+ Yorum Gönder
Tiyatro ve Skeç Arşivi ve Tiyatro Metinleri Forumunda Sokak Çocukları - Tiyatro Metni Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Sokak Çocukları - Tiyatro Metni








    Sokak Çocukları (Tiyatro Metni)..


    PERDE I

    SAHNE : Bir semt parkı durumundadır. Parkta uyuyan iki çocuk vakit sabaha doğru fonda dram müziği ve çocuklar. Bu çocuklardan birinin adı Olcayto diğerinin Salih’tir. Salih Uyanır ve Olcayto’ya:



    SALİH: Olcayto, Olcayto haydi uyan hava çok soğuk, biraz koşalım yoksa donacağız. (Olcayto Uyanmaz) Sana söylüyorum Olcayto.

    OLCAYTO: Ne olur Salih biraz daha uyuyayım. Başım çok ağrıyor.

    SALİH: Ağrır tabi ben sana daha az iç demedim mi?

    OLCAYTO: İçkiden değil be oğlum soğuktan ağrıyor, soğuktan. Paramız olup da bir ev tutabilseydik ne iyi olurdu, yok be oğlum nerede o şans bizde ağzına tüküreyim böyle hayatın.

    SALİH: Aklıma çok kötü şeyler geliyor. Şöyle etrafıma bakıyorum da insanlar ne güzel yaşıyor. Akşam olunca herkes sıcacık sobalarının başında oturup televizyon seyrediyor. Süs köpekleri kadar bile olamadık be.

    OLCAYTO: Sabıkalıyız diye kimse bize iş vermiyor. Oysa çalışıp bu hayallerimizi gerçekleştirebilirdik. Bu tiner belasından da belki kurtulurduk.

    SALİH: Duydun mu?

    OLCAYTO: Neyi?

    SALİH: Hani o araba camları silip bahşiş toplayana Antepli Ahmet vardı ya…

    OLCAYTO: Eeee…

    SALİH: Pazar yerinde ölü bulunmuş.

    OLCAYTO: Baliyi fazla koklamıştır.

    SALİH: Yo ondan değil intihar etmiş.

    OLCAYTO: İntihar mı etmiş?

    SALİH: Evet… Anne babasının ayrılmalarını hazmedemiyordu. İçine kapalı duygusal bir çocuktu, kimseyle konuşmazdı.

    OLCAYTO: Kurtuldu desene

    SALİH: Keşke başka kurtuluşları deneseydi, sigaran var mı?

    OLCAYTO: Var.. (Birinci Sigarası çıkartır) Al.. Bu da bitince bakalım ne yapacağuz.

    SALİH: Birini daha dolandırırız.

    OLCAYTO: Bu konuşman hoşuma gitmedi. Bu güne kadar bazı hatalarımız olduysa bu bizim içinde bulunduğumuz ortamdandır. Üstüme giyecek bir elbise olsaydı hemen bir iş bulmuştum.

    SALİH: Bak bu güzel fikir, ben eve girip bir takım elbise çalarım, seni güzelce giydiririz, sonra da gidip bir mağazadan iş isteriz.

    OLCAYTO: Hırsızlık ha?

    SALİH: Ne olacak bir defadan bir şey olmaz.

    OLCAYTO: bir kereden bir şey olmaz diye başlar hatalar zinciri, en iyisi isteyelim vermezlerse o onların ayıbı, el öpmekten dudak aşınmaz.

    SALİH: Ben istemeye utanırım.

    OLCAYTO: İstemeden değil hırsızlıktan utanmalıyız. Sen isteme ben halimizi arz ederim. (Elinde gazetelerle bir emekli girer, banka oturur) Bak bu ablayla ben konuşurum, Hoş geldin hanım abla, yanına oturabilir miyim? Seninle bir şeyler konuşmak istiyorum da.

    HANIM ABLA: Gel otur kızım, gel konuşalım. Benimde başıma ne geldiyse insanlarla rahat diyalog kuramamaktan geldi. Cesaret işi bunlar. Cesaretli insanları severim. Bu sebepten hiç yakın dostum olmadı, ara sıra dırdırından bıktım, göndereceğim anasının evine.

    OLCAYTO: Hanım abla…. (Sözünü keser)

    HANIM ABLA: Yarın büyüyünce evleneceksiniz, sakın acele etmeyin, anam rahmetli kocanın iyisi altı ay yaşar derdi benim ilk eşim beş ay demeden rahmetli oldu, ikinci eşim de altı ay demeden hırsına kurban gitti, şimdiki de altı yıldır başımın tüyünü yoluyor. Ah evlatlar ah ablam kocanın yüzünü gördü. Bu da yerine bir yerleşse dördüncüsüne hazırlık yapacağım.

    OLCAYTO: Allah gecinden versin.

    HANIM ABLA: Yo… yo… öyle konuşma rahmetli anam çok haklıymış. Babam önce iki iki de ondan sonra. O da koca yüzü görmemiş. Sürüne sürüne ölüp gitmiş zavallı.

    OLCAYTO: Abla sen kendinde misin?

    HANIM ABLA: Dedemin çenesini bilmiyorum. Tek bildiğim annem ondördüncüymüş. Boş ol deyip hatunları boşarmış. Millet Çanakkale’de savaşırken dedem köy etrafına kazık çakarmış. Öyle bir adamın torunuyum ben çocuklar. Tanıştığınız muhteremi iyi tanıyın.

    SALİH: Biraz da biz konuşalım hanım abla, yeterince seni tanıdık.

    HANIM ABLA: Manisalı Cevriye derler bana. Altı sene cezaevinde yatıp, yedi sene tımarhane toprağı çiğnedim. İki sene Kayseri’de kalıp pastırma fabrikasından emekli oldum. Ah çocuklar ah ablanız hiç gün yüzü görmedi. Patlatın bakalım bir cigara.

    OLCAYTO: (Salih’e) Salih bu abla manyak be dilenciden dileniyor.

    HANIM ABLA: Bir şey mi dedin delikanlı?

    OLCAYTO: Yok hanım abla, iyi ki abla ile tanışmışız diyoruz, bizi aydınlattınız sağolun. Buyurun birinci sigarası (Sigara verir)

    HANIM ABLA: Fazla içmeyeyim diye paket taşımıyorum. Sağ olsun vatandaşlarımız. Ramazan ayı haricinde bile fakir fukarayı kolluyor. Birbirlerine silah çekeceklerine ekmek veriyorlar. Evi olmayan fakire zenginleriniz varsa dağıtıyor, komşuları aç yatarken kendileri tok yatmıyor, fakir fukara da azaldı bugünlerde insanlar bir giydiğini bir daha giymiyor, bir yediğini bir daha yemiyor. Herkesin dolabı et, tereyağı, bal börek dolu. Neydi o eski günler on kuruşa hasrettik. Şimdi ise yastığın içi mark dolar dolu Türk parasına rağbet azaldı. Bana bir yüzlük borç verir misiniz çocuklar?

    (Olcayto İle Salih birbirlerine bakarlar)

    Bakmayın öyle birbirinize. Para isteyince suratınız asıldı değil mi? Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. (Fondan bekçi düdük çalar)

    Eyvah basıldık, bu düdük benim için çalıyor (Kaçar) İçeriye bekçi girer) Bekçi koştuğu için nefes nefesedir)

    BEKÇİ: Buradan Cevriye diye biri geçti mi?

    SALİH: Geçti Efendim, şu tarafa gitti.







  2. Acil

    Sokak Çocukları - Tiyatro Metni isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


kısa çocuk tiyatro metinleri,  sokak çocukları tiyatro özeti,  sokak tiyatrosu metinleri