+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Konuları Forumunda Savaşın yaşama hakkını tehdit etmesi... Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Savaşın yaşama hakkını tehdit etmesi...








    Savaşın insan sağlığı üzerindeki tehdidi yalnızca savaş sırasında görülmüyor. Amerika'da askeri atıklar yüzünden, askeri tesislere yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlarda kanser vakası giderek artıyor.
    Asker ve Savaş Karşıtı Komitesi'nin (COMD) web sitesinde yer alan bir rapora göre, bu yerleşim yerlerinde doğan çocukların % 100'ü savaş kirliliğine maruz kalarak dünyaya geliyor. Bu sanayi bölgesindeki yetişkinlerin %90'ı, çocuklarınsa %80'i buna bağlı sinir sistemi, solunum yolları hastalıklarına sahipler. Kısacası savaşın doğrudan etkisinin asla görülmediği Amerika'da savaş endüstrisinin doğurduğu sonuçlar, savaşın etkisini nesiller boyu taşıyan savaş mağduru toplumları nasıl etkileyebildiğini göstermeye yarıyor.
    Savaşın yol açtığı hastalıklar
    Kanser: Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombasından sonra yakın tarihin en yakın savaşlarından Körfez Savaşı'nın olumsuz sonuçları, son beş yılda etkisini göstermeye başladı. Son bir kaç yıldır 12-13 yaşında meme kanserine yakalanan Iraklı çocukların sayısı giderek artıyor. Iraklı çocuklarda yaygın olarak görülen bir diğer kanser türü ise lösemi.
    Uzmanlık alanı �radyasyon ile kanser arasındaki ilişki� olan Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü Profesörlerinden Dr. Richard Clapp, 1995 yılında yayımladığı raporda savaştan sonra tiroid kanseri riskinin 2.5, testis kanserinin 2.2, beyin tümörünün 1.5, meme kanserinin görülme olasılığınınsa 1.3 kat arttığını belirtti.
    Bağışıklık sistemi hastalıkları: Savaşın ve savaş artıklarının verdiği zarar yalnızca kanser türlerinin çoğalmasıyla sınırlı değil. Zira savaş sonrası doğan çocukların bağışıklık sistemi son derece zayıf olduğundan, buna bağlı hastalıklar da savaş mağduru çocuklarda bolca görülüyor. Hava, su ve yiyeceklerdeki atıklar anne karnından bebeğe geçip, anne ve babadaki pasif etkiyi aktif hale getirebiliyor. Yani anne ve babası sağlıklı olan bir çocuk, savaşa maruz kalan bir anne babadan dünyaya geldiği için savaşın ağır yükünü çekmek zorunda kalabiliyor.
    Solunum yolu hastalıkları: Çeşitli kimyasal silahların ya da patlayıcıların yapımında kullanılan kimyasal maddeler, atıklar solunum sistemini etkiliyor. Bronşit va astım hastası çocukların oranı bir hayli fazla. Ayrıca doğrudan savaşa maruz kalan çocukların nefes borusu ve ciğerlerinde kimyasal maddelerin yol açtığı ciddi yaralar gözleniyor.
    Dermatolojik problemler: Savaşın insan sağlığındaki olumsuz etkilerinden biri de cilt yüzeyinde baş gösteriyor. Savaş sırasında kullanılan kimyasal maddeler, cilt yüzeyinde ciddi yaralanmalara yol açıyor. Uzun süreli bir tedavi gerektiren yaralanmalar, savaş döneminde hijyenik bir ortamın olmaması sebebiyle diğer mikrobik hastalıklara davetiye çıkarıyor.
    Sıcak savaş kadar savaş sendromu da halk sağlığını tehdit ediyor. Özellikle piskolojik yönden insanları olumsuz







  2. Ziyaretçi





    ii ama düzenleme üzün surer




  3. Mineli
    Devamlı Üye
    Savasın Yasama Hakkını Tehdit Etmesi ;


    Hepimizin bildiği gibi, ülkeler arası birçok savaş meydana geliyor. Bunun sebebi sadece petrol,toprak v.b fakat bu gibi sorunlar konusarak çözülemez mi ?
    Tabii ki çözülür , fakat bu olayları konusarak çözmek yerine savaşarak çözmek herkese daha uygun geliyor. Peki O savaş esnasında kaç milyon insan ölüyor ?
    Kaç milyon çocuk , erkek , bayan ölüyor ? Günümüzde ''Savaş'' kavramı bir çok kişi tarafından futbol maçı olarak görülüyor. Skorlar ise öldürdükleri insanlar oluyor. Ne kadar acı bir durum ! Savaş zorbaların acımasızca ve zalimce kullandığı bir araçtır. Sadece bir kaç litre petrol için binlerce hatta milyonlarca masum insan ölüyor. Savaşın olduğu bir yerde kim olmak ister ? Genel olarak herkes ''Kimse istemez'' diyecektir çünkü orada belirli bir mutluluk yoktur. Mutsuz olduğunuz bir yerde durmak ister misiniz ? Savaş , oldukca acımasız bir araçtır ve bu gereksiz araç o bölgede yaşayan bütün insanların yaşama hakkını tehdit ediyor. Savaş ortamında iseniz , emin olun bu savaştan sizlerde etkilenirsiniz . Savaşın olduğu yerde yaşama hakkının olması gerçekleşen savaşlara göre çok küçük bir orandır. Savaşların Tek Sorunu ihtiyaçlardan mı çıkıyor. Bazen de siyasi , ekonomik , ve tarihsel bakımdan daha gelişmiş ülkeleri devirmek için kullanılan bu acımasız araç (savaş) tercih ediliyor. Bunu Unutmayalım Kavgayla , Savaşla , Küfürle , Kırıcı Sözle (v.b) ile hiç bir yere varılmaz. Bu gibi sorunları çözmek için konuşmak , tartışmak , eleştirmek gerekir.


    bu cevap yeterli midir bilmyiorum fakat benim katkim bukadar simdilik..

    Savaş, insanların yaşama hakkını elinden almaya kadar ileri boyutlara varır.

    Nice insanlar ölür, niceleri sakat kalır, evsiz barksız kalır, ailesini kaybeder, sevdiklerinden uzak kalır vs vs.

    İnsan yaşamı üzerinde ki tehditlerini saymakla bitiremeyiz herhalde. Televizyonu açıp ana haber bültenlerini 1-2 gün izleyin. Savaş halindeki ülkeler, savaş sonrası ülkelerin durumları ile ilgili haberleri takip edin böylece cevabı siz de bulacaksınız.

    Savaş ekonomik düzeni alt üst eder. Bu da bölge insanlarını doğrudan etkiler. İnsanlar aç susu kalır. İlaç sıkıntısı baş gösterir. Hastalar ilaç hatta hastane bulamaz. Aç kalırlar vs. vs.




  4. Mineli
    Devamlı Üye
    Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştir.İnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir. Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır. Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir. Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır.
    Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur. Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir. Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır.

  5. Ziyaretçi
    Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 maddesinde herkesin yaşama hakkının yasayla korunacağı, yasanın ölüm cezasını öngördüğü bir suçtan dolayı mahkemece verilmiş bir cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimsenin kasten öldürülemeyeceği belirtilmiştirİnsanın sağlıklı olarak doğması, bedensel bütünlüğünü psikolojik-entelektüel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürebilmesi, insan olarak varlığının -tüzesel kişilik yanı ile birlikte- doğa yasalarının zorunluluğundan başka hiçbir dünyevi bağ, önlem, zor yaptırım ile sınırlanmaması, etkilenmemesi, zarara uğratılmaması, yok edilmemesidir Kısaca yaşama hakkı, ‘insanın öldürülmezliği’ hakkıdır Kişinin beden bütünlüğünün doğal ölümüne kadar korunmasına da ‘yaşam hakkı’ denilmektedir Devlet yetkesinin, toplumumuz bireylerinin, ‘yaşama hakkı’konusunda bugüne kadar yüzeysel de olsa bilgisi ve bilinçliliğinin olması, bu anlayış düzeyine ulaşması sağlanamamıştır
    Savaş, yukarıda tanımı yapılan, insanların yaşama haklarına, varlıklarını sürdürebilme güvencelerine tamamen ayrı ve aykırı bir durumdur Hangi sebeple olursa olsun savaşlar masum insanların ölmesi ve öldürülmesi, yaşama haklarının ellerinden alınması demektir Bir ülke veya bölgede çıkacak bir savaş, o bölge veya ülke insanlarının her an ölme ve öldürülme tehdit ve tehlikesi altında olmaları sonucunu doğuracaktır

  6. Ziyaretçi
    bence kimse kimsenin hayatına karışımaz

  7. Ziyaretçi
    e bunun devamı nerede

  8. Ziyaretçi
    Devamı yok mu:( ne üzücü :( :(

  9. Ziyaretçi
    eeeee deva mı yok mu keşke olsaydı.

  10. Ziyaretçi
    benim işie yaradı sağolun

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


savaşın yaşama hakkını tehditi ile ilgili yazı,  savaşın yaşama hakkını tehditi ile ilgili poster