+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Tiyatro ve Skeç Arşivi Forumunda Tirad nedir Tirad Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Tirad nedir Tirad Hakkında Bilgi








    Tirad nedir?

    1-Kendi içine kapalı, uzun replik. tirad, karşılıklı hızlı söz alışverişinin yani diyalogun tam karşıtıdır.

    2-Oyuncunun sahnede adeta yalnizmiscasina, seyirciyle karsilikli gelmiscesine uzun uzun konusmasi adeta ic dokmesidir de denebilir. en guzel tiradlardan biri belki de birincisi edmond rostand tarafindan yazilan olumsuz tiyatro eseri Cyrano de Bergerac'dadir. Koca burnu icin sunlari soyler Cyrano

    "bu kadarı az delikanlı!
    asıl iş edada.
    mesela bak,
    hoyratça, "burnum böyle olsaydı mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!"
    dostça, "yana yatmaz mı? senden önce davranıp kadehe batmaz mı?"
    tarifle, "burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!"
    mütecessis, "acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?"
    zarifhane, "kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!"
    pürneşe, "birader şu koskocaman burunla tütün içince, komşu yangın var demiyor mu?"
    müdebbir; "aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!"
    müşfik, "yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!"
    alimane, "görmüşüm aristophanes'de belki hippocampelephantocmelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş!sen ne dersin?"
    nobran, "zaten bilirim, sen misafir seversin; bu şapka asmak için mükemmel icat!"
    Şairane, "ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgâr bulunamaz, karayel müstesnadır!"
    hazin, "bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela!"
    hayran, " lavantacıya ne mükemmel tabela!"
    lirik, "bu tanrıların bindiği bir gemidir!"
    safiyane, "abide ne günleri gezilir?"
    hürmetkârane, "mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak!"
    köylü, "vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?"
    sivri akıllı, "bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?"
    ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, "bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, Şimdi de utancından kızarıyor, bak hain!"-
    olsaydı biraz nükte, biraz malumatınız, İşte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar, neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile, böyle seçkin, muhterem huzzar önünde hele, bana bu şakaları yapmazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı, karşınıza bergerac'ın kılıcı!

    ben bunları söylerim, oldukça belagatla! başkasından dinlemem fakat tekini bile."

    der üstad ve lafi gedigine koyar.







  2. HARBİKIZ
    Moderator





    Oyunun Adı: Müfettiş
    Yazan: Nikolay V. Gogol
    Çevirenler: Melih Cevdet Anday - Erol Güney



    OSIP - Allah belasını versin. Açlıktan geberiyorum. Midem bomboş karnım gur gur ötüp duruyor. Ah bir eve dönsek! Ne yapsam bilmem ki! Piter'den çıkalı iki ay oluyor. Çapkın, yolda elindekini, avucundakini yedi, bitirdi. Şimdi de süt dökmüş kedi gibi düşünüyor. Bol bol yol paramız vardı. Ama kendisini nasıl gösterecek? (Taklit ederek) "Hey! Osip, git, bir oda tut, en güzel odayı tut. En iyi tarafından yemek ısmarla. Ben, öyle olur olmaz yemekleri yemem. Bana yemeğin en iyisi gerek." Önemli bir adam olsa ne ise, küçük bir kayıt memuru! Önüne gelenle dost olur, sonra da başlar kumar oynamaya. İşte sonu böyle oluyor. Off bıktım bu yaşamdan. Vallahi, köy daha rahattı. Orada kent yaşamı yoktur ama üzüntüsü de azdır Bir kadın alırsın, ondan sonra ömrün boyunca keka, ye böreği, yat aşağı. Elbet doğrusunu söylemek gerekirse, Piter'de yaşamak çok güzel. Yalnız, iş parada para olduktan sonra, günler daha ince, daha politikalı geçer. Tilaturalar, dans eden köpekler, hepsi önünde ne istersen var. Herkes ince, nazik konuşur. Daha nazik konuşanlar var, ama onlar soylular. Bir pazara gidersin. Satıcılar bağırır: "Buyurun, bayım!" Diyelim salda giderken bir memurun yanında bile oturursun. Kibarlık görmek istiyorsan bir mağazaya git. Orada emeklinin biri sana askerlikten açar. Gökyüzündeki yıldızların neye yaradığını, ne olduklarını anlatır. Onları sanki avucunun içi gibi öğrenirsin. Bazen yaşlı bir subay karısı düşer bazen de bir hizmetçi girer, ama bir içim su öf öf öf! (Güler, başını sallar.) Hey canına yandığımın ne muameledir o! Hiç kaba bir sözcük işitilmez. Herkes sana, siz der. Yürümekten mi bıktın, atla bir arabaya, bey gibi kurul. Parasını vermek istemiyorsan, onun da kolayı bulunur: Her evin iki kapısı vardır. Birinden girer, ötekinden çıkarsın. Şeytan bile bulamaz seni. Yalnız, bu yaşamın kötü bir yanı var: Kimi zaman karnını güzelce doyurursun, kimi zaman da, işte bugünkü gibi açlıktan geberirsin. Ama bütün suç onda. Halimiz duman, başımız dertte yahu! Babası para gönderiyor. İnsan biraz tutumlu olur, değil mi? Nerede başlar hovardalığa. Arabadan aşağı inmez, her gün tilatura için bilet al, bir hafta sonra ne görürsün? Yeni frağını bitpazarına satmaya yolluyor! Gömleğine varıncaya kadar sattığı oldu. Üstünde bir ceketi, bir de kaputu kaldı. Vallahi böyle. Kumaşı da ne güzeldi ama! İngiliz. Bir frak 150 rubleye mal olur, ama bitpazarına götürdün mü, vere vere 20 ruble verirler. Hele pantolon, yok pahasına gider. Bu duruma düşmesinin nedeni de ne? Aklı havada, ondan! İşine gücüne gideceğine piyasaya çıkıyor, kumar oynuyor. Ah, beyefendi bunu bir öğrenirse, vallahi, memurmuş, falanmış dinlemez, pantolonunu indirir, basar sopayı, bizimki de dört gün rahat oturamaz. İnsan memursa, memurluğunu bilmeli. İşte, şimdi de, otelci: "Birikmiş borçlarınızı ödemezseniz, artık yemek vermem." dedi. Peki, parayı veremezsek ne olacak? (İç çeker.) Ah Yarabbi, bir kaşık çorba olsa. Vallahi bana öyle geliyor ki, şimdi bütün dünyayı yiyebilirim. Kapıyı vuruyorlar O olmalı. (Yataktan fırlar.)





+ Yorum Gönder


tirad nedir,  tiyatroda tirad nedir,  tirad nedir tiyatroda,  tirad nasıl oynanır,  tirat nedir tiyatroda,  tirat nasıl yazılır