+ Yorum Gönder
Elektronik ve Teknoloji ve Uzay Bilimleri Forumunda Güneş sistemi hakkında bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Güneş sistemi hakkında bilgi








    Güneş Sistemi

    Güneş sistemi, Güneş ve uyduları ile birlikte gezegenler, kuyruklu yıldızlar ve meteor akımları da dâhil olmak üzere, onun etrâfında dönen gök cisimleri. Güneş ve güneş çevresinde dolanan gök cisimlerinden meydana gelir. Güneş sisteminde gezegen, uydu, kuyruklu yıldız ve meteor bulunur. Güneş sisteminin oluşumu ile ilgili en çok bilinen teori Kant-Lapslace teorisidir.

    Bu teoriye göre güneş sistemi önce bir nebula (kızgın gaz kütlesi) idi. Daha sonra nebula soğudukça küçüldü ve ekseni etrafındaki dönme hızı arttı. Böylece merkez kaç kuvvetinin etkisiyle güneşten kopan parçalar uzaya yayıldı.

    Güneş Sistemi’nde bulunan bütün gök cisimleri Güneşin çekim etkisi altındadır ve onun etrafında dönerler. Bu hareket, odak noktalarının birinde Güneş yer alan elips şeklindeki bir yörünge üzerinde olmaktadır. Güneş Sistemi, bütünüyle ve aynı yönde dönen bir disk şeklinde hareket halindedir. Güneş Sistemi’nin çapı yaklaşık 30 ışık yılı kadardır. Güneş sisteminde Dünyadan başka 8 gezegen vardır. Bunlar;

    Güneş sistemindeki gezegenler ve Dünyaya göre büyüklükleri Merkür (Utarit) 0.4 Venüs (Zühre) 0.95 Dünya (Yer) 1 Mars (Merih) 0.5 Jüpiter (Müşteri) 11 Satürn (Zühal) 9.5 Uranüs 4 Neptün 4 Plüton 0.2

    Güneş : Güneş Sistemindeki 200 milyar yıldızdan birisi olan Güneş kütlesi sıcak gazlardan oluşan ve çevresine ısı ve ışık yayan bir yıldızdır.

    Güneşin çapı dünya çapının 110 katı (1.4 milyon km), hacmi 1.3 milyon katı ve ağırlığı 333.000 katı kadardır. Güneşin yoğunluğu ise Dünyanın yoğunluğunun ¼’ü kadardır. Güneş kendi ekseni etrafında saatte 70 000 km hızla döner. Bir turunu ise 25 günde tamamlar.

    Güneş % 75 hidrojen, % 20 helyum ve % 5’de diğer elementlerden oluşur. Güneşte hidrojenin helyuma dönüşmesi sırasında (füzyon – erime birleşme) büyük bir enerji ortaya çıkar. Saniyede 600 milyon ton hidrojen helyuma dönüşür. Buda her saniye Güneşin 4.5 milyon ton hafiflemesine yol açar. Güneşteki füzyon olayı sonucunda kızıl kırmızımsı bir alev 15-20 bin km yükselir ki bu olaya Güneş Fırtınası denir. Bu bilgilere bakarak günün birinde Güneşin çevresine ısı ve ışık yayamayacağını ve dolayısı ile yeryüzünde yaşamın sona ereceğini düşünebiliriz. Ancak bu çok uzun yıllar sonra olacak bir olaydır.

    Güneşin yüzey ısısı 6 000 °C ve merkezindeki ısı ise 1.5 milyon °C’dir. Güneşten çıkan enerjinin 2 milyonda birlik kısmı yeryüzüne ulaşır. Güneş’in üç günde yaymış olduğu enerji, Dünya’da bilinen bütün petrol, kömür ve ormanlardan elde edilecek enerjiye eşittir. Güneş ışınları 8.5 dakikada yeryüzüne ulaşır.

    Güneş sistemi hakkında bilgi1.jpg

    Güneş Sistemimizdeki gezegenler(soldan sağa): Plüton, Neptün, Uranüs, Satürn, Jüpiter, asteroit kuşağı, Güneş, Merkür, Venüs, Dünya ve uydusu Ay ve Mars.

    Güneş Sistemindeki Gezegenlerin Özellikleri
    1. Bütün gezegenler elips şeklinde bir yörüngede hareket ederler. Hızları ve yörünge uzunlukları farklıdır. Yörüngeleri birbirleri ile kesişir.

    2. Gezegenler hem Güneş etrafında hem de kendi ekseni etrafında dönerler.

    3. En küçük gezegen Plüton, en büyük gezegen ise Jüpiter’dir.

    4. Güneş’e en yakın gezegen Merkür, bilinen en uzak gezegen ise Plüton’dur.

    5. Dünya’ya en yakın gezegen Venüs’tür.

    6. Dünya’nın 1, Mars ve Neptün’ün 2, Uranüs’ün 6, Satürn’ün 10 ve Jüpiter’in 12 uydusu vardır. Merkür ve Plüton’un uydusu yoktur.

    7. Güneş’e yakın olan gezegenler daha hızlı, uzak olan gezegenler ise daha yavaş hareket ederler. Uzak olan gezegenlerin yörüngeleri daha uzun olduğu için Güneş etrafındaki dönüşlerini daha geç tamamlarlar.

    8. Bütün gezegenler hem kendi, hem de Güneş etrafında batıdan doğuya doğru dönerler.

    9. Bütün gezegenlerin yörünge düzlemleri, Güneş’in ekvator düzlemi içinde yer alır.

    10. Bütün gezegenlerin eksenleri ile yörünge düzlemleri arasında eğiklik vardır.

    11. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi gezegenlerin yoğunlukları küçük gezegenlere göre daha azdır. Bunun nedeni büyük gezegenlerin bileşimlerinin daha hafif maddelerden oluşmasıdır.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Güneş Sistemi Hakında Bilgi Güneş Sistemi


    Karanlık ve bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakıldığında, “Samanyolu” adı verilen parlak ışık kuşağı görülür. Güneş Sistemi, içinde yaklaşık 200 000 milyar yıldız barındıran ve sarmal bir gökada olan Samanyolu’ nun bir parçasıdır.

    Güneş’imiz, Samanyolu’ nun Orion Kolu olarak bilinen dış spiral kollarından birinin içindedir. Güneş’ in gökada merkezinden uzaklığı yaklaşık 25.000 ile 28.000 ışık yılı arasındadır ve gökada içinde hızı yaklaşık 220 km/s’dir, öyle ki tam bir turu her 225–250 milyon yılda bir atmaktadır. Bu tur Güneş Sistemi’ nin gökadasal yılı olarak bilinir.
    Güneş Sistemi’ nin yörüngesi oldukça ilginç özelliklere sahiptir. Bu yörünge hem neredeyse çembersel, hem de sarmal kolların oluşumuna yol açan basınç dalgalarıyla aynı hızdadır. Bu nedenle Dünya’ da yaşamın var olduğu dönemde, Güneş Sistemi sarmal kolların içinde değil aralarında kalmıştır. Sarmal kollarda sık sık meydana gelen süpernova patlamalarından gelecek ışıma, kuramsal olarak, bir gezegendeki yaşamı ortadan kaldırabilir. Bu yörüngesi sayesinde, Güneş Sistemi hayatın ortaya çıkması ve sure gelmesi için uygun şartlara sahiptir.
    Güneş Sistemi en az bir yıldız ve onun çekim alanı içinde dolaşan gök cisimlerinin (gezegenler, uyduları, astroidler, kuyruklu yıldızlar) oluşturduğu sistemlere güneş sistemi ya da gezegen sistemi denir. Özel ad olarak bu terim Dünya’nın da içinde bulunduğu, Güneş merkezli gezegen sistemi için de kullanılır.

    Güneş Sistemi; Güneş, dört yer benzeri iç gezegen , küçük, kaya ve metal içerikli asteroidlerden oluşan bir asteroid kuşağı, dörtgaz devi dış gezegen, ve Kuiper Kuşağı denen buzsu cisimlerden oluşan ikinci bir kuşaktan ibarettir. Kuiper kuşağının ötesinde ise seyrek disk, gündurgun (heliopause) ve en son olarak da varsayımsal Oort Bulutu bulunur.





  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Güneş sistemi

    Güneş ve uyduları ile birlikte gezegenler, kuyruklu yıldızlar ve meteor akımları da dahil olmak üzere, onun etrafında dönen gök cisimleri

    Kainattaki büyük astreoit denen gezegenlerin ve daha küçük gezegenlerin muntazam tertibi, düzenli hareketleri ve gerçek bir güneşsistemini teşkil etmesi, bunların tesadüfen ortaya çıkmadığının açık bir delilidir. Burada diğer bir faktör de, en yakın yıldızın bu sistemin en dıştaki gezegeni olan Pluton’dan 6000 misli daha uzak olmasıdır. Güneş sisteminin elemanlarının müşterek bir orijine sahip olduğu görülmektedir.

    g-ne-sistemi.jpg
    Güneş sisteminin orijini ile ilgili teoriler iki genel tiptedir:

    1. Düzenli bir değişme suretiyle ortaya çıkış.

    2. Ani bir patlama ile meydana geliş.

    Birinci tipe örnek Laplas’ın 1796’da ortaya attığı teoridir. Bu teoride; "Büyük, disk şekilli soğuk bir gaz kütlesinin en uzak gezegenin yörüngesinden ötesine uzanarak yavaş yavaş dönmüş ve kendi kısımlarının karşılıklı çekim etkisi ile büzülmüş ve aynı açılar momentumu korumak için dönme hızı artmıştır. Sonuçta iç çekimin yenildiği bir hıza ulaşıp parçalanarak gezegenler ortaya çıkmış ve yoğunlaşmıştır." iddiası öne sürülmektedir. Güneş sisteminde bulunan açı momentumun kendine has dağılım gösterdiği görülür. Bu teori reddedilmiştir. Güneşin yüzde birinden küçük kütledeki gezegenlerin güneşin yüzde doksan sekiz açı momentumuna sahip olduğu bulunmuştur. Mevcut ikinci teorilere de bazı itirazlar olmuştur.Modern teorilerde yine büyük soğuk gaz kütlesinin gaz bulutlarına bölündüğü ve büzülmelerle bunların yoğunlaşıp ısındığı ileri sürülmektedir.

    Henüz mevcut teorilerden hiçbirisi genel bir kabul görmemiştir. Güneş sisteminde güneş merkezde yer alır. Gezegenler onun çekim kuvvetiyle çeşitli genişlikte elipsler çizerek etrafında dönerler. Güneş sisteminin bir üyesi olan gezegenlerin uyduları ise (Ay gibi), hem uydusu oldukları gezegen etrafında, hem de gezegeniyle birlikte Güneş etrafında dönerler.

    Minik gezegen astreoitler ise, Mars ve Jüpiter arasında değişik yörüngelerde bulunurlar. Güneş sisteminin değişken üyeleri olan kuyruklu yıldızlar (bunlardan Halley Kuyruklu Yıldızı 76 senede bir yeryüzüne yakın bir noktadan geçer).

    Güneş sistemi, galaksimiz Samanyolunun içinde bulunmaktadır. Sistemin yaklaşık yeri galaksinin merkezinden 30.000 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Samanyolu galaksisi büyüklüğünün 100.000 ışık yılı ve bir ışık yılının 9,6 trilyon kilometre olduğu göz önüne alınırsa, güneş sistemini, galaksimiz içinde gerekirse bir futbol sahası içinde bir mm 2 lik bir nokta olarak düşünebiliriz (Bkz. Galaksi). Fakat kendi ölçülerinde güneş sistemi çok geniştir (Işıkyılı, ışığın bir yılda gittiği yol olup, 365x24x60x60x300.000= 9.460.800.000.000 km).

    En uzakta bulunan donmuş buz gezegeni Pluton, Güneşten yaklaşık 6 milyar km uzaklıkta bulunmaktadır. Bir fikir verme açısından, bu mesafeyi saatte 50 bin kilometre hız yapan bir uzay aracının 14 yılda alabileceğini söyleyebiliriz. Güneş sisteminde Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluton isimli gezegenler vardır. Merkür ve Venüs gezegenleri, dünya yörüngesinin sınırladığı uzay alanı içinde dönerler ve bu sebepten iç gezegenler diye isimlendirilirler. Dünyaya göre Güneşten daha uzakta bulunan Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Pluton(cüce gezegen), dış gezegenler adı ile anılır. İç gezegenler ve Mars, Dünya gibi ağır ve soğuk maddelerden teşekkül ettiği için Dünyaya benzerler. Diğerleri ise esas olarak değişik yapıya sahiptir. Görülen kısımların çoğunluğu hafif gazlardan meydana gelen atmosferden müteşekkildir. Çok daha büyük olup, dünyadan daha az yoğundurlar.

    Jüpiter, Güneş sistemi gezegenlerinin hepsini beraberce içine alabilecek kadar büyüktür. Merkezi sıcak olan bu gezegenlerin dış yüzeyleri çok soğuktur. Bu sebeple, Dünya gibi, Güneşten gelen ışığı yansıtarak görülürler. Bu gezegenleri aynı zamanda 2000 kadar "küçük gezegenler" astreoit veya planetoitlerden ayırt etmek için "büyük gezegenler" diye de isimlendirilirler.

    Önemli Not:


    Nasa tarafından yapılan yeni tanımlamada Pluton artık gezegen olarak tanımlanmamaktadır. Pluton Cüce gezegenler sınıfına dahil edilmiştir. Artık bir gezegen değil, cüce gezegen' dir.





  4. Betul
    Devamlı Üye
    Güneş sisteminin altında kalan sekiz gezegen ile onların bilinen 166 uyduları vardır. Güneşten uzak olarak gezegen sıralaması Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür.

  5. Zeyneb
    Bayan Üye
    Güneş Fırtınasının Etkileri

    ASA tarafından yayınlanan açıklama (15/02/01) ise girilecek olan kuşağı doğrular nitelikte olan başka bir veri: “Güneş’in manyetik kutupları şimdi oldukları gibi kuzey manyetik kutup Güneş’in güney yarı küresini işaret ederek, 2012 yılında terse dönene kadar değişmeyecek. Bildiğimiz kadarıyla, her 11 tıllık güneş lekesi döngüsünde bu değişim gerçekleşmekte.” Aslında bu tez daha önce (1998′de) Peter Jakubowski ve Mitch Battros (Şubat 2000) tarafından ortaya atılmıştı; lakin biraz farklı olarak: “bu değişim NASA’nın verilerinden üç kat daha hızlıydı”. En dikkat çekici nokta ise güneş lekelerinin oluştuğu dönemde tarih boyunca yaşanan olaylar. Tahmin edilen 200 yıllık bir döngü oluşuyor ve çeşitli doğal değişimler meydana geliyor. Geçtiğimiz 2000 yıl boyunca yaşanılanları şöyle sıralayabiliriz:

    Roma imparatorluğunun çöküşü (M.S. 235-284)

    M.S. 608′de Fırat nehrinin donması

    M.S. 829′da Nil nehrinin donması

    1200′lerde denizlerde şiddetli fırtınalar ve buzlar görüldü

    1680-1700 arası Alpler’deki buzlar fazlalaştı ve kıtlık nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirdi.

    1810-1820 yılları arası neredeyse yaz yaşanmadı, Tambora volkanı faaliyete geçti.

    Görüldüğü üzere hiç de yadsınacak sonuçlar ortaya çıkmamış tarih boyunca. Bu olaylardan da anlaşıldığı üzere Güneş’te meydana gelen fiziksel olaylar olduğu gibi gezegenimizi de etkisi altına alıyor; ki bu sadece doğal afetler ya da atmosferik değişimlerle değil mental değişimlerle de karşılanıyor. Zira evrende meydana gelen her değişim hem fizik hem de ruh bedeni etkilemektedir. Bu, hem insan bedeni hem de yine canlı olan gezegen bedenler için de geçerlidir.

    Bilimsel makalelerimize dönersek, NASA tarafından açıklanan ve “Guardian Science Supplement”da yayınlanan bir başka haber ise şöyle: NOA bilim adamları, 2011′den 2012 senesine kadar yoğun bir güneş lekesi aktivasyonu beklemekteler. Aslında bu oluşumun 1957 yılından beri en yoğun olacak olan güneş olayı olacağı tahmin edilmekte. Lakin ilginç bir şekilde (!) bu yaşanılacak olan olayın nedenleri açıklanmamış ve üstü kapatılmış durumda. Yine her zaman olduğu gibi açıklamalara sınırlama getirilmiş ve kısıtlı bir veriyle yayınlanan makalelerde, bizlere içerisinden bir şeyler çıkarabilmek için çabalama şansı (!) tanınmış tekrardan. Bu makalede yer verilen başka bir durum ise dünya üzerindeki bazı bölgelerde (Meksika, Güney Avrupa gibi..), böyle bir aktivitede görülmeyen bir şekilde aura (atmosfer) gözlemlerinin yapılabilecek olması.

    NASA’nın Alabama’daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi’nin “solar physics” (güneşsel fizik) takım lideri David Hathaway tarafından “San Francisco Chronicle”da belirtilen konu ise 2012′de beklenilen devasa güneş fırtınası. Bu fırtınanın güç ızgaralarını, cep telefonu ağlarını engellemesi; uydu tahribatları, uzaydaki astronotları tehlikeye sokması ve hava şirketlerini, radyo iletişimlerini koruyabilmeleri ve ölümcül güneşsel radyasyondan kaçabilmeleri için rotalarını değişmeye zorlaması beklenmekte. Yaklaşan fırtınalar atmosferin üst tabakalarını ısıtacak, genişlemesine neden olacaktır.


+ Yorum Gönder


güneş sistemi türkçe,  gezegenler hakkında bilgi,  güneş sistemindeki gezegenler,  güneş sistemi hakkında bilgi,  gezegenlerin yörüngeleri,  uzay ile ilgili bilgiler