+ Yorum Gönder
Türkçe ve Yabancı Diller ve Türk Dili ve Kullanımı Forumunda Batı Dillerinin Türkçeye Etkileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeyneb
    Bayan Üye

    Batı Dillerinin Türkçeye Etkileri








    Batı Dillerinin Türkçeye Etkileri Nelerdir?


    Kapitalizm, sosyalizm, faşizm, komünizm, gol, aut, tuş, psişe, neoplazm, metastaz, pike çekmek, santra… Yüzlerce hatta binlerce böyle kelime var diğer kültür iklimlerinden gelip lisanımıza nüfuz etmiş olan. Bunlar karşısında dille ilgilenenlerin belli tavırları var:

    1) “Top outa çıkmasına rağmen hakem goal kararı verdi ama stadiumdaki anarchy ve tension bir anda arttı

    2) .2) “Top auta çıkmasına rağmen hakem gol kararı verdi ama stadyumdaki anarşi ve tansiyon bir anda arttı”.

    3) 3) “Top dışarı çıkmasına karşın yargıman kalegirdi kararı verdi ama toplu seyirlikteki karmaşa ve gerilim bir anda arttı”

    Türk dili dünyanın en eski ve en yaygın dillerinden birisidir. Bu derece geniş coğrafyaya yayılmış olmasının sebebi ise Türk milletinin dur durak bilmeyen ruhudur. Macar Türkolog’u V.Vambery’nin dediği gibi, Balkanlardan yola çıkan birisi Türkçe konuşa konuşa rahatlıkla Çin’e kadar seyahat edebilir.

    Türkçenin yabancı dillere karşı korunması için alınması gereken önlemler.

    1- Bir dile yeni girmiş olan kelimelere hemen karşılıklar bulmak ve bunları toplumda yerleştirmenin yollarını aramaktır.

    2- Ana diline karşı bilinçsizlik ve sorumsuzluk sonucu ortaya çıkan yabancı dil hayranlığı ve taklitçilik ikinci önemli sorundur.

    3- Bu bilinçlendirme ancak dile hâkim olmakla gerçekleşebilir.

    4-
    Ana dili sevgisinin uyandırılabilmesi için önce onun değerleri ortaya konmalı, güzelliği ve bir kültür hazinesi olduğu anlatılabilmelidir.

    5- Kendi dilinin zevkine varabilen kimse de, yabancı etkilere karşı kendi dilini savunma bilincine ulaşabilir. Bu konuda radyo-televizyon programları yapılmalıdır.

    6-
    Okul programlarında nicelikten çok niteliğe önem verilerek, 40-50 edebi şahsiyeti üçer-beşer cümle ile tanıtma yerine, daha az kişiyi gerektiği ölçüde ve nitelikli bir biçimde tanıtmalıdır.

    7- Öğrencilerin okul kitapları dışında çok okuyarak, doğru ve güzel Türkçe yeteneğini geliştirici çalışmalar yapmaları gereklidir.

    8- Orta ve yüksek öğretim kurumlarında yabancı dille eğitim yapmak yerine, isteyen öğrencilere bir veya birkaç yabancı dili en iyi şekilde öğretmek için yollar aranabilir.

    9-İletişim organları yabancı kelimelerin yaygınlaşmasında önemli bir etkendir. Radyo-televizyon spiker ve sunucularının gerek doğru ve güzel konuşmaları gerekse yabancı kelimeler karşısında bilinçli olmaları için, bunların Türk dili ve edebiyatı eğitimi almış olmaları sağlanmalıdır.

    10- Çeşitli yasal düzenlemeler yapılarak toplum hayatının yabancı kelimelerle değil, Türkçe kelimelerle yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

    Sonuç…

    Yabancı bir cismin, sözgelimi bir metalin, insan vücudunda eriyip o bünyeye karışması ne kadar olanaksızsa; farklı kökenden dillerle Türkçenin zenginleştirilmesi de o derece olanaksızdır.

    İngilizceyi batılılaşmanın gereği sayanlar temel eğitimde, hatta anaokullarında belki daha da önce İngilizce öğretmeyi doğal ve gerekli bulup alkışlamaktadırlar.

    Oysa çocuğun beyninde temel kavramlar anadille oluşur. Bu süreçte anadilin kullanımını kısıtlar ya da pek çok kez yaptığınız gibi yasaklarsanız; algılamaktan, düşünmekten yoksun kuşaklar yetiştirirsiniz. Dilin yığınları toplum yapan, insanları bir arada yaşatan en büyük etken olduğunu görmezden gelmiş olursunuz.

    Başka bir söyleyişle, anadilinin bilim ve düşünce aktarımında ve üretiminde eğitimciye sağlayacağı kolaylığı hiçbir yabancı dil, ana dili kadar sağlayamaz. Durum öğrenci açısından da aynıdır. Ayna, eğitimin yalnızca bilgi aktarıcılığı olmadığını; kişilik, ulusal ve evrensel değerler kazandırma süreci olduğu da dikkate alınacak olursa eğitimde anadili kullanımının önemi inkar edilemez. Bilimi getireceği sanılan yabancı dil, o dilin kültürünü de beraberinde getirmektedir. Bu durum, bizi kendi kültürümüze yabancılaşma sorunuyla yüz yüze bırakmaktadır. Dil, kültürü oluşturan en önemli öğelerden biridir. Daha da önemlisi dil bir ulusu oluşturan ve ulusallığı sağlayan temel taşlardan biridir. Kültür öğelerinin en önemlisi olması nedeniyle an dili kültürün ve ulusun temelinde yer alır. Ulusal varlık ile dilin yakın ilişkisini bilen Atatürk’ün “Yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” sözünü uygulamaya geçirmek gereklidir.

    Amerikan İngilizcesinin etkisi altındaki Türkçe’nin durumunu; aynı etki altında bulunan Fransızca, Almanca vb. dillerle özdeş görmek doğru olmaz. Yüzyıllardır bu dillerle ürün verilip bu diller geliştirilirken Türkçe bütün tarihi boyunca hor görülmüş, bilim ve felsefe yapmaya layık bulunmamıştır. Bu günde üniversitelerimizin çoğunda bilimsel çalışmalar İngilizce yapılmaktadır. Kaldı ki İngilizce’nin aynı kökten geldiği bir başka batı diline etkisi, yalnızca söylenişte sorun yaratırken; Türkçe’de sessel olandan çok daha derine inen etkiler oluşturur, Türkçe’nin sözcük yapısını bozar, söz dizimi kurallarını altüst eder, başka bir deyişle varlığına kasteder.








  2. Elif
    Devamlı Üye





    Türkçe tarihte de gelişmiştir.Okuma ve yazmanın faydaları sayılamayacak kadar çok fazladır .Ona göre insan kendini geliştirmek için elinden geleninin fazlasını yapmalı ve kendini başkaların önünde kendini küçük göstermemelidir.




  3. Beriwan
    Devamlı Üye
    batı dilleri özellikle de ingilizce dili türkçeye olumsuz anlamda etkisi büyüktür. insanlar attık konuşmada olsun yazmada olsun ingilizce ve türkçe kelimeleri karıştırıp konuşuyorlar.




+ Yorum Gönder