+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Motorların calışma prensibi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Motorların calışma prensibi








    Mrh ben bilgisayar programcılıgı 1.sınıf ögrencisiyim temel elektronik dersinde hocamız motorların çalışma prensbini araştırın dedi bana yardımcı olursanız çok sevinirim







  2. HARBİKIZ
    Moderator





    MOTOR SİSTEMİ

    İçten yanmalı motorlar yakıtı silindirlerin içinde yakarlar ve yanmanın yada "patlamanın" sağladığı enerjiyi aracınızı hareket ettiren dönme gücüne çevirirler. Bu motorların çeşitli tipleri vardır: iki yada dört zamanlı pistonlu motorlar, gaz türbinleri bunlara örnek verilebilir. Dört zamanlı motorlar ise adeta otomotiv alanında tek kullanılan uygulama olmuştur.
    Motor otomobilinizin kalbidir. Yakıtı otomobili hareket ettiren kuvvete dönüştürür. Çalışması için yakıtına temiz hava, soğutmasına su, yakıtını ateşlemeye elektrik (kendisi elektriğini kendi üretir), yağlanmasına yağ gereklidir. Bir akü ve marş motoru çalıştırmak için gereken parçalardır.
    1900deki New York Oto Show'da ziyaretçiler büyük çoğunlukla elektrikli otomobili tercih ettiler. O sıralar bir çoğu bnezinli motorların verimli ve uzun ömürlü olacağını düşünmüyordu. İnsanlar benzinli otoların patlayacağını sanıyordu.
    Tipik bir otomobil motorunun her silindirinin bir "pistonu" vardır ve bu piston da silindirin içinde aşağı yukarı hareket eder.
    Herbir piston "kranka" "piston kolu" ile bağlanır.
    BEYGİR (KUVVETİ)
    "Beygir", bir aracın mekanik bir işi yapma gücüne denir. Kısaltması hp dir. Tam tarifi yaklaşık 13,000 kg yükü dakikada 30 cm kaldıracak kuvvet miktarıdır.
    MOTOR YAĞI DERECELERİ
    Yağ derecesi (ağırlığı), veya "viskosite", yağın ne kadar kalın yada ince olduğunun göstergesidir (ince yağ kalın yağa göre daha akıcıdır, yani ayçiçek yağı ile zeytinyağı arasındaki incelik kalınlık farkı gibi). Society of Automotive Engineers (SAE) tarafından öngörülen ısı şartları ise 0 derece Fahrenheit (düşük) 210 derece Fahrenheit (yüksek).
    SAE'nin düşük derece şartlarını karşılayan yağlar viskosite derecesinin takiben bir W harfi taşırlar (örnek: 10W), ve yüksek dereceleri karşılayan yağlarda ise harf bulunmaz (örnek: SAE 30). Bir yağın viskosite derecelendirmesi yağı belli bir dereceye kadar ısıtıp, belli bir ölçüdeki delikten akmaya bırakılmasıyla yapılır. Viskosite, o delikten akma zamanının uzunluğuyla kararlaştırılır. Eğer çabuk akarsa düşük derece alır. Ağır akan yağlar ise yüksek derecelendirme alırlar.
    Motor yağları, motorlar soğukken çalışabilmeleri için yeterince ince, ve motor ısındığında ise yağlamayı sağlayabilmeleri için yeterince soğuk olmalıdır.
    Motorunuzun yağını değiştirirken aracınızı üreten firmanın tavsiyelerinin dışına çıkmayın.
    CONTALAR
    Conta ve keçeler sıvıların ve gazların motordan sızmalarını önlemek için kullanılır (yağ, yakıt, antifriz, yakıt buharı, egsoz, v.s.).
    Silindir kapağı soğutma sistemindeki suyu ve yanma basıncını aynı anda içinde tutmalıdır. Çelik, bakır ve asbestten yapılmış contalar silindir kapağı ve motor bloğu arasında kullanılır. Motor ısıma ve soğuma ile genleşip, büzüldüğü için eklem yerlerinden sızıntı ve kaçakların oluşması an meselesidir. Bunun için contalar yumuşak ve genişleme ve büzülmeyi karşılayacak kadar esnek olmalıdır. Ayrıca birleşim noktalarındaki her tür düzensiz yüzeyin farklılığınıda karşılamaları lazımdır.
    DÖRT ZAMANLI MOTORLAR
    1876, Dr. Otto adındaki Alman mühendis dört zamanlı diye anılan ilk motoru yaptı. "Dört zaman"ın anlamı, bir dönüş sağlamak için motorun ihtiyacı olan dört piston hareketidir. Bir dönüş için krankın iki tam tur yapması gerekir.
    İlk zaman yada vuruş; emme vuruşudur. Piston silindirde aşağı doğru hareket eder ve silindirin içinde kısmi bir vakum yaratır. Hava ve yakıttan oluşan bir karışım atmosfer basıncınında yardımıyla içeri dolar (emilir), artık silindirin içindekinden daha fazla bir basınç vardır. Bu vuruşta, eksoz supabları kapalıdır.
    İkinci vuruş ise kompresyon (sıkıştırma) vuruşudur. Piston silindirin içindeher iki supap kapalı halde yukarı doğru hareket eder. Hava ve yakıt karışımı sıkışır ve basınç artar.
    Üçüncü vuruş ise kuvvet vuruşudur. Kompresyon vuruşunun sonuna doğru hava ve yakıt karışımı bujiden gelen elektrik karışımı ile ateşlenir. Meydana gelen patlama ısıda artmaya sebep olur ve pistonu aşağı itecek kuvvette bir basınç sağlanır.
    Son olarakda, egzos vuruşu, piston tekrar yukarı hareketlenir ve yanmış gazları silindirden dışarı egzos sistemine doğru iter. Bu devir motor çalıştığı müddet tekrarlanır.
    MOTOR BİÇİMLERİ
    V-TİP MOTORLAR
    V-tip motorlarda birbirlerine 90 derecelik açıyla duran iki sıra silindir bulunur. Avantajları; kısa olmaları, ağır krankı, alçak olmalarıdır. Bu tip motorlar yüksek kompresyon sağlardıkları gibi sarsıntıya dirençlidirler.
    ROTOR TİPİ MOTORLAR
    Rotor tipi motorların pistonları yoktur,iki tane rotor kullanırlar, küçüktürler. Merkezdeki rotor tek yönde döner ama dört vuruşun herbirini etkili biçimde yerine getirir.
    DÜZ MOTORLAR
    Düz motorlar aynı V-tip motorlar gibidirler(90 derecelik açı yerine 180 derecelik açı ile dururlar). Dik alanın kısıtlı olduğu yerlerde kullanmak için idealdirler.
    ÜSTTEN EGZANTRİKLİ MOTORLAR (OHC)
    Bazı motorların "camshaft-egzantrik mil"i silindir kapağının yukarısında, yada üstündedir (silindir bloğunun içinde olacağına). Bu sistemin avantajı kolların ve itici çubukların ilave ağırlıklarını ortadan kaldırmasıdır.
    Yeni olduğu sanılan bu teknik gerçekte Wilkinson Motor Car Company tarafından ilk defa 1898 de uygulanmıştır.
    ÜSTTEN ÇİFT EGZANTRİKLİ MOTORLAR (DOHC)
    Bu tip motor OHC motorla aynıdır tek farkı çift egzantrik milli olmasıdır.
    ÜSTTEN SUPABLI MOTORLAR (OHV)
    Üstten süpablı motorlarda süpaplar yanma odasının üstünde silindir kapağına monte edilmiştir. Bu tip motorların egzantrik mili motor blokuna monte edilmiştir ve supaplar itici çubuklarla açılıp kapanır.
    ÇOK SUPABLI MOTORLAR
    Bütün motorlarda birden fazla süpap vardır. "ÇOK SÜPAP" bu tip motorların silindir başına birden fazla emme yada egsoz süpabı olduğu anlamına gelir.
    TIMING
    Timing (zamanlama) ateşleme yapacak kıvılcımın çakmasına, veya motor supaplarının açılıp kapanmasına denir. Timing zinciri yada egzantrik zinciri ise krank ve egzantrik mili arasındaki bağlantıyı sağlayarak bu işlemi gerçekleştirir.
    VAKUM SİSTEMİ (ÖNEMİ)
    Motorlar vakum sistemi ile çalışırlar. Vakum (hava boşluğu) dışındaki atmosfer basıncı içerdeki basınçtan fazla olan alanlarda oluşur. Birşeyin içindeki basıncı düşürmek emme hareketine sebep olur. Örneği bir kamışla kolanızı içerken havanın atmosfer basıncı bardağın içinde kolayı iter ve ağzınıza doğru iter. Aynı prensip motorunuz içinde geçerlidir. Piston silindirin içinde aşağı doğru inerken atmosfer basıncını düşürüp bir vakum oluşturur. Bu vakumda dışardan hava ve yakıt karışımını yakmak için çeker. Yaratılan bu vakum yakıtı emmenin haricinde başka fonksiyonlarada sahiptir.
    Çalışan bir motor karbüratör ve emme manifoldunun bir "vakum kuvveti" oluşturmasına sebep olur ve bundanda daha başka araçlar yararlanır.
    Vakum ayrıca ateşleme-distribütör vakum-avans mekanizmasındada kullanılır. Kısmi gaz verince vakum ince karışımlara yanmaları için daha fazla zaman verir.
    Krank havalandırma sistemi vakum kullanarak buhar ve egzos gazlarının krank yatağından atılmasını sağlar.
    Emme manifoldunun yarattığı vakum ısıtılmış hava sistemi sağlar buda soğuk olan karbüratörü ısıtır.
    EGR valfi (egzos-gaz dönüşüm sistemi) motorun yarattığı zehirli gazları azaltmak için vakum sistemi kullanır.
    Ayrıca klima ve frenlerimiz de vakumla bir çok olayı gerçekleştirirler




  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Bu motorlara içten yanmalı motor adının verilmesinin sebebi ,yanma olayının motor içerisinde gerçekleşmesindendir. Dıştan yanmalı motorlar da ise dışarıda yanma gerçekleştiğinden bunlara dıştan yanmalı motorlar denilmiştir. Örneğin: Buhar kazanlı motorlar.
    İçten yanmalı motorlarda yanma odasının motorun içine taşınmasıyla birlikte oldukça kompakt motorlar üretilebilmiştir ve otomobillerin oluşması sağlanmıştır. Yakıtların yanması ile oluşan ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinelere motor denir.




  4. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Bağışıklık sistemi vücudun mikroplara ve başka "yabancı" maddelere karşı korunma mekanizmasıdır. Başlıca iki kısımdan oluşmaktadır. Bir bileşeni olan B lenfositler "yabancı" maddelere saldıran ve onları vücuttan uzaklaştıran proteinleri başka bir deyişle antikorları oluşturur. Bu sisteme bazen hümoral bağışıklık sistemi denmektedir. Diğer bileşeni T lenfositleri denilen ve "yabancı" maddelere doğrudan saldırabilen özel beyaz kan hücreleridir. Bu sisteme bazen hücresel bağışıklık sistemi denmektedir. Bağışıklık sisteminini her iki bileşeninin gelişmesi zaman almaktadır. T lenfositlerinin koruyucu rol üstlenmesi, ve antikorların gelişmesi kişi spesifik "yabancı" tehditlere maruz kaldıktan sonra olur. Yaşam boyunca bağışıklık sistemi "tehdit" oluşturan veya "oluşturmayanlar" olarak tanımlanmış maddeler ve mikropları içeren geniş bir kütüphane geliştirir. Aşılanmalar bu süreci kullanarak kütüphaneye katkıda bulunur. Kişinin bağışıklık sistemini zayıflatılmış veya etkinsizleştirlmiş, artık hastalığa neden olamayan bakteriler ve virüslere maruz bırakırlar. Böylece kişinin bağışıklık sistemi onları tanıyacak, kişi ilerde bu mikropların bulaşıcı olan tipleriyle temasa gelirse o kişiyi korumaya hazır antikorlar oluşturacaktır.

+ Yorum Gönder