    2 MASAL TEKERLEMELERİ
    Masalın başında, ortasında, sonunda, kalıplaşmış sözler halinde söylenir
    Masal Başı Tekerlemeleri
    “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellâl iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken…”
    Masal Ortası Tekerlemeleri
    “Tepelerden yel gibi, derelerden sel gibi…”
    Masal Sonu Tekerlemeleri
    “Onlar ermiş muradına, bir çıkalım kerevetine”

    3TÖREN TEKERLEMELERİ

    Çeşitli törenlerde ve bayramlarda söylenen tekerlemelerdir

    4Bağımsız Söz Cambazlığına Dayanan Tekerlemeler
    Bu tekerlemelerde, ses yapısı bakımından söylenmesi kolay olmayan, dil sürçmesinin çok yapıldığı kelimeleri ardı ardına yanılmadan söyleyebilmek esastır
    “Dal sarkar, kartal kalkar, kartal kalkar, dal sarkar”
    “Şu köşe kış köşesi, şu köşe yaz köşesi, şu şişe su şişesi”





+ Yorum Gönder


tekerleme ve ninnilerin sosyo-kültürel hayata yansıması,  ninni ve tekerlemelerin sosyo kültürel hayata yansıması,  tekerleme ve ninnilerin sosyo kültürel hayata yansıması,  ninni ve tekerlemelerin sosyo kültürel yansıması,  tekerlemelerin sosyo kültürel hayata yansıması,  ninni ve tekerlemelerin sosyo