+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türklerde yaşam Forumunda Mimar sinan ilk eserini nereye yapmıştır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Mimar sinan ilk eserini nereye yapmıştır








    Mimar sinan ilk eserini nereye yapmıştır

    mimar sinan ilk eserini nereye yapmıştır.png


    Dünyaca ünlü büyük Türk dehası Sinan için sıkça tekrar edilen bir yakınma bulunmaktadır. Bu haklı yakınma bu büyük mimar-mühendis hakkında şimdiye kadar yapılan çalışmaların mütevazılığı ve hatta onun yüceliğine yakışır büyük bir araştırmanın yapılmadığı şeklindedir. Gerçekten çağdaşı batılı sanatkârlar olan Leonardo da Vinci Michael Angelo gibi ünlüler hakkında yapılan yayınlar ve filmler yanında yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarı olarak kabul edilen Sinan hakkında yapılanların yetersizliği bu yakınmaları haklı kılmaktadır. Sinan hakkında yapılan eski bir kısım çalışmaya ilaveten son yıllarda ortaya konan birkaç araştırma; bu vadide beklenen daha geniş çalışmalar için başlangıç olmak üzere kayda değer ürünler olarak görülebilir. Bunlar 1984 yılında Hürriyet Vakfı tarafından yayınlanan Prof. Dr. Abdullah Kuran'ın yazdığı “Mimar Sinan” isimli bir ciltlik hacimli eser 1988 yılında Sinan'ın ölümünün 400. yılı münasebeti ile Vakıflar Genel Müdürlüğünce yayımlanan çeşitli ilim adamlarınca hazırlanan bir cilt metin bir cilt fotoğraflardan oluşan iki ciltlik “Mimarbaşı Kocasinan Yaşadığı Çağ ve Eserleri” isimli eserle yine 1988 yılı VI. Vakıf Haftası dolayısı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünce yayınlanan “Türk Vakıf Medeniyeti Çerçevesinde Mimar Sinan ve Dönemi” sempozyumu bildirilerinden oluşan kitaplardır. Bu arada yine geçmiş yıllarda Prof. Dr. Metin Sözen Suha Arın ve arkadaşlarının hazırladığı ve bir nebze bizim de yardımcı olduğumuz yurt dışında da ödül almış dökümanter Mimar Sinan filmini ve Devlet Tiyatrolarınca sahnelenen biri büyük biri küçük iki Mimar Sinan oyununu da söyleyebiliriz.

    Ancak eserleri Osmanlı İmparatorluğuna yayılmış kendisi ve eserleri hakkındaki bilgileri arşive malolan Osmanlının yetiştirdiği bu büyük şahsiyet hakkında yapılacak çalışmanın zorluğunu onun yüzlerce muhteşem eseri arasında sadece üç mütevazı yapısının bulunduğu doğum yeri Kayseri'deki eserleri de önemlidir. Bu üç eserin tesbiti için karşılaşılan imkansızlıklar başta İstanbul olmak üzere imparatorluğa yaydığı dört yüz civarındaki eseri hakkında tek tek yapılan büyük çalışmanın hacmi hakkında bir fikir vermektedir.


    Çalışmaı beş bölüme ayırılmış bulunuyor: Birinci bölüm kısaca Mimar Sinan'ın hayatı ikincisi Mimar Sinan devrinde Kayseri üçüncüsü Mimar Sinan'ın Kayseri'de yaptırmış olduğu üç eser (bunlarla birlikte bunların dahil oldukları külliyenin Kayseri'deki diğer kısmı veya yaptıranın Mimar Sinan'a mal edilmeyen diğer eserleri) dördüncü bölüm Mimar Sinan'ın vakfiyesi beşinci bölüm de Mimar Sinan devrinde Kayseri'de yapılmış bulunan fakat ona ait olmayan diğer belli başlı eserlerdir.

    MİMAR SİNAN'IN HAYATI



    Mimar Sinan'ın hayatı ve eserleri hakkında kendisinden dinledikleri ile “aaakiretü'l-ebniye” isimli manzum bir eser kaleme alan arkadaşı Nakkaş Sai Mustafa Çelebi'ye göre O Yavuz Sultan Selim döneminde Kayseri'den devşirme (askerlik için gayri Müslimlerden 12-18 yaş arasında belli kanun ve usûllere göre çocuk toplama) olarak Osmanlı Ordu mektebi olan Acemi Oğlanlar Ocağına alınmıştır. Süleymaniye Camii bahçesinin köşesinde bulunan mezarının taşında 1588 yılında yüz yaşını aşkın olarak vefat ettiği yazıldığına göre Sinan miladi 1590'lar civarında doğmuş olmalıdır. Mimar Sinan'ın hayatının sonuna doğru tanzim ettirdiği vakifeyisinde Kayseri'deki akrabaları zikredildiği gibi 1574 tarihli bir padişah hükmünde o zaman Hassa Mimarları Başı olan Sinan'ın mensup olduğu Kayseri'nin Ağırnas Köyü'nün yanında bulunan Kiçi Bürüngüz (Küçük Bürüngüz) ve Üskübü (şimdiki adı Subaşı) köylerinden Kıbrıs'ın fethi üzerine (1571) buraya sürgün edilen akrabalarından bahis bulunmaktadır.2Mimar Sinan'ın Kayseri'li olduğu bu şekilde iyice belli olduktan sonra onun doğum yeri olarak Vakfiyesinde çeşme yaptırdığını belirttiği yukarıda bahsi geçen Ağırnas Köyü kabul edilmektedir.



    Osmanlı Devleti'nde bu devirde devşirmelerin gayr-i Müslimlerden alındığı usûlünden hareketle Sinan'ın aslının bilhassa Ermeni olduğuna dair bir kısım asılsız iddialarda bulunulmuştur. Bunun mümkün olmadığı Prof. Dr. Nejat Göyünç'ün Mimar Sinan'ın aslı hakkındaki araştırması ile ortaya konmuştur.Tahrirlerden görülen ailesi ve çevresindeki Türkçe isimlerden Türk asıllı olması kuvvetle muhtemel olan Sinan'ın böyle olmaması halinde bile Türk-Osmanlı eğitimi ve kültürü altında büyük bir deha olarak yetişmiş olması onun menşeinin araştırılmasını gereksiz kılmaktadır.

    Sinan Yavuz Sultan Selim'in saltanatına rastlayan yıllarda (1512-1521) O'nun İran ve Mısır seferine katılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman'ın ilk yıllarında vuku bulan Belgrad Seferine (1521) Osmanlı askerî sisteminde Acemi Ocağından sonra gelen Yeniçeri Ocağına giren Sinan Yeniçeri olarak iştirak etmiştir. Bundan sonra sırası ile Kanuni'nin Rodos Mohaç Viyana Iraaaan Korfu Pulya ve Boğdan seferlerine katılmış ve askerî rütbesi de buna paralel olarak artmıştır

    Sinan bu seferler esnasında büyük bir ihtimalle Kayseri'deki ailesinden gelen yapı ustalığı kabiliyet ve tecrübesini yeni gördüğü yapıları inceleyerek geliştirmiş ve kendisine mimarlık dışında bir yol çizmiştir. O'nun bu meğil ve kabiliyetini gören amirleri de herhalde bu döneminde askerî görevlerinin yanında O'na bu sahada bir kısım işler vermişlerdir.


    Sinan Hassa mimarlarının başı olmadan orduda görevli iken sefer aralarında muhtelif binalar yapmağa mimarlık dalında tek başına kendini ortaya koymaya başlamıştır. Daha 1530-31 1532-33 ve 1533-34 yıllarında İstanbul'da bir kısım camii ve mescidin inşaatını gerçekleştirdiğini görmekteyiz. O nihayet Mimarbaşı Acem Ali'nin 1538 yılında vefatı üzerine ikinci vezir Damat Lütfi Paşa'nın tavsiyesi ile bu makama ge*tirilmiştir. Ve hemen İstanbul'da Hurrem Sultan Mihrimah Sultan ve 1548 yılında da Osmanlı-İslâm mimarisinin dönüm noktası olan Şehzade Camii ve külliyesinin yapımına muvaffak olmuştur. O bundan sonra 1588 yılındaki ölümüne kadar 40 yıllık mimarbaşılık hayatı içerisinde irili ufaklı yüzlerce eseri bu arada 1550-1557 yılları arasında da İstanbul Süleymaniye külliyesini yapmıştır. 1568 de başladığı ve kendisinin de en büyük eseri ola*rak vasıflandırdığı Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi 1547 yılında 84 yaşında iken tamamlanmıştır.


    Hayatının sonlarında 1579 Atik Valide1580 'de Üsküdar Şemsi Ahmet Paşa Tophane Kılıç Ali Paşa ve Eyüp Zal Mahmut Paşa Camii ve külliyelerini 1583 'te İstanbul Kılıç Ali Paşa Hamamı Manisa Muradiye Külliyesi 1584'te yine İstanbul'da Mehmet Ağa Mesih Paşa ve Nişancı Camileri ve 1586 ve 1587'de de büyük bir ihtimalle Kılıç Ali Paşa Türbesi'ni yaptırmıştır. Kayseri'de Kurşunlu (Hacı Ahmet Paşa) Camii de hayatının bu son döneminde yapmış olan Sinan o devirde nadir görülecek yüzyıl civarındaki bütün ömrünü bu şekilde resmî görevde ve imar faaliyetlerinde geçirmiş daha doğrusu devrinin idaresi kendisini takdir edip sonuna kadar kendisini bu görevden mahrum bırakmamıştır. Sinan bugünkü gibi yaş had*dinden emekli yapılsa idi ne Selimiye ve ne de bu dönemde yapılmış diğer eserler yapılabilirdi. Zikredildiği üzere Sinan Süleymaniye Külliyesine sıkıştırdığı mütevazi mezarının taşına göre 1588 (H. 996) yılında vefat etmiştir.







  2. Acil

    Mimar sinan ilk eserini nereye yapmıştır isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder