+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türk kültürü Forumunda Türk Kültüründe Hayat Ağacı Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türk Kültüründe Hayat Ağacı Hakkında Bilgi








    türk kültüründe hayat ağacı hakkında bilgi kısaca







  2. Dilan
    Devamlı Üye





    Türk Kültüründe Hayat Ağacı Hakkında Genel Bilgi

    Türk Kültüründe Hayat Ağacı 2.jpg

    Hayat Ağacı'nın kökleri, tarihin karanlık çağlarına kadar iner.
    Dinî kökenlidir. Hz. Adem ve Havva'nın Cennetten kovulmasına sebeb olan bazılarına göre elma ağacı, bazılarına göre incir, bazılarına göre ise nar olduğu söylenegelmiştir.
    Aslında konu, yasak meyvenin yenilmesi, yani Alah'ın cennette yasak ¬ladığı meyvanın, şeytanın bir yılan şeklinde Adem ve Havva'ya görünmesi ve onları yasak meyvayı yedirmeye ikna etmesi ve bu sebeble de insanlığın cennetten kovulma hadisesinin zuhur ettiği herkes tarafından bilinen, okunan, mukaddes kitaplarda yer alan hadisedir.
    Konu; Orta Asya'dan Orta Avrupa içlerine, Japonya'dan - Amerika kıt'asına ulaşan, yani bütün dünyayı saran bir efsane, bir mit, bir sembol olarak kabul edilmiştir.
    Hayat ağacı sembolizması, evreni; aslında cenneti, ölümsüzlüğü, yani
    ebediyyeti, çoğalmayı, suyu, yağmuru, bereketi, soyu , yani sülâleleri, kullanıldığı yere göre simgeler.
    Şeytan; Allah'ın emirlerine karşı gelen tek yaratık; kötülüğü, ikiyüzlü¬lüğü, olumsuzluğu , isyankârlığı, yani başkaldırmayı remzeder. Soğuk kanlı bir hayvan olan yılan şeklinde sembolize edilmiştir.
    Doğu Türkistan, Orta Asya, Sumer, Hitit, Friğ, Asur, Urartu, Grek, Roma, Bizans, Fars, İslâm, Selçuk ve Osmanlı kültürlerinde ebedîlik, ebedî bekçi¬lik-koruyuculuk, az kullanılığında şifa etkisi yapan panzehir, ikonografik sembolü olarak kullanılmıştır. Hepimizin bildiği gibi, birbirlerine dolanmış iki yılan Asklepious'u simgeler. Eczacılar da yine sembol olarak kullanırlar Kosmografi de ise evrenin sembolüdür.
    Çift başlı kartal ise; yukarıda sözünü ettiğimiz kültürlerde hâkimiyet, kralık, sembolü olarak çeşitli kültürlere beşiklik yapmış Anadolu'da M.Ö. 3.000 yıllarından, günümüze kadar kullanılagelmiştir.
    * * *
    Şaman inançlarına göre; hayat ağacı dünyanın eksenidir. Şaman Gökyüzü veya yeraltı seyahatinde ağaç merdiven veya yol vazifesi görür. Şaman ağacı da arslan, ejder yani yılan ve masal yaratıkları tarafından beklenir .

    Orta Asya İnançlarına göre kâinat; Hayat Ağacı, yer , gök ve gezegenlerle temsil edilir. Gök ile yeri birbirine bağlayan Hayat Ağacıdır. Çalışmayı sembolize eder. Hayat Ağacı tasviri ihtiva eden şaman davulu ve yardımcı ruhların yardımı ile şaman, ayin sırasında hayat ağacına, oradan göğe, gezegenlere yükselir. Hayat Ağacı tepesinde yer alan tek veya çift başlı kartalın da şaman kültünde özel bir yeri bulunduğunu batılı kaynaklar açıklamaktadırlar.

    Şaman geleneklerine göre; hayat ağacı dalları üzerinde bulunan kuşlar, doğmamış şaman ruhlarıdır. Kuş ve kartal figürünün bulunması, ebedî hayata doğan , yani diğer dünyaya göç eden ruhları taşıyan bir nev'î araç-taşıt vasıtasıdır. Hayat Ağacı etrafında bulunan rozetler ise, ruhların gökyüzü yoculukları sonunda varılan gezegenleri simgeler. Orta-Asya Şaman gelenekle¬rine göre; kâinat hayat ağacı, yer gök ve gezegenlerle temsil edilir. Hayat Ağacı gök ile yeri birbirine bağlayan bir vasıtadır. Arslan ve ejder gibi motifler ise, insanı kötü ruhlardan koruyan bekçilerdir.

    Orta Asya cenaze merasimlerinde , üzerinde meyva takılı ağaç, cenaze
    önünde sanki bir bayrak gibi önde gider. Aynı gelenek, asırlarca sonra Kayseri şehrimizde, 1963 yıllarında da devam etmekteydi. Cenaze mezarlığa giderken önünde biri elinde bir ağaç dalı tutar, ağaç dallarında elmalar bulunurdu. Aynı gelenek, Hun Türkleri'nin bir kolu olan Avarlar, yani akrabamız bulunan Macarlarda da bulunmaktadır. Ölünün cennete gitmesi sembolize edilimiştir. Orta Asya'dan Amerika kıt'asına Boering Boğazı kanalı ile giden , Mogol menşeli yani Türklerle akraba olan Kızılderililerde de bu gelenek ve şaman inancı vardır.
    Elmanın gelin alma merasimlerinde bayrağın üzerine takıldığı Ankara civarlarında sıkça görülmektedir. Bereket ve aile saadetini remzeder. Hayat ağacı motifi eski Sumer, Hitit, Asur, Urartu, Yunan, Roma, Bizans ve Türk sanatında da bol bol kullanılmıştır.

    Hitit ve Asur sanatında, genellikle kral , yani Tanrının yeryüzündeki temsilcisi, bir hayat ağacı önünde tasvir edilmiştir. Grek ve Roma sanatında steller, yani mezar adağı ve mezar taşlarında Hayat Ağacı sembolü sık olarak kullanılmıştır.
    XIII. Asır İran seramiklerinde bilhassa sgrafito tekniğinde yapılan seramiklerde müstakil hayat ağacı motiflerine sık rastlanmakta ve Suriye¬Mezopotamya sırsız seramiklerinde tek hayat ağacı, nar ağacı şeklinde tasvir edilmiştir.
    Ayrıca XI-XIV. yüzyıl İran ipek kumaşlarında yine Hayat ağacı tasvirleri görülmektedir.
    M.S.1100-1300 tarihlerindeki Bitlis-Ahlat Selçuklu Mezartaşlarında hayat ağacını çok sık olarak görmekteyiz. Ahlat mezartaşlarında ejder motifi de bulunmaktadır.
    Selçuk ve Osmanlılarda, cenneti temsil ve üzün ömrü göstermesi bakımın¬dan, camilerde, bilhassa çini malzemede, minyatürlerde, halı-kilimlerde, Kâbe örtüsü kumaşlarında hurma dalı şeklinde, mezartaşlarında, mezarlıklardaki selvi ağaçları, günümüze intikal eden hayat ağacının birer sembolleridir.
    Cennet; sonsuzluğun, sonsuz istirahatin, çöl kültüründe çağıldayan nehirlerin ve gözlerimizi dinlendiren eşsiz yeşilliğin; yeşil kuşak iklimler¬de, zevk ve eğlencenin, soğuk iklim kuşaklarında sıcak iklim hasretinin, rahat ve huzurun, sûkûnetin mekânıdır.
    İslâm öncesi Avar Sanatında, Hayat ağacı motifi, altın kemerler üzerinde dal şeklinde görülür.
    M.S. 691 yılında inşa edilen Kubbetü'l Sahra Camii mozaiklerinde stilize hurma ağacı şeklinde tasvir edilmiştir. Aynı yapıda Sasanî etkisiyle kanatlı palmet dalları ile simgelenmiş olup, cennet ve melekleri işaret etmektedir.
    II. Velid zamanında yapılan Hırbet el Mefçir Sarayı taban mozaiklerinde hırıstiyan sanatı tesiri ile elma ağacı şeklinde tasvir edilmiştir.
    İspanya, Endülüs Emevi Sarayı'nda M.S. 900'lerde kollu şamdana benzer dalları ile hayat ağacı tasvirlerine rastlanmaktadır. M.S.862-63 yıllarında inşa edilen Kayravan Ulu Camisi Minberinde yine hayat ağacı tasviri vardır.
    Abbasi sanatında da görülen hayat ağacı, 909 yılında Muktedir zamanında yapılan Diyarbakır Surları'ndaki taş kabartma Hayat Ağacı , arslan ve kuşlar, bir diğer numunedir.
    Erzurum Çifte Minareli Medrese girişinin sağında ve solunda, taş üzerine kabartma birer Hayat Ağacı motifi bulunmaktadır. (13.y.y.)
    Erzurum Yakutiye Medresesi de 13 y.y. da inşa edilmiştir. Portalin dış
    yüzündeki kabartmalarda Hayat Ağacı çift başlı kartal ve iki arslanla birleştirilmiştir.





+ Yorum Gönder