+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Rufai Şeyhi Muhammed Fethül Marifi kimdir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Rufai Şeyhi Muhammed Fethül Marifi kimdir?








    Istanbulun Kartal semtinde türbesi bulunan
    Rufai $eyhi Muhammed Fethül Maarifi hz.nin
    Kim oldugunu bilen varmidir?
    Bu zatin kimligi hakkinda
    yazarsaniz memnun olurum.
    Adini tasidigi Caminin bitisiginde Türbesi mevcut.
    selamlar







  2. Ziyaretçi





    Rifai tarikatının Marifi kolu kurucusu Şeyh Seyyid Muhammed Fethül Marif hazretleridir.

    Rifailiğin Marifi kolu, ABD hükümetince özerk tarikat olarak tanındı.
    Amerikalı Müslümanların ilgi gösterdiği ekolün başında Şerif Baba var.

    Bildiklerim bu kadar.Fakat kim oldugunu soyunu ve nereden
    istanbula geldigini bulamadim. Kartalda oturanlar muhakkak bilirler.
    selamlar




  3. Ziyaretçi
    arkadasim,
    Fethül Marifi Hz.nin hayati ile ilgili hicbir yazi bulamadim,sadece asagidaki türbesinin adresi var,o adreste üc ayri numara tasiyor.

    2008 yili Hatimle Ramazan teravisi kilinan camilerden
    İstanbul Kartal Marifi Camii Ankara Caddesi No:6 Fatih Çatmakaş Pendik Haseki Eğitim Merkezinde KursiyerAli Öztürk Pendik Haseki Eğitim Merkezinde Kursiyer

    *İstanbul, Kartal, Marifi Camii, Ankara Caddesi No:6,
    *iSTANBUL KARTAL: Marifi Camii, Kordonboyu Mahallesi, Ankara Caddesi No: 94
    *İSTANBUL KARTAL MARİFİ CAMİİ ANKARA CAD. NO:62

    Manisa'daki Rufai Antaki kolu,Kartala Muhammed Fethül Marifi Hz.baglidir.
    Rifailiğin Marifi kolu, ABD hükümetince özerk tarikat olarak tanındı.
    Amerikalı Müslümanların ilgi gösterdiği ekolün başında Şerif Baba var.


    *internet sitelerinden görülecegi üzere,Marifi Camisinin üc ayri Adresi verilmistir.

    nur_34
    Sal 07 Nis 2009, 21:50 Kartal Şeyh Muhammed Fethül Maarif Hazretleri Türbesinin Yanında Bulunan Kabristanlık




  4. Ziyaretçi

    “Kartal’daki Maarifî Tekkesi, Kartal ilçesinde Çavuşoğlu mahallesinde Ankara caddesi üzerinde yer almaktadır Tekke Rufâ’îliğin Maarifî kolunu kuran Şeyh Seyyid Muhammed Maarifî (öl 1824) tarafından tesis edilmiştir Günümüzde kısmen mevcut olan tekkenin 1234/1818’de inşa ettirildiğine dair bazı kayıtlar bulunduğu gibi tevhidhane binasının mimarî özellikleri de bu tarihlere ait olduğunu destekler niteliktedir Diğer taraftan Şeyh Muhammed Maarifî’nin 1785 civarında Mısır’dan İstanbul’a geldiğini ve tekkesini kurduğu rivayet edilmektedir Birçok tarikat yapısının tarihçesinde görüldüğü gibi, burada da şeyh efendinin, başlangıçta yaşadığı evi tekke gibi kullandığı, daha sonra aynı yere tam teşekküllü bir tarikat tesisi inşa ettirdiği tahmin edilebilir Nitekim 1808’de tahta geçen II Mahmud’un Şeyh Muhammed Maarifî’yi ve tekkesine yakınlık gösterdiği, zaman zaman yardımlarda bulunduğu bilinmektedir Rufâ’îliğin piri Seyyid Ahmed Rufaî’nin neslinden geldiği rivayet edilen ve “Fethü’l-Maarif” lakabı ile tanınan Şeyh Muhammed Maarifî’nin bazı tasavvufî şiirleri tespit edilmiştir Yapmış olduğu ictihatlarla Rufaîliğin Maarifî kolunu kurmuş, hayatının sonuna kadar bu yeni kolun âsitanesi ve pir makamı olan tekkesinde irşat faaliyetinde bulunmuş ve tekkenin türbesine gömülmüştür
    Esasen İstanbul’da pek yaygın olmayan, Kartal’daki âsitane dışında Kasımpaşa’daki iki zaviyede faaliyet gösteren Maarifî kolunun, Vak’a-i Hayriye’den (1826) sonra lağvedilen, tekkeleri kapatılan ya da yıktırılan ve sıkı bir takibata maruz kalan Bektaşîlerden bir kısmının Rıfaî kisvesine bürünmesi sonucunda ortaya çıktığı bile ileri sürülmüştür Ancak tekkenin Vak’a-i Hayriye’den önce tesis edilmiş olması bu iddiayı geçersiz kılmaktadır
    Şeyh Mehmed Maarifî’den sonra tekkenin meşihatı oğlu Şeyh Seyyid Ali Sabit Efendi’ye (öl 1863) intikal etmiştir Sabit Efendi’nin Kasımpaşa’da, günümüzde Kulaksız Mahallesi’ne katılmış bulunan İbadullah Mahallesi’nin sınırları içinde, Kartal’daki âsitaneye bağlı bir Maarifî zaviyesi tesis ettiği ve bu zaviyenin postuna oğlu Şeyh Seyyid Mehmed Efendi’yi (öl 1892) oturttuğu anlaşılmaktadır “Maarifî-i Sânî olarak anılan Şeyh Mehmed Efendi babasının vefatı üzerine Kartal’daki âsitanenin meşihatını üstlenmiş, Kasımpaşa’daki zaviyenin meşihatını da oğlu Şeyh Seyyid Hüseyin Tâhâ Efendi’ye bırakmıştır Kartal’daki âsitanenin son şeyhi ise Maarifî-i Sânî’nin diğer oğlu olan Şeyh Seyyid Hasan Tâsîn Efendi’dir (öl 1927)
    Kasımpaşa’daki diğer Maarifî zaviyesi ise Şeyh Mehmet Maarifî’nin halifelerinden Şeyh Ali Kuzu (öl 1815) tarafından Çürüklük semtinde tesis edilmiştir Kuruluşunda mimari programının geniş tutulduğu ve tevhidhane, türbe, harem, selamlık, derviş hücreleri, mutfak vb bölümlerden oluştuğu bilinen Maarifî Tekkesi’nin binaları 1894 depreminde hasar görmüş, bu tarihten hemen sonra onarım geçirmiştir Tekkelerin kapatılmasından (1925) sonra, son şeyhin ailesi tarafından mesken olarak kullanılmaya devam eden harem dairesi dışında kalan bölümler kaderine terk edilererek harap olmaya yüz tutmuş, 1940’tan sonra tevhidhane ve türbeden başka diğer bölümler tarihe karışmıştır Bâninin torunlarından olan Mehmed Maarifî Yalvaçtorunları 1964 civarında tevhidhane ile türbeyi tamir ettirmiş, çevre sakinlerinin yardımları ile 1976’da tekrar onarılan tevhidhane bu tarihten itibaren cami olarak kullanılmaya başlamış, son olarak da 1980’de türbe onarım geçirmiş, ayrıca tevhidhaneye son cemaat yeri, minare ve şadırvan eklenmiştir Eski İstanbul’un uzak banliyölerinden Kartal’ın güney sınırında, Kartal-Pendik yolu üzerinde, meskûn alanların uzağında inşa edilen ve yakın zamana kadar çevresi bostanlarla kaplı olan Maarifî Tekkesi günümüzde oldukça yoğun bir yerleşme bölgesi ile kuşatılmış bulunmaktadır Tekkenin yerinde, daha önce, Orhan Gazi döneminin savaşçı dervişlerinden, bu semte adını vermiş olan Kartal Baba’nın makamının bulunduğu rivayet edilir Tevhidhane arsanın batısında, Ankara Caddesi üzerinde yer almakta, bunun kuzeyinde türbe ile küçük hazire bulunmakta, ortadan kalkmış olan diğer bölümlerin ise konumları tespit edilememektedir

    Dikdörtgen bir alanı (10,30x8,80 m) kaplayan, iki katlı tevhidhanenin duvarları moloz taş ve tuğla ile örülmüş, üzeri kırma çatı ile örtülmüştür Aslında alaturka kiremitlerle kaplı olduğu tahmin edilebilen çatı günümüzde çinko levhalarla kaplanmıştır Yapı, aynı zamanda ardiye olarak kullanılan bir bodrumun üzerine oturur Tevhidhanenin planı, duvarların sınırladığı dikdörtgenin içine yerleştirilmiş 6,30 m çapında bir daireden meydana gelmektedir Ayinlere tahsis edilmiş olan bu yuvarlak planlı kesim, mihrap cümle kapısı ekseni üzerine ve mihraba teğet olarak yerleştirilmiştir Çatı altında gizlenen, bağdadi sıvalı bir kubbe, iki kat yüksekliğinde bu bölümü taçlandırmakta, dikdörtgen ile dairenin arasında kalan ve ayin mekânını üç yönden (batı, doğu, kuzey) kuşatan iki katlı mahfillerin sınırında, eşit aralıklarla on ikişer adet ahşap sütun sıralanmaktadır Her iki katta da ikisi mihrap duvarına gömülmüş bulunan bu sütunlar daire kesitli olup Dor nizamında başlıklarla donatılmıştır Erkeklere mahsus zemin kat mahfilinin sınırında, sütunların arasında yer alan korkuluklar ile kadınlara ayrılan fevkani mahfilde, aynı şekilde sütunların arasına yerleştirilen kafesler ortadan kalkmıştır Zemin katta, kuzey duvarının ekseninde sepet kulpu biçiminde bir kemere sahip olan giriş, güney duvarının ekseninde yuvarlak kemerli ve yarım daire planlı mihrap yer alır Bu katta güney ve kuzey duvarlarında ikişer, batı ve doğu duvarlarında üçer, üst katta ise her duvarda ikişer pencere açılmış, bütün bu açıklıklar sepet kulpu biçiminde kemerlerle taçlandırılmıştır Kadınlara ait fevkani mahfilin, doğu cephesine açılan bağımsız bir girişi bulunmaktadır
    Dış görünümü ile tek katlı bir meskeni andıran türbe kâgir duvarlı ve çatılı, basit bir yapıdır Dikdörtgen planlı (7,60x6 m) esas türbe mekânının kuzeyinde yine dikdörtgen planlı (2,75x1,60 m) bir giriş bölümü yer alır Küçük bir mihrapla donatılmış ve sepet kulpu biçiminde kemerleri olan toplam sekiz adet pencere ile aydınlatılmış bulunan türbede tekkenin dört postnişini, ayrıca ikinci postnişin Şeyh A Sabit Efendi’nin eşi Enise Hanım (ö 1834), kızı Şerife Hadiye Hanım ve oğlu Şeyh Seyyid Ahmed-i Sayyâd (ö 1856) gömülüdür Türbenin hemen yanındaki küçük hazirede tekkenin bazı mensuplarına ait kabirler vardır

    Tekkenin, ortadan kalkmış olan bölümlerinin, konumları gibi mimari özellikleri de tespit edilememekte, ancak padişahlardan, tekkenin zengin mensuplarından ve Evkaf Nezareti’nden gelen yardımlar sayesinde mutfağın bir imaret ölçeğinde faaliyet gösterdiği şeyh dairesinin, büyük taş merdivenli geniş kapısı üzerinde “Âsitane-i Maarifiyye” yazılı bir kitabenin bulunduğu bilinmektedir
    Ampir üslubunun özelliklerini yansıtan tevhidhane ve türbe binalarında herhangi bir süsülemeye rastlanmaz Maarifî Tekkesi’nin mimari açıdan en ilginç yönü tevhidhanede ayin alanının yuvarlak planlı olarak tasarlanması ve on iki adet sütunla kuşatılmasıdır 6 Tanman’ın madde sonunda verdiği kaynakçadaki eserlerden Osmânzâde Hüseyin Vassâf’ın Sefîne-i Evliyâ adlı eserinde tarikatın Kulaksız ve Kartal’da iki tekkesinin bulunduğu bildirilmektedir Buna göre “1343 sene-i hicriyyesinde (1924-25) İstanbul ve bilâd-ı selâsede mevcûd tekâyâ ve zevâyâdan tarîkat-ı aliyye-i Rufâiyyeye mensup Kulaksız’daki Ma’rûfî Tekkesinin yevm-i mahsûsu Pazartesi gecesidir, şeyhi ise Şeyh Tâhâ Efendi’dir 7 Kartal’daki Ma’rûfî Tekkesinin ise yevm-i mahsûsu Cuma gecesi, şeyhi de Şeyh Yâsîn Efendi’dir ”8 Diğer esere ise bütün gayretlerimize rağmen ulaşma fırsatı bulamadık 9 Kullandığımız bu iki kaynaktan da anlaşılacağı üzere adı geçen tarikatın daha adı konusunda bile bir ittifak bulunmamaktadır Baha Tanman, tarikat adını Maarifî şeklinde verirken, Vassâf, Ma’rûfî’yi kullanmaktadır Amacımız, zâten hakkında yeterli bilgi bulunmayan, bilgi veren tek kaynağın da bu konuda çok önemli boşluk bulunduğunu, yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu bildirdiği tarikat hakkında elimizdeki kaynaklardan hareketle bazı yeni malumâtı bilim âleminin istifadesine sunmaktır


  5. Ziyaretçi
    Bu mubarek zaatlarin 7ci kusagi olarak Hepinizden ALLAH RAZİ OlSUN. Cok yakinda elimdeki bilgileri sizlerle paylasacam gectigimiz kasim ayinda dedelerime lokma hayri ysptim hemen dondum insallah onumuzdeki gunlerde daha teferluatli gorusuruz ALLAHA EMANET OLUN İZMİRDEN. ERTEM

  6. Ziyaretçi
    Selamün aleyküm istansul kartalda'da yatan fethül el maarifi hz.nin beşinci kuşak torunuyum.izmir bayrakli da yim.her sene dedemizin dergahinda lokma hayri yapiyorum.hazret torunu . Hüseyin taha efendi seferihisar siğacik 'ta yatmaktadir. Babaannemin babasi oluyor.dedelerimizden hatira olarak elime geçen el yazisi belgeleri ve eski türkçe matbu kitaplari vs.2000 yilinda görevli hocaya teslim etmiştim.bu sene kütüphade göremedim. şu anda elimde bulunan ecdadimizdan sabit velülullah hazretleri 1291 rumi senesinde el yazisiyla yazmiş olduğu kitap mevcuttur. şeyh el maarif taha torunlarindan rahmetli mustafa adnan 1.12.1961 türkçeye çevirmiş olup baba yadigari olarak saklamaktayim.sizlerden ricam : Internet bilgim zayif olduğundan telefon ile irtibat kuralim. 0535 764 44 70 allah'a emanet olun.

+ Yorum Gönder


şerif baba kimdir,  şeyh muhammed fethül maarif hazretleri,  şeyh muhammed fethul maarif,  şeyh muhammed marif,  seyhmuhammedfeytulkitaplari