+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Atatürkün çocukluk anıları ile ilgili öz geçmiş Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Cevap: atatürkün çocukluk anıları ile ilgili öz geçmiş

    atatürkün cocukluk anılarından kısa bir özgeçmiş yazmamız gerekiyor birinci sınıf için lütfen yardımcı olurmusunuz
    Cevap: atatürkün çocukluk anıları ile ilgili öz geçmiş frmacil sayfa 2iki Cevap: atatürkün çocukluk anıları ile ilgili öz geçmiş

  2. Ziyaretçi
    Biz özgeçmişi geçtik şimdi ATATÜRK e sormak istediginiz soru




  3. Ziyaretçi
    atatürk ün çocuk anılarının özgeçmişi




  4. Ziyaretçi
    atatürkün çocukken oynadığı birdir ile olan anısı

  5. Ziyaretçi
    atatürkün çok kısa çocukluk anısını yazarmısınız

  6. Ziyaretçi
    Çook teşekkürler gerçekten başka sitelerde hepp kısa kısa ben bu siteyii çok beyendim gerçekten çook yararlıı bir site arkadaşlarıma önereceğiim. Sağolun varoluun

  7. Ziyaretçi
    Aseel hanıım been anlayamadıım bu hikayede:Bazı günler Mustafa Makbule’yi bakla tarlasında yalnız bırakıp çevrede gezmeye çıkıyordu Bir gün Mustafa gezerken bir kaval sesi duydu Bu kavalı kimin çaldığını merak edip kaval sesinin geldiği tarafa doğru yürüdü Biraz gidince baktı ilerdeki bir ağacın altında on yaşlarında bir çoban kaval çalıyor, etrafında da koyunlar otluyordu Mustafa bu çocuğun kavalıyla yarattığı sihirli dünyasını bozmak istemedi “ Varsın çalsın garip “ diye düşündü “ Ben de o kaval çalmayı bırakıncaya kadar burada oturur, beklerim “ Aradan yarım saat geçti Çocuk, türküler, oyun havaları çaldıktan sonra kavalını ağaca yasladı ve azık torbasını açıp yanında getirdiği yiyecekleri yemeye başladı Mustafa oturduğu yerden kalktı, çocuğun yanına doğru yürümeye başladı Karşıdan birisinin gelmekte olduğunu otların hışırtısından duyan çocuk başını kaldırdı Geleni tanımıyordu “ Acaba kim ki? “ diye düşündü Mustafa çocuğun yanına gelince gülümseyerek. Bu HİKAYEDEE BEN ANLAMADIIM ATATÜRK BU HİKAYEDE ÇOCUKKEN MİYMİİİİSS YOKSAA BÜYÜKKEN PASA İKENMİYMİİSS

  8. Asel
    Bayan Üye
    atatürkün çocukluk anıları ile ilgili öz geçmiş


    Selanik’te Şemsi Efendi’nin İlkokulunda okuduğu sırada geçmiş, yanin ilkokul çağında.

    Mustafa daha sonra konuşmasının bir bölümünde Selanik’te Şemsi Efendi’nin İlkokulunda okuduğunu fakat babası Ali Rıza Efendi’nin ölümü üzerine, annesi ve kız kardeşiyle dayısının yanına geldiklerini anlattı İlkokulu bitirdikten sonraki amacının Askeri Rüşdiye’nin imtihanlarını kazanarak oraya girmek, Rüşdiye’yi bitirdikten sonra yüksek öğrenimine devam ederek sonunda subay olmak olduğunu belirtti Mustafa ile Ali bir süre daha konuşmalarına devam ettiler ve yarın aynı yerde buluşmak üzere birbirlerinden ayrıldılar Mustafa fırsat buldukça Çoban Ali ile bir araya geldi; ona okuma-yazma öğretebilmek için çırpınıp durdu Mustafa’nın bu iyi niyetli çabaları boşa gitmedi Bir süre sonra Ali, okuma-yazma öğrenmeye muvaffak oldu Aradan birkaç hafta geçtikten sonra Mustafa:

    “ Arkadaş, annem beni Selanik’e teyzemin yanına gönderiyor Yarın gidiyorum Selanik’te okumaya devam edeceğim İşte ders kitaplarımı getirdim İlk tanıştığımız günkü konuştuklarımızı unutmadın sanırım Bu kitapları iyice oku, öğren Fakat, öğrendiklerin sende kalmasın Öğrendiklerini arkadaşlarına da öğret, onlara da okuma-yazma öğret Bir ülkede cahiller ne kadar çoksa, o ülke, o kadar geri kalmış demektir Ülkemizin medeni milletler seviyesine erişebilmesi, her ferdin, üzerine düşen görevi yapmasıyla gerçekleşir Sadece ben okuma-yazma biliyorum, ben bilgiliyim demekle olmaz Başkalarına da okuma-yazma öğretmedikçe, eğitmedikçe, bilgilendirmedikçe görevin tamamlanmış sayılmaz, yarım kalır Bunu sakın aklından çıkarma En güzel günler senin olsun arkadaş, hoşça kal…” dedi ve elini uzattı Çoban Ali, kendisine uzatılan dost eli sevgiyle sıktıktan sonra:

    “ Seni subay olmuş yürürken görür gibi oluyorum, Mustafa İnşallah vatana, millete yararlı olursun Mustafa adını hiç unutmayacağım, sen de, Çoban Ali adını unutma Subay olunca fırsat bulursan gel gör beni, ben hep buralardayım, olur mu Mustafa? “ derken, göz pınarlarından akan yaşları silmek gereğini duymuyordu


  9. Ziyaretçi
    Ben Eğilmem!

    Biraz belini bükmesini, başını eğmesini istiyorduk. O ise dimdik durmakta ısrar ederek bizi sırtından atlatmadı. On bir on iki yaşlarında var, yoktu…

    Evimizin bahçesi büyüktü. Sık sık mahalle arkadaşları toplanır ve o zamanlar Selanik’te pek moda olan “Mançık” oyununu oynardık. Bu bir nevi “Birdirbir” oyunu idi. Bir kişi eğiliyor ve diğerleri sıra ile üzerinden atlıyorlar. Oyuna iştirak etmezdi ama seyrine de bayılırdı. Hele içimizden düşenler filân olursa, keyfine payân olmazdı.

    Bir gün kararlaştırdık. Yaka paça zorla oyuna iştirak ettirdik. Sıra ile hepimizin üzerinden atladı ve sıra kendisine gelince, eğilmeden dimdik durdu ve:

    -Haydi atlayın! dedi.

    Biz başını yere doğru eğmesi için ısrar ettikçe, o:

    -Ben eğilmem! Böyle atlarsanız atlayınız! diyordu.

    Bir türlü razı edemedik. On bir on iki yaşlarında var, yoktu. BİRDİRBİR OYUNU ANISII BU..

  10. Ziyaretçi
    atatürkün kız kardeşi makbule atadanın ağabeyim mustafa kemal isimli anıları selis kitaplardan çıktı

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu


atatürkün çocukluk anılarından biri,  atatürkün çocukluk anıları,  atatürkün çoçukluk anıları kısa,  atatürkün cocukluk anıları kısa ve öz,  atatürkün çocukluk anısı kısa,  atatürkün çocukluk anıları özet