+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Yeni Misafir Soruları Forumunda İklimin doğal farklılıkları ve beşeri çevre nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İklimin doğal farklılıkları ve beşeri çevre nedir








    İklimin doğal farklılıkları ve beşeri çevre nedir







  2. Mine
    Devamlı Üye





    İklimin doğal farklılıkları ve beşeri çevre nedir




    Coğrafi Çevre Nedir ?İnsan Toplulukları, varoluşundan bu yana doğanın etkisi altında, hayat ve faaliyetlerinde bu etkinin izlerini taşımaktadır. İnsan; bitki ve hayvan gibi çevre şartlarını olduğu gibi kabul eden, bu şartlara karşı pasif kalan bir varlık değildir. Tam tersine insan doğa şartlarına karşı gelmekte, doğayla savaşmakta ve onu değiştirmeye, isteklerine uydurmaya çalışmaktadır. Doğanın insan üzerinde etkisi olduğu gibi insanın da doğa üzerinde etkisi olmakta ve bu etki belli bir noktaya kadar varabilmektedir.
    İklimin doğal farklılıkları ve beşeri çevre nedir.jpg
    Ne olursa olsun insanın; onu tanımak, ona uymak ve dayanmak suretiyle doğayı değiştirme yolundaki çalışması ve bu yolda kazandığı, medeniyet kelimesi ile ifade edilen zafer büyük olmuştur. İnsanlığın bugün ulaşmış olduğu yüksek medeniyet seviyesi ve yer yüzünün büyük kısmında doğal çevre ve çevre yerine, bu çevreye kendi damgasını vurmak suretiyle meydana getirdiği ve Coğrafi Çevre şeklinde ifade edilen Doğal-Beşerî Çevre, insanın doğaya karşı mücadelesinde ve medeniyet yolunda bugüne kadar kazandığı büyük zaferin tanıklarıdır.

    Netice itibariyle görülüyor ki, coğrafya; zaman zaman hâlâ iddia edildiği gibi ve bazılarınca sanıldığı gibi, felsefi temelden yoksun ve başka bilimlerin temel ve sütunları üstünde yükselen ve her şeyi içine alan dev bilgi mecmuası, yahut kökü diğer bilimlerin gölgesinde barınan ve kendisi bu bilimlerin üzerinde gelişen ve çiçeklenen sığıntı bir bilim değildir. Coğrafya, her biri başka bir disiplinin objesini teşkil eden çeşitli olayları alfabetik sıra yerine bölge, memleket ve kendine göre sıralayan ve bunlar hakkındaki açıklamayı diğer bilimlerden alan bir sözlük veya bir ansiklopedi de değildir. En eski insan bilgilerinden biri olan coğrafya asırlar boyunca böyle idi. Fakat modern coğrafyanın başlıca kurucuları sayılabilecek Almanya’da Humboldt, Ritter, Richthofen, Ratzel, Hettner, Philippson; Fransa’da Vidal de La Blanche, Brunches, Demangeon, de Martonne, Cholley, Max Sorre, Blanchard; ABD’nde Davis, Semple; İngiltere’de Mackinder, Herbertson; İtalya’da Marinelli; Rusya’da Voeikof gibi büyük bilim adamları be büyük coğrafyacıların bir asırdan fazla bir zamandan beri devam eden çalışmaları ve yayınları sayesinde coğrafya için bu eski devir artık kapanmıştır. Coğrafya bugün, gördüğümüz gibi, kendine ait araştırma alanı, yine kendine ait objesi ve metodu ile ilmi ve felsefi; fakat aynı zamanda, bu ilmin orijinalitesini meydana getiren tasviri ve realist karakterde otonom ve izahî bir bilimdir.

    Coğrafya, tasvirî, realist ve sentetik karakteri, bir çok bilimlerle teması ve coğrafya ile bu bilimlerin kenarında ve yüzeysel kısımlarında dolaşmak imkânını vermesi dolayısıyla ilk bakışta kolay kavranır ve yapılabilir bir bilim gibi görünürse de, gerçekte çok geniş ve sağlam bir kültür, metot bilgisi ve tecrübesi ve nihayet kazanılması coğrafya sevgisine ve zamana bağlı coğrafi espri isteyen, edinilmesi ve işlenmesi çok güç bir bilimdir. (Tanoğlu, 1964, s.3-6)

    Coğrafyanın tanımı değişik sözlük ve ansiklopedilerde şu şekilde tanımlanmıştır:

    “1. Yer yüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. 2. Bir yer yüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçeklerin tümü.” (Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu, 1983)

    “1. Yer yüzünün günümüzdeki doğal ve beşerî görünümünü betimleyen ve açıklayan bilim. 2. Herhangi bir bölgenin fiziki ve beşerî özelliklerinin bütünü.” (Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, 1986)

    “Yerin yüzeyini, insana ve fiziksel yapıya ilişkin mekansal görünümlerle farklılaşmaları ve bunların gerçekleştiği ortamı inceleyip tanımlayan disiplin.” (Ana Britannica, 1987)

    “Konusu yer yüzünü tanıtmak olan bilim.” (Meydan Larousse, 1970)

    Coğrafyacı bilim adamları ise coğrafyayı şu şekillerde tanımlamışlardır:

    Ardel, Umumi Coğrafya dersleri. Cilt: 1. Klimatoloji kitabında coğrafyayı şu şekilde tanımlamıştır: “Coğrafya eşya hadiselerini bir mekân dahilinde toplu olarak bunların birbiri üzerine olan tesirlerini göz önünde bulundurarak inceler.”

    İzbırak, Coğrafya Terimleri Sözlüğü’nde “Bütün çeşitlilikleriyle yer yüzüne bağlı olayları tanıtan, bunları açıklayan bilim” olarak coğrafyayı tanımlamıştır.

    Tanoğlu’nun Nüfus ve Yerleşme adlı kitabındaki tanımı şu şekildedir: “Yer yüzü olayları arasındaki münasebetleri, bu olayların dağılışını ve bu dağılışın nedenlerini inceleyen bir ilimdir.”

    İzbırak bir diğer kitabı olan Sistematik Jeomorfoloji’ de ise şöyle bir tanım yapmıştır: “İçerisinde insan ve onun eserlerinden bahseden bilgilerin yer tutmuş bulunduğu bir tabiat ilmi”

    Erinç, Vejetasyon Coğrafyası kitabında “Coğrafya, yer yüzündeki mekanların özelliklerini ortaya koyan ve gerek bu özelliklerin, gerek muhtelif mekanlar arasındaki benzerlik ve ayrılıkların sebeplerini ve bunlara hükmeden kanunları araştıran ve açıklayan bir ilimdir.” biçiminde coğrafyayı tanımlamıştır.

    Tümertekin’in tanımı Ekonomik Coğrafya kitabında şu şekilde yapılmıştır: “Bir beşerî bilim olan coğrafya, insanın yaşadığı, çalıştığı, bir araya geldiği ve başta kendi yaşama ortamı olmak üzere değiştirmekte olduğu yer yüzünü inceler.”

    Türkiye Beşerî Coğrafyası’nda Doğanay şöyle bir tanım yapmıştır: “Coğrafi yer yüzü olayları arasındaki ilişkileri, bunların dağılış düzeni ve bu dağılışın nedenlerini araştırır.” veya “Coğrafya, temelde bir coğrafi yer yüzü veya yer yüzü ilmidir.”

    Elibüyük bir makalesinde coğrafyayı şu şekilde tanımlamıştır: “Coğrafya, insanla doğal çevre arasındaki ilişkileri dağılış, kıyaslama ve nedensellik prensiplerini kullanarak araştıran ve sonuçlarını sentez olarak veren bir bilimler grubudur.”

    Elibüyük, Matematik Coğrafya adlı kitabında ise şöyle bir tanım yapmıştır: “Coğrafya insanla doğal ortamı etkileşimleriyle birlikte dağılış, karşılaştırma ve nedensellik ilkelerini kullanarak araştıran ve sonuçlarını sentez olarak veren, bir bilimler topluluğudur.”

    Coğrafyanın tanımı yabancı bilim adamları tarafından değişik şekillerde yapılmıştır. Bunlardan birkaçı şöyledir:

    Jefferson bir makalesinde coğrafyayı şu şekilde tanımlamıştır: “Coğrafya beşerî kısmında insan ve yer yüzünün hikayesi olarak değil, fakat yer yüzünde yaşayan ve onu kullanan insanın incelemesi olarak kabul edilmelidir.”

    De Martonne coğrafyayı “Coğrafya fiziki, hayati ve beşerî olayların yer yüzünde dağılış durumlarıyla, bu dağılışın nedenleri ve bu olayların yerel ilişkilerini inceler.” Şeklinde tanımlamıştır.

    Sorre’nin tanımı şöyledir: “Coğrafya, yerle birlikte, yerden ayrılmayan, onun üstünde yaşayan, onu renklendiren tüm varlıkların ve yeri değişikliğe uğratan, yeni şekillerle zenginleştiren insanlığın tasviridir.”

    Kendal, Glendinning ve McFaden tanımları ise şu şekildedir: “Coğrafya esas olarak, insan yerleşmesinin yapısı, bu yerleşme boyunca yer yer oluşmuş bulunan farklılıklar ve benzerlikler ile insan için önemleri ölçüsünde ilgilidir.”
    George’nin tanımı ise oldukça sadedir: “Coğrafya, insanlaşmış mekanın incelenmesidir.”





  3. Fatma
    Administrator
    İklim bir yerde gözlemlenen nem sıcaklık ve hava basıncıdır, dünyada bir çok iklim çeşidi bulunur. Yerin konumuna göre iklim değişiklik gösterir




+ Yorum Gönder