+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda türk dünyasının kültürel özellikleri nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    türk dünyasının kültürel özellikleri nelerdir








    türk dünyasının kültürel özellikleri nelerdir

    a)Türk kültürü M.ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Temelini ise Andronova Kültürü oluşturmuştur.
    b) Türk kültürü Altay Dağları, Tanrı Dağı, Aral Gölü, Baykal Gölü ve Batı Türkistan’daki Anav ve Namazgah çevrelerin de olgunlaşmıştır.
    c) Türklerin oluşturduğu bu kültüre Atlı Göçebe veya Bozkır Kültürü adı da verilmektedir.
    d) Altay Dağlarındaki Pazırık Kurganı ve Isık Gölü çevresindeki Esik Kurganları ise Türk Kültürünün gelişmişliğinin en önemli eserleridir.

    *Kurgan : Eski Türklerde mezar.

    Bu kurganlarda insan ve hayvan cesetleri yanında çeşitli eşyalara rastlanmıştır.
    Pazırık Kurganında bulunan altın zırhta Türk Kültürünün gelişmişliğinin en önemli kanıtı olarak kabul edilir.

    e) Türklerin inanç olarak ölümden sonraki hayata inandıkları anlaşılmıştır.
    f) Türklerin temel geçim kaynaklarının hay vancılık ve tarım olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca dokumacılık ve madencilikte önemli bir yer tutmaktadır.
    g) İpek yolu da Türkler açısından önemli bir yer tutmaktadır. İpek yolunun denetimi elde tutulduğu sürece ticaret de Türkler için önemli bir geçim kaynağı olmuştur.
    h) Dünyada demir ilk defa Türkler tarafın dan kullanılmış ve at ilk defa Türkler tarafından evcilleştirilmiştir.
    i) At sütünden kımız yaparak içmişler, hayvancılıkla geçindikleri halde domuzu hiçbir zaman beslememiş ve etini yememişlerdir.
    j) Savaşçı bir toplum olarak yaşamışlar, Kartal ve Kurdu kutsal hayvan olarak kabul etmişler ve sembol olarak kullanmışlardır.

    2 – Temel Kavramlar

    Kültür ve medeniyet terimleri arasında çok belirgin bir fark olmaksızın Türk kültürü terimi, ulusal kültürün şekillenmesinde Türk milletinin hayat tarzını ifade eder. Bu kültür, medeniyet olarak son iki yüzyılda ikili bir karakter gösterir: Doğu İslam medeniyeti ile Batı medeniyetinin bir sentezidir. Kültürün her alanında bu ikiliğin izleri görülmektedir. Kırkpınar ile futbol, hamburger ile kebap, kaçgöç ile çıkma, namus cinayetleri ile özgür yaşam, misvak ile diş fırçası, alaturka ile alafranga, başörtüsü ile dekolte, günlük yaşamda görülen somut olgulardır. Bir ulusun bir kültür çevresinden başka bir kültür çevresine geçişi bir kültür değişimi olayıdır ve Türk kültürü son ikiyüz yıldır bir kültür değişmesini bir kültür devrimleri paralelinde yaşamaktadır.

    Türk kültürünün ana unsurları Türk düşüncesi, dil, tarih, din, bilim, sanat, folklor, ahlak, hukuk, devlet biçimi, yazılı kültür, tarım, ekonomi, askerlik, spor, teknoloji anabaşlıklarında ortaya çıkar.

    3 – Fiziki Kültür

    Türklerin fizik özellikleri olan çekik gözlülük, çıkık elmacık kemikli, esmer tipoloji tarih içinde değişmiştir. Bugünkü durumda genel olarak ortalama boy 1.70, ten rengi beyaz kumral, saçlar dalgalı siyah, sakal bıyık gür, alın geniş, uzun yüzlü, geniş göğüslü ve genelde ela gözlüdürler.

    Türk adları en fazla Ahmet, Mehmet, Mustafa, Ali, Ayşe, Fatma şeklindedir. Arslan, Şahin gibi somut Devrim gibi soyut adlar da vardır. Dedelerin adları genellikle torunlara verilir. Pekçok yörede her adın bir sıfatı vardır.

    Günlük hayatta miladi takvim kullanılır. Ancak kültürel hayat İslam medeniyetiyle iç içe olduğundan hicri takvim adları yaşatılır, Recep, Şaban, Ramazan adları hem ad olarak konur hem günlük dini yaşayışta kullanılır.

    Türkler Avrasya denilen coğrafyaya yayılmışlardır. En eski Saka Türklerinden beri göçmen kavim olarak Batı’ya yönelmiş ve göç Anadolu’da sona ermiştir. Bugünün ulus devletler dünyasında Batı Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır.

    Çadır yerleşiminden kent yerleşimine geçen Türkler, ahşap evlerden apartmanlara ve sitelere evrilen kent kültürüne geçmişlerdir. Ev dekorasyonunda kilimden halıya, sedirden mobilyaya, sandalyeden koltuğa, tahta pencereden pimapen pencereye evrilen ev kültürü, geniş aileden çekirdek aileye evrilmiştir. Batılı giyim kuşam yaygın olmasına rağmen, eski giyim kültürü devam etmektedir. Ocak ve mangal düzeninden kalorifer ve doğalgaz düzenine geçen ısıtma sistemi; eşek ve attan arabaya; siniden masaya; şerbetten meyva suyuna; bozadan kolaya; hamamdan saunaya; dere kenarı yıkamadan çamaşır makinesine; teldolaptan buzdolabına temizlik ve sağlık kültürü gelişmiştir. Yemek kültürü et merkezli olup, ot, süt, ekmek, bal, balık, yumurta, yoğurt temel besinlerdir.

    Hayvancılık at, eşek, sığır, manda, deve, koyun, keçi, arı, ördek, tavuk yetiştirmeciliğindedir. Tarım ürünleri arpa, buğday, pirinç, pamuk, kabak, bakla, nohut, fasulye, havuç, lahana, soğan, sarımsak, hıyar, turp, bamya, patlıcan, domates, biber, elma, tütün, çay, zeytin, erik, üzüm, patates, ayva, armut, kavun, karpuz, iğde, nar, kiraz, vişne, muz, çilek, fıstık gibi sebze ve meyvelerdir. Dokumacılık, ayakkabıcılık, terzilik en yaygın zenaatlerdir. Çarşı ve bedestenden marketlere, süpermarketlere günlük alışveriş kültürü gelişkindir. Semt pazarları devamlı işler.

    En modern iletişim sistemleri kullanılmakta, kara, hava, deniz ve demiryollarında modern araçlarla seyahat edilmektedir. Kentiçi raylı sistemler ve metro mevcuttur.

    4 – Türk Kültüründe Dil

    Türkler Göktürk, Uygur, Arap, Mani, Brahmi, Süryani, Grek, Ermeni, İbrani, Kiril, Latin alfabelerini kullandılar. Türkiye’de 1928′den beri Latin alfabesi kullanılmaktadır. Türk dili zengin bir sanat geleneğine sahiptir, ancak son yüzyıldaki kültür değişmesiyle Batı dillerinin etkisi altındadır. Küreselleşme, dünya kültürlerine Amerikan kültürünü hayat tarzı olarak en küçük köylere kadar benimsetmekte, ulusal kültür unsurları yabancı kültürüyle ikilik içinde yaşamaktadır. Türk dilinin zengin atasözleri ve deyimleri dahi dublaj diline feda edilmektedir.

    5 – Türk Kültüründe Tarih

    Türk kültürü Türk Kültürünün kökleri, Orta Asyadaki göçebe,Gök Tanrı inanışına sahip, savaşçı halkların kültürüne dayanır. Bu atlı-göçebe kültürün gelişme tarihi taşdevrine kadar gider. Bu dönem, at, kurt, koyun gibi hayvanların evcilleştirildiği ilk kültür dönemidir. Ayrıca süt ürünleri, keten ve halı dokumacılığı da ilk bu dönemde geliştirilmiştir.

    Türk boyları bu eski kültürden, Töre diye adlandırdıkları toplumsal hukuk anlayışlarıyla ayrılmışlardır. İnançlarından dolayı her boyun ayrı isimi var olmuş ise de, bu boylar Türk halkının parçası olduklarını unutmamışlardır. Töreye uyan boylara önceleri Törük ya da Török(Türük) denmiş sonraları bu sözcük Türk biçimine dönüşmüştür.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Başka bir anlatılışa göre, Türk sözcüğü Çince Tue’ Kue ( cesur ) cümlesinden kaynaklanmıştır.

    4000 yıllık Türk tarihi süresince, Türk milleti tüm Avrasya üzerinde farklı medeniyetlerle temasa girip, bazı kültürlerden etkilenmiş bazılarını da etkilemiştir.

    Türk tarihi’nin erken çağında ( M.Ö. 1000 – M.S. 1000 ) özellikle Çin kültürünün etkisi dikkati çekmektedir. Bu dönemde Çin etkisi , bazı Doğu Hun hükümdarlarının saraylarında Çin kıyafetleri ve Çin dilinin zorunlu kılınmasına varacak düzeylerde olabilmiştir.

    Artan Çin etkisine karşı Bilge Kağan, Türk halkını, Orhun Kitabeleri ile, …Çinliler’in tatlı sözleri varmış, Çinliler’in yumuşak ipekleri varmış. Tatlı sözleri, ve yumuşak ipek kumaşları ile Türk halkını kandırır aralarına alırmışlar. Sonra Kağan olacak oğlunuzu uşak, hanım olacak kızınızı cariye yaparlarmış… şeklinde uyarmıştır.

    6 – Türk Kültüründe Sanat

    Mimaride dini yapılar anıtsaldır. Yakınçağa kadar temel üslup Koca Sinan’da belirginleşmiştir. Resimde ve heykelde din kültürünün etkisiyle gelişme ancak minyatür ve süsleme sanatlarında olmuştur. Türk sanatı çini, hat, ebru ve seramikte, tezhip ve halıcılıkta gelişmiştir.

    Müzik gerek sivil gerek askeri müzikte sanat müziğinden hafif müziğe evrilir. Dini müzik Türk müziğinin önemli unsurudur. Halk müziği, klasik ve arabesk özelliktedir. Türk sanat müziği çağdaş bir sesle, hafif müzik klasik ve pop müzikle gelişmektedir.

    Türk edebiyatı şiir, hikaye, roman, deneme, mizah, eleştiri dallarında eski ve yeni formatlarda dünya dillerine çevrilen eserler üretmektedir. Sözlü edebiyat geleneği, dini edebiyat formunda yaygındır ve en meşhuru kandillerde okunan mevliddir. Halk edebiyatında dünya kültürüne Nasreddin Hoca tanıtılmış, çağdaş halk danslarıyla ve seyirlik sanatlarla tarihi kültür yapıları yaşatılmıştır.

    7 – Türk Kültüründe Hukuk

    Şeriat hukukundan laik Medeni Hukuk’a geçen Türklerin toplum yaşamı Batı medeniyeti çerçevesinde anayasal hukuku benimser. Kamu hukuku ve özel hukuk, günlük yaşam kültürünü Batı ile paralel bir düzeye getirmiştir. Bununla birlikte özel hukuk alanında töre ve örf hukuku geçerli olabilmektedir. Hukuk sistemi evrensel hukuk kurallarıyla uyumludur ve AB’ye girildiğinde AB hukuku geçerli olacaktır. Günlük hukuk kültüründe adalet mekanizması ağır işlemektedir. Düşünce özgürlüğüne engel yasalar bulunmaktadır.

    8 – Siyasi Kültür

    Türk siyasi kültürü beylik, hakanlık, sultanlık ve tek partili cumhuriyetten demokratik laik çokpartili cumhuriyete doğru gelişmiştir. Osmanlı merkezi siyasi yapısı ve bürokratik düzen öğelerinin etkileri cumhuriyette görülmesine rağmen Batı tarzı demokratik rejim yerleşmektedir. Sivil toplum güçlenmektedir. Siyasi kültür, askeri müdahalelerle birlikte gelişmektedir. Bunun temeli Türk kültüründe ordu-millet kavramıdır ve askeri darbelerden sonra otoriterlikten demokratik düzene geçiş sağlanmaktadır.

    Siyasi kültürün zayıf yönleri vesayetçilik ve hoşgörüsüzlüktür. Askerlik bir kültür unsuru olarak Türk kültüründe önemli bir işleve sahiptir. Askerlik yapmamış gençlere kız verilmemesi hala yaygın bir adettir. Aşırı dincilik, aşırı ümmetçilik, aşırı şovenizm gibi alanlardaki partizanlıklar; siyasi kültürde olumsuz ve acı olaylara yol açagelmiştir. Halkın devlete bakışı “Devlet Baba” kavramıyla açıklanagelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ulus devlet ve üniter yapı temelinde oturmuş demokrasi atılımları, yerini liberal ve postmodern fikirlere bırakmış, bu durum Cumhuriyetimizin temel değerlerini aşındırmaya başlamıştır.

    9 – Türk Kültüründe Spor

    Türk spor kültürü Yaşar Doğu, Metin Oktay, Cemal Kamacı gibi milli şahsiyetlerle ifade edilmesine rağmen toplumda spor yapma yaygınlığı ve spora ayrılan bütçe çok geridir. En kabul gören spor futboldur. Geleneksel yağlı güreş ata sporu olarak sürerken avcılık, binicilik, kılıç, okçuluk, cirit, atletizm, halter dallarında uluslararası başarı gösterilmektedir. Türk kültüründe kan sporları, hayvanlara yönelik eziyet yoktur.




  3. Ziyaretçi
    Doğu ve güney kesimi Akdeniz Bölgesi'nde, batı ve kuzey kesimleri de Ege Bölgesi'nde yer alan, gerek doğal zenginlikleri, gerek tarihsel geçmişi ve kalıntılarıyla ülkemizin ilginç illerinden biridir. Sularının şifa verici özelliği efsanelere konu olan, hem doğal hem tarihsel bakımdan dünyaca ünlü Pamukkale buradadır {bak. PAMUKKALE). Uzun ve ahenkli ötüşüyle tanınan Denizli horozlan ise ilin simgesi haline gelmiştir.
    Doğal Yapı
    Yüzey şekilleri büyük çeşitlilik gösteren Denizli ili topraklarında değişik yükseltilerde ovalar, yaylalar ve dağlar yer alır. Oldukça yüksek dağların engebelendirdiği il toprakları, çeşitli çöküntü alanlarını izleyen akarsu vadileri tarafından parçalanmıştır. Denizli kentinin güneydoğusunda 2.571 metreye ulaşan Honaz Dağı ilin en yüksek noktasıdır.
    Denizli ilinin kuzey kesimini Büyük Çökelez ve Küçük Çökelez dağları, güney kesimini Bozdağ, batı kesimini de Akdağ engebelendirir. Büyük Menderes Irmağı ve kollannın suladığı Büyük Menderes Ovası ile Buldan Ovası ilin en verimli tarım alanlandır. Büyük Menderes Ovası'nın doğusunda yer alan 850 metre yükseklikteki Çivril ve Baklan ovalan ilin en büyük düzlüğünü oluşturur. Daha güney kesimlerde yer alan Tavas ve Acıpayam ovaları yükseklikleri 950 metreye ulaşan düzlüklerdir.
    Denizli ilinden kaynaklanan sular Büyük Menderes Irmağı aracılığıyla Ege Denizi'ne, Dalaman Çayı'yla da Akdeniz'e dökülür, Büyük Menderes'in başlıca kolları, Aksu da denen Çürüksu ile güneybatıda Muğla ile sınır çizen Akçay'dır. İldeki başlıca göller doğu kesimi Afyonkarahisar sınırları içinde kalan Acı Göl, Işıklı Gölü, Çaltı Gölü, Süleymaniye Gölü ile Buldan ve Adıgüzel baraj gölleridir. Akçay üzerinde kurulan Kemer Barajı ardında oluşan yapay gol ise Denizli, Muğla ve Aydın il sınırlarının kesiştiği yerdedir. İlin kuzey kesimindeki Çivril, Denizli, Sarayköy ve Buldan'dan geçen önemli bir deprem kuşağı nedeniyle tarih boyunca bu yörede yıkımlara neden olan yer sarsıntıları olmuştur.
    Ege Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasında bir geçiş alanında yer alan Denizli ilinin iklimi, Ege Bölgesi'nde kalan kesimde yumuşak, Akdeniz Bölgesi'nde kalan kesimde ise daha serttir. Bunun nedeni, batı ve kuzey kesiminin Büyük Menderes Vadisi kanalıyla Ege Denizi'nden az da olsa etkilenmesidir. Denizli ilinin doğal bitki örtüsü bozkır görünümündedir. Alçak alanlarda meşe, yükseklerde ise kızıl çam ve kara çam ormanlarına rastlanır. Denizli ilindeki doğal hayvan yaşamının korunması amacıyla Çardak'taki Maymun Dağı ile Honaz Dağı'nda yaban keçileri, Çivril'deki Akdağ'da geyikler, Çaltı Gölü'nde de su kuşları için av koruma ve üretme alanları kurulmuştur.
    Denizli iline ilişkin bilgiler
    YÜZÖLÇÜMÜ: 11.868 km2.
    NÜFUSU (1990): 750.882.
    İL MERKEZİ: Denizli.
    İLÇELER VE NÜFUSLARI (1990): Merkez ilçe (271.346), Acıpayam (69.446), Akköy (16.235), Babadağ (9.513), Baklan (14.568), Bekilli (12.637), Beyağaç (7.626), Bozkurt (10.331), Buldan (25.554), Çal (39.260), Çameli (20.379), Çardak (11.818), Çivril (61.441), Güney (15.799), Honaz (24.254), Kale (19.089), Sarayköy (32.890), Serinhisar (23.560), Tavas (65.136).
    BAŞLICA KENTLER VE NÜFUSLARI (1990): Denizli (204.118), Serinhisar (17.112).
    BAŞLICA YÜKSELTİLER: Honaz Dağı (2.528 metre), Kıraçtepe (2.446 metre). Boncuk Dağı (2.418 metre), Erentepe (2.414 metre), Akdağ (2.300 metre).
    SICAKLIK: Denizli kentinde en düşük 11,4°C (9.2.1965), en yüksek 41,3'C (20.7.1973), ortalama 15,7°C.
    YAĞIŞ MİKTARI: Denizli kentinde yıllık ortalama 535 mm.
    İL TRAFİK NO: 20.
    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Pamukkale; Çamlık, Karcı Deresi ve Evkara Çamlığı orman içi dinlenme yerleri; Ortakçı, Karahayıt ve Yenice kaplıcaları; Beycesultan Höyüğü; Laodikeia, Hierapolis ve Tripolis kalıntıları; Akhan, Çardakhan Kervansarayı; Ahmetli Köprüsü (Akköprü); II. Sultan Murad Camisi; Beycesultan Kümbeti; Yatağan Baba Türbesi; Pamukkale Müzesi.
    Tarihi
    Çivril ilçesindeki Beycesultan Höyüğü'nde yapılan kazılarda elde edilen buluntular, yöredeki ilk yerleşim yerinin Bakır Çağı'nda (İÖ 55003500) kurulduğunu gösterir. İlkçağda Milyas adıyla anılan yöre Hititler'in batı komşusu olan Arzava Krallığı'nın yönetimindeydi. İÖ 12. yüzyılda Lidya egemenliğine giren bu topraklarda yaşayan halk Anadolu' yu ele geçiren Persler'e karşı uzun süre direndi. Daha sonra Makedonya Krallığı'na bağlanan yöre, Büyük İskender'in ölümünden sonra Selevkoslar'ın yönetimine girdi. Selevkos Kralı II. Antiokhos İÖ 3. yüzyılda karısı Laodike'nin adını vererek Laodikeia kentini kurdurdu. Bölge daha sonra Bergama Krallığı'nın egemenliğine girdi. İÖ 190'da Kral II. Eumenes de burada Hierapolis kentini kurdurdu. Kısa bir süre Rodoslular'a bağlanan yöre, sonraki yüzyıllarda Araplar'ın, Bizanslıların, Haçlılar'ın ve Selçuklular'ın eline geçti. Germiyanoğulları ve İnançoğullan yönetiminden sonra Osmanlı Devleti'nin topraklarına katılan Denizli yöresi, 1402'de Ankara Savaşı'nda Yıldırım Bayezid'i yenen Timur tarafından gene Germiyanoğulları'na verildi. 1429'da Osmanlı topraklarına katılan Denizli, 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetine bağlı bir sancak olarak yönetiliyordu.
    Ekonomisi
    Denizli halkının üçte ikisi kırsal kesimde yaşar. Bu kesimde yaşayan halkın başlıca geçim kaynağını tarım oluşturur. Denizli ilinde elde edilen başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, pamuk, mısır, baklagiller, soğan, patates, domates ve tütün; başlıca bağ bahçe ürünleri ise üzüm, elma, kavun ve karpuzdur.
    İlin yüksek kesimlerinde hayvancılık önemli bir geçim kaynağıdır. Sığır ve koyun beslenen ilde tavukçuluk da gelişmiştir. Yerli bir tavuk ırkının erkeği Denizli horozu diye bilinir. Arıcılığın yanı sıra suları tatlı olan göllerde balıkçılık yapılır. Acıpayam Tarım İşletmesi'nin il tarımının gelişmesinde olumlu katkıları vardır.
    İlin gelenekselleşmiş sanayi dalı dokumacılıktır. Denizli'nin pek çok kasaba ve kentinde hemen hemen her evde bir dokuma tezgâhı vardır. Dokumacılıkta kullanılan el tezgâhları yerini yavaş yavaş motorlu tezgâhlara bırakmaktadır. İlde bir de Sümerbank'ın dokuma fabrikası vardır. Dokumacılık dışında Denizli ilindeki öteki sanayi kuruluşları metal eşya, tarım aletleri, boru, kablo, plastik, cam, orman ürünleri, çimento, un, şarap ve yem üreten fabrikalardır.
    Denizli ili yeraltı kaynakları açısından oldukça zengindir. İl topraklarında kükürt, magnezit, mermer, traverten, zımpara taşı ve linyit yatakları vardır. Sarayköy ile Aydın'ın Buharkent ilçesi arasındaki Kızıldere'de bulunan jeotermal kaynaklar elektrik enerjisi üretiminde kullanılmaktadır.
    Denizli kentinin kuzeyinde yer alan Pamukkale ilginç doğal yapısı, tarihsel kalıntıları ve çeşitli konaklama tesisleriyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti kendine çeken bir yöredir.
    Toplum ve Kültür
    Batı Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Denizli ili topraklan zengin bir kültür mirasına sahiptir. Laodikeia, Hierapolis ve Tripolis kentlerinin kalıntıları il topraklan içindedir. Denizli'de en yaygın el sanatı olan dokumacılığın geçmişi de çok eskilere uzanır. Frigler döneminde buraya yerleşen toplulukların dokumacılıkla uğraştığı bilinmektedir. Eski Yunanlı coğrafyacı Strabon yazdığı coğrafya kitabında yörede kuzguni siyah renkli ve çok yumuşak tüylü koyunlar yetiştirildiğinden söz eder. Burada dokunan kumaşlarla dikilen Laodikeian adlı giysi Roma döneminde çok ünlenmişti. İbn Battuta ise Denizli'de eşi bulunmaz değerde altın işlemeli pamuklu elbiseler dokunduğunu, bu işlemeleri Rum kadınların yaptığını yazar. Yörede dokumacılık zaman zaman duraklamalar geçirmiş olmakla birlikte günümüze kadar gelmiştir. Bugün yöredeki dokumaların büyük çoğunluğunu yatak çarşafı ve alacalar oluşturur. Kimi yerlerde yünden "kılçar" adı verilen şalvarlıklar da dokunmaktadır.
    Hierapolis kazılarında ele geçen heykeller, lahitler, sütun başlıkları ve çeşitli arkeolojik buluntular, Roma döneminden kalma bir hamamın onarılmasından sonra açılan Pamukkale Müzesi'nde sergilenir.
    İl Merkezi: Denizli
    İÖ 3. yüzyılda Selevkoslar tarafından bugünkü Eskihisar köyü yakınında kurulan Laodikeia, yöreye 11. yüzyılda gelen Türkmenler tarafından Lâdik olarak adlandırıldı. 13. yüzyılda Lâdik'in 6 km kadar güneyindeki daha sulak bir yerleşme yeri olan Donguzlu ya da Tonguzlu köyü önem kazanıp gelişmeye baş
    ladı. Lâdik halkının taşındığı bu yeni yerleşmenin adı daha sonra LâdikDengizli biçiminde de söylenerek Denizli'ye dönüştü.
    İlin ortabatı kesiminde yer alan Denizli kentinden İsparta ve Burdur'u Aydın üzerinden İzmir'e bağlayan E24 Karayolu geçer. Güneydoğusunda askeri amaçla kullanılan alanlar bulunan kent, anayollara doğru dairesel biçimde gelişmiştir. Demiryolu ulaşım olanağına da sahip olan Denizli kenti Ege Bölgesi'nin çağdaş görünümlü ve gelişmiş büyük kentlerinden biridir.
    Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Denizli Mühendislik Fakültesi'nin ve Denizli Eğitim Yüksekokulu'nun bulunduğu kentte devlet hastanelerinin yanı sıra özel hastaneler de vardır.
    Kentin nüfusu 169.130'dur (1985).




+ Yorum Gönder


türk dünyasındaki genel özellikleri,  türk dünyası ve özellikleri,  osmanlı kültürünün özellikleri nelerdir,  türk dünyasında yer alan bugünkü devletler,  turk dunyasi ile kulturel ozellikler