+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Ne zaman yalan söylenebilir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Ne zaman yalan söylenebilir








    ne zaman yalan söylenebilir







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    ne zaman yalan söylenebilir


    ne zaman yalan söylenebilir ile ilgili bilgi


    Yunus Emre şöyle diyor:Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?Sonra şunu ilave ediyor:Mal da yalan, mülk de yalan,Var biraz da sen oyalanBurada geçen yalan kelimesi bizi düşündürmektedir.

    Demek yalan, itibar edilmemesi gereken şey ki gönül bağlayıp da kalmayın diyor Yunusumuz.

    Okuyucum ise yalanı sormuş, nerelerde yalan söylemek caiz olur diye sualini yazıp göndermiş.

    Yalan, bilindiği gibi sevimli birşey değil. Olsaydı Yunusumuz malı da, mülkü de yalan olmakla küçümsemezdi.

    Tabii, ahiret nimetlerine nisbetle böyledir mal mülk. Yoksa insan dünyasını malla imar eder, mülkle de kendisini sokakta kalmaktan korur.

    Hadislerde geçen bir kısım tarif ve tavsifler bu konuda şöyle bir sıralamaya sebep olmuştur. Buna göre yalan hiçbir yerde caiz olmaz. Çünkü yalanı Rabbimiz de, Resulü de yasaklamıştır. Ancak şu üç yer müstesna:

    Bunlar savaşta düşmana karşı söylenecek yalan.

    İnsanların arasını bulup iyiliğe sebep olmak için söylenecek yalan.

    Bir de hanımla beyin arasını bulmak için söylenecek yalan.

    İşte bu üç yerde yalan söylemenin vebali olmayacağı konusunda bilgi bulunmaktadır.

    Savaşta esir olan bir Müslümanın, düşmanın ‘Birliğiniz ne kadar, cephaneliğiniz nerede?’ gibi sorularına doğru cevap vermesi gerekmez. Bu konuda söyleyeceği yalandan vebal gelmez.

    Bir Müslümanın, komşusuna:

    – Senin kızdığın o kimse sana öyle hakaretli sözler sarfetmedi, bunu duyanlar yanlış duymuşlar, hatta şöyle şöyle güzel sözler bile söyledi.. demesi iki Müslümanın arasını bulmaya matuf yalan olacağından mahzur getirmez, vebal sözkonusu olmaz.

    Üçüncü olarak da bey ile hanım arasındaki yalanlar

    Bu konuda da ihtiyaç halinde yalana başvurmaların mahzuru olmayabilir. Çünkü bozulacak yuvayı kurtarmak, dağılacak aileyi birleştirmek söz konusudur. Yani yalanın hedefi zarar değil, yarardır. Kimseye kötülük yok, ama iki tarafa da iyilik sözkonusu.

    Öyle ise söylenecek münasip sözler taraflara iyi duygular telkin etmeli, bir araya gelip yuvalarını korumaya yönelik fikirler vermelidir ki mesuliyet gelmesin, vesile olduğu iyilik yüzünden vebal sözkonusu olmasın.

    Bir diğer konu da günaha, belaya mani olma yolunda söylenecek asılsız söz.

    Birinin işleyeceği bir günaha, bir cinayete söyleyeceğiniz bir yalanla mani olmanız mümkünse bunu söyler, bu günahı, bu cinayeti önlerseniz bir vebal sözkonusu olmayabilir.

    Kitaplarımızda verilen misalde olduğu gibi, eline silahını almış biri gelip size soruyor:

    – O adam buraya mı girdi?diye.

    Siz doğru söylerseniz bulup öldürecek, yalan söylerseniz, hayır buraya gelmedi, falan tarafa gitti, diyerek adamı uzaklaştırırsanız, hem birini ölümden kurtaracak, hem de adamı katil olmaktan koruyacaksınız. Bunun da caiz olduğu kaydedilmiştir.





  3. Feyruşah
    Devamlı Üye
    Esma Bintu Yezid (ra) anlatıyor.
    "Resulullah (asm) buyurdular ki:
    "Ey insanlar! Pervanenin ateşe atılması gibi sizi yalanın peşine düşmeye sevk eden şey nedir? Hâlbuki üç yer hariç yalanın her çeşidi âdemoğluna haramdır:
    Bu üç yere gelince:
    1) Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalanı,
    2) Harpte söylenecek yalan. Çünkü harp bir hileden ibarettir.
    3) İki Müslüman’ın arasında sulhü sağlamak kastıyla söylenen yalan.





+ Yorum Gönder