+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türklerde yaşam Forumunda Devrimler Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Devrimler Nelerdir









    Devrimler İle İlgili Bilgi


    Devrimler: Cumhuriyet kurulduktan sonra, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak amacıyla devlet ve toplum hayatında yapılan bütün değişiklikler. Devrimler veya Atatürk devrimleri diye söylenir.


    Devrimler Nelerdir.jpg.



    Laiklik

    Osmanlı Devleti’nde devlet işleri de din kurallarına göre yürütülüyordu. Şeriat adı verilen bu kurallar topluluğu Kur’an ve İslâm din bilginlerinin koydukları hükümlere dayanıyordu. Oysa dünya işleri, bilim ve teknik, İslâmlığın doğuşundan bu yana büyük değişiklikler geçirmişti. Şeriat kuralları çağdaş uygarlığın koşullarıyla bağdaşmıyordu. Bu yüzden, din işleriyle dünya işlerini birbirinden ayırmak şart oldu. Bunun için de, laiklik ilkesi benimsendi. Mart 1924′te halifelik ve bununla ilgili olarak Şer’iye ve Evkaf Bakanlığı kaldırıldı. Mahalle okulları, din okulları ve medreseler kapatıldı.

    Medeni Kanun

    Devlet işlerini din kurallarından kurtarmak yeterli değildi. Adalet, aile, miras ve ekonomi işlerini de yeni bir düzene bağlamak gerekiyordu. Bunun için 17 şubat 1926′da Türk Medenî Kanunu kabul edildi. Eski hukuk kurallarını içeren Mecelle yürürlükten kaldırıldı.

    Medenî Kanun, hukuk biliminin son gelişmeleri göz önünde tutularak hazırlandı. Bu kanunla Türkiye’de din ayrılığının yol açtığı farklı hukuk işlemleri ortadan kaldırıldı. Medenî nikâh, ailede bireylerin eşitliği, küçüklerin korunması, mirasta adalet ve eşitlik ilkeleri benimsendi. Böylece laik hukuk düzeni gerçekleştirildi.

    Kadın Hakları

    Şeriat hükümlerinde kadın erkekle eşit sayılmıyordu. Kadın mirasta erkeğin yarı payını alırdı. Bir erkek imam nikâhıyla dört kadınla evlenebilir ve istediği anda onları boşayabilirdi. Sokağa çıkan kadın yüzünü peçeyle örtmek zorundaydı. Medenî Kanun’la bütün bunlar kaldırılarak kadın erkek eşitliği sağlandı. Ayrıca 1930′da kadınlara belediye seçimlerine katılma, 1934′te de milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.

    Kıyafet Devrimi

    Türkler Mahmut II döneminden beri «fes» denilen kırmızı bir başlık giyerlerdi. Bu başlık batı uygarlığını benimsemekte olan yeni Türkiye’ye uygun düşmüyordu. Bunun için Atatürk 24 ağustos 1925′te Kastamonu’ya yaptığı gezide ilk defa şapka giydi ve bir konuşma yaparak herkesin şapka giymesini önerdi. 1934′te çıkarılan Kıyafet Kanunu ile bütün erkekler şapka giydi. Sarık ve fesle dolaşmak yasaklandı.

    Tekkelerin Kapatılması

    Osmanlı devrinde Türkiye’de birçok mezhep ve bunlara bağlı birçok tarikat vardı. Tarikatların çalışma merkezlerine tekke, küçük tekkelere zaviye denirdi. Bu tekkeler, Ortaçağ anlayışı içinde sürüp giden tutumları, ayin törenleri ve genel ilkeleriyle yapılacak devrimler için birer engel olabilirdi.

    Halkçılık

    Osmanlı devrinde Türkiye’de paşa, bey, efendi gibi birtakım unvanlar ve ayrıcalıklar vardı. Cumhuriyet yönetiminde bu ayrıcalıklar ortadan kaldırılarak yurttaşlar arasında eşitlik sağlandı. 26 haziran 1934 tarihli kanunla bu unvanlar yasaklandı; erkeklere bay, kadınlara bayan denmesi ve her ailenin bir soyadı alması kabul edildi.

    Yeni Takvim, Saat ve Ölçüler

    Batı uygarlığını benimseyen Türkiye Devleti’nin takvim, tatil ve ölçü sistemlerini de batılı devletlere uydurması gerekiyordu. 26 aralık 1925′-te hicrî ve rumî takvim ve ezanî saat bırakıldı, yerine uluslararası takvim ve saat kabul edildi. Hafta tatili cuma yerine pazar gününe alındı. 1 nisan 1931′de çıkarılan bir kanunla da uzunluk ve ağırlık ölçüleri değiştirildi. Arşın ve endaze yerine metre; okka yerine de kilogram kabul edildi.

    Eğitim ve Öğretimde Yenilik

    Cumhuriyet’ten önce Türkiye’de iki ayrı eğitim ve öğretim sistemi birarada uygulanıyordu. Eski usulle öğretim yapan mahalle okulları ve medreseler yaygındı. İki ayrı eğitim sistemi genç kuşaklar arasında görüş ve düşünüş ayrılıkları yaratıyordu. Medreseler verimsiz ve eskimiş kurumlar haline gelmişti. 3 mart 1924′te çıkarılan Öğretim Birliği Kanunu (Tevhidi Tedrisat) ile medreseler ortadan kaldırıldı. Okullar ve bütün öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlanarak öğretim laikleştirildi.

    Yazı Dil ve Devrimi

    Türkler müslüman olunca Arap yazı ve rakamlarını benimsemişlerdi. Oysa Arap yazısı Türk diline uygun değildi ve öğrenilmesi Türkler için çok zordu.

    Atatürk konuyu 1928′de önemle ele aldı. Türk bilginlerini biraraya topladı. Yeni yazı üstünde onlarla konuştu ve Gülhane Parkı’nda yapılan bir eğlence sırasında yeni yazının kabul edileceğini halka duyurdu. Halk daha kanun çıkmadan yeni harfleri öğrenmeğe başladı. 1 kasım 1928′de çıkarılan bir kanunla Latin harflerine dayanan yeni Türk alfabesi kabul edildi.

    Osmanlıca, Türkçe, Arapça, Farsça : ve Frenkçe sözlerden ve kurallardan oluşan karma bir dildi. Bu yüzden halk Osmanlıca yazılmış kitapları kolayca anlamıyordu. Öz Türkçeye yönelmek için Atatürk’ün öncülüğünde çalışmalara başlandı. 1932′de Türk Dil Kurumu kuruldu. Türk dili üstüne araştırmalar ve derlemeler başladı. Dilimizin zenginlikleri ve kaynakları ortaya çıkarıldı. Yabancı sözler ve kurallar Türkçeden çıkarıldı.









  2. Zeyneb
    Bayan Üye





    Atatürk Devrimleri Nelerdir


    Atatürk Devrimleri ile çağdaş bir devlet niteliğine kavuştuk. Dünyada saygınlığımız arttı. Yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı. Tarımın modernleşmesinde devlet öncü oldu. Bankalar, fabrikalar kuruldu. Sonunda ülkemiz bayındır oldu. Ulusumuz zenginleşti.Böylece, Türk Milleti için, güzel ve aydınlık günlere doğru yeni bir adım atılmış oldu.Onun gerçekleştirdiği devrimlere sahip çıkmak hepimizin görevidir.Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:Şimdi bu başlıkların neler olduğuna hep birlikte bakalım:

    Siyasal Alanda Yapılan Devrimler

    • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) Söz konusu tarihte saltanatın kaldırılmasıyla Yeni kurulacak olan Türkiye Devletinin yönetim şeklinin yüzyıllar boyu süren monarşik anlayıştan uzak halk emenliğini esas kılan demokratik bir yönetim şekli olacağı anlaşılıyordu.

    • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) TBMM’nin açılması, arkasından saltanatın kaldırılmasıyla millet egemenliği büyük ölçüde gerçekleşmişti. Fakat kamuoyu hazır olmadığı için “Cumhuriyet” adı konmamıştı. Üstelik “Meclis Hükümeti” sistemi hükümet bunalımına yol açmıştı. Sonunda 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi. Böylece demokratikleşmede önemli bir adım atılmış oldu.

    • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) Saltanat kaldırılırken kamuoyu hazır olmadığı için halifelikten ayrılmıştı. Fakat Saltanat taraftarlarının halifelik makamı etrafında toplanması, Abdülmecit Efendi’nin saltanatı çağrıştıran davranışları, halifeliğin inkılapların ve laikliğe geçişin önündeki en büyük engel olması, işlevini kaybettiği I. Dünya Savaşı’yla ortaya çıkan halifelik gibi bir kurumun çağdaş Türkiye Cumhuriyet’inde yerinin olmaması ve basında gelişen bazı hadiseler yüzünden 3 mart 1924’te halifelik kaldırılmıştır.

    Toplumsal Alanda Yapılan Devrimler


    • Kılık – Kıyafet İnkılabı : Şapka Kanunu (25 Kasım 1925) Dini Kıyafetlerle dolaşılmasının yasaklanmadı (3 Aralık 1934)

    • Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925) : Çıkarılan kanunla tekke, türbe ve zaviyeler kapatıldı. Yine aynı kanunla “Şeyhlik, dedelik, dervişlik, seyitlik, çelebilik, türbedarlık” gibi unvanlar da kaldırıldı.

    • Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik : Bu alanlarda birliği sağlamak ve batılılaşmak amacıyla değişiklik yapılmıştır. Hicri ve Rumi takvim yerine Miladi Takvim (1 Ocak 1926) kabul edildi. Ağırlık ve uzunluk ölçüsü olarak uluslar arası ölçüler olan metre ve gram kullanılmaya başlandı (1 Nisan 1931) Devletler arası ilişkilerde düzeni ağlayabilmek için hafta tatili Cuma’dan pazara alındı. (1935)

    • Soyadı Kanunu’nun Kabulü (21 Haziran 1934) : Kişilerin sosyal hayatta kolaylıkla tanınmaları, karışıklıkların önlenmesi için herkese Türkçe ve ahlaka aykırı olmayan birer soyadı verilmiştir. TBMM Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını vermiştir.
    Bu kanunla beraber eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırıldı. Aynı kanunla Osmanlı nişan ve rütbelerini taşımak da yasaklandı.

    Hukuksal Alanda Yapılan Devrimler

    • Mecellenin kaldırılması (1924-1937) Türkiye laikliği benimsediği için şer’i hukuka göre düzenlenen mecelleyi uygulayamazdı. Bu yüzden mecelle kaldırılarak Türk Medeni kanunu kabul edildi.

    • Türk Medeni Kanunu Kabulü( 17 Şubat 1926) Medeni kanun, evlenme, boşanma, miras vb. her türlü ilişkileri düzenlemektedir. Medeni kanun bu yönüyle toplum hayatının düzenlenmesinde önemli rol oynamıştır.

    Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Devrimler

    • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) Eğitim ve öğretim birleştirilerek, devlet denetimine ve Milli Eğitim Bakanlığı emrine verildi. Bu kanun çerçevesinde medreseler kapatıldı.

    • Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur ve Arap alfabelerini kullanmışlardı. Laik Türkiye Devleti’ne en uygunu olarak görülen Latin alfabesi, yeni Türk alfabesi olarak kabul edildi.

    • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) Türk Tarih kurumu tarihini “Milliyetçilik ve Laiklik” ilkeleri esaslarına uygun olarak ele almak, Türklerin kökenini, hizmetlerini, kurdukları devlet ve medeniyetleri araştırmak amacıyla kurulmuştur. Türk Dil kurumu Türkçe’yi yabancı dillerin tesirinden kurtararak gelişmesini ve zenginleşmesini sağlamak, dilde millileşme ve sadeleşme yoluna gitmek, Türkçe’yi bir bilim ve kültür dili haline getirmek amaçlanmıştır.

    • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) Darülfünun kaldırılarak yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.Ankara Hukuk mektebi (1925 – İlk yüksekokul), Yüksek Ziraat Enstitüsü (1933) Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi (1936 – İlk fakülte) Güzel Sanatlar Akademisi, Devlet Konservatuarı açılmıştır.

    Ekonomi Alanında Yapılan Devrimler

    • İzmir İktisat Kongresi (18 Şubat – 4 Mart 1923) : Lozan’daki barış görüşmelerinin kesildiği bir sırada, İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Değişik kesimlerden 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin sonucunda “Misak-ı İktisadi” kabul edildi. Buna göre ekonomik kalkınmada tam bağımsızlık öngörülüyor, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve kendi çabamızla kalkınmanın gereği ortaya konuluyordu.

    • Kapitülasyonların Kaldırılması (24 Temmuz 1923) : Lozan’da kesin olarak kaldırılmıştır.

    • İş Bankası’nın Kurulması (1924) : Özel sektöre destek sağlamak amacıyla ilk özel Türk bankası olan İş Bankası kuruldu.

    • Aşar Vergisi’nin Kaldırılması (17 Şubat 1925) : Köylünün rahatlatılması ve üretimin artırılması amacıyla aynı zamanda şer’i bir vergi olan aşar kaldırıldı.

    • Kabotaj Kanunu’nun Çıkarılması (1 Temmuz 1926) : Türkiye karasularında Türk gemicilerin ticaret yapmasına imkan tanınıyor, denizcilik geliştirilmeye çalışıyordu. (Milliyetçilikle ilgilidir.)

    • Teşvik-i Sanayi Kanunu (1926) : Özel sektörü sanayi alanına çekmek ve ona kredi sağlamak için çıkarılmıştır.

    • Tarım-Kredi Kooperatiflerinin Kurulması (1928) : Çiftçiye kredi, ucuz alet ve makine imkanı oluşturmaya çalışıldı.

    • Toprak Reformu (1929) : Topraksız köylüyü toprak sahibi yapmak hedeflenmiştir. Fakat tam başarılı olunamamıştır.

    • Birinci 5 Yıllık Kalkınma Planı (1933 – 1938) : Bu dönemde devlet, temel tüketim ve ara mallar sağlamak gayesiyle üç beyaz ve üç siyah projesine ağırlık vermiştir. Un, şeker, pamuk üç beyazı, kömür, demir ve akaryakıt ise üç siyahı oluşturuyordu. Bu temel malların üretilmesi ile döviz tasarrufu sağlandığı gibi, bu maddeler ile dışa bağımlılık da ortadan kalkacaktı. Hazırlanan bu plana göre özel sektörün gerçekleştiremeyeceği yatırımlar, devlet eliyle yapılmaya başlandı. Plan doğrultusunda dokuma, demir, kağıt, cam ve kimya alanlarında 1937’ye kadar on altı fabrika kuruldu. Fabrikaların işletmeye açılmasıyla, dışarıdan alınan mallar yüzde elli oranında azaldı. “İkinci Beş Yıllık Plan” ise İkinci Dünya savaşı’ndan dolayı uygulanamadı. Fakat, 1945 yılına kadar süren savaş esnasında Türkiye, dışarıya muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmiştir. Sümerbank’ın açılmasıyla elde edilen başarı, kuruluşların açılmasını teşvik etmiş ve maden işleri uğraşacak Etibank kurulmuştur. Böylece sanayide devletçilik ilkesi yerleştirilmeye çalışılmıştır





+ Yorum Gönder


takvim-saat hafta tatili ağırlık ve uzunluk ölçülerinin düzenlenmesi