+ Yorum Gönder
Elektronik ve Teknoloji ve Teknoloji Dünyası Forumunda Dijital Televizyon ve Yayıncılığı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Dijital Televizyon ve Yayıncılığı








    Dijital Televizyon ve Yayıncılığı


    Dijital teknolojinin iletişim alanına girmesi öncelikle, telefon ve benzeri ses iletimine dayanan alanlarda, kıtalar arası iletişim sağlanmıştır. Bunlar önceleri bakır kablolarla ya da koaksiyel kablolarla olmuş, daha sonra Fiber optik kablolar üzerinden, en sonunda ise sabit yörüngeli uydular ile dijital seslerin karşılıklı iletişimi gerçekleştirilmiştir. Aynı iletim ağlarında 100 telefon kanalı işgal edilerek, dijital görüntü ve ses, 1990’lı yılların başından itibaren tüm Radyo-TV yapım, yayın merkezlerinin farklı birimlerde kullanılmaktadır, ve aynı birimlerin , noktadan noktaya, bölgesel ,ulusal yayın ağı oluşturmakta dağıtım sistemleri, uydu ya da karasal link bağlantıları, dijital iletim formunda ve standartlarında gerçekleştirilmektedirler.
    Mevcut iletişim teknolojisinde yayıncılık, dört ayrı iletim alanında yapılmaktadırlar. Bunlar;

    Yer yayıncılığı
    Kablo yayıncılığı
    Kablosuz kablo TV yayıncılığı
    Uydu yayıncılığı

    Yukarıda sıraladığımız her bir iletim alanının kendine özgü iletim ve işletim zorlukları olmasına karşın, yıllardan beri eski analog teknoloji standartlarıyla kullanılmaktadırlar. 1990’lı yıllarla birlikte bu iletim ağları, kademe kademe dijital teknoloji ile tanışmış ve farklı uygulamalarda denenerek, değişim, gelişiminin geleceğin dijital görüntü ve ses iletiminde olduğu ispatlanmıştır.
    Analog iletişim teknolojisi ile karşılaştırarak, Dijital iletişim teknolojisinin yayıncı ve izleyiciye getirdikleri şöyle sıralayabilir;

    Daha kaliteli görüntü ve ses getirmiştir.
    Uydu üzerinden ve kabloda yapılan yayınların, taşıdığı kanal kapasitesini arttırmıştır. Uydu aktarıcısından, sadece bir analog TV kanalı yayın yapabilirken, dijital teknoloji aynı aktarıcıdan daha kaliteli olarak, 4 ayrı TV kanalı yapılmasını sağlamış ve bu da 4 kat daha fazla izleyici ve 4 kat düşük yayın maliyeti getirmiştir.
    Analog yayınlarda atmosferik şartlardan ve iletim ağı hatlarından dolayı oluşan parazitlerin, gürültülerin, giderilmesi mümkün olmamasına rağmen, dijital yayın teknolojisinde, her türlü parazit ve gürültü giderilerek çok daha temiz ve hatasız iletişimi sağlamak mümkündür.
    Analog görüntü ve sesin kaydında ve iletiminde meydana gelen kayıplar dolayısıyla, tekrarlanması, dağıtılması ya da kopyalanmasın da kalite düşmektedir. Dijital görüntüde ise neredeyse sınırsız sayıda kopyalama ve farklı iletim ağlarına aktarma, kayıpsız ve kalite düşmesi olmadan yapılmaktadır.
    Dijital yayıncılıkta, görüntü ve seste olan tekrarlar, gereksiz bilgiler kaldırılarak yapılan sıkıştırma sonucu, bilgilerin daha dar bir banda, frekansta iletilmesi mümkün olup, kablo TV kanal kapasitesini en az 4 kat arttırabilmektedir.
    Dijital yayıncılıkta, dijital kodlu görüntü ve sesler, mevcut tüm iletim ağlarına (kablo TV, uydu ve yer yayını) uyumlu olması yanında, İnternet gibi geleceğin yaygın iletişim standartlarında da iletilmesi mümkün olmaktadır.
    Dijital yayıncılık teknolojisi kendi yapısının doğal bir gereği olarak, etkileşimliliği (interactivitiy) ve karşılıklı iletimini getirmektedir.
    Dijital görüntü ve ses yayıncılığında, kullanıcılara, izleyicilere yönelik ek bilgiler, trafik,hava durumu, borsa ve spor bilgileri, teletext verileri ya da alt yazı şeklinde, kullanıcının talebine bağlı olarak gönderilebilirken, istenirse 2 ayrı dilde film yayını, ya da 4,5 kanallı müzik yayını yapabilir.
    Dijital yayıncılığın bu özelliği sayesinde, normal görüntü ve sesin yayında, dakikada onlarca sayfa metin gönderilerek,izleyicinin ilgilendiği her konuda bilgilendirilmesi mümkündür. Örneğin bu yöntemle, günlük bir gazetenin tüm sayfaları, resimleri ile birlikte, birkaç dakika içinde aboneye gönderilerek, abonenin alıcı ünitesinin hafızasına kayıt edilir ve abone istediği zaman bu elektronik gazeteleri istediği zaman okuyabilir.
    Dijital yayıncılık, isteyene istediği programı seçme şansını verirken, yayın merkezinden, izleyici talebine bağlı olarak ,farklı programlar, farklı abonelere doğrudan gönderilebilir.
    Dijital yayıncılık teknolojisi bu özellikleriyle farklı kullanım alanları oluşturup, mevcut alanların, eğitim, eğlence, alışveriş, bankacılık ve haber vermedeki etkinlikleriyle ve düzeylerini yükseltmektedir.
    Dijital yayıncılıkta görüntü sinyali, izleyicinin talebine göre farklı ekran çerçeve oranlarını 4:3 ya da 16:9 seçme şansı vermektedir.
    Dijital görüntü ve ses, farklı kullanıcılara farklı kalitede ve detayda gönderebilmekte, izleyici, alıcısının kalitesi ve kapasitesini göre izleme yapabilmektedir.

    Uydu yada kablo üzerinden yapılan, birleştirilmiş dijital kanal yayını ile izleyiciler spor karşılaşmalarını saha içinde istediği noktadan, kale arkasından ya da orta noktadan izleyecek şekilde, anında seçebilmektedir.
    Kısacası dijital TV yayıncılığı evlerimizdeki televizyonu ‘aptal kutusu’ olarak nitelenmesine sebep olan tek yönlü pasif izleme aracı olmaktan çıkarıp, her yönüyle izleyiciyi etkinliğin içine aktif biçimde katan bir iletişim ortamı, etkileşim ortamı oluşturmaktadır.
    1990’lı yılların başında, tüm dünya ülkelerine uyumlu dijital yayıncılığın teknik standartların belirlenmesine başlanmıştır. 1993 yılında, Avrupa da birkaç TV istasyonu, yayınlarını dijital teknoloji ile uydu üzerinden yaparken, bugün yalnız Avrupa da uydu üzerinden dijital görüntü-ses yayını yapan kanal sayısı 500’ü çok tan aşmıştır.
    Dijital teknolojinin iletişim standartları, eski analog iletişim ağlarını ve ek iletişim formatlarını kapsamaktadır. Amerika ve Japonya’nın farklı olan renkli TV standardı NTSC sistemi ile de uyumlu olan bu standartlar DVB (Digital Video Broadcasting) standartları adı verilmiştir.
    Bu standartların üzerinde çalışan 30 ülke ve 200 büyük organizasyon bulunmaktadır. 1997 yılında DVB standartlı verici ve alıcı sistemleri üretilerek kullanıcıya satışa başlamıştır. Kullanıcılar için üretilen alıcı sistemler (Set top box) farklı iletim kanalları için (uydu-kablo ve yer yayınları için) geliştirilmiştir. Her üç iletişim alanı için dijital yayınları alabilecek özel chipler dizayn edilmiştir ve büyük TV, uydu, kablo TV alıcısı üreten firmaların bu chipleri ürettikleri sistemlere koyarak, dijital alıcıların maliyetlerinin ucuzlaması hedeflenmiştir. Bu tür chipler içeren sistemler, DVB IRD (Digital Video Broadcasting integrated receiver decoder) adı ile tanımlanmaktadır.
    DVB standartları iletişim teknolojisinin geleceğini oluşturduğundan, Avrupa Yayın Birliği EBU (European Broadcasting Union), uluslararası yayın birliği ITU (International Telecommunication Union) başta olmak üzere, onlarca komite, kuruluş bu standartların uygulanması ve geliştirilmesini desteklemekte ve kendi ülkelerinde bu standartlara uyumluluk için gerekli yasal ve hukuksal değişiklikler yapılmaktadır.
    Dijital yayıncılığın (DVB) temelinde şu teknik özellikler bulunmaktadır;

    Tüm görüntü bilgileri, hangi kalitede olursa olsun, dijital ve MPEG-2 tekniği ile yayınlanmaktadır.
    Teletext, altyazı ve diğer etkileşim görüntü bilgileri MPEG verilerine eklenmektedir.
    TV yayınlarının tüm sesler 2 ya da 5 kanal olabilir ve formatı dijital MPEG-2 ses sıkıştırmalıdır.
    Çok kanallı yayınlarda tüm seslerin, şifreli-şifresiz olarak bir paket içine dizinlenmesi, MPEG-2 yayın formatı TS (Transport stream) ile yapılmaktadır.
    Her türlü iletim ağı için uyumlu bir hata düzeltme tekniği (FEC) uygulanmaktadır.








  2. Acil

    Dijital Televizyon ve Yayıncılığı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder