+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Yeni Misafir Soruları Forumunda Atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önem ile ilgili anı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önem ile ilgili anı








    atatürk'ün türk tiyatrosuna verdiği önem ve ilgili 2 tane anı







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Atatürk’ün Sanata Verdiği Önem

    Atatürk, sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen bir devlet adamıdır. Çocukluğundan itibaren sanata ilgi duymuş ve sanatın bazı dallarıyla çok yakından ilgilenmiştir. Gençliğinde şiir ve edebiyata yakınlık duymuş, Namık Kemal’in şiirlerini okumuş ve ondan etkilenmiştir.
    Atatürk’ün kaleme aldığı ve 1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde okuduğu “Nutuk” adlı eseri, Atatürk’ün en büyük edebî eseridir. Yazmış olduğu “Oğuz Oğulları” adlı şiir de Atatürk’ün şiir konusundaki yeteneğini sergileyen ve her Türk’ün okuması gereken bir eserdir.

    Atatürk’ün Sanata Verdiği Önem.jpg


    Atatürk, şiir ve edebiyat dışında müziğe de büyük bir ilgi duymuştur. Şarkı ve türküleri dinlemekten büyük bir zevk alan Atatürk, zaman zaman okunan şarkılara eşlik etmiş, oynanan halk oyunlarına katılmıştır. Bazı Rumeli türküleri, onun sesinden notalara dökülmüş ve müzik repertuarımızda yer almıştır.


    Atatürk’ün özel ilgi alanlarından birisi de arkeoloji olmuştur. Türk kültür varlıklarının kazılarla gün ışığına çıkarılması, korunup sergilenmesine, tarih için bir belge olarak kullanılmasına büyük önem vermiştir.[7] Alacahöyük, Eti Yokuşu gibi kazılara bizzat katılmış, tiyatro, müzik, Karagöz, halkoyunları gibi güzel sanatların bütün alanlarıyla yakından ilgilenmiştir.

    Tiyatroya ve sinemaya verdiği önem de son nefesini verdiği yıla kadar hep gündeminde kalmıştır. Muhsin Ertuğrul, Bedia Muvahhit gibi isimlerin birçok oyununu takip eden Atatürk, sinemanın da parlak geleceğini keskin zekâsıyla en başında tespit etmiştir:

    “Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini tanımalarını, sevmelerini temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş ve düşünüş farklarını silecek; insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz…”

    Cumhuriyet’in kurulduğu yıl, 1923′de Bursa’da yaptığı bir konuşmada, kelimelerin üstüne basa basa heykelin ülkenin sanatla olan ilişkisindeki yerini vurgulamış, dinimizin canlı tasvir yapmaya ve heykel dikmeye karşı olduğunu öne sürenlerin yanılgı içinde bulunduğunu vurgulamıştır:

    “Dünyada medeni, ileri ve olgun olmak isteyen herhangi bir ulus, mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir. Anıtların şuraya buraya tarihi anılar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu iddia edenler, din hükümlerini gerektiği gibi araştırıp incelememiş olanlardır. Bir ulus ki resim yapmaz, bir ulus ki heykel yapmaz, fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur. Hâlbuki ulusumuz, gerçek araçlarıyla ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır” tezini büyük bir ustalık ve ciddiyetle ortaya koyan Atatürk, fikir hareketlerini sistemleştirmiş ve sanatı başlıca görevleri arasına almıştır.


    3 Mart 1924′de çıkarılan üç yasayla (Halifeliğin kaldırılması, Din işleri ve Evkaf Başkanlığı’nın kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği) ulusun önünü açan M. Kemal’in girişimleriyle, 1931′de Türk Tarih Kurumu, 1932′de Türk Dil Kurumu kuruldu. Üniversite reformu 1933′da yapıldıktan sonra 1936′da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi ve Devlet Konservatuarı da hayata geçebildiler.





  3. Mesport
    Moderators
    Atatürk anıları, Atatürkün anıları, Atatürkün Türk diline verdiği önem ile ilgili anı, Atatürkün Türk diline verdiği önem ile ilgili anılar, Atatürkün Türk diline verdiği önem hakkında anılar, Atatürkün Türk dili ile ilgili anılar, Atatürkün Türk dili ile ilgili anıları,



    Milliyet’in çok açık niteliklerinden biri dildir. Türk Milletindenim diyen insan, her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk düşüncesine bağlı olduğunu iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz. ”

    1. YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABULÜ: Atatürk 1928 Yılı Haziran’ında, yeni Türk Alfabesi’nin tespiti ile bir komisyon kurulmasını istedi, çalışmaların sonucu olarak alfabeyi Ata’ya Fatih Rıfkı Atay getirdi. Atatürk bunları uzun uzun inceledi ve sordu: Yeni yazıyı uygulamak için ne düşündünüz? Fatih Rıfkı: Bir on beş yıllık uzun bir de beş yıllık kısa süreli iki öneri var, dedi. Öneri sahiplerine göre ilk zamanlar iki yazı bir arada öğretilecek. Gazeteler yarım sütundan başlayarak yavaş yavaş yeni kısmı artıracaklardı. Daireler ve yüksek okullar içinde bazı yöntemler düşünülmüştür. Atatürk Fatih Rıfkı’ya baktı. Bu ya üç ayda olur ya da hiç olmaz, dedi. Hayli radikal devrimci iken Fatih Rıfkı dahi şaşırmış ve bakakalmıştı. Atatürk devam etti ve : Çocuğum, dedi. ”Gazetelerde yarım sütun eski yazı kaldığı zaman dahi herkes bu eski yazılı parçayı okuyacaktır. İşte bu yüzden olmaz” dedi.

    2. Ulu Önder Atatürk’ ün Farsça, Arapça, Fransızca vs. dillerdeki kelimelerin Türkçe’ ye tam uyumunu sağlamak için birebir karşılık aramak amacıyla gece gündüz çalıştığı ve bu işi tam olarak yürütecek bir oluşum olan Türk Dil Kurumu’ nu bireysel çabalarıyla kurduğunu da bir anı olarak kabul etmemiz gerekir kanaatindeyim. Sanırım burada Türk Dil Kurumu tarihinden az da olsa bahsetmek uygun olur. Türk Dil Kurumu, Türk dil devrimine bağlı olarak Türk dilini geliştirmek ve yönlendirmek amacıyla, Atatürk’ün girişimi ve isteğiyle kurulan bir kuruluştur (12 Temmuz 1932). Kurumun ilk adı “ Türk Dili Tetkik Cemiyeti ” dir. Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celal Şahin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu ilk kurucularıydı. Kurulduğu ilk yıllarda büyük zorluklarla karşılaşan kurum Atatürk ve arkadaşlarının büyük çabalarıyla o zor dönemleri aşıp günümüze kadar gelmiştir. Türk Dil Kurumu, Türkiye çapında dil derlemesi, dilbilgisi, terim, sözlük vb. eserlerin ortaya çıkarılması konularında ve çalışmaların merkezi bir çatıda toplanması, çeşitli yayınlar, tanıtmalar yapılması gibi sosyal içerikli çalışmalarda bulunmuştur. 11 Ağustos 1983 tarih ve 2876 sayılı yasa ile hukuksal yapısı yeniden belirlenerek Atatürk, Kültür, Dil, Tarih Yüksek Kurulu’na bağlandı.




+ Yorum Gönder


atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önem,  atatürkün türk tiyatrosu ile ilgili anıları,  atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önem ile ilgili anıları,  atatürkün türk tiyatrosuyla ilgili anıları,  atatürkün türk diline verdiği önem ile ilgili anıları,  atatürkün türk tiyatrosuna verdiği önem ile ilgili anılar