+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Hiç Kimse Geçmişini Unutmasın Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    Hiç Kimse Geçmişini Unutmasın








    Hiç Kimse Geçmişini Unu tmasın


    Atalarımız bazı doğruları vecizeleştirip bizlere hediye etmişlerdir. Bunlardan biri de malumunuz: "Aslını inkar eden haramzâdedir." sözüdür. Bugün sizlere, bir aslını inkar etmeme olayı arz edeceğim.

    Ola ki, siz de ibretle okuya, hayretle düşüne ve aslınızı unutmama konusunda düşüncenizi perçinlemiş bulunasınız.
    * * * * * * *

    Efendim, on sekizinci asrın başlarında İstanbul'dayız. Avcı Mehmet diye bilinen Sultan Mehmed'in annesi Turhan Sultan, İstanbul'da bir gezintiye çıkar. Bir ara bugünkü Unkapanı Köprüsü'nün Galata'ya varan ucundaki Azap Kapı'ya da uğrar. Oradan Galata tarafına geçmek isterken Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin bulunduğu yerde bir kızcağızın oturmuş, gözyaşı döktüğünü görür. Yaklaşır, bakar ki, çocuğun önünde kırılmış bir testi var.

    Şefkatle seslenir:

    - Yavrucuğum niçin ağlıyorsun, boşuna gözyaşı dökme. Kırılan testi olsun. Sil gözünün yaşını. İşte sana testinin parası. Hemen yenisini al.

    Kızcağız yaşlı gözlerini silerek baktığı Turhan Sultan'a titrek sesle cevap vermeye çalışır:

    - Ben der, testi kırıldığı için ağlamıyorum. Sabahtan beri iplik gibi akan su başında bekleyip de doldurduğum testinin suyunu hizmetçilik ettiğim eve götüremeyecek kadar beceriksizlik gösterdiğim için ağlıyorum.

    Turhan Sultan bu cevaptan çok memnun olur. Orada kızcağızın kim olduğunu soruşturur. Ana-babadan yetim bir öksüz olduğunu, hayırsever bir ailenin yanında karın tokluğuna hizmetçilik ettiğini öğrenir. Hemen gidip kızcağızı aileden ister, saray terbiyesine alır.

    Fevkalade bir öğrenim kabiliyetine sahip olan öksüz kızcağız, kısa zamanda inkişaf eder, her konuda sarayda örnek bir hanım haline gelir. Öylesine itibar kazanır ki, onu hayırseverin evinden alıp saraya getiren Turhan Sultan, padişah hanımı olmaya bile layık görür ve nitekim Sultan Mustafa (II) ile evlendirir. Böylece Saliha Hanım, Saliha Sultan unvanını alır, Hanım Sultan olur.

    Aradan geçen zaman içinde dünyaya getirdiği oğlu Mehmet (I)'in de padişah olması sebebiyle bu defa da Saliha Sultan'lıktan yükselir Valide Sultan olur.

    Ne var ki, Saliha Sultan, Valide Sultan'lığa terfi ettiği halde geçmişini asla unutmaz. Öksüzlüğünü, hizmetçiliğini, hatta kırdığı testinin başında ağlarken elinden tutulup da böylesine eşsiz bir mevkiye çıkışını, hep düşünür.

    Bir gün çevresiyle birlikte testisini kırdığı, başında gözyaşı dökerken elinden tutulup da saraya getirildiği yere gider. Sessizce yine gözyaşı dökmeye başlar. Meraklananlar sebebini sorarlar. O da geçmişteki olayı onlara açık seçik anlattıktan sonra emrini verir:

    - Testimin kırıldığı bu yere öyle bir çeşme yapılsın ki, asırlar geçsin; ama çeşmenin suyu bitmesin, sanatı gözden düşmesin. Testisini kıran kızlar bir daha dolduramam diye gözyaşı dökmesin. Su bol aksın.

    - Sonra ne mi olur? Öylesine bir sanat eseri büyük çeşme yapılır ki, aradan asırlar geçer, çeşme halen sanatındaki eşsizliği korumakta, çevreye de su hizmeti vermektedir.

    Unkapanı Köprüsü'nün Karaköy başında Sokullu Mehmet Paşa Camii'nin yanındaki çeşmeyi bugün olanca ihtişamıyla görmeniz mümkündür.

    Demek Saliha Sultan geçmişini unutmamış. Valide Sultan'lığa terfi etmesine rağmen hizmetçilik ettiği günleri mukayesesiyle yaşamıştır. Bu yüzden yaptırdığı çeşmesiyle, ben burada testi kıran bir hizmetçi kızdım demek istemiş, kendinden sonra gelenlere örneklik etmiştir.

    Evet, siz de unutmayın geçmişinizi, yokluk, sıkıntı ve ıstırap dolu günlerinizi ve şu anda sahip olduğunuz imkanlarınızla yapmanız icap eden hizmetlerinizi

    Bilmem bir şey anlatmış oldum mu?


    Mümin Aktürk








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Hiç Kimse Geçmişini Unutmasın

    Hiç Kimse Geçmişini Unutmasın hakkında kısa yazı

    Avci Mehmet diye bilinen Sultan Mehmed'in annesi Turhan Sultan, Istanbul'da bir gezintiye çikar Bir ara bugünkü Unkapani Köprüsü'nün Galata'ya varan ucundaki Azap Kapi'ya da ugrar Oradan Galata tarafina geçmek isterken Sokullu Mehmet Pasa Camii'nin bulundugu yerde bir kizcagizin oturmus, gözyasi döktügünü görür Yaklasir, bakar ki, çocugun önünde kirilmis bir testi var

    Sefkatle seslenir:

    - Yavrucugum niçin agliyorsun, bosuna gözyasi dökme Kirilan testi olsun Sil gözünün yasini Iste sana testinin parasi Hemen yenisini al

    Kizcagiz yasli gözlerini silerek baktigi Turhan Sultan'a titrek sesle cevap vermeye çalisir:

    - Ben der, testi kirildigi için aglamiyorum Sabahtan beri iplik gibi akan su basinda bekleyip de doldurdugum testinin suyunu hizmetçilik ettigim eve götüremeyecek kadar beceriksizlik gösterdigim için agliyorum

    Turhan Sultan bu cevaptan çok memnun olur Orada kizcagizin kim oldugunu sorusturur Ana-babadan yetim bir öksüz oldugunu, hayirsever bir ailenin yaninda karin tokluguna hizmetçilik ettigini ögrenir Hemen gidip kizcagizi aileden ister, saray terbiyesine alir

    Fevkalade bir ögrenim kabiliyetine sahip olan öksüz kizcagiz, kisa zamanda inkisaf eder, her konuda sarayda örnek bir hanim haline gelir Öylesine itibar kazanir ki, onu hayirseverin evinden alip saraya getiren Turhan Sultan, padisah hanimi olmaya bile layik görür ve nitekim Sultan Mustafa (II) ile evlendirir Böylece Saliha Hanim, Saliha Sultan unvanini alir, Hanim Sultan olur

    Aradan geçen zaman içinde dünyaya getirdigi oglu Mehmet (I)'in de padisah olmasi sebebiyle bu defa da Saliha Sultan'liktan yükselir Valide Sultan olur

    Ne var ki, Saliha Sultan, Valide Sultan'liga terfi ettigi halde geçmisini asla unutmaz Öksüzlügünü, hizmetçiligini, hatta kirdigi testinin basinda aglarken elinden tutulup da böylesine essiz bir mevkiye çikisini, hep düsünür

    Bir gün çevresiyle birlikte testisini kirdigi, basinda gözyasi dökerken elinden tutulup da saraya getirildigi yere gider Sessizce yine gözyasi dökmeye baslar Meraklananlar sebebini sorarlar O da geçmisteki olayi onlara açik seçik anlattiktan sonra emrini verir:

    - Testimin kirildigi bu yere öyle bir çesme yapilsin ki, asirlar geçsin; ama çesmenin suyu bitmesin, sanati gözden düsmesin Testisini kiran kizlar bir daha dolduramam diye gözyasi dökmesin Su bol aksin

    - Sonra ne mi olur? Öylesine bir sanat eseri büyük çesme yapilir ki, aradan asirlar geçer, çesme halen sanatindaki essizligi korumakta, çevreye de su hizmeti vermektedir

    Unkapani Köprüsü'nün Karaköy basinda Sokullu Mehmet Pasa Camii'nin yanindaki çesmeyi bugün olanca ihtisamiyla görmeniz mümkündür





+ Yorum Gönder