+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Çocuğun eğitim hakkı nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çocuğun eğitim hakkı nedir








    çocuğun eğitim hakkı nedir?







  2. Gülden
    Devamlı Üye





    çocuğun eğitim hakkı nedir

    Eğitim bireyin kendisini geliştirmesi ve yeniden üretmesi sürecinin bir parçasıdır. Eğitim bireyde olduğu kadar toplumda da benzer sürecin gerçekleşmesini sağlar. Bu nedenle eğitim, bireyi ve toplumu ilgilendiren iki yönlü bir süreçtir. Ayrıca eğitim kendi başına özel bir hak olmasının yanı sıra insan haklarının gerçekleşmesi için toplumsal dinamiklerin vazgeçilmez bir aracıdır. Ayrıca, ekonomik ve sosyal olarak toplum dışına itilmiş yetişkin ve çocukların, kendilerini yoksulluktan kurtarabilecekleri ve içinde bulundukları topluma etkin olarak katılmalarını sağlayacak yolları elde edecekleri temel bir araç olma özelliği ile eğitim, güçlendirici bir haktır.

    Eğitim hakkı; Birleşmiş Milletler Örgütü, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gibi örgütlerce kabul edilen belgelerde tanımlanmış; bildirge, sözleşme, tavsiye, karar, ilke, vb. nitelikte çok sayıda ulusal, uluslararası ve bölgesel insan hakları belgesinde güvenceye alınmıştır.

    Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 13. ve 14. maddeleri eğitim hakkına ayrılmıştır. Sözleşmedeki en uzun madde olan 13. Madde, uluslararası insan hakları hukukunda eğitim hakkı üzerine tanımlanan en kapsamlı ve geniş çerçeveli maddedir. Bu sözleşmenin uygulanmasından ve izlenmesinden sorumlu olan BM Ekonomik Kültürel Sosyal Haklar Komitesi, eğitimi devletlerin yapabileceği en iyi yatırım olarak tanımlar.

    BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 28. ve 29. maddeleri eğitime ayrılmıştır. 28. madde taraf devletlerin çocuğun eğitim hakkını kabul etmelerini öngörmektedir ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çeker. 28. Madde ayrıca devletleri ilköğretimin herkes için zorunlu ve parasız olmasını, ortaöğretim sistemlerinin genel olduğu kadar mesleki nitelikte de olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik etmekle yükümlü kılar. Eğitim ve meslek seçimine ilişkin de bilgi ve rehberliğin bütün çocuklar için elde edilir hale getirilmesini vurgular. Okullarda düzenli biçimde devamın sağlanması ve okulu terk etme oranlarının düşürülmesi için önlem alınması ve okul disiplininin çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşması gerekliliğinden söz eder. Eğitimin niteliği ile ilgili olarak da taraf devletlerin eğitim alanında, özellikle cehaletin ve okuma yazma bilmemenin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve çağdaş eğitim yöntemlerine ve bilimsel ve teknik bilgilere sahip olunmasını kolaylaştırmak amacıyla uluslararası işbirliğini güçlendirmekle yükümlü kılar.

    29.madde ise eğitimin amaçlarına vurgu yaparak eğitimin; çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesini, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygının geliştirilmesini amaçlaması gerektiğini belirtir. Ayrıca eğitimin çocuğun anne babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı bölgenin değerlerine saygı gösteren, çocuğun da kendisininkinden şarklı uygarlıklara saygı göstermesinin desteklemesi gerektiğine dikkat çeker.

    Eğitim hakkı zorunlu ve birbiriyle ilişkili olarak bazı unsurları içermektedir. Ekonomik Kültürel ve Sosyal Haklar Komitesi'nin belirlediği bu unsurlar şöyle:

    Mevcudiyet: Mevcudiyet genel olarak eğitim hakkının gerçekleşmesi için eğitim kurumları ve programlarının sayısı yeterli düzeyde olması gerekmektedir.

    Erişilebilirlik: Eğitim kurum ve programlarının ayrımcılık olmaksızın herkes için erişilir olması gerekmektedir. Erişilebilirliğin üç boyutu bulunmaktadır:

    ◦Ayrımcılığın Olmaması: Eğitim uygun biçimde kanunen ve fiilen herkes için, özellikle de en savunmasız gruplar için erişilir olmalıdır.

    ◦Fiziksel Erişilebilirlik: Eğitim uygun coğrafi yerde olmak ya da modern teknoloji yoluyla erişilebilir olmalıdır.

    ◦Ekonomik Erişilebilirlik: Eğitim herkes için maddi açıdan karşılanabilir olmalıdır.

    Kabul Edilebilirlik: Müfredat ve öğretim yöntemlerinin öğrenciler ve ebeveynler için kabul edilebilir olması yani çocuklarla ilgili, kültürel özelliklerine saygı gösteren ve kaliteli olması gerekmektedir.

    Uyarlanabilirlik: Eğitim değişen toplumların ve toplulukların ihtiyaçlarına göre uyarlanabilir ve şarklı sosyal ve kültürel ortamlardaki öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilir nitelik taşımalıdır.
    Yukarıda sözü edilen birbiriyle ilişkili ve zorunlu unsurların uygulanmasında çocukların yüksek yararı temel yaklaşım olmalıdır.





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    çocuğun eğitim hakkı


    Eğitim Hakkının Önemi

    Eğitim hakkı, çocuğun en önemli temel haklarından biridir. UNICEF’in 1999 Raporunda da belirtildiği gibi, okuma yazma bilmeme çok ciddi sorunlara neden olmaktadır. Anne ve çocuk ölümlerinin önde gelen etkenlerinden biri, annenin eğitim düzeyinin düşüklüğü ya da hiç okuma yazma bilmemesidir. Kız çocuklarının okullaşma oranındaki 10 puanlık bir artış sonunda bebek ölüm hızı binde 4.1 azalmaktadır (38). Şu halde, çocuğun en temel hakkı olan yaşama hakkı ile eğitim hakkı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Yaşam hakkının yanı sıra, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlâk gelişimi için eğitime gereksinimi vardır. İnsanın doğuştan getirdiği yetenekleri geliştiren en önemli araç eğitimdir. Eğitim olmadan insanlar üretken biçimde çalışamazlar, sağlıklarına özen gösteremezler, kendilerini ve ailelerini gereği gibi koruyamazlar ve kültürel açıdan zengin bir yaşam sürdüremezler. Okuma yazma bilmemek, insanların yaşadıkları toplumlarda, bütün halklar ve gruplar arasında anlayışı, barışı ve hoşgörüyü, iki cinsiyet grubu arasında eşitliği öngören bir ruhla yer almalarını güçleştirir. Konu toplumun bütünü açısından ele alındığında, eğitim hakkının gerçekleştirilmemesi, demokrasi ve toplumsal ilerleme, böylece de uluslararası barışa ve güvenliğe zarar verecektir.
    "Özgürlükçü demokratik düzeni benimsemiş ülkelerde eğitim, kişilerde yaratıcı ve eleştirel düşünce yeteneğini geliştirir, çocukların ilgi ve yeteneklerini değerlendirir. Onlara geniş bir dünya görüşü ve hoşgörü kazandırır. Ülkeler, sağlıklı ve çağdaş bir eğitim aracılığı ile kalkınmanın gerektirdiği sayı ve nitelikte insan gücünü yetiştirirler. Böylece, eğitilmiş insanlar tarafından ülke kaynakları daha etkili ve planlı bir biçimde değerlendirilir, ülke zenginleşir, insanlar daha mutlu ve rahat bir yaşam sürdürürler.
    Şu halde hem bireyin hem toplumun gelişmesi; herkese yeteneği, kapasitesi ve ilgisi doğrultusunda eğitim görme hakkının sağlanmasına bağlıdır. Ayrıca, insan hakları ile ilgili uluslararası belgelerin ve anayasaların temel ilkeleri olan hürriyet, eşitlik ve demokrasi, bireyin ve toplumun gelişmesi sağlanmadıkça gerçekleştirilemez. Çünkü, insan hakları ve demokrasi, ancak halkın belli bir eğitim düzeyine ulaştırılmasıyla korunup gerçekleştirilebilir.
    İşte eğitimin bu önemi nedeniyledir ki, eğitim hakkı 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi başta olmak üzere, o tarihten bu yana uluslararası pek çok bildirge ve sözleşmede yer almış, Birleşmiş Milletler’in son on yılda yaptığı bütün önemli zirve ve toplantılarda ele alınıp tartışılmıştır (39).
    Eğitim hakkının 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alması, Birleşmiş Milletler’in sosyal, ekonomik ve kültürel hakları, medeni ve siyasal haklarla uyumlu olarak geliştirme yönündeki kapsamlı çabalarının başlangıcını oluşturmuştur. Bu hakların bölünmezliği 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de güvence altına alınmıştır.
    Sözleşme ile bir zamanlar çocukların gereksinimleri olarak kabul edilen hususlar artık hak sayılarak, devletten ve uluslararası topluluktan istenebilir duruma gelmiştir.
    Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28. maddesi, çocukların eğitim hakkını tanımakta, taraf devletleri, çocuklara ücretsiz zorunlu temel eğitim sağlamak, ortaöğretimi genel ve mesleki olmak üzere çeşitli biçimlerde örgütlemek ve bunları tüm çocuklara açık bulundurmakla yükümlü tutmuştur. Bunların yanında devletlere uygun bütün araçları kullanarak yüksek öğretimin yetenekleri doğrultusunda tüm çocuklara açık duruma getirilmesi, eğitim ve meslek seçimine ilişkin bilgi ve rehberliğin bütün çocuklar tarafından elde edilebilmesi, disiplinle ilgili her konuda, çocuğun insan olarak sahip olduğu saygınlığın korunması görevlerini de vermektedir.
    Sözleşme’nin 29. maddesi ise devletlerden, çocuğun kişiliğinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesini, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duyarak anlayış, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla yetiştirilmesini ve özgür bir toplumda etkin bir yaşantıya sorumluluk üstlenecek biçimde hazırlanmasını istemektedir.
    Sözleşme’nin nitelikli eğitime ilişkin yaklaşımı ise, çocukların bilişsel gereksinimlerini gözetmenin yanında fiziksel, toplumsal, duygusal, moral ve manevi gelişimlerini gözetmektir.
    Eğitim hakkını düzenleyen 28. ve 29. maddeler Sözleşme’deki tüm hakları kapsayan dört temel ilkeyle birlikte uygulanmalıdır. Bu ilkelerin hepsi, bir eğitim sisteminin ya da belirli bir okulun nasıl biçimlendirileceği başta olmak üzere gerek fiziksel çevre, gerekse programlar bakımından kapsamlı bir çerçeveye sahiptir. Bu ilkeleri yukarıda ayrıntılı biçimde inceledik.





+ Yorum Gönder