+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Konuları Forumunda Borç olarak verilen paranın zekatı nasıldır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Borç olarak verilen paranın zekatı nasıldır








    Borç olarak verilen paranın zekatı nasıldır?

    Alacaklı olan kişi borç olarak verdiği malın zekatını ne zaman ödemelidir?







  2. Gebzeberkay
    Devamlı Üye





    Alınacak borcun zekatı ele geçtikten sonra farz olur


    Alınacak borcun zekatı ele geçtikten sonra verilebilir, ele geçmeden vermek farz kılınmamıştır. Zira zekatın farz olmasının şartlarından biri de nisaba tam malik olmaktır.
    Zekatın farz olmasının şartlarından birisi de, temellük yani kişinin mala tam sahip olmasıdır.
    Tam temellük, malın kişinin elinin altında bulunmasıdır. Mal, bulunduğu halde, kişinin elinin altında olmazsa, (eline almadan önce, kadının kocasında olan mehri gibi) veya mal elinde oldu-ğu halde, kişi ona tam sahip olmazsa, (mükatep veya borçlu gibi) bu gibi kimselere zekat vermek farz olmaz. (El İhtiyar)
    İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye (ra) göre, borçlar üç mertebededir :
    a)- Zayıf Alacaklar: .Bunlar, vasiyyet gibi, asla hiç bir şeyin karşılığı olmayan borçlarla; mehir, muhalaa, dem-i amd'den musâla-ha, diyet ve kitabet gibi mal olmayan şeylerin bedelleri olarak sabit ve hasıl olan ve talep edilen borçlardır. Bunlar, alınıp, üzerinden 1 bir yıl geçmedikçe, zekatlarının verilmesi gerekmez.
    b)- Vasat Alacaklar: Ticaret malları veya hayvanlar gibi olmayan malların bedelleri (yani, havaic-i asliyeden olan, yenilen, içilen, giyilen ve benzeri malların bedelleri ile, kiralanan ev ve akarların ücretleri gibi şeylerden dolayı olan alacaklar, Vasat Alacaklardır. Sahih olan rivayete göre, bu borçların bir sene geçmesinden sonra, alınan nisab miktarının zekatı verilir.
    c.- Kuvvetli Alacaklar: Ticaret mallarının bedeli (yani, yanında bir- sene baki kalarak zekatı lazım gelen paralar, emsali mallar ve sevâimin" bedeli olan alacaklar da, Kuvvetli Alacaklaradır. Bunların miktarı, nisaba baliğ olur ve üzerinden de bir yıl geçerse, alındığı zaman zekatı yerilir.
    Emin bir kişide alacağı bulunan, dilerse alacağının zekatını elindeki hazır paradan verebilir
    Alınabilecek bir para, hazır para gibidir. Onun için emin bir alacağın zekatı hazır paradan verilebilir. (Camiu's-Sağir)





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Borç olarak verilen paranın zekatı nasıldır



    Zekât, lügatta temizlemek, çoğalmak ve büyümek mânalarına gelir. İslâmî ıstılahta ise, şer'an zengin sayılan bir müslümanın, seneden seneye malının belli bir miktarını müslüman fakirlere Allah rızası için temlik etmesidir. (Temlik: Verilen zekâtı fakirin mülkiyetine geçirmesi demektir.) Kulların kulluktaki sadakatlarına delâlet etmesi cihetiyle, zekâta "sadaka" da denilmiştir. Ancak sadaka tabiri, zekâttan daha umumîdir. Vâcib ve nâfile tasadduklara da şâmildir. Zekât vermeye tezkiye, zekât verene ise müzekkî denilir.
    Zekât, İslâmın 5 rüknünden birisidir. Namaz, oruç gibi farz-ı ayındır. Ancak onlar gibi bedenle değil mâl ile yapılan bir ibâdettir. Hicretin ikinci senesinde farz kılınmıştır.
    Zekât, Kur'ân-ı Kerim'de 34 yerde zikredilmiştir. Farziyyeti, 6 yerde, namaz ile birlikte tekrar edilen şu âyet-i kerîme ile sâbittir.
    "Namazı kılın, zekâtı verin" (El-Bakara, 43, 83, 110; en-Nûr, 56; Müzzemmil, 20; en-Nisâ, 77).
    Bu da İslâm'ın, dinî vecibeler içinde namazdan sonra en büyükehemmiyet ve kıymeti zekâta verdiğini gösterir.
    Gerçekten de namaz, dinî hayatın direği, İslâmî yaşayışın te'minatıdır. Zekât ise, sosyal hayatın istinad noktasıdır. Namaz kılınmayan bir cem'iyette islâmî hayat ve dinî yaşayış zayıflayıp sönmeye yüz tutacağı gibi, İslâmın zekât emrinin tatbik edilmediği bir toplumda da ictimaî huzur, ferdler arasında birlik ve beraberlik, dirlik ve düzenlik sağlanamaz. Fakir ve zengin sınıflar arasında dayanışma ve yardımlaşma ortadan kalkar; sevgi ve saygı duyguları yok olur. Ferdler birbirlerine düşman hâle gelir. Günümüz toplumlarının hâli buna açık bir delildir.
    Şu halde namaz ve zekât, cem'iyette biri dinî, diğeri de içtimaî hayatı düzenleyici ana unsurlardır.





+ Yorum Gönder