+ Yorum Gönder
Yurtdışı Tatil Yerleri ve Yurtdışı Tatil Forumunda Malta Adası Gezi Rehberi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Malta Adası Gezi Rehberi









    Malta Adası


    Tarih Öncesi
    Malta‘da ilk yaşayan insan belirtileri 1, Neolitik Döneme dayanmaktadır. Yeni Taş Devri insanlarının varoluş kanıtlarına Malta’nın güneyinde, Birzebbuga’nın yakınındaki Ghar Dalam mağarasında rastlanmaktadır. Arkeologlar bu bölgede önceki dönemlerden kalma geyik, hipopotam ve bodur fillerin kalıntılarını da keşfetmişlerdir. Bu kalıntılar, Malta‘nın günümüz Avrupa ve Afrika kıtalarına bağlı olduğu dönemlere aittir. Takip eden koloniler, büyük ihtimalle Sicilya’dan geldikleri tahmin edilen, tapınak inşa eden ırklar (topluluklar) getirmişlerdir. O dönem yaşamış olan Maltalılar, binlerce yıldan sonra bile bugün hala ayakta kalabilmeyi başarmış, hayat tarzları ve medeniyet düzeyleri hakkında bizleri hayrete düşüren yapılar bırakmışlardır.
    Araştırmacılar Ggantija’da (Gozo) bulunan tapınakların yeryüzünün en eski, tek başına ayakta durabilen abideleri olarak nitelendirmektedirler. Restorasyon çalışmaları nedeniyle geçici olarak kapalı olan Paola’daki Hypogeum, tarih öncesi dönem mühendisliğinin olağanüstü başarısının bir göstergesi olarak, kayalardan oyulmuş odalar ve labirent geçişleriyle türünün tek yeraltı tapınağıdır. Diğer tapınaklar Mnajdra, Hagar Qim, Tarxien görülmeye değer pek çok yer gibi Malta‘nın “Kutsal Ada” oluşu teorisini doğrulamaktadır.

    Eski Medeniyetler
    M.Ö. 800 ile M.S. 870 yılları arasında Malta, adadaki varlıklarına dair belirgin izler bırakan ve artarda gelen medeniyetlerin beşiği olmuştur.
    M.Ö. 8. yüzyılda Fenikelilerin adaya gelmesi tarih öncesi çağların sona ermesi ve Malta’nın tarih sayfalarına girmesinin müjdecisi olmuştur. Yeni hükümdarlarının ticari becerileri sayesinde Akdeniz komşularıyla artan ilişkiler ve ticaretin getirdiği yararlarla Malta Adaları‘nın yalnızlığı da sona ermiştir. Fenikelilerin bölgedeki hakimiyeti M.Ö. 5. yüzyılda yavaş yavaş sönmeye başlamış ve yerini onları takip eden Kartacalılara bırakmıştır. Kartacalılar M.Ö. 480 dolaylarında Malta‘yı devralmış ve yaklaşık iki yüzyıl hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir.
    M.Ö. 218 yılında Malta Adaları, bölgeye baştan başa yayılarak büyük bir imparatorluk olan Romalıların bir parçası olmuştur. Romalılar döneminde meydana gelen en önemli olay ise hiç şüphesiz M.S. 60daki St.Paul gemi kazası ve akabinde de yerel nüfusun yeni bir din olan Hıristiyanlığa geçmesidir. M.S. 4. yüzyılın sonlarına doğru Malta Doğu Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine geçmiştir.
    Malta’da 375 yıl süren Bizans dönemi, M.S. 870 yılında adayı ele geçiren Kuzey Afrikalı Berberi kuvvetlerinin ortaya çıkmasıyla sona ermiştir.
    Orta Çağ
    836 yılında Malta Takımadaları‘na akın etmeye başlayan Kuzey Afrikalı Araplar, 869 yılında neredeyse adayı ele geçirmeyi başarmışlardı ama Bizanslılar tarafından geri çekilmek zorunda bırakıldılar. Ancak Sicilya’nın hemen yanından filolarını göndererek Hıristiyan kuvvetlerinin üstesinden gelmeyi başardılar ve adalar 870 yılında Arapların eline geçti.
    Arapların yaklaşık iki yüzyıl boyunca Malta‘da sürdürdükleri hakimiyetleri süresince geliştirdikleri yeni tarım ve sulama sistemleri, pamuk ve narenciye gibi ürünlerle adaya refah ve huzuru getirmiştir. Fakat Arap hakimiyetinden kalan en temel miras, kökleri bakımından Arapça’ya çok yakın olan Maltaca’dır. Bu etki Malta ve Gozo’daki pek çok kasaba ve köyün isminde de görülmektedir: Mdina, Mqabba, Ghajnsiele, Rabat, Xaghra, Zejtun ve Zurrieq.
    Arap hakimiyetinin 1090 yılında Normanların istilası ve adayı fethetmesiyle sona ermesine rağmen etkileri 13.yüzyılın sonlarına kadar devam etmiştir. “Norman” dönemi nispeten kısa sürmüştür ve bu dönemden sonra Malta artarda gelen hükümdarlar dönemine girmiştir: Almanlar, Fransızlar ve İspanyollar. Bunların tamamı 1530 yılında St.John Şövalyelerinin adaya gelmeleriyle son bulmuştur.
    Günümüz Tarihi
    Malta, 1964te bağımsızlığını kazanmasının ardından Milliyetçi Parti yönetimine geçmiş, aynı yıl İngiliz’lerle yapılan bir anlaşmayla, İngiltere’nin askerlerini beş yıl içinde geri çekmesi kararlaştırılmış, 1965te de Avrupa Konseyi’ne üye olmuştur.
    1971 seçimlerinde İşçi Partisi iktidara gelmiş ve hükümeti İngiliz egemenliğine karşı mücadele eden Dominic Mintoff kurmuştur. Yeni hükümet dış politikada köklü değişikliklere gitmiş,Amerikan savaş gemilerinin Malta’ya uğraması yasaklanmış, Libya ile iyi ilişkiler kurulurken, Sovyetler Birliği ve Çin’e yaklaşılmış, bu durum NATO’nun yapmayı vaat ettiği yardımın üçte ikisini, İngiltere’nin de geri kalanını ödemesini sağlamıştır. İç politikada 18 yaşındaki gençlere oy hakkı verilmiş, eşit işe eşit ücret ilkesi benimsenmiş ve 1974te İngiltere adına bir vali tarafından yönetilen Malta’da cumhuriyet ilan edilmiş devlet başkanlığına Antony Joseph Mamo seçilmiştir.


    maltaadas1.jpg

    maltaadas2.jpg


    1976 seçimlerinde devlet başkanlığına Anton Buttigie getirilmiş, genel seçimlerde İşçi Partisi iktidarını korumuştur. Başbakanlık görevini sürdüren Dominic (Dom) Mintoff, Arap ülkelerine daha yakın bir politika izleyerek, Avrupa ile Arap ülkeleri arasında bir köprü olmaya çalışmış, Arap ülkelerinden Libya ve Cezayir, Batı ülkelerinden İtalya ve Fransa’nın Malta‘nın tarafsızlığını garanti etmelerini sağlamak istemiştir.
    1979da, İngiliz askeri üsleri boşaltılmış, NATO’dan alınmış borçların ödenebilmesi için Fransa ve Çin’e başvurulmuş ve Çin’den alınan yardım giderek artmıştır. 1980de Libyalı danışmanlar ülkeden sınır dışı edilmiş, ardından, İtalya ile Malta‘nın tarafsızlığını gerekirse askerle korumayı güvenceye alan bir savunma antlaşması imzalanmıştır. 1981de de eski NATO sarnıçlarından Sovyetler Birliği’ne yararlanma hakkı verilmiştir. Aynı yıl yapılan seçimlerde İşçi Partisi, Milliyetçi Parti’den daha az oy almasına karşın, seçim sisteminin sonucu iktidarını sürdürmüş, ancak 1987 Mayıs’ında yapılan seçimleri kazanan Milliyetçi Parti 14 yıllık İşçi Partisi iktidarına son vermiştir.
    1 Mayıs 2004te Avrupa Birliği’ne tam üye olmuştur. 1 Ocak 2008de de Avro Alanı’na dahil olacaktır.
    Coğrafya
    Malta‘da hiç dağ ya da akarsu bulunmamaktadır ve adanın karakteristik özelliğini teraslanmış alanları ve bir dizi alçak tepeleri teşkil eder. 137 kilometre uzunluğundaki kıyılarında ise güzel kumsallara sahip pek çok koyları ve limanları vardır.

    İklim
    Malta Adaları, yumuşak geçen kışları ve sıcak yaz sezonuyla sağlıklı bir iklime sahiptir. Soğuk rüzgarlar, kar, don ve sis Malta’da bilinmeyen terimlerdir. Nisandan sonra seyrek olmakla birlikte yazın neredeyse hiç rastlanmayan yağışlar en çok Eylül ile Nisan ayları arasında görülür.
    Sıcaklık kış aylarında (Kasım - Nisan) ortalama 14.3°C, yaz aylarında (Mayıs- Ekim) ise ortalama olarak 32.6°C civarındadır. Malta adaları, sıcak yaz günleri ve gecelerinde denizden esen serin meltemlerle, Temmuz ayı ortalarından Eylül ayı ortalarına kadar devam eden sıcaklığın yüksek olduğu dönemlerde bile, nadiren aşırı sıcaklara maruz kalır.
    İlginç bir not olarak ekleyelim: Adada hiç akarsu ve dağ bulunmuyor. Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir. Fakat yağış eksikliği ve ters arazi koşullarına rağmen tarım gelişmiştir.
    Nüfus
    Nüfus: 394,583 (Temmuz 2001 verileri)
    Nüfus artış oranı: %0.74 (2001 verileri)
    Mülteci oranı: 2.37 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
    Bebek ölüm oranı: 5.83 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
    Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 78.1 yıl
    Erkeklerde: 75.64 yıl
    Kadınlarda: 80.79 yıl (2001 verileri)
    Ortalama çocuk sayısı: 1.92 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
    HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.52 (1999 verileri)
    HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri)








  2. Acil

    Malta Adası Gezi Rehberi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


malta adası