+ Yorum Gönder
Vücudumuzu Tanıyalım ve Vücut Sistemleri Forumunda Sindirim sistemi hangi sistemlerle ortaklaşa çalışmaktadır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Sindirim sistemi hangi sistemlerle ortaklaşa çalışmaktadır








    sindirim sistemi hangi sistemlerle ortaklaşa çalışmaktadır




    İnsanın sindirim sistemi, ağızla başlayıp anüsle biten sindirim borusu ile sindirim bezlerinden oluşur.

    Sindirim borusu ağızla başlar. Ağzın gerisinde yutak bulunur. Sonra yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsaklar ve anüs gelir.
    Ağızda kesici, parçalayıcı ve öğütücü olarak üç çeşit diş bulunur.
    Sindirim borusu, taç tabakadan oluşur. Dışta bağ dokusu (periton), ortada düz kaslar, en içte epitel (mukoza) bulunur. Yemek borusunda periton bulunmaz. Düz kas dokusundan oluşan sindirim kanalı istem dışı çalışır. Yemek borusu ve bağırsakların peristaltik hareketleri ile besin maddelerinin hareketi sağlanır.
    Peristaltik harekette önce bir bölüm daha sonra arkasından gelen diğer bölüm kasılır.


    Sindirim Bezleri

    Sindirim bezleri, tükrük bezleri, pankreas, karaciğer ile mide ve İnce bağırsak bezlerinden oluşur.

    Tükrük Bezleri

    Kulak altı, dil altı ve çene altı olarak üç çeşit tükürük bezi vardır. Tükrük bezleri, tükrüğü salgılar. Tükürükte, su, amilaz (pityalin), mukus, Ca ve Na iyonları bulunur.
    Tükrük salgısı, sindirime yardımcı olduğu gibi, yutma ve konuşmada da rol oynar.

    Pankreas

    Midenin altında, yaprak biçiminde bir bezdir. Pankreas, karma bezdir. Dış salgısını bir kanalla oni iki parmak bağırsağına (Duodenuma) salgılar. Dış salgısında (pankreas öz suyunda) su ve sindirim enzimleri (tripsinojen, klmotripsinojen, amilaz, lipaz ve nukleazlar) bulunur. Bu enzimler pankreastaki acini adacıklarından salgılanır. .
    Pankreas, iç salgı olarak insülin ve glukagon hormonlarını salgılar. Bu hormonlar kan şekerinin düzenlenmesinde görev alır.

    Karaciğer

    Midenin sağ üst kısmında bulunan, 1,5 kg. kadar ağırlığında olan bir organımızdır. Karaciğerlere, hem aorttan karaciğer atardamarı ile hem de bağırsaklardan kapı toplardamarı ile kan gelir. Gelen kan milyonlarca hücreden oluşan karaciğere dağılır. Karaciğerlere gelen kan, karaciğer üsü0 toplardamarı ile alt ana toplardamarına geçer.
    Karaciğerin çok önemli görevleri vardır. Sindirimle ilgili olarak safrayı salgılar. Safra karaciğerin hücrelerinden salgılanır. Safra, safra kanaları ile safra kesesinde depolanır. Gerektiğinde koledok kanalı ile on iki parmak bağırsağına aktarılır.
    Safra, safra tuzları (öd tuzları), kolesterol ve safra boyalarından oluşur, Sindirim kanalına geçen safra tuzları kalın bağırsaklardan geri emilir. Safra yağ sindiriminde görev alır. Ayrıca bağırsakların dezenfekte edilmesini sağlar.


    Karaciğerin diğer görevleri şunlardır:
    1. Safrayı salgılamak.
    2. Kemikler oluşuncaya kadar alyuvarları oluşturmak.
    3. Yaşlanmış alyuvarları kupfor hücreleri ile (ak yuvarlarla) yok etmek ve hemoglobinden demiri üretmek.
    4. Kan şekerini düzenlemek.
    5. Zararlı (Zehirli) maddeleri etkisiz duruma getirmek.
    6. Amonyağı üre ve ürik asite dönüştürmek,
    7. A, D, K B12 vitaminlerini, Fe, Cu, amino asit, yağ, glikojeni depolamak.
    8. Provitamin A' dan A vitaminini oluşturmak.
    9. Pıhtılaşma için gerekli olan protrombin ve fibrinojeni üretmek.
    10. Pıhtılaşmayı önleyen Heparini üretmek.
    11. Proteinleri, karbonhidrat ve yağlara dönüştürmek.
    12. Vücut sıcaklığını düzenlemek.
    Kimyasal Sindirim
    Dışarıdan alınan büyük parçalı besinlerin, ağız, mide ve azda olsa ince bağırsaklarda fiziksel olarak daha küçük parçalara ayrılmasına mekanik sindirim denir. Alınan büyük moleküllü besinlerin enzimler yardımıyla daha küçük moleküllere parçalanması olayına ise kimyasal sindirim denir.
    Yediğimiz besin maddelerinde bulunan su, madensel tuzlar, vitaminler, glikoz, furuktoz, galaktoz, amino asitler, yağ asitleri, alkol gibi kğüçük maddeler sindirime uğramaz.
    Yağlar, disakkarit, polysakkarit gibi, karbonhidratlar, proteinler, nükleik asitler (DNA ve RNA) kimyasal sindirim ile hücre zarından geçebilecek küçük moleküllere parçalanır. Kimyasal sindirim, ağız, mide, ince bağırsaklarda olur.

    Karbonhidratların Sindirim:
    Karbonhidratlardan Nişasta, Glikojen, Maltoz, Sakkaroz, Laktoz enzimler aracılığı ile monosakkaritlere parçalanır.

    Karbohidrataz
    Karbonhidratlar + Su  Monosakkaritler

    Karbonhidratların sindiriminde görev alan enzimlerin genel adı Karbohidratazdır.
    Ağızda:

    Nişasta Tükrük Amilazı
    Glikojen + Su  Dekstrin + Maltoz
    Pityalin

    Midede:
    Karbonhidrat sindirimi ile ilgili enzim salgılanmaz.

    İnce Bağırsaklarda:

    Onikiparmak bağırsağına salgılanan pankreas öz suyundaki amilaz ile nişasta, glikojen ve dekstrin disakkaritlere (maltoza) parçalanır.


    Nişasta Amilaz
    Glikojen + Su Maltoz
    Dekstrin

    İnce bağırsak bezlerinden salgılanan maltaz, laktaz, sakkaraz enzimleriyle disakkaritler monosakkaritlere parçalanır.
    Maltaz
    Maltoz + Su 2 Glikoz
    Lâktoz
    Laktoz + Su Glikoz + Galaktoz
    Sakkaraz
    Sakkaroz + Su Glikoz + Früktoz
    (Sükroz)
    Karbonhidratların sindirim ürünü glikoz, früktoz ve galaktozdur.


    Yağların Sindirim:

    Ağız ve midede yağ sindirimi olmaz. Yağ sindirimi on iki parmak bağırsağında başlar, ince bağırsaklarda devam eder.
    Karaciğerin salgısı olan safra tuzları (öd tuzları) yağları, küçük yağ damlacıkları haline getirir. Bu durum yağların sindirimini kolaylaştırır.
    Yağlar, pankreastan salgılanan lipaz enzimi ile,

    Lipaz
    Yağ + 3 Su Gliserol + 3 Yağ asiti biçiminde sindirime uğrar.


    Proteinlerin Sindirimi:
    Proteinlerin sindirimi, mide ve ince bağırsaklarda proteaz denilen enzimler ile olur.
    Proteazlar
    Protein + Su amino as'ttier

    Proteazlar, genellikle inaktif durumda salgılanır. Sindirim kanalında aktif duruma geçerler. Proteinlerin ağızda sindirimi olmaz. Mide bezleri mide özsuyunu salgılar. Mide özsuyunda, pepsinojen, HCI, mukus bulunur.

    Pepsinojen + HCI Pepsin


    Pepsin
    Protein + Su Pepton (Polypeptit)
    S üt çocuklarında Lap enzimi sütte bulunan proteini (kazein) çökeltir (peynirleştirir). Çöken protein pepsin tarafından sindirilir.
    Onikiparmak bağırsağına pankreas tarafından pankreas özsuyu salgılanır. Pankreas özsuyunda proteazlardan tripsinojen ve kimotripsinojen bulunur. Etkin olmayan bu enzim!er onikiparmak bağırsağında etkin duruma gelir. Tripsinojen onikiparmak bağırsağından salgılanan enterokinaz ile veya tripsin ile, kimotripsinojen de tripsinin etkisiyle aktif enzim durumuna gelir.


    Enterokinaz
    Tripsinojen Tripsin
    (Tripsin)

    (Tripsin)
    Kimotripsinojen Kimotripsin
    Bu enzimler protein ve peptonları peptit ve amino asitlere parçalar.

    Pepton + Su Erapsin amino asitler Peptit
    Peptit

    Sindirilmemiş peptonlar ile peptitler (Birkaç amino asitten oluşur.) ince bağırsak bezlerinden salgılanan erepsin ile amino asitlere parçalanır.


    Nükleik asitlerin sindirimi;

    Pankreastan onikiparmak bağırsağına salgılanan Nükleazlar (DNA az, RNA az) ile nükleotitlere parçalanır.








  2. Mine
    Devamlı Üye





    Nukleazlar
    Nükleik asitler Nukteotitler
    (DNA ve RNA) (DNA az, RNA az)

    Nükleotitler de incebağırsak bezlerinden salgılanan fosfatazlar ile parçalanır

    Fosfataz
    Nukleotitler + Su Nukleositler + Fosfat


    Sindirim Ürünlerinin emilmesi:
    Sindirim ürünlerini içeren ince bağırsaklardaki süte benzer sıvıya kilüs denir Sindirim ince bağırsaklarda tamamlanır
    Sindirilmiş besinlerin kana geçişi, incebağırsaklardaki villüsler (tümürler)den olur ince bağırsaklardaki kilüs içinde su, glikoz, fruktoz, galaktoz, amino asitler, gliserol ve yağ asitleri, nükleotitler, madensel tuzlar, viaminler bulunur, Bu sindirim ürünleri ince bağırsakların içini döşeyen tümürlerden kana geçer Ancak, yağ asitleri, gliserol az miktarda su tümürlerindeki lenf damarları (külis borusu) yoluyla emilir
    İnce bağırsaklardaki emilme, osmoz ve aktif taşınma ile olur Su, glikoz, amino asitler, madensel tuzlar ve vitaminler tümürlerdeki kılcal damarlara geçer Toplar damarlarla toplanan bu maddeler kapı toplardamarıyla karaciğere gider
    Karaciğerde fazla glikoz, glikojene dönüştürülür Amino asitlerin fazlası glikoz veya yağlara dönüştürülür Gerektiği kadarları kana verilir ve karaciğer üstü toplardamarı ile alt ana toplardamarına geçer
    Yağ asitleri ve gliserol tümürlerde yağa dönüştürülür Proteinterle sarııýp (şilomikrolar halinde) lenf damarlarıyla alınır Lenf sistemi yardımıyla dolaşıma katılırlar
    Mideden bir miktar su, vitaminler ve ilaçlar emilebilir Kalın bağırsaklardan ise suyun geriye kalanı, bazı vitaminler ve öd tuzları emilir


    Sindirim Denetimi ve Hormonlar

    Sindirim sisteminin çalışması, sinir sistemi ve hormonlar tarafından düzenlenir
    Sindirimde görev alan hormonları görelim


    Gastrin
    Midenin pilor bölgesinden kana salgılanır Mide bezlerinden mide özsuyunun salgılanmasına neden olur Gastrin salgılanması, mide çeperlerinin, duyu organlarından gelen uyartılarla veya mideye gelen maddelerle uyarılmasıyla olur


    Sekretin

    On iki parmak bağırsağı çeperlerinin uyarılmasıyla kana salgılanır ve pankreastan pankreas öz suyunun salgılanmasını sağlar

    1 ÖRNEK :
    İnce bağırsaktaki tümörlerin sayısı ile görevleri arasında ne gibi bir ilişki vardır?


    ÇOZÜM :
    İnce bağırsaklar sindirilen besinlerin kana geçtiği bölgedir Bu bakımdan emilme yüzeyinin artırılması açısından oluşan tümürler önem taşır



    2ÖRNEK
    Midenin kendi kendini sindirmesini engelleyen nedir?

    ÇÖZÜM:
    Ağızda besinin alınması ile birlikte mide bezlerinden öncelikle mukus salgılanır Bu salgı mide iç yüzünü sıvayarak dokunun etkilenmesini önler



    KARACİĞERİN GÖREVLERİ

    1 Vücut sıcaklığını ayarlar

    2 Pankreasın hormonu olan insülinin yardımıyla glikozu glikojen olarak depo eder Gerektiğinde tekrar glikojen glikoza dönüştürülerek kana karışır

    3 A, D, K vitaminleri, demir, bakır, aminfasit ve yağları depo eder

    4 Kansızlık halinde alyuvar üretir

    5 Yaşlı alyuvarları parçalar Parçalanan alyuvarların hemoglobininden safra pigmentleri ve yeni alyuvarların hemoglobinlerini sentezler

    6 Embriyo safhasında kan yapar

    7 Damar içerisindeki kanın pıhtılaşmasını önleyen heparin hormonunu salgılar

    8 Kanama esnasındaki pıhtılaşmayı sağlayan protrombin ve fibrinojeni sentezler

    9 Proteinleri gerektiğinde karbonhidrat ve yağlara dönüştürür

    10 Proteinlerin enerjiye dönüşmesinden oluşan amonyağı (NH3) üre ve ürik asidine çevirir Ürik asidi parçalar

    11 Yiyeceklerle alınan zehirli maddeler veya ilâçların zehir etkilerini giderir

    12 Lenf yapımında da görev yapar



    V KİMYASAL SİNDİRİM :

    İnsanda dişler besinleri fiziksel olarak parçalayıp öğütür Tükrük ve diğer bezlerin öz sıvıları ile ıslanıp kayganlaşan besin maddeleri yemek borusu, mide ve incebağırsağın peristaltik hareketleriyle de fiziksel olarak parçalanır Öd tuzları da yağın arasına girerek yağı, küçücük yağ damlacıklarına dönüştürür Besinlerin bu şekilde parçalanmasına fiziksel sindirim veya mekanik sindirim denir Mekanik sindirimle besinlerin yüzeyi genişler, kimyasal sindirimi kolaylaşır Esas kimyasal sindirim, sindirim enzimleri tarafından gerçekleştirilir Sonuçta protein, polisakkarit ve yağlar yapı taşları olan amino asitlere, glikoza ve yağ asitleri-gliserine dönüşerek kana karışır
    Kana karışan besin maddelerinden bir kısmı hemen kullanılırken, bir kısmı ise depo edilir Vücudumuza protein, yağ ve karbonhidratlardan başka su, vitaminler ve mineral tuzları da alınır Vitaminlerden B ve K vitaminlerinden bir kısmını hazır alırız, bir kısmını ise bağırsaklarımızda yaşayan bakterilerin sentezlemesi yoluyla kazanırız A, D, E ve K vitaminlerinden hemen kullanamadıklarımızın bir kısmını vücudumuz depo eder B ve C vitaminleri ise depo edilmez Bu yüzden her gün B ve C vitaminlerinin alınması gereklidir İhtiyacımız olan sodyum, potasyum, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve demir gibi minerallerin de beslenme ile alınması gerekir
    Vitaminler, su ve madensel tuzlar küçük moleküller veya iyonlar halinde olduğu için kimyasal sindirime uğratılmadan doğrudan emilirler Ama protein, yağ ve karbonhidratlar büyük moleküller halinde bulundukları için kimyasal olarak sindirilir ve ondan sonra kana geçebilirler
    Şimdi sıra ile 3 çeşit besin maddesinin kimyasal sindirimini inceleyelim




    A) Karbonhidratların sindirimi : Tükürükteki amilaz (pityalin) enzimi glikojen ve nişastaya etki ederek maltoz ve dekstrin gibi disakkaritlere dönüştürür

    Nişasta veya Amilaz Maltoz Dekstrin Glikojen + enzimi + Su molekülleri + molekülleri+Amilaz

    Ağızdaki ekmek, patates, et vb yiyeceklerle alınan nişasta veya glikojen molekülleri dişlerin etkisiyle geniş bir yüzey kazanır Yiyeceklerin öğütülüp ezilmesi amilaz enziminin daha çok molekülle temas etmesini sağladığından kimyasal sindirim daha etkili olur Ağızda disakkarit haline gelen karbonhidratlar, yemek borusu ve mideden geçerken hiç bir değişikliğe uğramazlar
    Besin maddeleri bağırsağa ulaştığında, bağırsak hücreleri tarafından kana salgılanan sekretin hormonu pankreas bezini uyarır Pankreas uyarıldığında derhal pankreas öz sıvısını salgılar Pankreas öz sıvısında bulunan amilaz enzimi, ağızda sindirilmeden bağırsağa ulaşan nişasta ve glikojen moleküllerini ağızda olduğu gibi maltoz ve dekstrine dönüştürür Kısaca ağızda ve on iki parmak bağırsağında nişasta ile glikojen molekülleri disakkaritlere ayrışır
    Daha sonra ince bağırsak bezlerinden salgılanan maltaz, laktaz ve sakkaraz enzimleri disakkaritleri monosakkaritlere ayrıştırır
    Maltaz + Maltoz + Su  Glikoz + Glikoz + Maltaz Laktaz + Laktoz + Su  Glikoz + Galaktoz+Laktaz Sakkaraz + Sakkaroz + Su - Glikoz + Früktoz + Sakkaraz
    Dikkat edilirse karbonhidratlar ince bağırsakta en son yapı taşları olan glikoz, früktoz ve galaktoz moleküllerine ayrışır Glikoz, früktoz ve galaktoz molekülleri monosakkaritler olup bağırsaktan kana geçebilen moleküllerdir


    B) Proteinlerin sindirimi :

    Besinler mideye ulaştığında midenin bazı hücreleri kana gastrin hormonu salgılarlar Bu hormon mide bezlerine etki ederek pepsinojen, HCI ve süt çocuklarında lap enziminin salgılanmasına yol açar Pepsinojen pasif bir enzim olup HCI ile birleşerek aktif enzim olan pepsine dönüşür

    Pepsinojen + HCI Pepsin
    Pepsin + Protein + Su Polipeptitler (peptonlar) + Pepsin
    Lap + Süt Kazein (protein) + Su
    Kazein + Pepsin + Su Polipeptitler + Pepsin + Amino asitler
    (Az miktarda)
    Bundan sonra proteinler on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsakta sindirilir On iki parmak bağırsağında peptonlar sindirilir Bu bölgede pankreas öz sıvısındaki tripsinojen, ince bağırsak tarafından salgılanan enterokinaz enzimiyle aktifleşerek tripsine dönüşür
    Tripsinojen + Enterokinaz Tripsin

    Tripsin + Peptonlar + Su Peptit ve peptonlar + Amino asitler
    (Az miktarda) + Tripsin
    Peptit ve peptonlar ince bağırsaktaki erepsin enziminin etkisiyle amino asitlere parçalanır
    Peptit + Su + Erepsin -a Aminoasitler + Erepsin
    İnce bağırsakta proteinler, en küçük yapı birimi olan amino asitlere ayrışarak sindirim tamamlanır
    C) Yağların Sindirimi :

    On iki parmak bağırsağında safra tuzları yağ molekülleri arasına girerek yağı küçük yağ damlacıklarına dönüştürür Yani yağın yüzeyini genişletir Pankreas öz sıvısı içerisindeki lipaz enzimi yağı parçalayıp yağ asidi ve gliserole dönüþtürür
    Yağ + Lipaz + Su  Yağ asitleri + Gliserol + Lipaz Uyarı :
    Safra tuzları bulunmazsa da yağ sindirilir ancak sindirimi eksik kalır


    BESİNLERİN EMİLMESİ :

    Bol sulu ve sindirim ürünlerini kapsayan karışma kilüs denir Kilüs, süt kıvamına yakın bir karışımdır Kilüs içerisindeki besin maddeleri villüs (=tümür) ve mikrovillüslerden bağırsak epitel hücrelerine difüzyon ve aktif taşıma ile emilir
    Mikrovillüslerin dışını saran kan ve lenf sistemine ait kılcal damar ağı bulunmaktadır Glikoz, amino asitler, mineraller, su ve vitaminler kan kılcallarına karışarak kapı toplardamarı yoluyla karaciğere ulaşır Yağ asidi ve gliserol molekülleri ise lenf kılcallarına girer lenf dolaşımı yoluyla kana karışır
    Sağlıklı bir insanda karbonhidratların sindirim ürünlerinin % 100'ü proteinlerin % 90'ı, yağların % 95'i emilerek kana veya lenfe karışır
    Kalın Bağırsakta Suyun Emilmesi :
    Kilüs ince bağırsaktan kalın bağırsaıa geçerken, içerisindeki suyun büyük bir bölümü, sindirim ürünleri vitamin ve madensel tuzlar emilerek kana geçmiþtir Kalın bağırsağa ulaşan karışım içerisindeki bir miktar su ve emilemeyen bazı moleküller kalın bağırsak tarafından emilir Kör bağırsaktaki bakterilerin sentezlediği K ve B vitaminleri de kalın bağırsaktan emilir Kalın bağırsakların yaptığı emilimden sonra kalan karışım dışkıdır Dışkıda sindirilmeyen selüloz, yağ, protein, epitel hücre kalıntıları, ölü bakteriler, sindirim enzimleri, su ve emilemeyen bazı moleküller bulunur




  3. Şahin
    Devamlı Üye
    Sindirim sistemi aslında bütün sistemlerle beraber çalışır. örneğin organların çalışmasını kontrol eden denetleyici ve düzenleyici istemdir. ince bağırsakta besinleri kana emilimi kontrol eden dolaşım sistemi, indirim atıklarını vücut dışına atılmasını sağlayan boşaltım sistemidir.




+ Yorum Gönder


insan sindirim sistemi,  boşaltım sistemi hangi sistemlerle ortaklaşa çalışır,  insan sistemi,  sindirim sisteminiz hangi sistemle ortaklaşa çalışmaktadır,  insanda sindirim sistemi,  sistemimizin hangi sistemle ortaklaşa calışmaktadır