+ Yorum Gönder
Türk Dili ve Kullanımı ve Türkçe Dersi Forumunda İsim Tamlamalarının Oluşumu Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İsim Tamlamalarının Oluşumu Nedir








    İsim Tamlamalarının Oluşumu nedir kısaca







  2. Diyar
    Yeni Üye





    İsim Tamlamalarının Oluşumu

    İsim tamlamalarında birinci kelimeye tamlayan; ikincisine de tamlanan denir. Tamlayan, tamlananın anlamını bütünler. Tamlayan başta gelir, tamlanan sonda (şiirde yer değiştirebilir). Bu, “Türkçe'de yardımcı unsur başta; asıl unsur sonda bulunur” kuralına göre açıklanabilir. Asıl unsur tamlanandır. Ama vurgu tamlayandadır. Çünkü tamlayan sonradan eklenerek tamlananın anlamını bütünlemektedir.

    “kenar” dendiğinde ne kenarı, neyin kenarı olduğu anlaşılmamaktadır. “deniz kenarı” diyerek “kenar”ın “deniz”e ait olduğunu belirtmiş oluruz. Bu durumda “deniz” vurgulu söylenir.

    İnsanlar-ın vefasızlığ-ı vefasızlık, insanlara ait

    Yalancı-n-ın mum-u bu mum, yalancıya ait

    prü üst-ü bu üst (kısım), köprüye ait

    Masa örtü-s-ü bu örtü, hem masaya ait, hem de masa üzerine sermek için kullanılır

    Kumaş boya-s-ı bu boya, kumaş için kullanılır

    Tahta fırça-s-ı bu fırça, tahta temizlemek içindir

    Sabrın acı meyvesi bu acı meyve sabra ait, sabrın eseri.

    Erik ağaçlarının pembe, beyaz çiçekleri

    Bu pembe ve beyaz çiçekler erik ağaçlarına ait.

    * İsim tamlamasına özgü iki tane ek vardır:

    Tamlayan eki ya da ilgi hâl eki: -(n) in

    Tamlanan eki, daha doğrusu iyelik ekleri: -(s/y) i

    Tamlayan, ek alsa da almasa da ilgi hâlindedir. Tamlayan zamir ise ilgi hâl ekini alır; isimse alır veya almaz. Tamlanan ise daima iyelik eki alır.

    Tamlayan eki, isimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.

    Kitab-ın yaprağı yırtılmış.

    Yalancı-n-ın mumu

    Gözlüğ-ün camı

    İyelik ekleri, isimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir.

    kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları

    masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları

    su-y-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları

    ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri

    İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir:

    Kapının kol-u,

    işin baş-ı,

    hayvan sevgi-s-i

    Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı

    Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı

    Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.

    İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.

    * İsim tamlamaları cümlede isim gibi kullanılır, isme getirilen ekleri alabilir, ismin aldığı görevleri yüklenebilirler: Cümle ve kelime grupları içinde isim, sıfat, zarf olarak kullanılırlar.

    İsim, özne: Grubun lideri, arkadaşları adına bir konuşma yaptı.

    İsim, yüklem:Beni üzen unutulmak değil dostlarımın vefasızlığıdır.

    İsim, d.lı tüml.:Bu çiçekleri pencerenin önüne götür, lütfen.

    İsim, nesne:Bu müzik sesi baş ağrılarımı bir anda dindirdi.

    Sıfat Fatih'in geçtiği kapı

    Sıfat El yayması eserler

    Zarf Bütün aile pazar günleri bir araya gelirdi.

    * Tamlayan, tamlanan veya her ikisi birden kelime grubu olabilir.

    Aşkın / şeref diyarı

    Hısım akrabanın / sözleri

    Gurbet duygusunun / hem kaynağı hem de sembolü

    Göğün ve denizin / gözleri ve ruhu alabildiğine çeken mavilikleri

    * Birden fazla tamlayan ve tamlanan bulunabilir.

    Evin / kapısı, penceresi

    Göğün, ovanın / rengi

    Savaşın, kızıl ve korkunç facianın / nasıl olduğu

    Yirmi senenin / yazları, kışları, fırtınaları, güneşleri

    * Tamlayan cümle hâlinde de olabilir:

    “Ben başaramam” sözünü bir tarafa bırak.

    Ortalık bir anda “isteriz” nidalarıyla inledi.

    Not: Günümüzde bu tür tamlamalar, tamlanansız kullanılmaktadır ki bu, yanlış bir tutumdur.

    “Ben başaramam”ı bir tarafa bırak.

    Ortalık bir anda “isteriz”lerle inledi.

    Herkes birbirine “şimdi ne yapacağız”ı soruyordu.

    * Belirtili isim tamlamasında vurgu her iki unsurda da eşittir, ama belirtisiz isim tamlamasında tamlayan vurguludur.

    Vapurun düdüğü

    Vapur düdüğü

    İyelik ekleri takısız isim tamlaması ve bazı istisnalar hariç bütün isim tamlamalarında tamlananda bulunur. Ama bir kısmında tamlayan eki (ilgi eki) bulunmaz. İşte, tamlayanın ilgi eki alıp almamasına göre isim tamlamaları ikiye ayrılır:





  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Bir ismin aitlik ilgisi bakımından daha belirli hale gelmesi için başka bir isim tarafından tamlanmasıyla meydana gelen söz öbeğine isim tamlaması denir.

    “ camı kırıldı.” cümlesine baktığımızda aklımıza hemen “Neyin camı?” sorusu geliyor. Demek ki bu cümlede camın nereye ait olduğu belli değil.
    Bu cümleyi,
    “Arabanın camı kırıldı.” şeklinde söylersek aitlik ilgisi tamamlanmış olur. Bu şekilde oluşan söz öbeğine de isim tamlaması denir. İsim tamlamasında birinci isme “tamlayan”, ikinci isme “tamlanan” adı verilir.

    İsim tamlamaları dört grupta incelenir.

    1. Belirtili isim Tamlaması

    Tamlayanın ilgi, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır. Bu tür tamlamalarda son derece kuvvetli bir aitlik ilgisi vardır.
    “Çiçeklerin kokusu etrafa yayıldı.”
    cümlesinde altı çizili söz öbeği bir belirtili isim tamlamasıdır.
    “- den” hal eki tamlayanda kullanılan ilgi ekinin yerine geçerek belirtili isim tamlaması kurabilir.
    “Öğrencilerden ikisi burada beklesin, diğerleri bizimle gelsin.” cümlesinde “öğrencilerden ikisi” sözü belirtili isim tamlamasıdır. Biz bunu “öğrencilerin ikisi” biçiminde de söyleyebiliriz.
    Bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanabileceği gibi, bir tamlanan birden fazla tamlayana da bağlanabilir.
    “Ağaçların yaprakları, dalları, gövdesi öyle görkemliydi ki
    cümlesinde “ağaçların” tamlayan; “yaprakları, dalları, gövdesi” tamlanandır.
    “Kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin neşesi hepimizi coşturmuştu.” cümlesinde “kırların, çiçeklerin, kuşların, böceklerin” tamlayan; “neşesi” tamlanandır.
    Bu tür tamlamalar belirtili isim tamlaması sayılır.

    2. Belirtisiz İsim Tamlaması

    Tamlayanın ilgi eki almayıp tamlananın iyelik eki aldığı tamlamalardır. Bu tür tamlamalarda bir ismin başka bir isme aitliğinden çok bir nesne ya da kavram ismi oluşturmak esastır.
    “Ayakkabının bağını alabilir miyim?”
    cümlesindeki “ayakkabının bağı” tamlaması belirtilidir ve belli bir ayakkabıya ait olan bir bağdan söz etmektedir. Biz bu tamlamayı “ayakkabı bağı” şeklinde söylersek yani “- nın” ekini kaldırırsak tamlama belirtisiz olur. Bu durumda belli bir ayakkabıya ait olan bir bağdan değil de bir bağ türünden söz edilmiştir. Bu özelliğinden dolayı tamlayanla tamlanan arasına başka bir öğe giremez.

    3. Takısız İsim Tamlaması

    Takısız isim tamlamalarında tamlayan ilgi eki almadığı gibi tamlanan da iyelik eki almaz. Bunlar anlamlarına göre iki gruba ayrılır.

    a. Bir şeyin neyden yapıldığını gösterir.

    “Demir kapı gıcırdayarak örtüldü.”
    cümlesindeki “demir kapı” sözü kapının demirden yapıldığını gösterir. “Porselen vazo”, “taş duvar”, “çelik kasa” tamlamaları da bunlara örnektir.

    b. Bir şeyin neye benzediğini bildirir.
    “Menekşe gözlere bayıldım.” sözünde “Menekşe gözler” buna örnektir ve “gözün menekşeye benzediğini” bildirir. Aslında “menekşe” bir çiçek ismidir, burada da bir çiçek olma özelliğini kaybetmemiştir. Aşağıdaki tamlamalar da buna benzer.
    “Aslan askerler geldi.”
    “Gül yanağa vuruldum.”

    4. Zincirleme İsim Tamlaması

    Tamlayanın, tamlananın veya her ikisinin kendi içinde başka bir isim tamlaması olduğu söz öbekleridir.
    “Macera romanlarının okuyucusu çoktur.” cümlesinde “macera romanları” belirtisiz isim tamlamasıdır. Bu tamlamaya “-nın” ilgi eki eklenmiş ve tamlama “okuyucusu” tamlananına bağlanmış. Böylece iki tamlama iç içe girmiş ve zincirleme isim tamlaması olmuştur





+ Yorum Gönder