+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunma hakkı nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunma hakkı nedir








    çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunma hakkı nedir?







  2. Gülden
    Devamlı Üye





    çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunma hakkı nedir


    Çocuğu ihmal veya istismar eden kişi Türk Ceza Kanunu'na göre cezalandırılır. Eğer bu kişi çocuğun veli ya da vasisi ise velayeti veya vesayet kararı kaldırılır. Ayrıca istismar nedeniyle bu kişi çocuğa vermiş olduğu zararın karşılığında tazminat ödemek zorundadır.

    Bu nedenle istismar veya ihmalden haberdar olan herkes Savcılık ve karakola şikayette bulunulabilir. Savcılık adli tıp raporu dahil her türlü delili toplayarak ve kamu davası açar.

    Aynı zamanda çocuğu koruma ile yükümlü olan merciler olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İl müdürlüğü veya Valiliğe ,çocuğun korunma altına alınması için bildirimde bulunulabilir.

    Bu bildirimler çocuk dahil herkes tarafından sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Bu konularda Baro Çocuk hakları merkezlerine başvurulabilir ve Adli yardımdan yararlanılması talep edilebilir.Bir ceza davasında suçun mağduru çocuk için soruşturma aşamasında Savcılık,mahkeme aşamasında hakim tarafından çocuğun ve/veya yasal temsilcisinin talebi aranmaksızın avukat tayin edilir.





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunma hakkı


    Toplumsal yaşamda bazı gelişmeler öylesine tam olur, bazı haklar öylesine işlerlik kazanırlar ki zamanla bu haklara sahip olanlar dahi bunları olağan karşılamaya başlarlar ve daha önceleri birtakım kişilerin, bu hakları kazanmak için ne denli zorluklarla karşılaştıklarının bilincine varamazlar.

    Bundan yüzyıllar kadar önce, küçücük çocukların yalnızca bir lokma ekmek parası kazanabilmek için saatlerce ağır işlerde çalışmak zorunda olmalarına pek kimse aldırmıyor ve toplumlarca bunda herhangi bir gariplik görülmüyordu. Gene o tarihlerde dünyaya gelen bebeklerin yarısından fazlasının önlenebilir çocuk hastalıklarından yaşamlarını kaybediyor olmaları dahi bazen olağan karşılanıyordu. Gerçekte, o yıllarda çocukların büyük çoğunluğu her zaman kısa ve acılı ömür sürmüş, cehalete ve ürkütücü bir yoksulluğa mahkum olmuşlardı.

    Yüzyıllardır çok sayıda kadın ve çocuğun kıyımına neden olan bir başka etken ise silâhlı çatışma ortamları ve savaşlar olmuştur. Genelde insanoğlu sürekli bir barış ve huzur özlemi içindedir ve özlenen bu barışa bir gün yeryüzünde artık savaşlar ve silâhlı çatışmalar sona erdiğinde varılacağı düşüncesini taşır. Oysa artık tüm insanlığın özlemini çektiği barış yalnızca savaş ve silâhlı çatışmaların bulunmadığı bir ortamda değil ama belki bir gün tüm insanların yaşamdan ve onun nimet ve olanaklarından eşit olarak yararlanmalarına olanak sağlamasıyla gerçekleşebilecektir





+ Yorum Gönder