+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türkçe Dersi Forumunda Türk Dili ve Kullanımı Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Türk Dili ve Kullanımı Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler








    Türk Dili ve Kullanımı Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler

    aktör = Sinema ve tiyatroda erkek sanatçı
    aktris = Sinema ve tiyatroda kadın sanatçı
    bilakis = aksine
    bilhassa = özellikle
    cefakâr = eziyet eden
    cefakeş = eziyet gören
    çözmek = halletmek
    çözümlemek = tahlil etmek
    delalet = yol gösterme
    dalalet = doğru yoldan şaşma
    dansör = erkek dansçı
    dansöz = kadın dansçı
    eşgal = işler
    eşkâl = şekiller (Hırsızın eşkâli)
    etkin = faal, aktif
    etken = faktör
    etkin = aktif
    edilgin = pasif
    folklor = halkbilimi
    halkoyunları = halk dansı
    haseb(hasebiyle) = neden (nedeniyle)
    hesap = matematik, alış veriş ilişkisi
    irtica = gericilik
    iltica = sığınma
    istifa = Kişinin bir görevden
    istiğfa = bir alacağın ödenmesi kendi isteğiyle ayrılması
    kabil = olabilir, mümkün
    kabîl = soy, sınıf; tür, gibi
    (kabil-i tahammül değil=tahammül edilemez)
    (Bu kabil işler = Bu gibi işler)
    katl = öldürme işi (katil zanlısı)
    katil = öldüren kişi
    mahsur = kuşatılmış
    mahzur = zarar, sakınca
    masör = masaj yapan erkek
    masöz = masaj yapan kadın
    matine = sinema, tiyatro, konser vb sanatsal etkinliklerin gündüz gösterisi.
    suare = sinema, tiyatro, konser vb. sanatsal etkinliklerin gece gösterisi
    muhabere=(haber) haberleşme
    muharebe = (harb) savaş
    muhasebe = hesaplaşma
    musahabe = söyleşi
    mürteci = gerici
    mülteci = sığınmacı
    mütehassis = duygulanma
    mütehassıs = uzman
    mütevazi = eşit
    mütevazı = alçakgönüllü
    nüfus = insanlar
    nüfuz = sözü geçme, saygınlık, itibar
    olasılık = ihtimal
    olanak = imkân
    öğretim = bilgi verme işi (2000-2001 öğretim yılı)
    öğrenim = bilgi alma işi(öğrenim hayatı)
    râkip = binici
    rakîp = birbirinden üstünlük yarışında kişilerden her biri.
    tabii = doğal
    tabi = bağlı, bağımlı
    tahrifat = bozma, değiştirme
    tahribat= harab etme, yıkma
    taktir = damıtma
    takdir = değer biçme
    tanıtmak = takdim etmek
    tanıştırmak = iki kişiyi birbirine tanıtmak
    teamül = alışılmış uygulama
    temayül = eğilim
    tefriş etmek = döşemek
    teşrif etmek = şereflendirmek
    tehdit = gözdağı verme
    tahdit = sınırlama
    tellal = Meydanda bir şeyi bir şeyi duyuran kişi
    tellak = Erkekler hamamında müşterileri yıkayan erkek
    tellak = Erkekler hamamında müşterileri yıkayan erkek
    natır = Kadınlar hamamında müşterileri yıkayan kadın
    -zede = -den zarar görmüş kişi (kazazede =kaza geçirmiş kişi)
    -zade = -nın oğlu (paşazade =paşa oğlu)








  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    ürkçe'nin Genel Özellikleri
    TARİHSEL GELİŞİMİ

    Türk dillerinin yazılı metne dayalı tarihleri 7.-9. yüzyıl Orhon Türkçesine kadar uzansa bile, Türkiye Türkçesi için, Anadolu'ya göç eden Oğuzların 11. yüzyıldan sonra kendi lehçeleri üzerine kurdukları yazı dilini başlangıç saymak gerekir.

    15. yüzyıla kadar Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırdığımız bu dönemin en ünlü temsilcisi Yunus Emre'dir.

    Anadolu Selçuklularının önce Arapçayı, sonra da Farsçayı resmi dil olarak kabul etmeleri nedeniyle Türkçe Anadolu sahasında 13. yüzyıla kadar gelişememiştir. 13. ve 15, yüzyıllar arasında da gittikçe artan sayıda Arapça, Farsça sözcük içeren bir dil ortaya çıkmıştır. Ancak yine de sade sayılabilecek bir Türkçenin egemen olduğu bu dönemden sonra Osmanlıca adı verilen, yoğun Arapça, Farsça etkisi görülen bir dönem başlamıştır.

    16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar süren Osmanlıca dönemi kendi içinde Başlangıç Dönemi, Klasik Dönem ve Yenileşme Dönemi olarak üç bölümde incelenir. Bu dönemde yalnız Arapça, Farsça sözcükler değil gramer kuralları da Türkçeye girmiş, yalnız aydın kesimin okuyup yazabildiği bir saray dili ortaya çıkmıştır.

    Dilde özleşme çabaları 19. yüzyılın ikinci yansında Tanzimat dönemi ile başlamıştır. Aydınların Türkçe sözcük kullanma, Arap alfabesinde yenilikler yapma (örneğin tüm ünlüleri yazıda gösterme, normalde bitişik yazılan Arapça harfleri ayrı yazma gibi) çabalarıyla geçen bir hazırlık döneminden sonra Cumhuriyetle birlikte çağdaş Türkçenin temelleri atılmıştır.

    Atatürk'ün özel ilgi ve çabalarıyla Latin alfabesine geçilmiş, tarama, derleme ve türetme yoluyla dildeki Türkçe sözcük oranı kısa sürede büyük oranlara ulaşmıştır.





+ Yorum Gönder