+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Dil kirliliğinin sebepleri nelerdir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Dil kirliliğinin sebepleri nelerdir?








    dil kirliliğinin sebepleri nelerdir?







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Dil kirliliğinin sebepleri nedir

    I. Dil Kirliligi
    A/ Konusma dilinde melezlesme
    Ulusal diller üzerinde yabancı dillerin etkisi olması dogaldır. Özellikle toplumlar
    arası iliskilerin artması, diller üzerinde de "melezlestirici" etkilerin ortaya çıkmasına
    yol açar. 19. yüzyıl sonlarında yazılmıs büyük Rus romanlarında Tolstoy,
    Dostoevsky, Turgenyev gibi yazarların, Rus toplumunda okumus yazmısların
    Fransızca kullanmaya düskünlüklerini çarpıcı biçimde isledikleri bilinir. Ülkemizde 20.
    yüzyılın ilk yarısında Fransızca'nın, daha sonra ise ngilizce'nin "okumus kesim"
    tarafından gittikçe artan düzeyde dile sokuldugu bilinmektedir.
    1980'lerden sonra ise yalnızca "okumus kesim"in dili ile kısıtlı kalmayan,
    sokaga da uzanan bir olgu dikkat çekmektedir. Dükkan ve eglence yerlerinin
    isimleriyle baslayan yabancı sözcük ve yabancı yazım salgını gençlerin günlük
    konusmalarında da yansımakta, dilde kirlenme gittikçe daha fazla dikkat çekici
    boyutlara ulasmaktadır. Bu olguya kısaca "sokak dilindeki yabancılasma" diyebiliriz.
    "Okumus kesim", konusma dilinde yabancı sözcükler kullanırken, genellikle,
    sıradan insandan daha farklı, daha "derin", daha "üstün" bir düsünce düzeyini,
    ayrıntılı, ince farklara daha fazla özen gösteren bir iletisim çabasını vurgular. Bu
    çabanın kendi dilimizle karsılanıp karsılanamayacagı bir yana, yabancı dilin bu
    amaçla kullanılmasının, kendi dilimizi gelistirmeye yaramadıgı açıktır.
    2
    Osmanlı döneminden kalan "agdalı dil" egilimi de aynı çerçevede
    degerlendirilebilir. Bilindigi gibi basit Türkçe yerine karmasık Arapça ve Farsça
    tamlamaların kullanımı, 19. yüzyıl sonunda Osmanlı toplumunda da dikkat
    çekmekteydi. Aynı dönemde Islahat ve Tanzimat süreciyle köklenen Batılılasma
    girisimlerine paralel olarak Fransızca da Osmanlı okumuslarınca ragbet görüyordu.
    1980'lerde baslayarak sokak dilinde de görülen yabancılasma, kitle iletisim
    araçlarının hızla yaygınlasması, 1990'lardaki Internet "patlama"sı gibi olguların da
    etkisiyle ngilizce'nin küresel ölçekteki baskınlıgının ülkemize yansıması olarak
    degerlendirilebilir.
    Kısaca iletisimde kendi dilleriyle elde edemediklerini düsündükleri bir seyleri bir
    baska dille elde edebilme çabasındaki kisilerin günlük dile yabancı bir dili sokmaları
    olarak nitelenebilecek bu olgu, öncelikle bireysel yetersizlik duygusunun, daha sonra
    da bu duygunun toplumsallasmasının göstergesi sayılabilir.
    Günümüzde, bu olgu, toplumda eksiklik, yetersizlik duyguları yaygınlastıkça,
    özellikle de gençlerin son derece olagan olarak yasadıkları çevreyi elestirme, çevreye
    bas kaldırma egilimleri ile birlikte, giyim kusamları, davranıs kalıpları ve kullandıkları
    dil ile kendini göstermektedir. Özellikle bilgi ve iletisim teknolojilerindeki çarpıcı
    gelismeler, farklı dil kullanımlarının yaygınlasmasında etken olmaktadır. Cep
    telefonlarındaki kısa mesajlar, Internet üzerinden sohbet, elektronik posta vb iletisim
    türleri, yalnızca yabancı dillerden alınan melez sözcüklerin (ör. "okey!", "chat
    yapmak", "admin", "sms atmak", "link vermek", "format atmak" vb) kullanıma
    girmesiyle degil, sözcüklerin gittikçe daha kısa ve neredeyse sifreli biçimde yazılısı ile
    de (ör. "slms", "nbr", vb) ciddi bozulmalara yol açmaktadır.
    Kanımca günlük ve kisisel kullanımda, "melezlesme" adını verebilecegimiz bu
    gelismelerin yasal önlemlere konu olması düsünülemez. Ancak resmi yazısmalarda
    kullanılan Türkçe'ye özen gösterilmesi basta TBMM olmak üzere tüm kamu kurum ve
    kuruluslarında resmi politika olarak benimsenmelidir. Öncelikle yasa dili, belki Türkçe
    uzmanlarından da destek ve danısmanlık hizmeti alınarak en üst düzeye getirilmeli
    ve bu düzey korunmalıdır. TBMM'nin yanısıra tüm resmi kurulusların yazısmalarında
    dil egitimi görmüs uzmanlardan destek almaları, özellikle de kamuya açık duyuru,
    3
    genelge, yasa, yönetmelik, yönerge gibi metinlerde kullanılan dile özen gösterilmesi,
    resmi belgelerdeki dilin örnek nitelik kazanması saglanmalıdır




+ Yorum Gönder


dil kirliliğinin sebepleri,  dil kirliliğinin nedenleri ,  dil kirliliği sebepleri,  dil kirliliğinin sebepleri nelerdir,  dil kirliliği ve sebepleri nelerdir,  dil kirlenmesi nedir kısaca