+ Yorum Gönder
Her Telden Eğitim Konuları ve Soru Cevap Konuları Forumunda Türkiye'de idam cezası neden kaldırıldı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye'de idam cezası neden kaldırıldı








    Türkiye'de idam cezası neden kaldırıldı?







  2. @BDULL@H
    Yeni Üye





    Türkiye’de Ölüm Cezasının Kaldırılması Süreci
    Prof. Dr. Füsun SOKULLU-AKINCI
    I. Neden Ölüm Cezası Kaldırılmalı?
    Uzun yıllar, ölüm cezasının neden kaldırılması gerektiği konusunda yazılar yazdım1 ve dersler verdim.2 Yargıç Brennan’ın da belirttiği gibi, “ölüm cezası insan onuru ile bağdaĢmaz çünkü bu ceza, insan ırkının üyelerine oynanacak ve ıskartaya çıkartılacak insan dıĢı nesnelermiĢ gibi muamele eder.”3 Diğer taraftan, hümanizm, suçluların ve diğerlerinin asgari düzeyde acı çekmesini amaçlar.4 Ölüm cezası kesinlikle insan haklarına aykırıdır. Diğer cezai yaptırımlar da aynı Ģekilde. Örneğin, kiĢileri özgürlüklerinden yoksun bırakmak da insan haklarına aykırıdır. Öyleyse, hapis cezasını da mı kaldırmalıyız? Her ne kadar yeni eğilim, suçluları para cezasına çarptırmak ise de; hapis cezası hala, cezai yaptırımların temel direğidir; zira suçluyu rehabilite etmeyi amaçlar. Bu nedenle, benim en çok ilgili olduğum husus, ölüm cezası ile bağlantılı olarak cezai yaptırımların amacı oldu. Bir ceza hukuku akademisyeni olarak, cezai yaptırımın temel varlık sebebinin, suç iĢlenmesini önlemek ve böylece suçu azaltmak olduğu gerçeğini her zaman vurguladım. Bu; örneğin, rehabilitasyon yoluyla suçluyu tekrar suç iĢlemekten caydırma ve ibret olma yoluyla toplumu genel olarak caydırma gibi gerek özel gerekse de genel önlemeyi kapsamaktadır.5 BaĢka bir deyiĢle, Ģu iki amacı taĢıması halinde ceza verilmesi meĢrudur: suçun azaltılması ve toplumun ceza yasalarına uymaya mecbur etme.6 Bugün biliyoruz ki, alkollüyken araba kullanma, hızlı Ģekilde araba sürme ve sigara içme gibi birçok zararlı fiil, ölüme neden olur, ancak bu durum, insanları hızlı ya da alkollü Ģekilde araba kullanmaktan ya da sigara içmekten alıkoymamaktadır.7 ÖYLEYSE, NEDEN ÖLÜM CEZASI ĠNSANLARI SUÇ ĠġLEMEKTEN CAYDIRSIN?
    Bu nedenle, ölüm cezası, modern bir cezanın taĢıması gerektiği özellikleri taĢımamaktadır. Cezai yaptırımlar, suçluyu rehabilite etmeyi ve topluma tekrar kazandırmayı amaçlar. Beccaria’nın yıllar önce Ģu cümlelerle belirttiği üzere ölüm cezası bu amacı gerçekleĢtiremez: “la pena di morte non ha mai resi migliori gli uomini”8 yani, ölüm cezası insanı asla daha iyi yapamamıĢtır. Ġnsan yaĢamını sona erdirerek bunu nasıl yapabilir ki?
     Bu bildirinin çevirisi Ġ. Ü. Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı AraĢtırma Görevlisi Dr. Gülay Arslan Öncü tarafından gerçekleĢtirilmiĢtir.
    1 SOKULLU-AKINCI, Ceza Yaptırımı, Ġstanbul, 1994 (Doçentlik tezi);
    ĠÇEL/SOKULLU-AKINCI/ ÖZGENÇ/ SÖZÜER/ MAHMUTOĞLU/ÜNVER, Yaptırım Teorisi, Ġstanbul, 2002, s. 49-62.
    2 SOKULLU-AKINCI, “Purpose of Punishment and Death Penalty”, Annales de la Faculté de Droit d’Istanbul, Vol. XXXII, No.48, 1998, s.271-275.
    3 SALZBURG/DIAMOND et al., Criminal Law, Virginia, 1994, s.140.
    4 BECCARIA, dei Delitti e delle Pene, Milano, 1973, s. 53-55.
    5 SOKULLU-AKINCI, Kriminoloji, 6. bs., Ġstanbul, 2009, s.115.
    6 PRINS, Criminal Behaviour, An Introduction to Criminology and Penal System, London, 1982, s.120.
    7 Van den HAAG, Punishing Criminals, Concerning a Very Old and Painful Question, New York, 1975, s. 212.
    8 BECCARIA, s.57.
    2
    Bazı yazarlar, halihazırda sadece hayvanların bedensel olarak cezalandırıldığını, dolayısıyla bedensel cezanın insanları hayvanların seviyesine indirgediğini belirtmektedir. Ġnsan onuru, noli me tangere gerektirir.9 Ben, kiĢisel olarak bunun ötesine geçiyorum ve hayvanlarla yakın iliĢki içinde olan bir kiĢi olarak, hayvanların bile bedensel olarak cezalandırmayı hak etmediğine inanıyorum.
    Diğer taraftan, insan yargısının zayıflığından ötürü, masum insanlar da ölüm cezasına çarptırılabilir. 20. yy’da, Amerika BirleĢik Devletleri’nde 35 kiĢi hata sonucu mahkum edilmiĢtir ve 23 masum kiĢinin ölüm cezası infaz edilmiĢtir. Ġnfazdan sonra gelen masumiyet kanıtı çok geç olacaktır,10 zira ölüm cezası, hataların düzeltilemeyeceği, telafisi mümkün olmayan bir cezadır.11
    Bentham’ın dediği gibi, “en mükemmel Ģekilde değiĢtirilemeyecek/telafi edilemeyecek Ģey ölüm cezasıdır… Diğer cezalar da değiĢtirilemez/telafi edilemez ise de, affedildiklerinde belki tazmin edilebilirler.” Sadece ölüm cezasının telafisi mümkün değildir.12 Bu tür bir eziyet, ceza olmaktan ziyade düĢmanlığın bir göstergesidir.13
    II. Geçmişte Ölüm Cezası
    Birkaç yüzyıl önce, ölüm cezasının infaz yöntemleri inanılmaz vahĢi ve çeĢitliydi: Ġnsanların bağırsakları çıkartılıyordu, kafası kesiliyordu (giyotin), asılıyordu, parçalara ayrılıyordu, kafaları suya batırılıyordu ve iĢkence altında öldürülüyordu.14 Halk, aleni olarak sevinç gösterisi yapıyor ve sanki bu görülecek bir ĢeymiĢ gibi bundan zevk alıyordu. O günlerde, acı çekmek sıradan bir Ģeydi; ağrı kesiciler bilinmiyordu ve hastalar bile korkunç acılar çekmek zorundaydı. Ancak bugün, modern tıp, acıyı yabancı ve insanlık dıĢı bir Ģey haline getirdi.15 Bu nedenle, bugün artık, suçlular da dahil kimsenin acı çekmesini istemiyoruz, çünkü cezai yaptırımın amacı “cezalandırmak” değildir artık, “rehabilite etmek”tir. Bundan ötürü, hapishaneler, “cezaevi/penitentiary” değil ve fakat “rehabilitasyon kurumlarıdır/correctional institutes”. Ölüm cezasına çarptırılan bir kiĢi rehabilite edilemez16.
    GeçmiĢte, ölüm cezası infazları aleni yapılırdı. Örneğin, Fransızlar, Concorde Meydanında bir platform üzerine bir giyotin kurmuĢtu ve ölüm cezası infazlarına tanıklık etmeleri için halkı davet ediyorlardı17. Aynı durum, 1965 yılına kadar Türkiye için de geçerliydi. Ölüm cezası infazları aleni yapılıyordu. Çocukluğumda, infazlar, Sultanahmet Camii’nin bulunduğu Sultanahmet Meydanında yapılıyordu. Asılı bedenler, ibret olsun diye orada bırakılıyordu.
    9 Van den HAAG, s. 201.
    10 Van den HAAG, s. 212-219.
    11 TANER, Ceza Hukuku Umumi Hükümler, Cilt 1, Ġstanbul, 1953, s. 590.
    12 BENTHHAM, The Principles of Morals and Legislation, NY, 1948, s. 200.
    13 BENTHHAM, s. 197; ERMAN (S), “VahĢi ve Ġlkel Ġntikam”, Milliyet Gazetesi, 12 Nisan 1995, s. 20.
    14 SUTHERLAND, Principles of Criminology, Chicago, 1947, s. 335, 347.
    15 Van den HAAG, 202.
    16 ARTUK, “Ölüm Cezası”, Prof. Dr. Jale Akipek’e Armağan, Selçuk Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Konya, 1991, s.174.
    17 BERNS, s. 76.
    3




  3. @BDULL@H
    Yeni Üye
    III. Türkiye’de Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Giden Yol Uzun Bir Yoldu
    Ölüm cezası sadece, kaldırılan Türk Ceza Kanunu’nda bulunmuyordu. Askeri Ceza Kanunu’nda (1930), Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’da (1932), Orman Kanunu’nda (1956) ve benzer Ģekilde Ceza Ġnfaz Yasası’nda da bulunuyordu. 1924, 1961 Anayasaları’nda ve yürürlükteki Anayasa’da (1982) da ölüm cezasına iliĢkin maddeler vardı.
    Daha sonra, 1926 tarihli Ceza Kanunu’nda yapılan her değiĢiklikle, ölüm cezasına iliĢkin çeĢitli hükümler, ömür boyu hapis cezasına çevrilmiĢtir. Ölüm cezasının tamamen kaldırılmasında önce, ölüm cezası öngörülen 25 suç vardı ve 1984’ten itibaren Türkiye’de hiçbir ölüm cezası infaz edilmemiĢtir çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM, yasama organı, Türk Parlamentosu) tarafından onaylanmamıĢtır. BaĢka bir deyiĢle, yasalarda ölüm cezasının bulunmasından ötürü, yargılama sonucunda kiĢiler ölüm cezasına çarptırılabiliyordu ve bu cezanın infaz edilebilmesi için TBMM’nin onayı gerekiyordu. Ancak, 1984’ten itibaren ölüm cezası infazları TBMM tarafından onaylanmamıĢtır. BaĢka bir deyiĢle, ölüm cezasının infazının kaldırılması yönünde Türkiye’de de facto bir eğilim vardı.
    Türk Ceza Kanunu’ndaki bir diğer geliĢme, ölüm cezası öngören maddelerin sayısının yavaĢ yavaĢ azaltılması olmuĢtur18. Örneğin, 1990 yılında19, 13 maddedeki ölüm cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilmiĢtir, daha sonra 3 maddede daha bu yapılmıĢtır, böylece Türk Ceza Kanunu’nda 13 maddede ölüm cezası kalmıĢtır20.
    2001 yılında, Avrupa Birliği’ne uyum süreci bağlamında, Anayasa Madde 38 de dahil olmak üzere çeĢitli Türk yasalarında değiĢiklikler yapılmıĢtır21. Esasında, Anayasa Madde 38’e, “savaĢ, savaĢ tehdidi ve terör suçları” hariç ölüm cezası verilmeyeceğini içeren bir paragraf eklenmiĢtir. Belirtilmelidir ki, bu paragraf, Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi, Ölüm Cezasının Kaldırılmasına ĠliĢkin Protokol No. 6’ya tam olarak uygun değildi, çünkü terör suçlarından da bahsediyordu. Esasında, Türkiye’nin bu Protokolü imzalayıp onaylamasının uzun sürmesinin nedeni, Türkiye’deki terör suçlarının yoğunluğuydu; ölüm cezasının terör suçları üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğu düĢünülüyordu22.
    Anayasal değiĢiklikten sonra, 2002 yılında, ilgili yasalarda diğer değiĢiklikler yapıldı ve ölüm cezasının yerini ağırlaĢtırılmıĢ hapis cezası aldı.
    Ulusal hukuktaki bu düzenlemeleri takiben 2003 yılında Türkiye, “savaĢ zamanı ve yakın savaĢ tehdidi” dıĢında ölüm cezasını kaldıran ve 1985 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi, Ölüm Cezasının Kaldırılmasına ĠliĢkin Protokol No. 6’yı imzaladı23
    18 ĠÇEL/SOKULLU-AKINCI/ ÖZGENÇ/ SÖZÜER/ MAHMUTOĞLU/ÜNVER, Ġçel Suç Teorisi, Ġstanbul 2002, s.57.
    19 3679 sayılı Yasa, 21 Kasım 1990.
    20 Ayrıntılı bilgi ve tablolar için bkz., GEMALMAZ, Türkiye’de Ölüm Cezası, Cilt 1, s. 117-119; Ayrıca bkz., GEMALMAZ, “The Death Penalty in Turkey (1920-2001): Facts, Truths and Illusions”, Criminal Law Forum 13: 91-122, 2002; CENTEL, Türk Ceza Hukukuna GiriĢ, s. 519-524.
    21 4709 sayılı Yasa, 3 Ekim 2001(24556 sayılı ve 17 Ekim 2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıĢtır).
    22 Aksine, cezalandırma korkusu terör suçlarında ve ihtirasi suçlarda caydırıcı bir etkiye sahip değildir.
    23 15 Ocak 2003.




  4. @BDULL@H
    Yeni Üye
    Avrupa Konseyi, ölüm cezasını tamamen kaldıran Protokol No. 13’ü 3.5.2002 tarihinde imzaya açtı ve 2003 tarihinde yürürlüğe girdi25. Bunun benim üzerimde iki etkisi oldu: Öncelikle, insanlığın yöneldiği doğrultudan ötürü çok mutlu oldum, ikinci olarak ise bir umutsuzluk hissettim. Protokol No.6’yı imzalamak ve onaylamak çok uzun bir zaman aldı, Ģimdi de Protokol No. 13 vardı. Ancak, Türkiye, Protokol No.13’ü 9 Eylül 2004 tarihinde imzaladı.
    Bu arada, Türk Anayasası’nda bir değiĢiklik daha yapıldı26. Bunu takiben, yasalarda27 diğer değiĢiklikler yapıldı ve ölüm cezası, biri hariç tüm yasalardan kaldırıldı. Nihayet, 2005 tarihli yeni Ceza Kanunu28, ölüm cezasına hiçbir Ģekilde yer vermeyerek tüm endiĢelerimize bir son verdi. Protokol No. 13 ise, 20 ġubat 2006 tarihinde onaylandı ve 1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe girdi.
    SONUÇ
    Ölüm cezasının kaldırılması gerçekten de, Türkiye için uzun bir yol olmuĢtur, ancak nihayetinde baĢarılmıĢtır. 1984’ten itibaren hiçbir infazın gerçekleĢtirilmemiĢ olması iyiye iĢaretti. Diğer taraftan, infazlara genel olarak baktığımızda, ağırlıklı olarak askeri yönetimler döneminde gerçekleĢtirilmiĢ görünmektedir29. Kamuoyunun ve TBMM’nin ölüm cezasına karĢı olduğu sonucuna ulaĢabilir miyiz? Kamuoyu konusunda emin değilim, çünkü seçimler aksini gösteriyor. Esasında, Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi, Ölüm Cezasının Kaldırılmasına ĠliĢkin Protokol No. 6 ile Ölüm Cezasının Her KoĢulda Kaldırılmasına ĠliĢkin Protokol No.13’ün imzalanması ve onaylanması arasında Türkiye’de oldukça uzun bir süre geçti. Bazı meslektaĢlarım, ölüm cezasının uzun bir süre mevzuatta kalmasının, her ne kadar ölüm cezası infaz edilmese de, Türkiye’de yaĢanan Ģiddetli terör eylemleri bakımından caydırıcı bir önlem olduğunu ifade etmiĢtir30. Özellikle bu günlerde, bazılarının, terör suçları için ölüm cezasının Türk sistemine yeniden dahil edilmesi konusunda ısrar etmesi, halkın, ölüm cezasına gerçekten karĢı olup olmadığı noktasında beni meraklandırmaktadır.
    Son bir eleĢtirim var: Nihai kontrolü yapmak için Türk mevzuatına son kez bakmak istedim ve ĢaĢırtıcı bir Ģekilde, Türk Askeri Ceza Kanunu Madde 1 ve Madde 20’nin hala ölüm cezasından bahsettiğini bulguladım. Türk Anayasası Madde 38 ve 90 ile Türk Ceza Kanunu Madde 5 dikkate alındığında, Türk Askeri Ceza Kanunu’nun bu maddeleri aslında geçersiz ve uygulanamazdır. Bu nedenle, Türk yasaları konusunda az bilgisi olanlar bakımından daha açık olabilmek için, bir tarafta, suçlar ve cezalar konusundaki ilkeleri düzenleyen Türk Anayasası Madde 38 paragraf 9’da, “ne ölüm cezası ne de genel müsadere bir ceza olarak verilemez” denilmektedir. Türk Anayasası’nın milletlerarası andlaĢmaları uygun bulma baĢlıklı 90. Maddesinin 5. paragrafında, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuĢ milletlerarası andlaĢmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne baĢvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuĢ temel hak ve özgürlüklere iliĢkin milletlerarası andlaĢmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler
    24 4 Haziran 2003.
    25 3.5.2002 tarihinde imzaya açılmıĢ ve 1.7.2003 tarihinde yürürlüğe girmiĢtir.
    26 5170 sayılı ve 7 Mayıs 2004 tarihli Yasa.
    27 5218 sayılı ve 14 Temmuz 2004 tarihli Yasa.
    28 1 Haziran 2005.
    29 GEMALMAZ, (Death Penalty…) s. 517-524.
    30 GEMALMAZ, Türkiye’de Ölüm Cezası, Cilt I, s.117-119.
    5
    içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuĢmazlıklarda milletlerarası andlaĢma hükümleri esas alınır.” denilmektedir.
    Diğer taraftan, Türk Ceza Kanunu Madde 5’te, “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” denilmektedir. Bu hüküm, diğer cezai düzenlemelerin Türk Ceza Kanunu’na uygun olması yükümlülüğü getirmektedir, genel hükümlerin hepsine uygulanması yükümlülüğü getirmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun genel kısmı, Madde 45’teki cezai yaptırımları Ģöyle belirtmiĢtir: “Suç karĢılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır. ” Dolayısıyla, ölüm cezası da dahil diğer cezai yaptırımlar uygulanamaz.
    Bu nedenle, Türk Askeri Ceza Kanunu Madde 1 ve 20, esasında geçersiz ve uygulanamazdır, ancak sistemdeki varlıkları utanç vericidir.

+ Yorum Gönder


idam neden kaldırıldı,  türkiyede idamın kaldırılması nedenleri,  idam cezası neden kaldırıldı