+ Yorum Gönder
Dünya Ülkeleri ve Yurtdışı Geziler Forumunda güney koredeki tarihi yerler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    güney koredeki tarihi yerler








    Güney Koredeki tarihi yerler

    guney kore.gif

    Seul

    Seul'de trafik İstanbul gibi sıkışıyor. Zaten Seul büyüklüğü ve karmaşık yapısı ile İstanbul'a oldukça benziyor. Seul'ün nüfusu 15 milyonun üzerinde. Yandaki fotografı kaldığım otelin odasından çektim. Uzaktaki meşhur Seul kulesi bizdeki Çamlıca tepesini hatırlatıyor. Yer probleminden dolayı yeni yapılan konutlar çok küçük oturma alanına sahip ancak çok fazla katlılar. Ana caddeler çok geniş, özellikle 2002 dünya kupasından sonra şehire oldukça çeki düzen vermişler. Çok iyi çalışan ve oldukça geniş ağa sahip metro sistemleri mevcut.
    Taksi ücretleri makul, ancak iki tip taksi var. Lüks olan 4.000 Won (3.5$), normal taksi 1.600 Won (1.4$) olarak taksimetre açıyor ve aralarındaki tek fark araçların konforu. Taksilerin üzerindeki "Free Interpreter" yazısına mutlaka dikkat edin, eğer yazmıyorsa gideceğiniz yeri anlatana kadar zorlanabilir, ya da kendinizi alakasız bir yerde bulabilirsiniz. Her ihtimale karşı kaldığınız otelin bir kartını cebinizde bulundurun.

    Seul'ün tam ortasından Han Nehiri geçiyor ve şehiri ikiye ayırıyor. Bu yüzden şehirde oldukça fazla köprü var. Köprülerin hepsi 1950'li yıllardaki Kore savaşından sonra yapılmış. Çünkü savaş sırasında sağlam bir tane bile köprü kalmamış.
    Seul'de gezerken kendinizi uzak doğuda hissetmiyorsunuz, çünkü yaşama Avrupa ve Amerikan tarzı ağırlığını koymuş. Bu durumu bir Koreliye sorduğumda bana biz onların yalnızca bize yarayacak kısımlarını alıyoruz , kendi kültürümüzü de sonuna kadar saklıyoruz diye açıklama yaptı. Gerçekten de özellikle misafirperverlikleri hiç Avrupa'lılara benzemiyor. Kendinizi Türkiye'de, kendi evinizde ağırlanıyor gibi hissediyorsunuz.

    Seul

    Seul'de alışveriş için herşeyi bulabilirsiniz. Ama kesinlikle ucuz olduğunu düşünmeyin. Türkiyedeki fiyatlardan daha ucuz bir şeyler bulmak oldukça zor. Şehirdeki en tanınmış alışveriş merkezleri Galleria,Hyundai,Lotte ve Shinsegae. Hepsinin şehir içinde birden fazla mağazası var. Bu mağazalarda yabancıların alışveriş yapabildiği Duty Free kısımları da var. Nispeten daha hesaplı. Yalnızca elektronik ürünler ile ilgileniyorsanız Yongsan Elektronik Market adında çok katlı bir alışveriş merkezi de mevcut. Fotograftaki cadde Itaewon alışveriş bölgesinde. Bu cadde üzerinde yüzlerce mağaza var. Batı usulü yemek yiyebileceğiniz fast food tarzı yerlerde bolca. Ayrıca caddeye çok yakında Seul Merkez Camisi de var.

    SEUL TREN GARI mimari olarak Avrupadaki garları hatırlatıyor. Çevresinde aynı bizim Eminönündeki gibi mağazalara, müziği sonuna kadar açan dükkanlara, açıkta yiyecek satanlara, çarşı iznine çıkmış askerlere rastlamak mümkün. Garın önünde genelde hafta sonları işçilerin yaptığı eylemlere de rastlayabilirsiniz. Zamanımın olmamasından dolayı bu gösterilerden birinin yalnızca hazırlık aşamalarını fotograflayabildim. Yine de Kore usulü çalınan davullar ve hoparlörlerden yükselen parçalar başlamıştı. Polislerin taşıdığı coplar en az 1 metre boyutlarında ve bizdekilerden çok farklı. Hazırlıklarını gördüğüm gösterinin sonrası ne oldu meçhul, belki de uluslararası kanallara bile konu oldu, kimbilir ?

    Seul Istasyon

    Seul Gosteri
    Seul

    Seul Alt Gecit

    Çoğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki gibi Korede de zenginlik ve fakirlik yanyana. Yandaki iki fotografı çektiğim yer arasında 50 metre bile yok. Bir tarafta büyük ve lüks binalar, diğer tarafta alt geçitte, evi olmadığı için soğukta uyuyan bir vatandaş. Nede olsa hem IMF hem de USA Güney Koreye uğramış. Yine aynı bölgede bir üst geçitte fakir bazı insanlara yemek dağıtıldığını ve ayinler okunduğuna da şahit oldum. Güney Kore'de baskın bir din yok. Kimi Budist, kimi Hıristiyan, kimi de Konfiçyusçü. Aileler din konusunda çocuklarına baskı kurmuyorlarmış. Çocuklar kendi kararlarını kendileri veriyorlar.

    Seul'de geçen iki günlük sürede tüm şehiri gezmem imkansızdı. İç uçuşlar için kullanılan Gimpo Havaalanına giderken Dünya Kupası Stadına da uğradık. Çevresi son derece güzel. Korelilerin yürüyüş, spor yapabildikleri bir alan olarak düzenlenmiş. Seul'u tam olarak keşfetmek, alışveriş yerlerini tam tesbit edebilmek için en az bir haftaya ihtiyaç var. Şehirde önemli noktaları toplu halde görmeyi sağlayan iki ayrı hatta çalışan gezi otobüsleri de mevcut. Yolculuk 2 saat sürüyor ve istediğiniz durakta inebiliyorsunuz. Günlük ücreti 12.000 Won (11 $).
    Gimpo Havaalanından ülkedeki diğer havaalanlarına çok sık uçuş var. Ülke küçük olduğu için diğer uçtaki Gimhae Havaalanına uçmamız ancak 1 saatimizi aldı. Ülkenin güney doğusunda Japon Denizi'nin olduğu bölgeye gitmiştik. Bölgenin adı biraz uzun Gyeong Sang Nam Do. Bölgedeki Pusan, yaklaşık 5 milyon nüfusu ile ülkenin ikinci büyük şehiri. Biz konaklamak için havaalanına aynı uzaklıkta nispeten küçük olan MASAN şehrindeki Savoy oteli seçtik.

    World Cup Stadium
    Masan Genel

    Masan deniz kıyısında orta ölçekli bir sanayi şehri. Uçakla üzerinden geçerken denizdeki düzenli olarak bölünen kısımlar ilgimi çekmişti. Sordum , deniz yosunu üretim alanlarıymış. Deniz yosunu üretimi ve balıkçılık Kore'nin kıyı kesimlerinde olduğu gibi Masan'da da gelişmiş durumda. İklim Seul'e göre daha ılıman ve kışları daha yumuşak geçiyor.
    Masan'da büyük firmaların üretim için kullandığı bir serbest ticaret alanı var. Bu bölgede üretilen ürünlerin hepsi Avrupa başta olmak üzere diğer ülkelere ihraç ediliyor. Fabrikalar şehrin ekonomisinin iyi olmasına sağlamış. Gece geç saatlerde şehiri gezerken telefon kulübesine not almak için bırakılan kalemin ve not defterinin hala yerinde duruyor olması bana ülkemizde karayollarından sökülen ve demiri için satılan trafik levhalarını hatırlattı nedense. Masan karayolu ve demiryolu ile Pusan'a bağlanmış durumda.








  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Güney Koredeki tarihi yerler

    Yemekler

    Güney Kore bir çok yönü ile Türkiye'ye benziyor ama kesinlikle farklı bir yönü var, o da yemekleriYemeklere alışabilmek için oldukça iyi bir mideye ve sabıra sahip olmanız gerekiyor. Geleneksel lokantalarında gruplar için özel odalar var. Girerken ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Yerde bağdaş kurarak oturuluyor. Alçak seviyedeki masanın tam ortasında yanan bir ocak var. Yemeği burada ısıtıp servis yapıyorsunuz. Denizden çıkan bizde hiç bulunmayan ya da zor bulunan bir çok mahlukat ana yemekleri. Tuz ve şeker sofrada hiç bulunmuyor, ama yemeklerde acı soslar bolca. Deniz ürünleri sofrada kaynayan tencereye atılıyor, piştikten sonra makas ile kesilip değişik soslara batırılıp yeniyor. Tabi suyu çorba niyetine tüketiliyor. Sofraya dolu meze tabakları geliyor.
    Ahtopot bacaklarının kesildikten sonra bile uzun süre canlılığını yitirmemesi çok ilginç. Dikkatsiz yerseniz ağzınıza vantuzları ile yapışabiliyorlar. Çiğ balık ve çiğ deniz ürünleri en favori yiyeceklerden. Eğer balık pişiriliyorsa içi temizlenmiyor. Balıklar okyanus balığı olduğu için bizim denizlerimizdeki balıklar ile alakası yok. Pilav lapa gibi, metal bir kapta geliyor ve yağı tuzu yok. Soya yağı artık ülkenin ana kokusu olmuş, kanalizasyonlar bile soya kokusuna bürünmüş. Sokakta, açıkta satılan deniz ürünlerinin kurutulmuşları da oldukça popüler. "Mantu" diye bizim mantıya çok benzeyen bir yemekleri de var.
    Fotograflarda yediklerimin bir kısmını görüntüledim, oldukça güzel görünüyorlar. Çok fazla deniz ürünü ve acılı sebzeler tüketmeme rağmen kendimi midesel olarak oldukça iyi hissetmem, yemeklerin oldukça sağlıklı ve usülüne göre yapıldıklarının en güzel kanıtıydı.

    Yemekler
    Pusan Şehitlik

    PUSAN yakın tarihimizde önemi olan bir şehir. Kore savaşında şehit olan askerlerimizden 462 tanesi burada yatıyor. Pusan'da ilk ziyaret ettiğim yer şehitlikti. Şehitlik son derece bakımlı ve her zaman korunan çim zemin ve Kaizuka cinsi çam ağaçlarıyla kaplı. Toplam 11 ülkeden 2.300 asker bu şehitlikte yatıyor. İngilizlerden (885) sonra en fazla mezar sayısı bizim askerlerimize ait. Şehitliğin girişinde oldukça gösterişli bir kapı var. Ayrıca çıkarken düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir ziyaretçi defteri de mevcut. Bu fırsatı kullanıp deftere kendi adımı da yazdım. Geriye doğru kontrol ettiğimde tek tük Türk ziyaretçilerin olduğunu da gördüm. Şehitliğin müze kısmında Türk askerleri ile ilgili bir çok fotograf, Türkiyeden gelen değişik şiltler, mezarların başında "Pusan'da Yatıyorum" adlı şiir, Türkiyeden gelen bayrak ve bir avuç memleket toprağı insanı ister istemez duygulandırıyor. Yağmurun altında Türk bayrağı ve toprağının olduğu cam kutunun üzerini temizlemekte bana düştü. İnsan düşünüyor 9.000 K.M. uzağa gelip ne için savaşmış bizim askerlerimiz? Nato'ya katılmanın bedelini Kore savaşında yaşamını yitiren yaklaşık 751 şehidimiz ve 175 kayıp askerimiz vermiş.

    Pusan, Korelilerin değişiyle Busan oldukça güzel ve çeşitliliğin bol olduğu bir metropol. Hem güzel plajları, hem tepelik alanları, hem de Kore'nin en büyük balık pazarına sahip. Balık pazarında denizlerinden çıkan her tür canlıyı taze olarak bulmanız mümkün. Genelde satışı yapanlar bayanlar. Zaten Kore'de küçük dükkanların çoğunu bayanlar işletiyor. Küçük dükkanlar özellikle şehir merkezlerinde aynı Türkiyedeki gibi çok fazla.
    Pusan'ın simgelerinden biri de geceleri ışıl ışıl olan Gwangahn köprüsü. Bizim Boğaz köprüsünü andırıyor ama çok daha küçüğü. Şehiri yukarıdan görebileceğiniz teleferikte var. Pasifik Okyanusu kıyısındaki Taejongdae adlı turistik bölgeden açık havada Japon adalarını çıplak gözle görmek mümkün. Daha rahat izleyebilmek için çeşitli dürbünler de belli ücret karşılığı kullanılabiliyor. Ben oradaki kafeteryada ballı ginseng içerek Pasifik Okyanusunu izledim. Uçsuz bucaksız görüntü içinde fotografı daha gizemli yapacak küçücük bir adacıkta mevcut.

    Pusan Balık Pazarı
    Gimhae Havaalanı

    Pusan ile Masan ülkenin en büyük ikinci havaalanı Gimhae'yi ortak kullanıyorlar. Bu havaalanından özellikle uzak doğu olmak üzere bazı yabancı merkezlere de uçuş var. Ayrıca Pusan'dan feribot ile Japonya'nın bazı şehirlerine düzenli seferler düzenleniyor.
    Güney Kore , Türk vatandaşlarının belki de en kolay girdiği ülkelerden. Giriş işlemleri çok kısa sürüyor, ancak ülkeden çıkarken 12.000 Won (10 $) vergi alıyorlar. Nakit Kore Won'u kalmadıysa kredi kartı ile de ödeme yapabiliyorsunuz. Kore seyahati sonunda, Gimhae havaalanından yaklaşık 4 saatlik uçuş ile Hong Kong'a geçtim(Gezi tarihi 2003 - Murat Tarman)





+ Yorum Gönder