+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Histrionik kişilik bozukluğu tedavi süreleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Histrionik kişilik bozukluğu tedavi süreleri








    Histrionik kişilik bozukluğu olan hastanın psikoterapi tedavisi ortalama kaç seans veya kaç hafta sürer.







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Başka birinin desteği yada yardımı olmadan hiç bir şey yapamama

    Nedir

    Bağımlı Kişilik Bozukluğu, başka birinin desteği yada yardımı olmadan hiç bir şey yapamama olarak tanımlanabilir. Ergenliğin ilk zamanlarında ortaya çıkan bu rahatsızlığın temelinde kişinin başkası tarafından korunma ihtiyacı ve bağımsız olmaktan korkması yatar. Bağımlı kişiler genelde yalnız kaldıklarında aşırı derecede rahatsızlık hissederler, çoğunlukla depresyonda ve gergindirler.

    Bu kişiler kendi yeteneklerine güvenmezler ve başkalarının her zaman daha iyi fikirleri olduğunu düşünürler. Birisinden ayrıldıklarında yada kaybettiklerinde çok büyük acı yaşarlar ve ilişkilerini devam ettirebilmek için her tür koşula ve duruma katlanabilirler.

    Bağımlı kişilik bozukluğu olan bireyler genelde pesimist, kendini küçük gören kişilerdir. Başkalarının eleştirilerini kendi değersizlikleri olarak algılarlar. Başkalarının kendilerini yönetmesine ve korumasına ihtiyaç duyarlar. İş hayatlarında sorumluluk gerektiren görevlerden, yöneticilik yapmaktan yada yaratıcılık gerektiren işlerden kaçınırlar.

    Bu kişiler genelde bir başkası için kendi ihtiyaçlarını bir tarafa bırakır, kendilerine yönelik kötü davranışlara katlanır ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Çoğunlukla kontrol eden, zorba, aşırı korumacı ve çocuk gibi davranan insanarla birlikte olurlar. Birlikte oldukları kişiler kendilerine zarar verse bile (şiddet kullanma, sözlü saldırıda bulunma, küçük düşürme, aşağılama vs..) ilişkiye devam ederler çünkü tek başlarına yaşayamayacaklarına inanırlar. Bütün yaşamları boyunca başka insanları rahatsız etmemek yada kızdırmamak için çaba sarfederek geçirirler. Kendi varlıklarından, bağımsızlıklarından ve bireyselliklerinden vazgeçerler.

    Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir ama başlangıcının ergenliğin başlarında geliştiği tespit edilmiştir. Araştırmalar anne – çocuk ilişkisinde aşırı otoriter yaklaşım ile aşırı korumacı davranışların hastalığın oluşumunda büyük etkisi olduğunu göstermektedir. Bu iki yaklaşım şekli kişinin kendi başına hareket edemeyeceğine, başkalarının korumasına ihtiyacı olduğuna ve insanlar ile ilişkisini devam ettirebilmek için her zaman başkalarının isteklerine beklentilerine ve taleplerine uyması gerektiğine dair inancın oluşmasını sağlamaktadır.

    Belirtiler
    1.Kendi başlarına karar verememek
    2.Pasiflik
    3.Kişisel sorumluluktan kaçınmak
    4.Yalnız kalmaktan aşırı derecede korkmak
    5.Bir ilişki bittiğinde büyük acı çekmek ve çaresizlik hissetmek
    6.Normal yaşam gereklerini yerine getirememek
    7.Terkedilme korkusundan başka bir şey düşünmemek
    8.Kritize edilme, kınanma, onaylanmama gibi yaklaşımlarda kolaylıkla incinme
    9.Başka insanlara aşırı derecede bağımlı olmak
    10.Uzun süreli bir ilişki içinde olma ve aşırı derecede sevgi gösterilmesine ihtiyaç duymak
    11.Aynı anda birden fazla insana bağımlı olmak (biri giderse diğerlerini devreye sokmak)

    Tedavi

    Bağımlı kişiler psikoloğa yada psikiyatriste kendi başlarına gelirler fakat şikayetleri aşırı bağımlı olmaları yada kendi kararlarını vermemeleri değildir. Bu kişiler çoğunlukla bağımlı olduklarını bilirler fakat bunun bir problem olduğunu düşünmezler, aksine bağımlı olmaktan hoşlanırlar. Tedaviye genelde sinirlilik, gerginlik yada depresyondan şikayet ederek gelirler.

    Bazı hastalar için sakinleştirci yada antidepresan gibi ilaçlar önerilebilir fakat bu tip hastalar ilaca karşı bağımlılık geliştirebileceklerinden dolayı zararlı olabilir. Hasta insanlara bağımlı olmak yerine bu sefer ilaca bağımlı hale gelebilir.

    Psikoterapi bu hastalar için tercih edilen tedavi yöntemidir ve Psikoterapi ile hastanın yavaş yavaş kendi yaşamlarını etkileyen kararlar almaları sağlanabilir. Sonuçlar genelde uzun süreli tedavi sonucunda gerçekleşir. Başlangıçta bu hastalar tedavisi kolay gibi görünebilirler çünkü bu kişiler ilgili, işbirliği yapan ve minnettar davranan kişilerdir. Tedaviye harfi harfine uyarlar ve doktorun söylediği her şeyi yaparlar. Fakat bir süre sonra hastanın sadece terapiste yada tedaviye bağımlılık geliştirdiği ve her hangi bir şekilde sorumluluk almaya yanaşmadığı görülür. Bu nedenle kişinin tedavi sırasında daha aktif olması gerekir. Bu değişim oldukça zordur ve bağımsız olmanın getireceği tehlikeler ile ilgili fantaziler geliştirmesine yol açabilir.

    Bu kişiler için belli hedeflere yönelik kısa vadeli terapi faydalı olabilir. Kişinin kendine güven geliştirmesi ve daha bağımsız olmaya yönlendirilmesi tedavinin temel hedefidir.




  3. Suskun Karizma
    Devamlı Üye
    Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir, Nasıl Tedavi Edilir


    Asagidakilerden en az besinin varligi ile
    birlikte ,genc eriskinlik doneminde baslayan , kisilerle olan iliskilerde, kendilik algisinda ve duygulanimda tutarsizliklar ve ani durtusel davranislarla karakterize bir durumdur.

    1 -Gercek ya da varsayilabilecek , olasi bir terkedilmeyi onlemek icin cilginca caba harcamak.
    2 -Karsisindakileri asiri buyutup, goklere cikarma ve asiri degersizlestirip, gozden dusurerek, yerin dibine sokma gibi baskalarina asiri deger.degersizlik verme ile giden tutarsiz iliskiler.
    3 -Kimlik karmasasi denilen kendini algilayisinda, arkadaslik, cinsel durum ya da onem verilen kulturel- ahlaki deger anlayisinda degiskenlikler.
    4 -Kendine zarar verme olasiligi fazla olan, 2 ya da daha cok durumda sonunu dusunmeden, aniden yapilan eylemler (aniden cok para harcama, madde kullanimi,hizli ve tehlikeli arac kullanma, birden asiri yemek yeme, onceden dusunulmeyen uygunsuz cinsel davranislar) .
    5 -Tekrarlayan bir sekilde intihar girisimleri, intihar tehditleri, kendi kendine zarar verme (bicak,jilet vs. ile kendi cildini kesme, sigara ile yakma, kafasini , yumrugunu sert yerlere vurma gibi).
    6 -Duygu durumunda asiri tepkililige bagli olarak surekli duygusal degiskenlik hali (saatler icinde degisen surelerde birbirini izleyen ofkelilik, uzuntu, kaygi, sevinc donemleri)
    7 -Kisinin kendisini surekli olarak boslukta hissetmesi .
    8 -Ofkeye hakim olamama (kavga etme, yuksek sesle hakaret,ciglik atma esya kirma gibi).
    9 -Stresle iliskili gelip gecici kendine kotuluk yapilacagi dusunceleri ya da dissosiyatif belirtiler

    Rahatsizligin asal ozelligi karsilikli birebir iliskilerde , kendilik algisi (kendine bakis , kendini kabul edis ve kendini sergileyis) ve duygulanimda tutarsizlik ile iliskileri etkileyebilen ani hesapsiz davranislardir.Bu kisilerde surekli bir ayrilik ve reddedilme fikri yasandigi icin bu gibi bir durumun izlenimi edinildiginde duygulanim, kendilik hissi ve davranislarda onemli farkliliklar yasanir.Ayrilik ya da planlananlarin olusmamasi durumlarinda yogun ofke ve diger belirtiler yasanir. Yalniz baslarina olmaya dayanamaz ve birilerinin varligina gereksinim duyarlar. Bu yalnizligi onlemek icin intihara yeltenebilirler.Birebir iliskilerinde ozellikle karsi cinsten kisilere surekli baglanma, onlari bir eski yunan tanri ya da tanricalari gibi gorup yuceltirler. Iliskilerine cok buyuk iddia ve hedeflerle baslar, gerektiginden fazla ozel hayatlarini paylasir, karsiliginda aynisini beklediklerinden dus kirikligina ugrarlar.Bu kez onlari daha once oturttuklari tahtlarindan indirip gozlerinden dusururler. Bu nedenle arkadasliklari gelip gecici ve firtinali bir seyir izler.Hedefleri, inandiklari degerler, arkadas yapilari, cinsel egilimleri, benimsedikleri gorusler, mesleki heves ve amaclari degiskendir.Devamli olarak kendilerini boslukta hissettikleri icin ugrasip, oyalanacak bir seyler ariyor gibidirler. Karsi taraftan beklediklerini bulamadiklarinda ofkelerini sergiler, sonrasinda bundan dolayi sucluluk, pismanlik, utanc duygulari yasar ve kendilerini degersiz , zayif, kotu hissederler.Bu kisiler icin" insanin kendi kendine ettigini 7 mahalleli etmez "sozu cok uygun duser.Kendilerine maddi ve manevi acidan zarar verir, basladiklarini bitiremezler, "yuzup yuzup kuyruguna gelseler bile".

    Yogun stresli donemlerde halusinasyon
    ,
    dedigimiz varolmayan ses,goruntu vs. gibi algilar,kendi vucuduna ve cevreye yabancilasma gorulebilmektedir.Kendileri ya da cevreye yabancilasma yasayabilirler. Kisisel iliskilerinden ziyade kendilerini terketmeyeceklerini ve gerekli karsiligi alabileceklerini dusundukleri sanal seyler, cansiz nesneler, ya da hayvanlar uzerinden doyum saglamaya calisip, kendilerine guvenli bir liman olusturabilirler.Egitim ve evlilik hayatlari firtinali bir denizde filikayla yolculuk gibidir. Ayrilik,bosanma ve tekrar biraraya gelmeler gorulebilir.

    Eslik eden bozukluklar:
    Depresyon ve distimi
    Alkol-madde kullanim bozukluklari
    Yeme bozukluklari
    Travma sonrasi stres bozuklugu
    Dissosiyatif kimlik bozuklugu
    Diger kisilik boz.

    Toplumda görülme orani:
    Genel nufus icinde % 2-3 oraninda
    ,
    gorulmektedir. Arastirmalara gore hastanede yatanlar arasinda %19 ; ayaktan tedaviyi surdurenler arasinda % 11 oraninda oraninda oldugu gozlenmistir.

    Rahatsizligin cinsiyet- kalitim ozellikleri :
    Toplum geneli ile karsilastirildiginda rahatsizlik gosterenlerin 1. derece yakinlarinda bes kat daha fazla goruldugu saptanmistir.Ailede madde bagimliligi ,antisosyal k.b. ve depresif bozukluklara karsi da daha yuksek bir risk vardir.

    Rahatsizligin olus sebepleri:
    Rahatsizliktaki merkezi serotonin
    ,
    islevindeki azalmanin ofkeli ve durtusel davranislarla iliskili olabilecegi dusunulmustur.

    Bir baska goruse gore de cocuk gelismesinde 1,5-2,5 yas arasi donemde cocugun ayrilma ve kendi basina davranislar sergileyebilme cabalarina annelerinden gelen cezalandirici tavirlarin siddetli ayrilik korkularina yol actigi one surulmustur.Gene benzer bir goruse gore cocuk- ebeveyn iliskisinin erken donemlerindeki bozukluklar ( cocugun yeterli dikkate alinmayip, hislerini ve davranislarini gozardi etmek cocukta uygun, olumlu ve sabit bir benlik hissi olusmasini onleyecek ,surekli destege gereksinim duyacaktir. Ailede duygusal paylasimin olmamasi , aile ici yogun catismalar, kucuk yaslarda ana-baba kaybi, ayriligi, cocugun yasadigi fiziksel ve cinsel tacizler rahatsizliga egilim olusturur.

    Ailesel ozellikleri:
    Bu kisilerin ailelerinde erken donemde ebeveyn
    ,
    kaybi,travmatik ayrilmalar ya da her ikisi yuksek oranda bulunmaktadir.Genellikle her iki ebeveynde de belirgin bir sekilde psikiyatrik sorunvardir. Annelerde karasizlik ve depresyon gozlenirken;babalar ya meydanda yoktur ya da karakter itibariyle yoktur ya da bozuktur.Aileler saldirgan davranislar, alkolizm, fiziksel ya da cinsel tacizler (ki bunlar hastaya da uygulanmistir) nedeniyle yipranmis veya parcalanmistir. Rahatsizlik bosanmis ya da evlatlik verilmis ailelerde daha fazla saptanmistir.

    Hastaligin sureci:
    Rahatsizlik genclik donemi oncesinde konuya dikkat verememe, ogrenme
    ,
    guclukleri ve toplumsal cekilme, sosyal ortamlardan sogukluk ile kendini gostermektedir. Genclik doneminde tum yakinmalar baslamakta, yari sayida vaka ise 40' larindan sonra duzenli bir cevre ve is hayatina kavusabilmektedir. Bununla birlikte cogu egitimini tamamlayamamakta, islerini kaybedip, evliliklerini ya da birlikteliklerini surdurememektedir.Rahatsizlikta intihar tehditleri onemsenmelidir. Bu grup hastalarda % 8-10 oraninda intihar sonucu olum gorulmektedir.




+ Yorum Gönder


histrionik kişilik bozukluğu tedavisi