+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Tarihin Herhangi Bir Zaman Dilimine Dönme Şansı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tarihin Herhangi Bir Zaman Dilimine Dönme Şansı








    Tarihin Herhangi Bir Zaman Dilimine Dönme Şansı

    Olsa, Hangisini Niçin Seçersin?







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Tarihin Herhangi Bir Zaman Dilimine Dönme Şansı

    Dün bile olsa geçmişe dönme, hayatın geride kalmış anlarını yeniden yaşama ve geriye dönük bakışla işlerin farklı olup olmayacağını anlama şansının üstüne kim atlamaz ki? Hele tarihin derinliklerine bir Tardis yolculuğunun sunacağı müthiş fırsatlara kim karşı koyabilir? Geçmişin çok uzakta kalmış gerçek, canlı, soluyan ve oluşum sürecindeki dünyasına adım atmak ve hızla bile olsa bu dünyadan bir kesiti görmek öylesine göz kamaştırıcı ve yürek durdurucu bir büyülü hava taşır ki, her ne sunulursa sunulsun, seçim şansına aldırmadan kabul edersiniz. Tarihin dramatik dönüm noktalarını bir görgü tanığı olarak izlemek ne kadar ilginç olur – Julius Caesar’ın imparator ilan edilmek üzere atının üstünde muzaffer bir eda ile Roma’ya girişi, Kraliçe I. Elizabeth’in İspanyol Armadası’nı yenilgiye uğratmış İngiliz donanmasının kahramanlarını selamlayışı gibi olaylar. Kaldı ki, gözlerden uzak, durgun ortamlarda hayatın sakince akışını izlemek de aynı ölçüde harika olur – bu ister tarladaki günlük mesaisi için her zamanki yorgun argın haliyle yatağından kalkan bir Ortaçağ köylüsünün evine uğramak olsun, isterse de bir 18. yüzyıl ev hizmetçisinin işler arasında kaçamak yaparak buluştuğu sevgilisi ile konuşmalarına kulak misafiri olmak olsun. Siz yeter ki bana zaman biletini verin, beni nereye götürürse oraya giderim!

    Ama soruda belirli bir seçim yapılması isteniyor. Geçmişe, sırf Mozart’ı konserde canlı izlemek gibi bir şeyin vereceği kişisel haz için bile dönerim. Bu elbette olağanüstü olur. Yine de belki sonuç itibari ile alınacak keyif gerçekten iyi bir DVD’yi izlemenin ötesine pek geçmeyebilir. Peki, geçmişe dönmenin sonradan olanları bilmenin üstünlüğü ile tarihin gidişatını değiştirme yönünde neredeyse tanrısal bir fırsat vermesine ne demeli? Böyle bir şeyi denememek akıl almaz biçimde heba edici bir davranış olur.

    Belki, sözgelimi 28 Haziran 1914 sabahı Saraybosna’ya dönerek, Bosna polisine Gavrilo Princip’i Arşidük Franz Ferdinand’dan uzak tutma uyarısında bulunabilirim. Bilindiği gibi, Princip’in ona yönelik suikastı 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı’na yol açan olayları tetiklemişti. Belki böyle küçük bir müdahale Birinci Dünya Savaşı’nı, yani şimdiye kadar yaşanmış en korkunç, en sarsıcı ve en iğrenç savaşı, milyonlarca kişinin canına mal olan ve insanların zihnine bir daha hiç kurtulamadığımız karanlık bir gölgeyi düşüren olayı önleyebilirdi. Eğer Birinci Dünya Savaşı olmasaydı, belki İkinci Dünya Savaşı da olmazdı ve dünyanın dört bir yanındaki on milyonlarca insan ölmezdi; çünkü Hitler’in Almanya’da iktidara gelişi ilk savaşın ardından uygulanan tazminatın doğrudan bir sonucu idi. Yahudi soykırımı diye bir şey yaşanmayabilirdi…

    Hiç kuşkusuz, sonraki olaylar zinciri çok dolaşık hale gelmiş ve sonsuz değişkenlikte olasılıklar ortaya çıkmış olacağı için, böyle bir müdahalenin etkisi üzerine fikir yürütmek bile olanaksızdır. Böyle feci bir akıbetten kurtulan dünyanın hikayesi, hayatlar ve tutumlar açısından sağlanan düzelme ile birlikte, belki inanılmaz ölçüde keyifli ve harika hale bürünürdü. Belki daha da büyük bir felakete doğru sürüklenebilirdi. Hatta belki, Brezilya’daki bir kelebeğin kanat çırpmasının Teksas’taki bir kasırgayı harekete geçirebileceğini öngören kaos teorisinde olduğu gibi, Fransız Ferinand’a yönelik suikastı önleme türünden belirgin bir şey şöyle dursun, tarihe küçük bir müdahale bile dünyanın gidişatı açısından büyük çaplı sonuçlar doğurabilirdi.

    Ama hizmetime verilen zaman makinesi olaylara müdahale etme yerine sadece tanık olma fırsatını verse bile, şimdiki dünyaya yardımcı olmak üzere yanımda getirebileceğim bir dersi çıkarmaya kesinlikle çalışırım herhalde. Öğrendiğim şeyler dönüşümde muhtemelen bir hayalperestin sayıklamaları gibi karşılanacaktır. Peki, ya insanları gördüklerime inandırmayı başarırsam? Keza, bunu kestirmenin de olanağı yok; zira küçük ve şaşırtıcı bir ipucundan tarihin mühim olayları kadar önemli bir şeyi öğrenebilirdim belki. Bir agnostik olarak, geçmişe yolculuğumda sözgelimi İsa’nın aktardığı Kitab-ı Mukaddes hikayesinin kelimesi kelimesine doğru olduğunu öğrenmemin şahsen hayatıma yapacağı etkiyi tahmin edebilirim – ve inandırıcı kanıtlar elde etmem halinde, belki dünyanın geleceğine de. Hikayenin hiç de doğru olmadığı ortaya çıkarsa, haliyle zamandaki yolculuk boşa gitmiş olacaktır.





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    Tarihin Herhangi Bir Zaman Dilimine Dönme Şansı



    Ama soruda belirli bir seçim yapılması isteniyor. Geçmişe, sırf Mozart’ı konserde canlı izlemek gibi bir şeyin vereceği kişisel haz için bile dönerim. Bu elbette olağanüstü olur. Yine de belki sonuç itibari ile alınacak keyif gerçekten iyi bir DVD’yi izlemenin ötesine pek geçmeyebilir. Peki, geçmişe dönmenin sonradan olanları bilmenin üstünlüğü ile tarihin gidişatını değiştirme yönünde neredeyse tanrısal bir fırsat vermesine ne demeli? Böyle bir şeyi denememek akıl almaz biçimde heba edici bir davranış olur.





+ Yorum Gönder