+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Eski Türkçe ile ilgili Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. IŞILAY
    Devamlı Üye

    Eski Türkçe ile ilgili Bilgi








    Eski Türkçe ile ilgili Bilgi

    Türk yazı dilinin ele geçen ilk örnekleri Orhun Âbidelerinin metinleridir. Fakat bu metinler şüphesiz Türk yazı dilinin ilk örnekleri değildir. Çünkü Orhun Âbidelerindeki dil yeni teşekkül etmiş bir yazı dili olarak değil, çok işlenmiş bir yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan, Türk yazı dilinin başlangıcını ele geçen bu ilk metinlerden çok daha öncelere çıkarmak gerekir. Türk yazı dilinin sekizinci asırdan sonraki gelişmesi ile mukayese edilerek bir tahmin yürütülürse, Orhun abidelerindeki yazı dilinde hiç değilse bir kaç asırlık bir gelişme mevcut olduğuna kolaylıkla hükmolunabilir. Buna göre Türk yazı dilinin başlangıcını Milâdın ilk asırlarına, hiç olmazsa Orhun âbidelerinden bir kaç asır önceye çıkarmak doğru olur. Fakat Orhun kitabelerinden daha eski bir metin ele geçmediği için bu yazı dilini ancak sekizinci asırdan itibaren takip edebilmekteyiz.
    İşte nazarî olarak Milâdın ilk asırlarında başladığını kabul ettiğimiz ve ilk ele geçen metinleri sekizinci asra ait olan bu yazı dili 12 – 13. asra kadar devam etmiş olup, bu devre Türk yazı dilinin ilk devresini teşkil etmektedir. Bu ilk yazı dili devresi ayni zamanda müşterek bir yazı dili devresidir. Yani bu yazı dili bütün Türklüğün tek yazı dili olarak kullanılmış, Orta Asya’da geniş bir sahayı kaplayan Türklük âlemi asırlar boyunca hep ayni dille okuyup yazmıştır. O devirden kalma eserlerde görülen ufak tefek farklar ise saha ve zaman farklarından ileri gelen normal ayrılıklar olup tek bir yazı dilinin hudutlarını aşacak mahiyette değildir.

    Kâşgarlı’nın en çok beğendiği ve şivelerle karşılaştırırken “Türkçe” diye adlandırdığı, Hakaniye Türkçe’si, yahut başka eserlerde Kâşgar dili, Kâşgar Türkçe’si adı ile anılan dil hep bu ilk Türk yazı dilidir. Bu yazı dili devresinden gelen eserlerin büyük bir kısmı Uygur yazısı ile yazılmış olduğu için bu devreye Uygur devresi, bu yazı diline de Uygurca denilebilir. Fakat Türkoloji öğretiminde Türkçe’nin bu ilk devresi için bugün en uygun isim olarak “Eski Türkçe” tâbirini kullanmaktayız. Türkçe’nin ondan sonraki çeşitli gelişmelerinin kaynağı hep bu devreye çıkmakla, bugün geniş sahalarda ayrı kollara ayrılmış bulunan Türkçe’nin bütün şekillerinin menşei bu devrede bulunmakta, kısacası, Türkçe’nin bütün yapısı bu devre ile izah edilebilmektedir. Demek ki bu devre Türkçe’nin ana Türkçe devresi, ilk devresi, eski devresidir. Onun için bu devreyi “Eski Türkçe” diye adlandırmak çok yerindedir. Bu kitapta biz de bu ismi kullanacağız.
    O hâlde Türk yazı dilinin ilk devresi Eski Türkçe’dir. Eski Türkçeden daha önceki devir ise Türkçe’nin karanlık devridir. O devir artık Eski Türkçe’nin Çuvaşça ve Yakutça ile, bunların da daha ileride Moğolca ile birleştikleri devirdir.

    Türkçe tarih boyunca iki gramer yapısına sahip olmuştur. Eski Türkçe devresi Türkçe’nin eski gramer yapısını temsil eder. Ondan sonraki devreler Türkçe’nin yeni gramer yapısına sahip olan devrelerdir.








  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Eski Türkçe Hakkında Bilgi

    Eski Türkçe devrindeki Türkçenin bugüne göre birçok farklı yanı vardır. Bunlardan bir kısmı şunlardır:
    "edgü" >> "iyi": Söz içinde bulunan /d/ sesi zamanla /y/ sesine dönüşmüştür. (Örnek: eder > eđer > eyer; kadgu > kađgu > kaygu > kaygı)
    "beg" > "beğ" > "bey": Sözlerin sonunda bulunan /g/ sesleri çoklukla /y/ sesine dönüşmüştür.
    "tag" > "dağ": Söz başındaki /t/Orhun alfabesinde "" ile gösterilen T sesleri Oğuz grubunda ötümlüleşip /d/ sesine dönüşmüştür.
    Günümüzde ulaşılabilen en eski Türkçe metin 687-692 yılları arasında dikilen Çoyr Yazıtıdır . Bundan sonra giderek çoğalan yazıtlardan en eski tarihliler sırasıyla: Hoytu Tamir, Ongin, Köl İç Çor, Altun Tamgan Tarkan, Tonyukuk ve Orhun Yazıtlarıdır.[2] Orhun Yazıtları, Eski Türkçe devrine aittir; bu devirde yapılmışlardır.[1]
    Hunlar döneminde de bir "Hun dili" vardı. Göktürk kitabe dilinin bu dilin değişmiş şekli olması muhtemeldir. Ayrıca Altın Elbiseli Adam'ın mezarı diye anılan M.Ö. 5. veya 6. yüzyıllara ait bir mezarda altından eşyaların içinde bulunan 26 harflik bir yazı bulunmuştur. Bu yazı da Göktürk alfabesine çok benzer bir alfabeyle yazılmıştır ve Türkçe'nin daha da eskilere dayandığının bir kanıtı niteliğindedir.





+ Yorum Gönder


eski türkçe hakkında bilgi