+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türk Edebiyatı Forumunda Kültürleşme ve ırkçılık Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Kültürleşme ve ırkçılık








    Kültürleşme ve ırkçılık

    İnsanlar çoğu kez söyleyişte karşı oldukları kuramları yeri geldiğinde yaşamda normal gibi kullandıkları sık sık tanık olunan olaydır. Kelimesini söylerken veya ötekine veriştirirken suçlatılan ifadenin, birden kendisi kullanırken değer yaparken ayni olaya geldiği sık sık görülmektedir. Irkçılık bunun en net olanıdır. Nitekim ona buna veriştirirken birden kendisinin karşıtı “ırkçılıkla” suçlarken, aslında kendi düşüncesinin davranışının böyle olduğunun farkına bile varmaz. Kafadaki veya anlatım kuramında olan yanlış değerler eyer kültürleşen düşünce davranış olursa, bu doğalaşır. En tehlikelisi budur. Adı ne olursa olsun, ilgili düşünce, değer kültürleşip doğalaşırken artık kanıksanan gerçek olur. Irkçılık gibi düşünceleri zaten yerleştiren gerçek kültürleşme ve siyasal sosyal yapılanma olurken, en kolay kulanım şekli ise ötekileştirme veya ayrıştırma davranışı oluyor. Bir yerde yapılanış ve onun sonucu kültürleşme oluyorsa, ayrışma ötekileştirme anlayışı ile taşlanıyorsa, artık kuram veya değer içerikle değil yaşamdaki yerleşmiş şekliyle hayat bulur. Irkçılık gibi kuram ne yazık ki siyasal yapılanmadan kültürleşme sonucu oluşan ve bizde içselleşen, düşünce şekli ve kültürel bakışın sonucu çok kolay yerleşip gayet normal kullanılmaktadır. Bir yandan ayrışma ötekileştirmelerle suçlama kötüleme değeri olurken, öte yandan kendisi de bu bakışla yaklaşım değeri olmaktadır.

    Kültürleşme ve ırkçılık.jpg
    Lafa çok daldım: Ben aslında hafta içi yaşadıklarımla Kültür makalemi buna ayırmayı zaten düşündüm: Ancak hafta sonu anamın ihdiyaçlarını gidermek için markete gidip orda tanık olduğum olayla, birden ne denli haklı olduğumu tekrar anladım: Adamın birine başkası şöyle bir iltifat yağdırıyordu; “Hayırlı olsun, kızınız işe girdi”: Öteki teşekkür ederken ekledi; “Elimi masaya çok vurdum; Sonuçta sağ olsun bakan istediğim iş olmasa da yine iş verdi”. Öteki ah çekerken adam tekrar ekledi; “Sana söyledim, seninkinide Rumculuk yapmasaydı yüzüm olup onu da işe aldırma şansın vardı”. Bu konuşma dahi işe aldırırken ve kayırmaclık ayrıcalıklı farktan nasıl ırkçılık oluşturduğumuzun acı basit durumu oluyordu. İlgili örnek beni yazıyı yazmada daha da tetikledi.
    Aslında çoğu kuramı hep yanlış uygularız. Tekil düşünce ve sadece verilen örneklerle sınırlı bırakırız. Sanki ırkçılık Amerika’daki “beyaz siyah” genele giderek renklerle oluşan farklı davranışlara sokarız, veya tam başka telden Alman Yahudi Nazi ekseninde bırakıp orda kalırız. Oysa ırkçılık düşüncesinin değer bulmasında ayrıcalaştırma ve ötekileştirme ile başlar. Birini öteki görme ve aşağılamanın ilginç aşamasıyla oluyor. Irkçılık düşüncesinin temelinde öteki görme ve ayrıcalıklı kılmanın önemli tetiklemesiyle oluşur. Öteki kötüdür, öteki hep yanlış yapar, benimki hep doğrudur, benim farklı olmam gerekir gibi değerler oluşup bunu dine, etnik kimliklere dek sokar. Irkçılık düşüncesinde her şey “benim en iyi olma, yanlış yapamam ve üstünlük” kriterleri tabusal deyeri vardır. Bunu ırka dek indirger. Öteki görerek küfretmenin doğallaştırıldığı veya başka olmanın ona saldırmanın yermenin küfürler yağdırmanın normalaşan değerlerinin kültürleşmesi olmaktadır.
    Şöylesine basitleştirilelim; Genelde ırkçılık hep Amerikan veya Alman ayrıştırma faşist olayında bırakılır. Bizde sanki Türk olmanın ve Rum olmanın ötekileştirme ekseni hiç sorgulanmaz. Hatta ırkçılık kültürleşince oluşan acı travma ele alınmaz. Normal davranış gibi yapılır. Demek olunur ki siz öteki oluyorsanız, başka görüş söylüyorsanız ötekileşirsiniz: Ötekileşince de hemen karşıt olan “Rumcu” olursunuz. Öyle ya Rumcu ırkçıdır satılır ve hayindir: Türk ise kahramandır ve dürüsttür. Basit farklılaşmadan dahi genel “Rumlaştırma” ırkçı kültürleşmesine hemen gidilir. Medyası dahi bu kültürleşme siyasetini öylesine ideolojikleştirip yerleştirdi ki küfür etmenin normal haline taşınır. Oysa ötekileştirilen ve suçlanana söylenen kelimeler başka koşulda söylense önemli suç olmaktadır. Ama kültürleşen ırkçılıkta ötekine küfretme ve ona aşağılatılan en acımasız ifadeleri vurgulamak normladır. Siz de öteki olursanız, istenilen keliemleri kulanmazsanız hemen ötekileştirilen ırksal deyere “Rumcu” olmaya layik olursunuz. Bakın etrafınıza en doğruyu söyleyen dahi sırf birilerinin kirli durumlarını söyledikleri için hemen “Rumculuk” veya “Güneyden para alan” kişi olur. Oysa ırkçılık temel düşüncesi baştan ötekileştirme ve ayrıştırma üzerine konuldu. Irkçı olmanın başlangıç noktası budur. Benim senin takımın, bana öncelik vermeler ırkçılık düşüncesinin kültürleşmiş ilk adımları olmaktadır. Sora ulaşılır önemli sonuca; Muhalif oluyorsanız, yapılan çirkinlikleri söylüyorsanız ve bunlarla öteki oluyorsanız sizi ırkçılıkla kolayca damgalarlar. Bu eyer toplumsal kolaycılıkla ve siyasal davranışla doğalaşırsa o zaman resmen ırkçılık kültürü oluşur. Daha gerçeğine gelelim; Faşizmin idolojik yapısını oluştururuz. Faşizim sadece Nazizim veya tek ırk deyil, ötekileştirmeden ayrıştırmalara farkı küfürlerle ötekileştirmelerle oluşturan düşüncenin temeli olmaktadır.
    Sadece sabahları okunan medyalara, siasyal demeçlere ve bulunduğunuz yerdeki ötekileştirmelere veriştirmelere tanık olun: Hep ırkçılık kültürleşmesinin nasıl doğalaştırıldığının bulgularına tanık olursunuz. Şu basit gerçeği dahi onutursunuz; Konulan her deyerin doğrusu yanlışı vardır. Hırsızlık, dolandırıcılık ve dahası anlamı belidir: Bunun Türkü Rumu yoktur, Olayın kendisi anlamlıdır. Oysa ırkçılıkta bizi öylesine kültürleştirildi ki “muhalif olma, kötüyü seslendirme, çizilen profil dışında olma ve yandaş olmama” sonucu sizi ırkçı ifadelerle kolayca dıştalatırılıp suçlarlar. Buna yerleştirilen “Rumculuk, kafir olma, gavurla işbrilikci” kılmalara dek suçlar. Sizi siz deyeri ile deyil, öteki görüp suçlmama yapılmaktadır. Ne yazık ki Kuzey Kıbrısta ırkçılık kültürleşmesi çok doğalaştı. Gazete mahşetleri dahi siaysal eleştiri merkezi nutuklarda hep bunlar kulanılıyor.
    Kısaca; ırkçılık önemli yanlış kÜltürleşme oluyor. Öylesi yanlıştır ki bunu kulanıp iktidar olanlar, avantalarını ayrıcalıklarını alanlar ve karşıtını ötekileştirip suçlarken dahi savunamıyor. Yani adını söyleyemiyor. Hatta kendi ırkçılığını başkası yapıyormuş gibi de gösteriyor. Hep kulandığı ifadeler ise kültürleştrilen ırkçılık oluyor. Öylesi oluyor ki söylenmemesi gereken küfürler yapılıyor, olmamaısı gereken ayrışmalar ötekileştirmeler yapılıyor. Böylesi çirkin gerçeği vardır. Hatta bu köşeyi okuyan nice okuyucum yaşamda sık sık sırf bazı ifadeler yaptılar diye ayni anlayışla ırkçılık suçlaması saldırganlığına uğrayıp çaresizce dinlediler. Kaçımız “Rumcu, kafirlikle” olmadık küfürler yalanlar yedik? Irkçılık özüdür; Başkasını kötü gösterip saldırırken, aslında kendisi ırkçılıkla beslenen düşünce sistem olmaktadır. Onun için ırkçılığı Fransa sokaklarında, Amerikan siyah beyazı kadar, Kuzey Kıbrısta ötekileştirilip her gün dinsizlikten Rumculuğa suçlanan ve işe alınmaya dek varan davranışlarda arasak daha iyi olacak








  2. Acil

    Kültürleşme ve ırkçılık isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder