+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Fecr-i Ati Döneminin Genel Özellikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Fecr-i Ati Döneminin Genel Özellikleri








    Fecr-i Ati Döneminin Genel Özellikleri

    1. 20 Mart 1909da Hilal Matbaası’nda toplanan Şahabettin Süleyman,Yakup Kadri, Refik Halit, Cemil Süleyman, Köprülüzade Mehmet Faut, Tahsin Nahit, Emin Bülent, Ali Süha, Faik Ali ve Müfit Ratib gibi yeni bir hareket başlatmayı planlar. Ahmet Haşim de bu harekete katılır. Böylece Fecr-i Ati Encümen-i Edebisi Beyannamesi, 24 Şubat 1910da yayımlanır. Fecr-i Ati edebiyatı, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanan bir bildiriyle başlar.
    2. Edebiyatımızda ilk edebi bildiriyi (beyannameyi) yayımlayan topluluktur.
    3. Edebiyatımızda ilk edebî topluluktur.
    4. Servet-i Fünûn edebiyatına tepki olarak doğmuştur.
    5. ‘Sanat şahsi ve muhteremdir.’ (Sanat kişisel ve saygıya değerdir) görüşüne bağlıdırlar.
    6. ‘Edebiyat ciddi ve önemli bir iştir, bunun halka anlatılması lazımdır.’ görüşüne sahiptirler
    7. Batıdaki benzerleri gibi dil, edebiyat ve sanatın gelişmesine, ilerlemesine hizmet etmek; gençleri bir araya getirmek; seviyeli fikir münakaşalarıyla halkı aydınlatmak; değerli ve önemli yabancı eserleri Türkçeye kazandırmak; Batıdaki benzer topuluklarla temas kurmak, böylece Türk edebiyatını Batı edebiyatına yaklaştırmak, Batı edebiyatını Türk edebiyatına tanıtmak amacındadırlar.
    8. Servet-i Fünûn’a bir tepki olarak ortaya çıkmasına rağmen, şiir sahasında bu edebiyatın özelliklerini sürdürürler.
    9. Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar tabiat ve aşktır.
    10. Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.
    11. Dil bakımından Servet-i Fünûn’un devamıdır. Arapca ve Farsça kelime ve tamlamalarla dolu, günlük dilden uzak ve kapalı bir şiir dili oluşturmuşlardır.
    12. Aruz veznini kullanarak serbest müstezat türünü daha da geliştirmişlerdir.
    13. Fecr-i Aticiler tiyatro ile yakından ilgilenmişlerdir.
    14. Şiirde özellikle Sembolizmin etkisi söz konusudur. Hikâyede Maupassant, tiyatroda ise Henrich Ibsen örnek alınır.
    15. Belli bir sanat anlayışında, belli değer ölçüleri etrafında birleşmeyi değil, ferdi hürriyeti ve bunun sonucu olarak da çeşitliliği savundukları için kısa sürede dağılmışlardır. Dağılmalarında özellikle Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp‘in çıkardıkları Genç Kalemler dergisi etkilidir. Yani Milli Edebiyat hareketinin başlaması Fecr-i Ati‘yi bitirir.
    16. Fecr-i Ati, Edebiyat-ı Cedide ile Milli Edebiyat arasında bir köprü görevi görür.
    17. Fecr-i Ati‘nin en önemli temsilcisi Ahmet Haşim’dir.
    18. Fecr-i Ati Beyannamesine imza atanlar: Ahmet Haşim, Ahmet Samim, Emin Bülent (Serdaroğlu), Emin Lami, Tahsin Nahit, Celal Sahir (Erozan), Doktor Cemil Süleyman, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Refik Halit (Karay), Şahabettin Süleyman, Abdülhak Hayri, İzzet Melih (Devrim), Ali Canip (Yöntem), Ali Süha (Delibaşı), Faik Ali (Ozansoy), Fazıl Ahmet (Aykaç), Mehmet Behçet (Yazar), Mehmet Rüştü, Mehmet Fuat (Köprülü), Müfit Ratib, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), İbrahim Alaattin.
    19. Milli Edebiyat‘ın başlamasıyla Hamdullah Suphi, Ali Canib ve Celal Sahir’in bu harekete katılmalarıyla topluluk 1912de dağılmıştır. Yalnızca Ahmet Haşim Fecr-i Ati edebiyatının temel ilkelerine bağlı kalmış ve Milli edebiyat hareketine katılmamıştır.
    20. Fecri Ati’nin görüşlerini, Yakup Kadri, Celal Sahir, Ahmet Haşim, Müfit Ratip, Mehmet Fuat ve Ali Canib Resimli Kitap adlı dergide; Mehmet Rauf, Hüseyin Suat ve Raf Necdet de eleştirilere Servet-i Fünûn’da cevap verdiler.








  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Fecr-i Ati Sanatçıları

    Fecr-i Aticilerin bu beyannamesinin altındaki imza sahiplerinin:
    Ahmet Haşim
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Refik Halit Karay
    Hamdullah Suphi Tanrıöver
    Ahmet Samim
    Emin Bülent Serdaroğlu
    Emin Lami
    Tahsin Nahit
    Celâl Sahir Erozan
    Cemil Süleyman
    Abdülhak Hayri
    İzzet Melih Devrim
    Şehabettin Süleyman
    Ali Faik Ozansoy
    Fazıl Ahmet Aykaç
    olduğu görülür. 1912 sonlarında dağılan topluluğa önce simgesel olarak Faik Ali Ozansoy, sonra sırasıyla, Fazıl Ahmet, Hamdullah Suphi ve Celal Sahir Erozan başkanlık etmişlerdir.





+ Yorum Gönder