+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Türk Tarihi Forumunda Yıldırım Bayezid Han Konusunu Okuyorsunuz..
  1. D.K.F.Q
    Devamlı Üye

    Yıldırım Bayezid Han








    Yıldırım Bayezid Han


    Yıldırım Bayezid Han ilgili bilgi


    Haçlıların Korkulu Rüyası, Niğbolu Fatihi, İklimi Rum Padişahı


    Dördüncü Osmanlı Padişahıdır.

    Girdiği harplerde gösterdiği cesaret ve manevra kabiliyetinin son derece süratli olması dolayısı ile kendisine askerlerce "yıldırım" lakabı verilmiştir.

    Babası Murad Han'ın Kosova meydanında şehid olurken yaptığı vasiyeti üzerine tahta geçti.Kazanılan bu büyük zaferin neticelerini alabilmek için ilerlemeye devam eden I.Bayezid, birçok yeni beldeler fethetti.

    Bayezid Han'ın bu ilerleyişi esnasında kendi cülusunu tebrike gelen elçilere:

    "Roma'ya kadar ilerleyeceğim!.." demesi,O'nun İslam'ın şevket ve izzeti yolunda kendisi için çizdiği o büyük ufku göstermektedir


    Dış siyasetinde birçok olağanüstü başarılar sergileyen Bayezid Han, Anadolu birliği yolunda da büyük adımlar attı.Beyliklerin en büyüğü olan Karamanoğulları'nın büyük bir kısmını Osmanlı'ya ilhak etti.Ancak bu ilhak, ahalinin kendi isteğiyle gerçekleştirilmiştir.Nitekim Aşık Paşazade bu hakikatı şöyle anlatır:

    "Bayezid Han, Konya önlerine geldiğinde, şehrin kapıları kapatıldı.Ancak harman vakti olduğundan Konya ovasında her tarafta arpa ve buğday yığınları vardı.Halk telaşla kaleye sığındığı için bunları içeri alabilmeleri mümkün olmamıştı.Bunu gören Yıldırım Han'ın askerleri,hisar dibine yaklaşarak Konya halkına seslendiler:

    "Gelin,bize arpa ve buğday satın;atlarımızı yedirelim!"dediler.

    Halktan birkaç kişi:

    "Bakalım dedikleri doğru mu?"diyerek kaleden çıkıp Osmanlı ordusunun yanına geldi.

    Durumdan haberdar olan Bayezid Han,her ihtimale karşı askerlerine şu talimatı verdi:

    "Bunlar bizim müslüman kardeşlerimizdir.Sakın ola kimseye zulmetmeyin! Kul hakkına riayetkar olun; arpa sahipleri, kendi muradlarınca satsınlar!.."dedi.

    Böylece gelenler,kendi arzuları istikametinde ve talep ettikleri fiyata satış yaptılar.Akçelerini de alarak hiç ummadıkları büyük bir memnuniyetle kaleye döndüler.Konya halkı, bu gözler yaşartan adalet ve insanlığı görünce,şehrin kapılarını kendi istekleriyle ardına kadar açtı ve Osmanlı'yı içeri buyur etti.Bu hadiseyi duyan etraftaki bazı şehirler de, elçiler gönderip Osmanlı'yı beldelerine davet eylediler:

    "Buyurun,gelin! Şehirlerimizi sizler idare edin!dediler.


    Tarihin bile gıptayla seyrettiği bu kucaklaşma,Osmanlı adaletinin, kılıcıyla başbaşa yürüdüğünün ve bu yüksek adaletin,Osmanlı'daki satvet ve ihtişamını, mızrak ve süngülerin üzerinde değil, halkın ve milletin kalbindeki sevgi ve muhabbetlerin üzerinde inşa eylemiştir.


    Yıldırım Bayezid'in, müslüman milletler adına haçlılarla tek başına yaptığı Niğbolu harbindeki büyük zaferi,hristiyan Avrupa devletlerine karşı elde edilen en büyük muvaffakıyetlerden biridir.Bu zafer münasebetiyle Mısır'daki Abbasi halifesi,Yıldırım Bayezid'e tebrik için mektub gmnderdi ve ona <<Sultan-ı İklim-i Rum>> diye hitab etti.

    Osmanlı'nın düşmanları tarafından da itiraf edilen yüksek mertebeye ulaşmasında bünyesinde bulundurduğu Edebali silsilesinin pek müstesna bir rolü olduğu büyük bir hakikattir.Nitekim Yıldırım Bayezid Han devrinin Edebali'si demek olan Emir Sultan Hazretleri'nin manevi bir işaretle Bursa'ya gelmesi ve Sultan'ın damadı olması,Osmanlı'da devam eden manevi irşad silsilesinin bir nişanesidir.

    Her müslüman fatih için ideal olan İstanbul'u fethetme gayesi, Yıldırım Han'ın da en büyük arzusu idi. Bu yolda takdire şayan gayretleri oldu.

    Dört kez İstanbul'u kuşattı. Dördüncü kez yaptığı kuşatmada Bizans, olgun bir meyve gibi ellerine düşmek üzereydi.


    Osmanlı, "hurra" sesleriyle gelen bir güruh ile harbetmeyi tercih etmekle, İslam'daki cihad ruhuna muvafık hareket etmiş, bu sebeple müslüman kitleler tarafından devamlı destek görmüştür. Diğer Anadolu beylikleri ise, birbirleriyle mücadele etmişler, ancak her iki tarafda " sesleriyle üzerine gelenlerle harbettiğinden teb'aları tarafından takdir ve tasvip görmemişlerdir. Dolayısıyla beyliklerin halkları, vicdanen rahat olamamış ve alttan alta Osmanlı'ya iltihak etmiştir.

    Bu iltihakı cazipleştirmede en çok muvaffak olan sultanlardan biri de şüphesiz Yıldırım Bayezid'dir.

    Dolayısıyla ifade etmelidir ki, eğer Ankara mağlubiyeti olmasaydı, herhalde Bayezid Han'a yapılan birtakım yanlış isnadlar, vaki olmayacaktı. Şu halde Yıldırım hakkında söylenen birtakım şahsi kusurları da bu zaviyeden mütalaa etmek gerekir.

    Velhasıl son sözümüz şudur ki, Yıldırım Bayezid Han, gaziler ve mücahidler sultanı olarak esarette teslim-i ruh eylemekle şehadet rütbesine nail olmuş büyük bir serdardır.

    Rahmetullahi Aleyh!


    Ya Rabb! senin yolunda hizmeti kendilerine tac etmiş o müstesna insanların manevi dünyalarından cümlemize bir nasib ihsan eyle!..









  2. Memo Zine
    Devamlı Üye





    Yıldırım Bayezid Han, gaziler ve mücahidler sultanı olarak esarette teslim-i ruh eylemekle şehadet rütbesine nail olmuş büyük bir serdardır




  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    Yıldırım Bayezid Han

    Yıldırım Bayezid Han ilgili kısa bilgi


    Babası: Sultan 1. Murad

    Annesi: Gülçiçek Hatun

    Doğum Tarihi: 1360

    Tahta Çıkışı: 1389

    Ölümü: 8 Mart 1403

    Yıldırım Bayezid Han.jpg





+ Yorum Gönder