+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda Türklerde Toplumsal Huzurun Temeli Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Türklerde Toplumsal Huzurun Temeli








    Türklerde Toplumsal Huzurun Temeli


    Türklerde Toplumsal Huzurun Temeli.jpg
    Bugün yeryüzünde, savaşların ve savaş sonrası yapılan anlaşmaların yapay olarak meydana getirdiği, tarih sahnesine henüz İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra çıkmış ve "cetvelle çizilmiş" pek çok ülke görüyoruz. Tarihleri kırk elli yılı ya da en fazla birkaç yüzyılı geçmeyen bu devletlerle yüce Türk Milleti karşılaştırıldığında, çok önemli farklılıklar göze çarpmaktadır.
    Türk Milleti binlerce yıldan beri vardır; tarih yazılmaya başlandığından beri, Türk'ün izi dünya tarihinin sayfalarında var olmaktadır. Adının tarih sahnesinde duyulduğu andan itibaren bağımsız yaşamış, kendi kendini yönetmiş, birçok ülkeyi idare etmiş, birçok devlet kurmuş olan Türk Milleti, en zor şartlar altında bile milli benliğini ve varlığını korumuştur.
    Türk Milleti dendiği zaman, bu kavramın içine sadece birkaç yüzyıl girmez. Bu şanlı tarihe Malazgirtler, Mohaçlar, Çanakkaleler, Milli Mücadeleler ve daha binlerce kahramanlık destanı girer. "Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" diyen şairin belirttiği şekilde, uğrunda sayısız şehitler vererek, bugünlere gelen şanlı Milletimiz’in tarihini kitaplara sığdırmak imkansızdır.
    Türk Milleti dendiğinde, yalnız bugün yaşayan yurttaşlarımızı değil, bütün geçmiş kuşakları ve gelecekte Türklüğün adını, bağımsızlığını, şerefini, dünya tarihindeki seçkin yerini sürdürecek olan henüz doğmamış kuşakları hep birlikte düşünmek gerekir.
    Bugün bu tarihi mirası muhafaza etmek ve gelecek nesillere daha gelişmiş ve zenginleşmiş biçimde emanet edebilmek, hepimizin üzerindeki en önemli sorumluluklardandır. Ve bunu yaparken başvurulacak ilk kaynak Büyük Önderimiz Atatürk ve onun uygulamış olduğu politikalardır. Zira, toplumsal gelişmenin, bütünlüğün ve huzurun sağlanmasında şimdiye kadar pek çok yöntem denenmişse de, tek çözüm yolunun Atatürkçülükte saklı olduğu gerçeği görülmektedir.
    Atatürk devrinin kıymetini bilmeyenler, birtakım yalan ve entrikalarla Milletimiz’i içten ve dıştan zehirlemeye çalışmışlar, milli birlik ve beraberliğimizi sarsmak için akla gelmeyen yöntemlere başvurmuşlardır. Oysa Atatürk'ün fikriyatı ve kişiliği, Büyük Türk Milleti'ni ırk, mezhep, din, sınıf kavgalarıyla bölmeye kalkışacak olanlara karşı en sağlam savunma aracıdır.
    Atatürkçülük'ten ve Büyük Önder'in açtığı yoldan en küçük bir sapmayla bile sapıldığı takdirde, Türk Milleti'nin bugün layık olduğu noktaya gelmesi mümkün olmayacaktır. Benzer şekilde Atatürk unutulduğu takdirde, toplumumuz için rahat, huzurlu ve uzlaşmacı bir yaşam ortamı da oluşamayacaktır. Dolayısıyla ülkemizin menfaati için Atatürkçülüğün yaşatılması ve pratik hayata geçirilmesi zaruridir.
    Millet olarak bizler Atamızı ve onun geniş düşünerek, ileriyi görerek ortaya koyduğu anlayışı anlamak, sevmek ve onun yolundan gitmekle başarıya ulaşacağımızı hiçbir zaman unutmayalım







  2. Meryem
    Bayan Üye





    türklerde toplumsal huzur birincisi dini faktörlere bağlı dine olan bağlılığımız huzur için bir etkendir diğeri geleneklerimiz geleneklerimize olan bağlılığımız toplumsal bağlılık ve huzurun sebebidir




+ Yorum Gönder