+ Yorum Gönder
Ziraat ve Tarım ve Tarım ve Hububat Forumunda Biyolojik mücadele nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Biyolojik mücadele nedir








    BİYOLOJİK MÜCADELE NEDİR?


    Biyolojik mücadele hakkında bilgi

    Zararlı böceklerin yaptığı zararları durdurmak veya azaltmak için onların doğal düşmanlarını doğada artıracak şekilde yapılan işlemlere denilmektedir. Zararlı böceklerin doğada mevcut doğal düşmanların yardımıyla ekonomik zarar düzeyinin altında tutulması işlemine biyolojik mücadele denmektedir. Biyolojik mücadelede hedef ilaçlı mücadelede olduğu gibi, zararlıları tümüyle yok etmek değildir. Biyolojik mücadelede, zararlı yoğunluğu ekonomik zarar düzeyinin altında tutulmakta, böylece söz konusu zararlıların doğal düşmanlarının doğada sürekliliğinin sağlanması hedef alınmaktadır.
    Doğal düşmanları üç grupta toplayabiliriz:
    1) Predatör Böcekler
    Hayatı boyunca serbest olarak yaşayan, avını yiyerek veya vücut sıvısını emerek öldüren, çoğunlukla avından büyük boyda olan ve gelişmesini tamamlayabilmesi için birden fazla ava ihtiyacı olan organizmalardır2) Parazit Böcekler
    Yumurtasını konukçusunun içine veya üzerine bırakarak gelişmesini tamamlayıp, konukçusunu öldüren ve ergin oluncaya kadar, yalnız bir tek konukçuya ihtiyaç gösteren organizmalardır.


    3) Entomopatojenler
    Konukçularını hastalandırarak öldüren mikroorganizmalardır


    Şekil 4. Zararlıyı hastalandıran bir mikroorganizma.


    Biyolojik mücadele programlarının hazırlanabileceği bölgelerdeki kültür bitkilerindeki tüm zararlıların ve bu zararlıların doğal düşmanlarının saptanması gerekmektedir. Söz konusu doğal düşmanların birbirleriyle ilgilerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca bu doğal düşmanların konukçularına hangi şartlarda ne oranda etkili olduklarının da ortaya konması gerekir.


    Söz konusu bölgedeki zararlıları baskı altında tutacak doğal düşmanlar yok ise, aşağıdaki yöntemler uygulanabilir.


    1. Doğal düşmanların bulundukları bölgelerden toplanarak konukçularının zarar yaptıkları yerlere salınması.
    2. Doğal düşmanların üzerinde bulundukları konukçularıyla birlikte faydalının bulunmadığı bölgeye salınması.
    3. Biyolojik mücadele etmenleri laboratuarda üretilerekkonukçularının zarar yaptığı bölgelere salınmasıdır.
    4. Biyolojik mücadelesi planlanan zararlının yurt içinde etkili doğal düşmanları yok ise yurt dışında var olan etkili doğal düşmanların getirilip laboratuarda üretimleri gerçekleştirilerek biyolojik mücadelede kullanılır.


    Biyolojik mücadeleyi olumsuz yönde etkileyen faktörler vardır. Bunlar:
    1. İklim
    2. Konukçu Uygunluğu
    3. Karınca
    4. Toz
    5. Zararlı ve hastalıklara karşı kullanılan zirai ilaçlardır








  2. Feyruşah
    Devamlı Üye





    Zararlı bir organizmayla bunun düşmanı olan başka bir canlıdan faydalanmak suretiyle yapılan savaştır. Su birikintilerine larva yiyen balık, sineklerin üreme yeteneğini bozan formülasyonlar atma gibi tedbirlerdir. Yani zarar veren canlıyı ortamdan yok etmek için mevcut canlıyı yiyerek beslenen başka bir canlıyı ortama yerleştirmektir.




  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Biyolojik Mücadele

    Biyolojik mücadele, özellikle tarım zararlılarıyla savaşta, bu canlılara zarar veren başka canlılardan yararlanılması. Bu yöntemde, bir zararlının doğal düşmanı olan bir asalak, zararlıyla beslenen ya da zararlıda hastalığa yol açan herhangi bir canlı, söz konusu zararlının üreyip zarar verdiği çevreye salınır ya da bu çevrede var olan bu tür canlıların üreme olanakları artırılarak zararlıları azaltma etkinlikleri desteklenir. Avustralya’da hızla çoğalan Avrupa tavşanlarını denetim altına alabilmek için milcho- matoz yozlaşmaya yol açan bir virüs salgınının başlatılması, California’da turunçgillere büyük zarar veren unlu bitlerin Avustralya dan getirilen iki tür asalak yaban arısıyla, gene bir turunçgil zararlısı olan torbalı koşnilin bir Avustralya uğur böceği olan Rodolia cardinalis ile etkili biçimde avlanması birer biyolojik mücadele örneğidir.

    Türkiye’de Biyolojik Mücadele

    Türkiye’de de biyolojik mücadele uygulaması yurt dışından getirtilen Rodolia cardinalis ile başlamış, akasyalarda çoğalması sağlanan, bu uğur böceği 1922′de Mersin yöresindeki turunçgil alanlarına salınarak, ürüne büyük zarar veren torbalı koşnillerin kısa sürede denetim altına alınabilmesinde etkili olmuştur. Elma pamuklubitine (Eriosoma lanigerum) karşı kullanılan asalak arı aynı yıllarda yurt dışından getirilmiştir. Turunçgil unlu bitine karşı önce uğur böceklerinin Cryptolaemus montrouzieri türü kullanılmışken, 1982′den bu yana özellikle Sympherobius fallax türü avcı böcekler denenmektedir. San Jose koşniline (kabuklu bit) ve dut koşniline karşı kullanılan asalak yaban arısı türleri de etkili sonuçlar vermiştir. Türkiye’de biyolojik mücadele konusundaki araştırma ve uygulamalar ağırlıklı olarak Antalya Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü’nce, yöresel olarak da Bölge Zirai Mücadele Araştırma enstitülerince yürütülmektedir.





+ Yorum Gönder