+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türkçe Dersi Forumunda Istiklal Marşının Kurallı Cümle Hali Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Istiklal Marşının Kurallı Cümle Hali








    istiklal marşının kurallı cümle hali
    İstiklal marşı kıta kıta kurallı hale getirilmesi








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Istiklal Marşının Kurallı Cümle Hali Kısa Bilgi



    İnsanları bir araya getiren ortak değerler vardır. Bu değerler millet olmanın da aracıdır.
    Ülkenin hangi bölgesinde olursa olsun insanların üzerinde ittifak edebilecekleri noktalar
    mutlaka vardır. Bunlar gizli sözleşmelermahiyetinde soyut ama yaşayan değerler olduğu gibi;
    somut, ortak belge niteliğinde olma özelliği ile de herkese açıktır. Her fert bu tür vasıtaları
    kendinden bir parça sayar. Bu vasıta ile diğer insanlara ulaşır, sıkı bir dayanışma içine girer.
    Birlikte yaşamanın esrarlı bir terkibi gizli ya da aşikâr bu tür ittifaklarda yer alır.
    Değişik karakterlerde ve farklı kültürel birikimlerdeki kişilerin bir arada olmasını sağlayacak
    bağlar toplumsal bütünlük için gereklidir. Bu tür bağların çokluğu, yüreklerin aynı heyecanla
    atmasını sağlar. Ortak heyecanlar büyük başarıların yolunu açar. Bu nedenle üzerinde ittifak
    edebileceğimiz değerlerin çokluğu büyük olmanın göstergesidir. Ortak değerlerin çokluğu millet




    bütünlüğünün teminatıdır. Bunları yok saymak, zedelemek, unutturmaya gayret etmek, karşı
    değerler katarak bulandırmak, işin farkına varamayanların gafleti olarak görülmelidir.
    Millet için ortak ittifak belgelerinden biri de İstiklal Marşı’dır. Nice zaferler, acılar,
    fedakârlıklar, hayaller, idealler ve millet olma şuuru bu şiirin bünyesinde toplanmıştır. İstiklal
    Marşı’nın rengi milletin rengidir. Bu marş milletin geçmiş, hâl ve gelecek zaman dilimlerinin
    özeti ve ışığıdır. Milletle marş arasında birbirini tamamlayan ve yaşatan damarlar vardır.
    Milletin üzerinde ittifak edebileceği dayanışma belgelerinin ortaya çıkışı için özel vasıfları
    olan sanatçılara ihtiyaç vardır. Sanatçı milletiyle bütünleşmiş olmalıdır. Milletin rengini iyi
    gözlemeli, yaşananları sanatçı duyarlılığı ile besleyip bir terkipte toplayabilmelidir. Milletin rengi
    sanat eserlerinde hissedildiği oranda eserin millî oluşu gerçekleşir. Sanat eserlerinde millete
    sunulan hedefler, milletin değerleriyle aynı paralelde gidiyorsa karşılıklı uyum sağlanmıştır.
    İstiklal Marşı her insanın yazabileceği bir metin değildir. Çok önemli vasıfları haiz kişilerin
    başaracağı bir iştir. Milletini tanıyan, onun değerleriyle bütünleşmiş, söylediklerini yaşayan,
    samimi, fedakâr, mütevazı, sağlam karakterli, ağlayan, ağlatan, hisseden, söyleyen bir sanatçı
    böyle bir metni yazabilecektir. Bu başarı Mehmet Âkif Ersoy’a nasip olmuştur.
    Mehmet Âkif’in, Safahat’ında neler söylediği, İstiklal Marşı’nda neler anlattığı sık sık dile
    getirilmiştir. Bunlarla ilgili sayısız kitap ve makale yazılmış; akademik çalışma, resmî ve özel
    toplantılar yapılmıştır. Mehmet Âkif’in nasıl yazdığına, sanatçı kimliğine ve sanatçı duyarlılığına
    daha az temas edilmiştir. Âkif’in başarısında sanatçı kimliğin de önemini vurgulamak gerekir.
    Duygu, düşünce ve hayalleri sanat eseri hâline nasıl getirdiği incelenmelidir. Böylece anlam
    zenginliği ve değeri yanında üslup özellikleri ve ayrıcalıkları da bilinecektir.
    Millî Marş Olan Şiir
    İstiklal Marşı, millet için önemli bir belgedir. Varoluş belgesidir. Yediden yetmişe milletin
    bütün fertlerinin ortak duygusunu terennüm eder. Üzerinde herkesin anlaştığı, anlaşabileceği
    ya da anlaşması gereken düşünceler, duygular İstiklal Marşı’nı oluşturur. Bir sanatçının bu
    duyguları ve değerleri bütün incelikleriyle bilmesi hâlinde marşı yazması mümkün olacaktır. Bir
    anlamda millet bir sanatçıda bütünleşmiş, sözcülük görevini ona vermiştir. Sanatçıya düşen bu
    ulvî sorumluluğu ifade edecek kelimeleri bulmak ve sanatçı duyarlılığı ile son şeklini vermektir.
    Bu zor bir görevdir. Millet adına sadece bir şiir yazılacak ve bu şiir bütün eksiklerinden uzak
    fazlalıklardan kurtulmuş olacaktır. Bir özel belge olduğu için müdahale edilmesi de mümkün
    olmayacaktır.
    Bu durumda İstiklal Marşı’nı kim yazabilir? Yukarıda sayılan özellikleri şahsında
    toplayabilen sanatçıya düşen bir görevdir bu.
    İstiklal Marşı seçilmiş bir şiirdir. Yüzlerce şiir arasında Millî Marş olmaya layık görülmüş,
    bütün bir maziyi ve geleceği tam bir uyum içinde sunarak milletle bütünleştiği için kabul
    görmüştür. İfade ettiği fikir, gösterdiği hedef ve barındırdığı değerlerle sanatkârane söyleyişi
    buluşturmuştur.
    Âkif, hayatı sanata, sanatı hayata katmıştır. Böylesi özellik çok az sanatçıya aittir. Şiiri
    kurarken merkezde kendisi vardır. Temsil ettiği kitle millettir. Milletin duygularını sanat eserine
    dönüştürmenin gayreti içindedir. Buradaki başarısı bütün benliğiyle şiirde varolmasına bağlıdır.
    Dışarıdakilere seslenirken şiirin merkezindedir. Milletin iftihar edilecek vasıflarını kendi
    kimliğinde toplamakta, bütün vatan coğrafyasında hissedilenleri şiir hâline getirmektedir.
    Realist bir sanatçı oluşu durumu en güzel sunmasına yeterlidir. Zira sanatçı zor günleri,
    endişeyi tereddüdü, ümidi, fedakârlığı, zaferi, imanı, yurdun değişik bölgelerindeki
    görevlerinden derlemiştir.
    Söylediğinde samimidir. Samimi olduğu için de etkilidir. Âkif, “Söz ruhtan çıkarsa ruha
    nüfuz eder, ağızdan çıkarsa kulağın hududunu aşmaz” görüşüne katılır.1 İstiklal Marşı bu
    açıdan değerlendirildiğinde mısralardaki yürekten söyleyiş dikkati çeker:
    “Ruhumun senden ilahî şudur ancak emeli” derken bu özelliğin zirvesine ulaşırız.
    Mehmet Âkif kelimeleri seçerken ona kendince özel anlamlar yükler. Kelimelerin mısraa
    yerleştirilmesi, diziliş, sıralama, vurgular farklı anlam ayrıntılarını ortaya çıkarır.
    “Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın” derken “Arkadaş” kelimesine sanatçının
    yüklediği değerler ve ton farklarının katkısı bu zenginliği ifade eder. Bu kelimenin vurgusu
    önemlidir. Âkif’in sanat gücü bu tür vurgularda gizlidir. Böylece kelimeye, samimiyet, tabiilik,
    ikaz, yakınlık, kesinlik, uyarma anlamları yüklenmiştir.
    “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı” mısraındaki tabiilik hepimizin dikkatini çeker.





+ Yorum Gönder


istiklal marşının kurallı cümle hali,  istiklal marsinda ki devik cumleleri kuralli hali,  İstiklal Marşının kurallı cümle haline getirilişi,  istiklal marşının devrik cümleleri