+ Yorum Gönder
Masal ve Hikaye ve Türk Masalları Forumunda İki Kardeş Masalı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    İki Kardeş Masalı








    İKİ KARDEŞ
    Erkek kardeşlerin ikisi de babalarından kalma çiftlikte çalışırlardı. Kardeşlerden biri evliydi ve çok çocuğu vardı. Diğeri ise bekardı. Her günün sonunda iki erkek kardeş ürünlerini ve kârlarını eşit olarak bölüşürlerdi.
    Günün birinde bekar kardeş kendi kendine:
    "Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de hakça değil" dedi, "Ben yalnızım ve pek fazla ihtiyacım yok." Böylelikle, her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye başladı. Bu arada evli olan kardeş, kendi kendine:
    "Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de hakça değil, üstelik ben evliyim, bir eşim ve çocuklarım var ve yaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Oysa kardeşimin kimsesi yok, yaşlandığı zaman hiç kimsesi yok bakacak" diyordu.
    Böylece evli olan kardeş her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başladı. İki kardeş de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar, çünkü her ikisinin de deposundaki tahılın miktarı değişmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeş gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken çarpışıverdiler. O anda olan biteni anladılar.
    Çuvallarını yere bırakıp birbirlerini kucakladılar. Hayattaki en yüce mutluluk, sevildiğimize inanmaktır.







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Küs Kardeşler HikayesiKüs Kardeşler Hikayesi
    Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yasayan iki erkek kardeş
    vardı. Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık baş
    gösterdi. İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen anlaşmazlık,
    giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu. İki kardeş,
    birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar,
    yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip oldukları
    tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar. Küçük bir yanlış
    anlama sonucu başlayan anlaşmazlığı izleyen ayrılık, giderek büyüyen bir
    uçuruma dönüştü ve en sonunda yerini, karşılıklı kullanılan hoş olmayan
    sözlere bıraktı. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve kardeşler
    arasında önce şiddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik
    yaşanmaya başladı.
    Bir sabah, bu iki kardeşten büyüğünün kapısına bir usta geldi. Elinde
    büyük bir marangoz çantası vardı. Ev sahibinden geçici bir iş istedi :- -
    "Yapılacak ufak tefek bir işiniz varsa, size yardımcı olmak isterim",
    dedi. "Elimden hemen her iş gelir. Birkaç gün çalışırım, işi bitiririm."
    Büyük kardeşin aklına o an bir "iş” geldi.
    - "Evet, sana göre bir işim var" dedi ve küçük kardeşinin çiftliğini
    işaret etti. "Şu derenin karşısındaki çiftlik, komşumundur. Daha doğrusu,
    benim küçük kardeşime aittir o çiftlik. Geçen haftaya dek benim
    çiftliğimle onun çiftliği arasında bir otlak vardı. Sonra o, buldozeriyle
    oraya ırmak bendi yaptı ve şimdi aramızda, otlak yerine, çiftliklerimizi
    birbirinden ayıran bir dere var." İş isteyen adam, büyük kardeşin
    söylediklerini dikkatle
    dinledikten sonra sordu :
    - "Benden ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi. Büyük kardeş önce kuşkusunu,
    sonra da kararını açıkladı :- - "Kardeşim bunu, bana acı vermek için
    yapmış olabilir", dedi. "Fakat şimdi ben, onun yaptığından daha büyük bir
    şey yapacağım." Bunları söyledikten sonra adamı aldı, ahırların olduğu
    yere götürdü ve duvarın dibinde yığılı duran kütükleri gösterdi."Senden,
    bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasında üç metre yükseklikte bir çit
    yapmanı istiyorum" , dedi. "Kaç gün çalışırsan çalış, nasıl yaparsan yap
    ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardeşimin çiftliğini artık görmek
    zorunda kalmasın".
    İş arayan usta, başını salladı:- - "Sanırım durumu anladım, efendim",
    dedi. "Şimdi bana çivilerin, kazma küreğin yerini gösterin ki hemen işime
    başlayayım. Büyük kardeş ustaya kazma, küreğin ve çivilerin olduğu yeri
    gösterdikten sonra, alışveriş yapmak için kasabaya gitti. Usta ise,tüm gün
    boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir biçimde çalışmaya koyuldu.
    Akşam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik sahibi büyük kardeş ise
    alışverişini tamamlamış, kasabadan dönüyordu. Çiftliğe gelir gelmez
    ustanın yaptıklarına baktı ve şaşkınlıktan gözleri, yuvalarından
    fırlayacakmış gibi açıldı. Karşısında, yapılmasını istediği çit yoktu ama,
    derenin bir yakasından öteki yakasına uzanan görkemli bir köprü vardı.
    Biri kendi çiftliğinin toprağına, öteki küçük kardeşinin çiftliğinin
    toprağına oturtulmuş sağlam iki ayak üzerinde, yanlarındaki korkuluklarına
    varıncaya dek tüm ayrıntılarıyla yapılmış ve tam anlamıyla "usta işi"
    denilecek kusursuzlukta bir köprü uzanıyordu.
    Büyük kardeş, hâlâ geçmeyen şaşkınlığıyla bu köprüyü seyrederken, karşıdan
    birinin geldiğini gördü. Dikkatle baktığında gelen kişinin, komşusu, yani
    küçük kardeşi olduğunu anladı. Kardeşi, kollarını iki yana açmış olarak
    prünün karşı ucundan kendisine doğru yürüyordu :
    - - "Benim sana karşı yaptığım bunca haksızlığa ve söylediğim bunca kötü
    sözlere karşın sen, bu köprüyü yaptırarak ne denli iyi ve ne denli büyük
    bir insan olduğunu gösterdin", dedi ağabeyine. "Şimdi bir büyüklük daha
    yap ve sen de kollarını açarak bana gel"
    prünün iki ucundan ortaya doğru yürüyen kardeşler, köprünün ortasında
    bir araya geldiler ve özlemle kucaklaştılar. Büyük kardeş bir ara arkasına
    baktığında, çantasını toplayıp, oradan ayrılmakta olan ustayı gördü.
    - - "Gitme, dur, bekle?" diye seslendi ona. "Sana yaptıracağım birkaç iş
    daha var, çiftliğimde" Usta gülümsedi : - - "Ben buradaki işimi
    tamamladım, gitmem gerek", dedi ve ekledi : "Yapmam gereken daha çok köprü
    var"
    "Köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasın, Köprüleri kurduktan
    sonra da, yıkılmaması için sık sık bakımını yapın, yani sevdiklerinize
    zaman ayırın, o köprü yoluyla sık sık gönüllerini ziyaret edin."





+ Yorum Gönder


iki kardeş masalı,  iki kardeş hikayesi,  iki kardeş hikayesi özeti,  kardeş hikayeleri,  kardeş kıskançlığı masal,  iki kardeşin masalı özeti