+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı Özellikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Suskun Karizma
    Devamlı Üye

    Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı Özellikleri








    Milli Mücadele Dönemi Edebiyatı Özellikleri


    Milli Mücadele Dönemi Edebiyat

    tatürk'ün bir kurtarıcı olarak Türk milletine önderlik ettiği Millî Mücadele dönemi, aynı zamanda yeni Türkiye Cumhuriyetinin de temellerinin atıldığı dönemdir. Bu dönemde esareti kabul etmeyen Türk milleti, yeniden derlenip toparlanarak ulusal bir Kurtuluş Savaşı'nı başlatır. Millî Mücadele dönemi edebiyatını kesin sınırlarla diğer dönemlerden ayırmak çok zordur; çünkü toplumsal olayların başlangıçları ile bitişleri kesinlikle sınırlandırılamaz. Bu nedenle Milli Mücadele dönemi edebiyatı, Millî edebiyatın ilkeleri doğrultusunda gelişti, bu dönemin sanatçılaırı, Cumhuriyet döneminde de o günün koşulları içinde eser vermeye devam ettiler.

    MANZUM ESERLER

    Edebiyatımızda Cumhuriyetin ilk yıllarında yazılan şiirler, genellikle Kurtuluş Savaşı'nın coşkusu ve heyecanı ile ortaya çıkmıştır. Bu şiirler, coşkulu ve heyecan unsuru yoğun olan şiirlerdir. Millî Mücadele dönemini anlatan şiirler yazan şairlere Faruk Nafiz, Kemaleddin Kamu, Mehmet Akif Ersoy, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cahit Külebi, Ceyhun Atıf Kansu ve Halide Nusret Zorlutuna'yı örnek verebiliriz.

    MENSUR ESERLER
    Millî Mücadele dönemi, edebiyatımızda birçok yazar tarafından işlenmiştir. Roman, hikâye, tiyatro, deneme, fıkra, anı ve hitabet (söylev) gibi bütün mensur türlerde Millî Mücadele dönemini anlatan eserler yazılmıştır.Bu eserlere;
    Halide Edip Adıvar'ın "Ateşten Gömlek" ve "Vurun Kahbeye", Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Sadom ve Gomore" ve "Yaban", Refik Halit Karay'ın "Çete", Kemal Tahir'in "Yorgun Savaşçı", Tarık Buğra'nın "Küçük Ağa" adlı romanlarını; yine Halide Edip'in "Dağa Çıkan Kurt", Yakup Kadri'nin "Ergenekon III" adlı hikâye kitaplarını; Falih Rıfkı Atay'ın "Zeytin-dağ" adlı anı kitabını örnek olarak verebiliriz.

    HALİDE EDİP ADIVAR (1884-1964)
    Türk edebiyatında Millî Mücadeleye en çok destek veren sanatçılarımızdan birisi, Halide Edip Adıvar'dır. Halide Edip, istanbul'un işgali karşısında çeşitli alanlarda yapılan mitinglerde milleti coşturan konuşmalar yapmış, Ankara'da Atatürk ile birlikte çalışmış, cephede bulunmuş, onbaşı rütbesini alarak ilk kadın onbaşı unvanını kazanmıştır. Millî Mücadele yıllan sırasındaki gözlemlerini "Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Kalp Ağrısı, Zeyno'nun Oğlu" adlı romanlarında dile getirmiştir. Edebiyata "Tanin" gazetesinde yayımlanan hikâyeleri ile başlayan Halide Edip Adıvar, ilk hikâye ve romanlarında kadın psikolojisi üzerinde durmuş, daha sonra Millî Mücadele ile ilgili romanlar yazmıştır. Cumhuriyet'ten sonra olgunluk eserlerini vermiş, toplum sorunlarına eğilmiştir. Çok verimli bir yazar olan Halide Edip Adıvar, romanlarının dışında hikâye, anı, tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Ayrıca gazete ve dergilerde yayımlanan makaleleri ile çevirileri, inceleme ve araştırmaları vardır.








  2. Zühre
    Devamlı Üye





    Milli Edebiyat Dönemi Özellikleri

    Milli Edebiyat Dönemi (1911 – 1923)
    Edebiyatta konu ve biçim bakımından yerli kaynaklara yönelmeyi amaç edinen şair ve yazarların oluşturduğu bir anlayışla ortaya çıkar. “Türkçülük” düşüncesini temel alan ürünler ortaya konmuştur.
    Milli Edebiyat Dönemi Özellikleri , Milli Edebiyat Döneminde yazılan roman, öykü ve şiirlerin genel özellikleri , Milli Edebiyat Dönemi edebi anlayışı
    a. Milli Edebiyat Döneminin özellikleri
    II. Abdülhamit’in baskı yönetimine karşı kurulan İttihat ve Terakki Cemiyet’i yöneticileri Osmanlı’ya karşı Makedonya’da ayaklanır ve II. Abdülhamit 1908′de II. Meşrutiyet’i ilan etmek zorunda kalır. Bu tarihten sonra eskiye dönme çabaları hız kazanır. 1909′da İstanbul’da gerici 31 Mart Ayaklanması patlak verir. Bu ayaklanmayı, içinde Mustafa Kemal’in de 5 bulunduğu Selanik’ten gelen Harekat Ordusu bastırır ve II. Abdülhamit tahttan indirilir.
    II. Meşrutiyetin ilanıyla Osmanlının başkentinde politik ortam birdenbire durulmaz. Bu karışıklığı fırsat bilen italya, Trablusgarb’a saldırır. İçinde Mustafa Kemal’in de bulunduğu pek çok subay kendi olanaklarıyla Trablus’a geçer. Osmanlının bu durumundan yararlanan Balkan devletleri ayaklanır ve Balkan Savaşları başlar.
    Avrupa’da ise siyasi dengeler çok hızlı değişmektedir. Almanya ve İtalya’nın sanayileşme sürecini tamamlamaları ve sömürge yarışları Avrupa’da bir savaşı kaçınılmaz kılmıştır. Almanya, Avusturya – Macaristan ve italya “üçlü ittifak” adı altında toplanırken, Fransa, İngiltere ve Rusya “üçlü itilaf” devletlerini oluşturur.
    Balkan savaşlarından sonra orduya Alman subaylarının kontrolünde çeki düzen vermeyi amaçlayan “İttihat ve Terakki” hükümetleri döneminde Alman etkisinde kalan Enver Paşa başkomutan olunca Almanya yanında savaşa girilir.
    Osmanlı I. Dünya Savaşı’nda Hicaz, Yemen, Mısır, Irak, Suriye, Filistin, Galiçya, Romanya, Makedonya ve Çanakkale’de savaşmak zorunda kalır.

    Bu cepheler içinde tek başarı Çanakkale’de kazanılır. Bu zafer sonucunda Çanakkale’yi geçemeyen İngiliz ve Fransızlar, Ruslara yardım gönderemezler, zayıf düşen Rusya’da Bolşevik devrimi başlar ve Rusya savaştan çekilir. I. Dünya Savaşı, Amerika’nın savaşa girmesiyle sona erer. 1918′de Mondros Ateş- kes’i imzalanır ve 1920′de Sevr Antlaşması’yla Osmanlı resmen paylaşılır.
    Mustafa Kemal ve ona inanan insanların çabasıyla Anadolu’da başlayan direniş, 1920′de Millet Meclisi’nin açılmasıyla Kurtuluş Savaşı’nı başlatır. Üç yıl süren zorlu mücadele sonunda, 9 Eylül 1923′te Yunanlıların İzmir’den atılmasıyla zafere ulaşılır.

    b. Dönem Edebiyatının Genel Özellikleri
    1789′da gerçekleşen Fransız İhtilali dünyaya ulusçuluk düşüncesini yaydı. Osmanlı etnik ve sosyolojik nedenlerle zamanla bundan etkilendi.
    1908 II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Osman¬lı’da dört görüş hakimdi: Batıcılık, Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük.
    Batıcılık, Osmanlının kurtuluşunu tamamen Do¬ğu kültüründen sıyrılıp Batılı değerlere bağlanmakta görüyordu. Ancak bu görüş zamanla değerini yitirdi. Çünkü Tanzimat’la başlayan Batılılaşma hareketleri Osmanlıyı Batıyı taklit eden bir sömürge durumuna düşürmüştü.

    Osmanlıcılık, imparatorluk içinde yaşayan Türk, Arap, Rum, Ermeni, Arnavut, Sırp ve Bulgarları Osmanlılık ruhu İçinde eritmeyi planlıyordu. Ancak Bal¬kanlardaki ulusların ayaklanmaları ve Balkan Savaşı sonunda bağımsızlıklarını ilan etmeleri, bu görüşü de geçersiz kıldı.
    Özellikle Mehmet Akif’in savunduğu İslamcılık düşüncesi ise tüm Müslüman devletleri bir araya toplayan bir İslam devleti öngörüyordu. Yine Yemen’de çıkan ayaklanma bu görüşü geçersiz kıldı.
    Tüm bu gelişmeler Türkçülük ve Türk milliyetçiliğinin güçlenmesini sağladı. Türk Yurdu, Türk Ocağı, Yeni Mecmua gibi dergiler, Türkçülük düşüncesini geliştiren yayınlar oldu. Böylece “Milli edebiyat” da oluş¬maya başladı.
    Milli edebiyatın köklerini Tanzimat’ta aramak gerekir. Ahmet Vefik Paşa (Lehçe-i Osmani) Ahmet Cevdet Paşa ve Şemsettin Sami’nin dil ve tarih çalışmaları 20. yüzyılda sosyal bir akıma dönüştü denilebilir.
    Milli edebiyatın oluşmasındaki en önemli etkenlerden biri de Mehmet Emin Yurdakul’un şiirleridir. M.Emin Yurdakul, 1876′da Sırpların ayaklanmasıyla başlayan 1897′deki Osmanlı-Yunan Savaşına kadar süren süreçte bu olaylara tepki olarak bir şiir yazar. Selanik’te çıkan Asır gazetesinde yayımlanan “Cenge Giderken” şiiri hece ölçüsüyle ve yalın bir dille yazılmıştır. Şiirde: “Ben bir Türk’üm; dinim, cinsim uludur” ifadesi göze çarpar. Servet-i Fünun döneminde oluşan bu şiirdeki görüşler, ll. Meşrutiyet’ten sonra bilinçli bir çizgiye oturur ve bir akım niteliği kazanır.
    Miili edebiyatı asıl başlatan kişilerse yine Selanik’te Nisan 1911′de “Genç Kalemler” dergisini çıkaran Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem’dir, Derginin ilk sayısında, imzasız olsa da, Ömer Seyfettin tarafından yazıldığı anlaşılan “Yeni Lisan” adlı bir makale vardır. Bu makale Mil|i edebiyatın bildirgesi niteliğindedir. Ulusal dile ve dilin ulusallaşma ile olan ilgisine dikkat çeker.




+ Yorum Gönder


milli mücadele dönemi türk edebiyatının özellikleri,  milli mücadeleyi anlatan edebiyat ve sanat eserleri,  milli mücadele dönemi türk edebiyatı genel özellikleri