+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Mekke’nin Fethi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. DereeN
    Devamlı Üye

    Mekke’nin Fethi









    Mekke’nin Fethi ilgili bilgi


    Hicretin sekizinci yılında Beni Bekr kabilesi, müslümanların koruması altında bulunan Huzaa kabilesi üzerine ansızın saldırırdı. Kureyş Reislerinden bazıları da Beni Bekr kabilesine yardımda bulunmuştu. Bu arada Huzaa kabilesinden yirmi üç kişi öldürülmüştü. Böylece Mekkeliler Hudeybiye Andlaşmasını bozmuşlardı. Huzaa kabilesinden bir cemaat Medine’ye gelerek uğradıkları felâketi anlattı ve yardım istediler Peygamber Efendimiz Ramazan ayının onuncu gününden sonra, on bin kişilik bir ordu ile Medine’den yola çıktı. Yolda “Beni Süleym” kabilesi de bu orduya katıldı. Mekke’ye doğru yürüdüler.
    Peygamber Efendimizin muhterem amcası Abbas (radıyallahu anh) evvelce müslüman olmuştu; fakat Mekke’de oturduğu için müslümanlığını gizlemişti. Bu defa İslâm olduğunu açığa vurarak Medine’ye doğru gelmekte iken İslâm ordusuna rastgeldi. Bu kutsal ordu ile tekrar Mekke’ye döndü. Peygamber Efendimiz buna çok sevindi ve ona şöyle hitab etti: “Ey Abbas! Sen muhacirlerin sonuncusu oldun.”
    Peygamber Efendimiz: “Kureyş tarafından bize saldırı olmadıkça savaşmayınız.” diye emretmişti. İslâm ordusu savaşmaksızın Mekke’ye girdi. Tekbir sesleri dağları, taşları titretiyordu. Yalnız Hazret-i Halid İbni Velid’in kumandası altındaki birlik, “Handame” denilen yerde düşmanın saldırısına uğradığından savaşmaya mecbur olmuş ve bir saldırıda düşmanı dağıtıp Mekke’ye girmişti.
    Peygamber Efendimiz Mekke’ye girmeden önce İslâm ordusunu gözden geçirmişti. Bir an Mekke’den yalnızca hicret ettikleri zamanı hatırladı. Bir de bu büyük başarıyı düşündü. Hemen Yüce Allah’ın büyük ihsanına karşı devesinin boynu üzerinde secdeye kapandı. Ne yüksek bir kulluk ifadesi, ne büyük bir şükür belirtisi!..
    Cuma günü idi. İnsanlar Harem-i Şerif’de toplanmıştı. Önceden Hazret-i Peygambere verdikleri eziyetleri hatırlayarak kendilerinden bugün nasıl bir intikam alınacağını düşünüyorlardı. Oysa ki, O yüce Peygamber hepsini bağışlamıştı. Hepsine merhamet ve şefkat gösterdi. “Hepiniz haydi gidiniz, hürsünüz,” diye onlara dokunmadı.
    Kabe’yi temizletti. Ötede beride bulunan putları da kırdırdı. Mekke’de bulunan erkekler ve kadınlar akın akın gelip müslüman oldular. Artık çok yüksek bir inkılâb (devrim) olmuştu. O zamana kadar taşlara, ağaçlara ve insanlara tapanlar, şimdi sadece Yüce Allah’a tapmaya başlamışlardı. Şimdiye kadar Hazret-i Peygambere düşman olanlar, şimdi onu canlarından çok seviyorlardı. Yeryüzünün bu mübarek beldesinden tabaka tabaka karanlıklar kalkıp açılmış, onların yerine hidayet, fazilet, diyanet ve gerçek medeniyet nurları yerleşmişti.
    Hazret-i Peygamber, Mekke-i Mükerreme’ye, pek genç yaşta bulunan fakat her yönü ile yeterli olan Esîd oğlu Attab’ı (radıyallahu anh) vali tayin etti. Zilkade ayının son günlerinde Medine-i Münevvere’ye dönüldü.








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye






    Mekke’nin Fethi ilgili bilgi


    Hicri 8. miladi 630. Ramazan ayı ve Cuma günü Kâinatın Efendisi Kureyş'le yaptığı Hudeybiye Antlaşmasına göre Huzaa kabilesi Müslümanlarla beni Bekir kabilesi de Kureyşlilerle ittifat etmişlerdi. Bu iki kabile öteden beri birbirine düşmandı. Beni Bekir kabilesi, Beni Zeyd'den olan Mevfel bin Muaviye'nin komutasında bir gece vakti ansızın Huzaa Kabilesine saldırmış ve onlardan 23 kişiyi'öldürmüşlerdi.
    Bunun üzerine haksız bir saldırıya uğrayan Huzaa kabilesinden Amr İbn Salim, 40 kişi üe birlikte Medine'ye gelerek olayı aynen Resûlullah Efendimize (s.a.v) anlatmıştır. Kendilerine yardım etmesi talebinde bulunmuştur. Olaya vakıf olan Kâinatın Efendisi de, kendisine yardım sözü vermişti. Çünkü Hudeybiye anlaşmasına ihlâl, açıktan söz konusuydu. Bu olay üzerine Hudeybiye anlaşmasının bir bölümü hiçe sayılmıştı.
    Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), Kureyşlilerden aşağıdaki üç maddenin kabul edilmesini istedi:
    1- Huzaa kabilesinden öldürülenlerin diyetinin verilmesi,
    2- Beni Bekir Kabilesine yardım edilmemesi,
    3- ilk iki şartta rıza gösterilmediği takdirde, Hudeybiye anlaşmasının feshedilmesi".
    Kureyşliler, kendilerine yapılan tekliflerden üçüncüsü olan Hudeybiye anlaşmasının feshedilmesi şartını kabul ettiklerni bildirdiler.
    Ne var ki, Kureyşliler kısa bir müddet sonra verdikleri bu cevaptan dolayı bin pişman olmuşlar ve durumu düzeltmek için Ebû Süfyan'ı elçi olarak Medine'ye göndermişlerdi.
    Ebû Süfyan, Medine'ye geldiğinde ilk önce kızı Ümmü Habibe ile görüşmüş, daha sonra da Resûl-i Ekrem'le buluşmuştu.
    Ebû Süfyan, her şeye rağmen Hudeybiye anlaşmasının devamını istiyordu. Ne var ki; ResuluIIah Efenediimiz den (s.a.v) olumlu cevap alamamış, Hz. Ebû Bekir, Hz* Osman ve Hz. Ali'ye (r.a) başvurmuşsa da bir netice alamamış ve geri dönmek zorunda kalmıştır.


    Mekke’nin Fethi ilgili resimler3.jpgMekke’nin Fethi ilgili resimler2.jpgMekke’nin Fethi ilgili resimler1.jpg





  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Mekke'nin Fethi Ne Zaman Yapılmıştır

    Hz. Muhammed ​630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.
    Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler'in Hudeybiye Barış Antlaşması'nın maddelerini ihlal etmesiydi.
    Mekkeliler Hz. Muhammed'e karşı koyamayacaklarını anlayınca Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi.
    Hz. Muhammed Kabe'ye gelerek bütün putları kırdırdı.
    Fetih'ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet'i kabul etti.





+ Yorum Gönder


mekkenin fethi ile ilgili görseller