+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Arşiv Forumunda 1. Abdulhamıd dönemi osmanlıca belgeler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    1. Abdulhamıd dönemi osmanlıca belgeler








    1. abdulhamıd dönemi osmanlıca belgeler

    şimdiden teşekkurler







  2. AciLForum
    Moderators





    Osmanlı'nın en zor dönemlerinde padişahlık yapan I.Abdülhamid, yolsuzluk yapan kişilere karşı ağır cezalar vermişti.



    1768 Osmanlı-Rus Savaşı'nın en zor zamanlarında tahta çıkan I.Abdülhamid, saltanatı boyunca devlet içerisindeki karışıklıklara son vermek ve isyanları bastırmakla uğraşmış, İran ile mücadele etmiştir. Tüm bu savaşlar sonucunda Osmanlı Devleti, kurulduğu günden bu yana en ağır şartlı anlaşma olan Küçük Kaynarca Anlaşmasını imzalayarak, Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kalmıştır.

    Kırım meselesi yüzünden 1787 yılında tekrar başlayan Osmanlı-Rus savaşına Avusturya'da dahil olmuş, ve iki cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti, büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır. İşte böylesine nazik bir durumda Sultan I.Abdülhamid bir yandan savaşın getirdiği ağır sorumluluk ile meşgulken, devlet içerisindeki yolsuzluklar olabildiğince çoğalmış ve önüne geçilememiştir. Sadece kendi menfaat ve geleceklerini düşünen bu devlet adamları, devlet hazinesinin paraya ihtiyaç duyduğu en önemli zamanlarda hazineyi hortumlamaktan geri durmamışlardır.

    Bu dönemde meydana gelen yolsuzluklardan birini konu alan aşağıdaki Hatt-ı Hümayun, devlet adamları arasında vatan sevgisi ve yüksek ahlakın nasıl çöktüğünü gösteren önemli bir delil ve belgedir. Hatt-ı Hümayun, sadrazam tarafından kaleme alınan telhis [1] üzerine, I.Abdülhamid tarafından yazılmıştır.

    "Pâdişâhım,

    Şevketlü, kerâmetlü, mehâbetlü, kudretlü, velîni'metim, efendim,

    Anadolu vâlisi ve Eflâk cânibi sera'skeri Mahmud Paşa kullarına ta'vizen Darbhâne-i A'mire'den verilen seferiyye akçesinin cânib-i darbhâneden tahsîli bâbında emr-i şerîfinin ib'as olunduğuna dâir ve müşârün-ileyh bu sene dahî seferiyye akçesinin kemâfi's-sabık Darbhâne-i A'mireden i'tâsını istid'â etdiğine mütedâir tahrirât-ı sadr-ı â'zâmî hülâsası hâk-i pây-i şâhânelerine lede'l-arz iki yüz altı senesi Kütahya seferiyyesiçün Mahmud Paşa'ya darbhâneden ta'vizen altı yüz kese verilmişdi. Bu seferiyye olduğu cevab verilmek lazım değil midir fermânı, darbhâneye teslim ve tahsil etdiresin deyü hatt-ı hümâyûnları şeref-yafte-i südûr olmağla, mucîb-i fermân-ı âlîleri üzere emr-i şerîf-i mezkûr Darbhâne-i A'mireye teslim olunduHatta bu defâ' Vidin cânibinden itmâm-ı hidmeti me'mûresiyle avdet eden çukadarçâkeri veli kullarıyla tahrirât-ı çakerâneme cevab olarak Mahmud Paşa, gönderdiği tahrirâtında, seferiyye-i merkume hususu zımmında gönderilen tahrirât-ı çakerânemin vüsûlünden bahisle meblâğ-ı merkumu müşârün-ileyhin istidâ'sı celb-i mal dâi'yyesiçün olmayıb mücerred tâdiye-i umûr-u sera'skerîde zahmet çekilmemek mülâhâzasına mebnî idüğü ve çukâdâr-ı merkumla irâde-i ta'yiniyyât içün müşarün-ileyhin ordusu defterdârı olan sâbık tevkii' Abdullah Efendi kullarına nakden gönderilen yüz elli kese akçe ve müşarün-ileyhin zimmetinde olan seksen dört kese akçenin havâle-i emr-i şerîfi vâsıl olub lakin müşarün-ileyh Abdullah Efendi hasta ve bi-mecâl olmağla salifü'z-zikr yüz elli keseyi müşârün-ileyh ahz eylediğimeblâğ-ı mezkûreden bâki kalan yüz dört buçuk kese dahî iş bu a'refe gününe dek vefâ edeceği beyânıyla ardı kesilmeyerek ber-vech-i nakd hâzîneye gönderilmesi niyâzında idüğü tahrîr olunmuş olmağla tahrirât-ı mezkûre hülâsa etdirilüb ma'ruz-u a'tabe-i u'lyâları kılındı. Manzur-u Hümâyûnları buyruldukda fermân, şevketlü ,kerâmetlü ,mehâbetlü, kudretlü, velini'metim, efendim, pâdişâhım hazretlerinindir."

    Denilen telhiste, Ruslarla mücadele etmek üzere Eflak'taki Osmanlı kuvvetleri seraskeri yani kumandanı olan Mahmud Paşa'ya, daha sonra geri ödenmesi şartıyla, sefer sırasında ordunun ihtiyaçları için hazineden altı yüz kese akçe [2] gönderilmiştir. Paranın iadesi yolunda sadrazam tarafından Mahmud Paşa'ya yazılan tezkirelerde niçin geri ödeme yapılmadığının sorulması üzerine, Mahmud Paşa verdiği cevapta, Hazineden alınan bu paranın mal toplamak maksadıyla istenmediğini söylemiş, sadece askeri işlerde, askerin ihtiyaçları için kullanılması ve ödemede zahmet çekilmemek düşüncesiyle alındığını ve paranın ordu defterdarı olan Abdullah Efendi'ye verildiğini belirtmiştir. Fakat zimmetinde olan bu parayı iç eden yani hortumlayan Abdullah Efendi, hastalığını beyan ederek ordu giderleri hakkında rapor vermekten kaçınmış ve sonunda da ortadan kaybolmuştur. Mahmud Paşa'nın ordu ihtiyaçları için tekrar para talep etmesi ve vaade istemesi sebebiyle son derece sinirlenen ve sorumluları uyararak gereken cezanın verilmesi yolunda ferman eden I.Abdülhamid, Abdullah Efendi'yi öldürmek gerektiğini söylemiş ve hastağının uydurma, sözlerininde yalan olduğunu ifade ederek, gönderilen bunca paranın ne yapıldığını sormuş Mahmud Paşa'nın askeri, buğday ve arpa yerine para mı yiyor! Diyerek tepkisini dile getirmiştir. Aşağıda görülen yazısında :



    Bu Abdullah Efendi mel'unu katl etmelidir. Bu kâfirin etmediği kalmadı. Mahmud Paşa'yı bu güne başdan çıkaran bu kâfirin kelâmları olduğunda şübhe kalmadı. Hastalığı dahî muvâzâ'dır. Mahmud Paşa'nın askeri akçe mi yer? ve hiç ordusuna müretteb zahîre şa'ir yok mudur? Bu nasıl şeydir, Şimdiye değin ne kadar zahîre gitmişdir? Ve defterdâr ve nüzûl emîninden sual etmek iktizâ etmez mi? ve kâide-i devlete muhâlif hareket etmemeleri me'murlara ve gerek Mahmud Paşa'ya münâsibiyle yazmak lazım değil midir? Bu Abdullah Efendi'nin ol taraflardan defi' ve tertib-i cezâsını mülâhâza edüb arz edesin! Demek suretiyle de hükmünü vermiştir.

    Kaynaklar:

    Mithat Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lugatı,Enderun Kitabevi, İstanbul,1986

    İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Büyük Osmanlı Tarihi, c.5, T.T.K, Ankara

    Mübahat S. Kütükoğlu, Osmanlı Belgelerinin Dili, Kubbealtı Yay. İstanbul,1998

    [1] Çeşitli meselelerle ilgili olarak sadrazam tarafından olayın özetlenerek padişaha yazı ile bildirilip kararının istendiği yazıya denir.

    [2] Kese, içindeki para miktarı zamanına göre değişmekle birlikte genel olarak bir kese beş yüz kuruş kıymetinde bir miktara denktir. Dönemi için büyük bir meblağı teşkil etmektedir.







+ Yorum Gönder


osmanlıca belgeler